Deprem Bildirim Konusu

  • Şuan için öyle bir şey yok afrika kıtası avrasyayı sıkıştırdığı sürece bu fay hattı aktif kalacak, ayrıca çok uzun yıllar sonra marmara denizinde ve marmara bölgesinin coğrafyasında değişiklikler olacağını söyleyebiliriz. Karadenizde dağ yükseltilerinin artmasını bekleyebiliriz vs. Enerji boşalım işi sıraya göre gidiyor olabilir ancak unutmamak gerekir ki KAF ile güney doğu anadolu fayının birleştiği yerler fay zonu açısından çok hareketli dolayısıyla batıdan beklerken bir bakmışssın doğudan deprem haberi gelmiş olabilir. Ayrıca 17 ağustostan sadece 3 ay sonra olan düzce depremide bunun sıraya göre olmayacağını işaret ediyor olabilir

    Narsil hocam Karadeniz dağlarının yükseklikleri fena değil hani diyorum şöyle olsa bi şansımız Silivri'den Kocaeli'ye +500 MT. koyabilsek İstanbul üzerine sıkıştıra sıkıştıra :hfyeni (18):

  • Vintersaga


    Tek kelime ile cevap veriyorum. Evet :)


    Sadece biz değil tabi. Siyasiler özellikle, yerel yönetimler, Milli Eğitim herkes ama herkes öğrenmeli.

    Sizinle mesela benim çok iyi öğrenip, daha sonra televizyonda dizi izlemeye dalmamız bir şey ifade etmiyor. :)

    Bildiklerimizi de anlatıp, katkı sağlamamamız gerekiyor :)



    Sadece şunu söyleyip bitirmek istiyorum işin vahameti açısında.


    Türkiye'de belediye meclis kararı ile yeri değiştirilen fay hattı var. :)



    Selamlarımla

  • Kandilli Rasathanesi ziyaretimden anı defterime kendi kalemimden...

