Deprem Bildirim Konusu

  • Arkadaşlar bu depremler konusunda özellikle beklenen Marmara depremiyle ilgili kendimce bir yorum yapmak istiyorum. Yanlış anlaşılmasın benim deprem veya başka bir konuda uzmanlığım yoktur naçizane sizlerden duyduklarım ve kendi bazı yüzeysel araştırmalarımla bildiklerim var o kadar. Değineceğim husus şu: Şimdi bakıyorum bir jeofizik uzmanı çıkıyor diyor ki işte büyük depremin eli kulağında. En az 7-7.5 arası falan. Diğeri çıkıyor 2045’ten önce olmaz diyor. Bir diğeri 100 yıl daha beklememek lazım diyor. Bir diğeri de oldu olacak diyor. Şimdi bakıyorum bunların her birini diyenlerin adının önünde ya Prof. yazıyor ya doç. yazıyor. Yani hepsi uzman. Ya da biz öyle biliyoruz. Ama her biri adeta ayrı telden çalıyor. Biz de sıradan vatandaşlar olarak yani hangisine inanmamız veya güvenmemiz gerektiğini bilemiyoruz. Elbette her birinin kendine özgü çalışmaları vardır ona dayanarak konuşuyorlardır ama ortada bazen çok fazla bilgi kirliliği oluşuyor. Daha doğrusu kirlilik değilde bilgi yoğunluğu desek herhalde daha doğru olacak. Bu durum öngörülebilirliği artırıyor mu yoksa belirsizliği derinleştiriyor mu bence tartışılır.

  • deniz


    Ne yazık ki düşüncenizde çok haklısınız.

    Farklı bilimsel disiplinlerin farklı fikirler ortaya koyması ve tartışılması çok doğalken,

    Ükemizde ne yazık ki bilimsel disiplinlerin tartışılmıyor, Hocaların "EGO" ve " Ticari rant ortaklıkları" tartışılıyor.


    Sorunuza gelirsem,

    Efsane-Semih Üstad'ın da dediği gibi, bu deprem olacak.Yüzyıllar sonrasında değil ama yakın - orta vade de olacak.

    Depremin büyüklüğü filan da önemli değil. Önemli olan, Afet planları, Afet sonrası planları, yapı kalitesi, alt ve üst yapı sorunsalları

    anlamında tam manası ile hazırlıklı olmak.


    Gerisi hikaye.


    Selamlarımla

  • Medya'da bu kadar bilgi karmaşası olmasının en büyük nedenlerinden biri sözde ''prof'' kişilerin , uzmanlık alanı deprem veya jeoloji olmamasına karşın deprem uzmanımış gibi lanse edilmesinden kaynaklanıyor, uzmanlık veyahut okuduğu bölüm fizik,coğrafya (ben :hfyeni (18):), maden ,inşaat vb. medyada bu bölümleri bitirmiş kişilerde deprem uzmanı olarak açıklamalar yapıyor.Bu bölümlerde bazı jeoloji dersleri görülsede jeoloji mühendisliği bölümünde uzmanlaşmadan sözde ''prof'' kişilerin deprem bilim uzman olarak medyada lanse edilmesi yanlış. Bazı hakiki prof'larında dediği gibi adamın saha'da tek bir araştırması,makalesi. Yokken 2045'den önce doğu marmara depremi olmaz, gerçekleşmez demesi gülünç ve veriler ortadaken hiçbir dayanağı olmayan açıklamalardır.


    17 ağustos depremi'nin yıl dönümün'de yine bir çok açıklamalar yapılacaktır doğru veya yanlış..

    değişmeyen ve akılda kalan bazı şeyler ise benim gibi deprem üzerine ilgisi olanların amatör yaptığı araştırmaların üzerine kendince yaptığı araştırmaları'da ekleyerek bir takım çıkardığı sonuçlar..


    Sismik boşluk kavramı'nın mucidi ABD'deki Massachussets teknoloji enstitüsü'nde Jeofizik ana bilim dalı öğretim üyesi olarak görev yapan abd deprem enstitüsü başkanı Prof.Dr.Nafi toksöz hocadır.

