Bu soruya şöyle bir cevap verebilirim en azından kendi tecrübemle....
Birincisi, kışın bu kadar sıcak bir Karadeniz olmaz ve buharlaşma bu denli güçlü olmayacaktır.
İkincisi, deniz suyu ve 850 sıcaklık farkları ortalama 25 derece olmalı ve çok güçlü bir 500 hpa (-43-45 arası) ile istenilen koşullar oluşsun...
Üçüncüsü, batı Akdeniz de güçlü ve derin bir ab ile benzer fırtına ve yağışlar oluşabilir.
Ancak yinede, kırmızı ekolar pek de mümkün değil. En önemli etken, deniz suyu sıcaklığı ve mevsim geçişlerinde sıcak havanın güçlü soğuk dalgalara denizle birlikte verdiği bir sonuçtur. Kışın bu denli ısı değişimleri genelde olmaz. Denizler de bu kadar sıcak değil.
Deniz desteğini şu saatler itibaren almaya başladı. Ciddi yağış ve sıkıntı öğlen sonrası... Ab nin dönüş hareketinin etkileri il genelini tam anlamıyla etkilemedi bile henüz.
Sadece bu mecrada değil, dışarda sağda solda gördüğüm bir çok insan hep barajlardan konuşuyor. Belli ki bir farkındalık oluşmaya başlamış toplumda. Fakat önemli olan farkındalıkla beraber, tasarruf farkındalığının da oluşması.
Burada herkesin bir özel ve iş hayat yada okul hayatı var. Bu nedenle sürekli vakit ayıramayabilir insanlar. Bu demek değil ki burada olup biteni kimse görmeyecek.
Sayfaya bi giriyim diyorum, rapor üstüne rapor. Kontrol ediyoruz, fındık kabuğunu doldurmayacak tartışmalar.
Herkes kendine göre haklı olabilir. Fakat uzatmaya gerek yok ve mübarek Ramazan günü de birbirimizi kırmamıza gerek yok.
Mesajımın silinmesi komik ortada yanlış birşey yok tahrik edici sözlerde söylemedim gerçek bu veri takibi yaptık yaptık ama sonuç gene modeller neyse veriler işin sonunda ona evrildi
Burada her veri değerlendirilir. Yine yapacağız. Boş diyerek, yapılan paylaşımı gereksiz görmek yanlıştır. Nokta.