    22 Mayıs 1766 Büyük İstanbul Depremi

    izmit'ten gelibolu'ya kadar uzanan marmara fay hattını kıran depremde tsunami dalgaları oluştu, camiler topkapı sarayı ve anıtlar büyük zarar gördü. 22 mayıs 1766 depremi marmara denizinin doğusunda oluşmuş ve izmit'ten tekirdağ'a (rodosto) kadar uzanan geniş bir bölgede büyük hasarlar yapmıştır. izmit, bursa, edirne ve muhtemelen gelibolu'ya kadar uzanan bir bölgede yüksek binalarda ve yapılarda hasar gözlenmiştir. bu deprem sonucunda yüksek deniz dalgaları (tsunami dalgaları) oluşmuş, istanbul boğazı ve mudanya körfezinde önemli ölçüde hasar gözlenmiştir. Bu depremi izleyen birçok artçı deprem rapor edilmiştir. en önemli artçı deprem muhtemelen aynı büyüklükte belki de
    daha büyük 5 ağustos 1766 mürefte yakınlarında oluşmuştur. gözlenen hasarın büyüklüğü ve etki alanından dolayı bu depreme ait oldukça fazla bilgi ve belge mevcuttur ve belki de marmara denizi ve çevresinde gözlenen, en ince ayrıntısına kadar detaylı rapor edilmiş tarihsel depremdir. osmanlı arşivlerinde bu depremin ardından izmit ve istanbul'da hasar gören cami ve külliyelerinde başlatılan onarım çalışmalarına ait belgeler mevcuttur. özellikle yunan kaynaklarında istanbul'da bulunan yabancı ataşe ve elçilerin avrupa'daki basın aracılığıyla rapor ettiği bu deprem doğrulanmaktadır. çok ilginçtir bu depremden 11 yıl önce oluşan ve lizbon (portekiz)'u harabeye çeviren büyük deprem ile olan ilişkisi ve depremlerin oluşumu hakkında oldukça fazla spekülasyona sebep vermiştir. 22 mayıs 1766 depremi kurban bayramının üçüncü günü gün doğuşundan yarım saat sonra perşembe sabahı oluşmuştur. rapor edildiği üzere güney-kuzey doğrultusunda hissedilen yeraltı gürültülerinden sonra yaklaşık 2 dakika süren ana depremıden 4 dakika sonra daha küçük ölçekli bir deprem oluşmuştur. deprem'den hemen sonraki ilk kayıtlara göre istanbul'da 850'den fazla ölü ve birçok yaralı rapor edilmiştir. ancak, ölü sayısının az olması depremin sabah namazını takiben camiler boşaldıktan sonra oluşmasına bağlanmaktadır. maalesef, yıkımlar arasından daha sonra çıkarılan ölü sayısının toplam 4.000-5.000 civarında olduğu rapor edilmiştir. istanbul'daki hasar oldukça geniş bir alanda gözlenmişti. galata ve pera &WCF_AMPERSAND'daki önemli hasarların yanısıra boğaziçi'ndeki köylerdede nisbeten küçük oranlarda hasar gözlenmiştir. istanbul'u çevreleyen surlar , özellikle yedikule ve eğrikapı arasında önemli ölçüde yıkıldı. yedikule'deki bir-iki kule yıkıldı, edirnekapı hasar gördü ve bahcekapısı ve odunkapısı'nın çöktüğü rapor edilmektedir. en önemli hasar fatih sultan mehmet camisi ve külliyesi'nde gözlendi. caminin kubbesi, imaret ve medrese çöktü. medrese'de eğitim gören 100'den fazla öğrenci yaşamını yitirdi. depremden sonra caminin onarımı oldukça zaman aldı. sultan ahmet camisi'nin minaresi yıkıldı ancak ayasofya ve diğer camiler (selimiye, süleymaniye, şehzade, valide ve nuruosmaniye ve laleli) hafif hasar ile bu depremden etkilendiler.istanbul'daki bu yıkımlar yabancı ateşe, elçiler ve misyon şeflerince de rapor edilmiştir. bu depremden kiliseler de oldukça etkilenmiş olmasına rağmen, ayrıntılı kayıt pek yoktur. topkapı sarayı' ndaki ağır hasardan dolayı osmanlı sultanı saray bahçesindeki çadırında uzunca bir süre ikamet etmek zorunda kaldı. saray'daki mutfak ve bacaları tamamen yıkıldı. eski saray bahçesinde bulunan cezaevinin duvarlarının yıkıldığı ve savaş esirlerinin kaçtığı ayrıca rapor edilmiştir. kadırga sarayın onarımı ve beşiktaş'taki saray'ın duvarlarındaki yıkım kayıtlarda yer almaktadır. bu depremde ayrıca birçok han yıkıldı, özellikle vezir hanı harabeye döndü ve birçok ölüme sebep oldu. hırkacılar,şekerciler, baltacılar, çuhacılar ve kalpakçılar hanları ağır hasar gördü. kapalıçarşı, örücüler çarşısı ve mercan ağa'daki yıkımlar, yerebatan sarnıcı ve askeri birliklerde hasar rapor edilmiştir. Ayrıca, şehir su şebekesinde ve kanallarında kırılmalar gözlendi. Galata ve pera önemli bir hasar almadan bu depremden etkilendiğinin rapor edilmesine rağmen, pera'da birçok duvarın ve bacaların yıkıldığı gözlenmiştir. galata kıyılarındaki birçok yerleşim birimini ve daha kuzeyde istinye koyunda yıkımlar oluşmuştur. bu depremde istanbul'un 22 km kuzeyindeki ayvadbend barajı hasar gördü. Depremde ki hasarın daha çok istanbul'un batısında yoğunlaştığı rapor edilmiştir. çatalca, küçük-büyük çekmece, kumburgaz, burgaz, lüleburgaz, çorlu ve tekirdağ (rodosto)'da deprem hasarlarının gözlendiği güvenilir kaynaklarda yer almaktadır. tekirdağ'ın daha batısında deprem hasarı ile ilgili pek güvenilir bir kaynak yoktur. ancak gaziköy, gelibolu ve çanakkale boğazında bazı hasarların gözlendiği rapor edilmesine rağmen bu izlenimler 5 ağustos 1766 -mürefte artçı depremiyle ilişkili olabilir. Bu depremde gözlenen yıkımlar istanbul'un doğusunda daha çok izmit körfezi'nde yoğunlaşmıştır. bölgede ki birçok kasaba ve köy de ağır hasarlar gözlenmiştir. yaklaşık iki dakika kadar sürdüğü rapor edilen bu depremde izmit mehmet bey camisinin kubbesi ve çalık ahmet camisinin duvarlarının yıkıldığı ve depremden sonra gözlenen deniz dalgalarının (tsunami dalgalarının) limanları kullanılamıyacak derecede yıktığı rapor edilmektedir. Marrmara denizi'nin güneyinde karamürsel'in batısında birçok köydede (hersek) ağır hasarlar gözlendiği bilinmektedir. Bu deprem bozcaada, selanik, izmir ve güney balkan'larda sırp kaynaklarına göre istanbul'un 240 km kuzey-kuzeybatı'sında yer alan aytos'da hissedilmiştir. Galata, boğaziçi ve mudanya kıyı şeridinde deniz seviyesinde yükselmeler gözlenmiş ve marmara denizi'ndeki küçük adacıkların yarı-yarıya suların altında kaldığı rapor edilmiştir. Depremden yaklaşık iki ay kadar sonra inşaat malzemeleri, bina ustaları midilli'den kayseri'ye kadar uzanan geniş bir bölgeden getirilerek yapım ve onarım çalışmaları başlatılmıştır. birçok kamu (idare) binası yıkılarak yeniden yapılmış ve fatih sultan mehmet camisi ancak 5 mayıs 1771'de kullanıma açılabilmiştir.
    Özetle, ulusal deprem istasyonları ağından, zemin etüdlerine, neotektonik araştırmalara ve konut tipi seçimlerine kadar bir dizi araştırmayı başlatmalıyız. önce, sağlıklı bir veri-bankası oluşturarak, deprem olayına hazırlanmalıyız...