    Nafi hoca 1979 yılında F.Shakal ve A.J. Michael ile birlikte ''space-time migration of eartquakes along the north anatolian fault zone and seismic gaps'' isimli makeleyi yayınlayarak ilk kez kuzey anadolu fay hattı üzerindeki sismik boşlukları belirlemiştir. O tarihten günümüze o sismik boşluklar üzerinde 7'den büyük yıkıcı depremler meydana gelmiş olup, olası diğer büyük depremler sırada beklemektedir.


    deprem bilimin'de hiçbir şeyin kesinliği yokken 1996 yılında hazırlanan türkiyedeki sismik boşluklar adlı makalede saha çalışmaları dahil ''Ramazan demirtaş/Rüçhan yılmaz'' ve sonrasında gerçekleşen deprem hareketleri bazı şeylerin öngörüldüğünün kanıtıdır.


    1996' yılında yayınlanan bu harita sonrası meydana gelen depremler ortada;

    1998 Adana/ceyhan depremi 6.2m Depremde 145 kişi hayatını kaybetmiş 1500'den fazla kişi yaralanmıştır .

    1999 Gölcük/düzce depremleri 7.4m/7.2m 2 deprem'de resmi rakamlara göre 19.000 kişi civarında vatandaşımız hayatını kaybetti 25.000 kişiye yakın kişi yaralandı

    2000/2002 bolvadin/sultandağı 6.1m/6.0m (afyonkarahisar) depremleri 60 kişiye yakın vatandaşımız hayatını kaybetti

    2011 Van/erciş depremi 644 kişi hayatını kaybetti

    2013/2014 antalya körfezi depremleri 6.0/5.2m

    2017 gökova körfezi depremi 6.5m


    Ya bir sonra ki ölümlü büyük deprem? yine bu haritada gösterilen bi yerde mi meydana gelicek? belkide doğu marmara depremi.. Yada;

    Hakkari/yüksekova

    Kahramanmaraş/ andırın ve türkoğlu

    Elazığ/hazar gölü ve yakın çevresi

    Bingöl/yedisu

    Erzincan/çayırlı , Erzurum/aşkale

    Antalya kuzeyi aksu bindirmesi

    antakya/iskendurun körfezi

    Ardahan


    Deprem beklenen yerler ve olası depremin büyüklüğü belirlendikten sonra geriye sadece depremin zamanlaması problemi kalmaktadır,Bilim dünyası depremi tetikleyen nedenleri ve depremlerin oluşum sürecini izlemede oldukça büyük mesafeler almıştır.Ancak ne yazık ki zaman konusunda meteoroloji biliminde olduğu gibi kesin sonuçlara ulaşılamamaktadır.

    Kuzey anadolu anadolu fayın daki sismik boşluklardan marmara denizi içindeki sismik boşlukda sismik aktiviteden ip ucu yakalanamıyor ne yazıkki çok düzensiz ve bir çok küçük faydan oluşan marmara denizi bilinmemezliklerle dolu..

    Bazı Makaleler'den çıkan birkaç sonuç;

    1- Büyük ölçekli depremlerin 5-7 yıl öncesinde bir sonraki depremde kırılacak segmentlerin birleşim(eklem) yerlerinde depremcik kümelenmelerinin (clustured) şekillenmeye başlaması.

    2- Ana şoka çok kısa bir süre kaldığında ise segmentlerin yırtılma merkezlerinde (deprem odağı) belirli aralıklarla depremcik çekirdeklenmeleri (nucleation) görülmeye başlar. bunun anlamı fayın kırılma provaları yapmasıdır.


    eklemler'deki en belirgin kümelenmeler 2017 'deki aylarda görüldü


    2017 -+ 5/7 2022/2024 ?

  • emeğine sağlık PergamoN bu dirsek kümelenmleriyle ilgili makaleler okumuştum, ancak sismik boşluk çok önemli bir tanı, resmen aslında teşhis yapıyorsunuz ve ülkemizde çok örneği var, yukarıdaki haritada görülen yerlerde zamanla kırılacaklar bu bir gerçek..


    Geçen gün burada her çıkan birşey sallıyor derken bunu kastetmiştim kendini jeololoji yada jeofizik mühendisliğinde doç ya da prof bulan herkes birşey yorumluyor buda bilgi kirliliğinden başka birşey değil, kendimde bir araştırmacı olarak uzmanlık demek o alanda deneysel tecrübe birikim ve alt yapı demek bunlar yoksa oturduğunuz yerden sallıyor olursunuz..


    Marmara denizi 17 ağustos 1999 dan sonra sıkı incelemeye alınmıştır buradaki soru ne zaman kırılacağı olmamalı, bu bölgedeki fay elbet kırılıcak ya tekte yada büyük 2-3 depremle vs sonuçta kırılacak, bizim yapmamız gereken önlem almak ve deprem sonrası olacaklarla ilgili planlama yapmak..