    İyi forumlar..

  • Elazığ Fırat Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Kulübü tarafından, 'Geleceği İnşa Edenler' sloganı ile düzenlenen 'Deprem Afetine Hazır Mıyız' konulu konferansına katılan Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Marmara Bölgesi'nde 25 yıl içinde 7.4 şiddetinde deprem beklendiğini söyledi.


  • @4 Şubat


    Hocam böyle konuya atlayıp hep olumsuz şeyler söyleyince kendimi, "iflah olmaz muhalif" gibi hissediyorum ama,


    ne yazık ki "deprem afetine hazırmıyız?" , Japon uzmanın dediği " 25 yıl içinde 7,4 büyüklüğünde deprem" cümlelerinden şöyle bir karma cümle oluşturayım.


    " deprem afetine şimdi hazırlanmaya başlarsak ( mevcut şartlarla) bize zaten 25 yıl bile yetmez"

  • Bu söyleyen Japon bizden biri olmuş artık.1990 dan beri Türkiyede yaşıyor.Yapılması gereken tek şey binanın sağlamlığı.Ama yıllarca siyaset-tüccar işbirliği maalesef dediğiniz noktaya getirdi.Yatay yapılaşmaya önem verilmeli.Özellikle estetik açıdan da İstanbulun siluetini bozan dikey yapılaşmaya son verilmeli.Daha önce belirttiğim ekonomik yönden ucuz olan sağlam temelli prefabrik evlerden oluşan mahalleler oluşturulması genel veyerel yönetimlerin hedefinde olmalı diye düşünüyorum... ilker.gunebakan

  • 1999 depreminden sonra bildiğim kadarı ile binalarda kullanılan betonun kalınlığı arttırılıp bir alt limit geldi ama istediği kadar alt limit gelsin istanbulda bir çok yer dolma yerlerin üstüne kurulu yani olası bir depremde ne kadar o beton değişikliği etkili olur bilemem.Ayrıca yukarıda aynı anda kırıldığı da düşünülebilir demiş bir hocamız ama anlatılanlara göre bir anda değil kısa zaman içinde tetiklenerek ayrı zamanlarda kırılmış gibi duruyor.Bu marmaradaki fay hattı uzun zamanlar daha aktif kalacak gibi duruyor. M.ö olan bazı sağlam olmasa da kaynaklar da istanbul da 1509 gibi küçük kıyamet diye aktarılan depremler seneler öncesinde her zaman bir periyotta olan bir şey gibi duruyor.Ne zaman ki arap levhası ve afrika levhası bizi itmeyi bırakır o zaman daha olmaz her halde ^^

  • Türkiyede herşeyde olduğu gibi en büyük sıkıntı kontrol mekanizmasının olmaması yada olsa bile işlememesi. Kurallar var kaideler var gayette yeterli ancak bunun uygulandığını kontrol eden bir mekanizma yok maalesef son 60-70 yıldır gelişen dünyada Türkiye bu mekanizmayı bir türlü sağlayamadı, gerek hükümetler gerek insanların eğitimsizliği ve kuralların kolayca delinmesi bu duruma sebebiyet veriyor..

  • Nosnowyessun


    Burada sadece beton kalınlığının artması değil olay. Burada Narsil Hocama tamamen katıldığım bir durum söz konusu. O da kontrol mekanizmaları.


    Kuralları koyar ama denetlemezseniz, insan psikolojisi, maliyet ve bir çok diğer unsur gelir, o işin kontrolsüz yapılmasına sebep olur.

    yani kural koyup, denetleyeceksiniz.

    Rahmetli A.Mete Işıkara'nın bir sözü vardı 1999 depremi sonrası sık sık tekrarladığı, " deprem öldürmez, bina öldürür" diyei

    insanlar ne yazık ki, kurallara uygun olmayan binalarda öldüler.


    Mesela gözümle gördüğüm bir örnek vereyim size;

    2011 Van depremi sonrası, Van'a bir ziyaretimiz olmuştu o zaman çalıştığım firmanın bir işi dolayısı ile. Yıkılan bir apartmanın önünden geçerken, zemin katta bir otomobil galerisi olduğunu, içerde arabalara yer açmak için, taşıyıcı kolon ve kirişlerin kesildiğini hayretle görmüştük.

    Bunu cehaletle, siyasetle, rant ya da başka bir şeyle açıklamaya imkan yok. Bu "tahammüden cinayet" kapsamında değerlendirilmesi gereken bir olgu.


    Bilimsellikten uzaklaştıkça ve yaptığınız şey insan hayatı ile ilgiliyse, o canları kaybedersiniz. Bu kadar basit.


    Neyse, çok fazla uzatmak gereksiz, tekrar konuşuruz.


    iyi forumlar dilerim.