Deprem Bildirim Konusu

  • 20 yıl önce, bu akşam öyle bir akşam olacaktı ki, tüm ülke hiç unutamayacağı bir travma yaşayacaktı.

    Aileler parçalanacak, yuvalar yıkılacak, insanlar artık toprağın olacaklardı.


    Doğa kendisine yapılan ihaneti asla affetmez. Siyasilerin, müteahhidlerin, görevini yapmayan, görevini suistimal eden kamunun

    cezasını, suçsuz, üç kuruş kenara koyup aldığı o evlerin (mezarların) içinde kendini güvende sanan insancıklar çekti.


    Bir daha bu acıları yaşamayalım. Hep birlikte yanlışlara, siyasi görüşlerimizi kenara koyup karşı çıkalım.

    Vicdanımız hep baskın olsun haksızlıklara.


    17.Ağustos.1999 sabaha karşı kaybettiğimiz tüm insanlarımıza Allah Rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.

    Maddi ve manevi olarak yaralananlara ise, aradan geçen 20 yıla rağmen Allah acil şifalar ve geride kalanlara

    dayanma gücü versin.



    Selamlarımla

  • 17 Ağustos depreminin 20. yıldönümünde dikkatler uzmanların yıllardır 'büyük deprem' uyarısında bulunduğu İstanbul'a çevrildi. Alman sismolog Prof. Dr. Marco Bohnhoff, İstanbul'da büyük bir deprem yaşanması tehlikesinin her geçen gün daha da arttığını, sonuçlarının da dramatik olacağını söyledi. Türkiye'deki Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve araştırma enstitüleri ile yakın işbirliği yürüten ve bu kapsamda geliştirilen projelerle Marmara bölgesindeki yer hareketlerini anbean izleyen Bohnhoff, DW Türkçe'den Değer Akal'ın sorularını yanıtladı.


    +Türk makamlarıyla, AFAD'la ve uzmanlarla ortak projeler yürütüyor, bölgedeki yer hareketlerini yakından izliyorsunuz. Sizin bulgularınıza göre İstanbul'da büyük bir deprem riski artıyor mu?


    - GFZ Potsdam'ın Türkiye'deki araştırma enstitüleri ve resmi makamlarıyla deprem araştırmaları konusunda işbirliği oldukça eskiye dayanıyor. İlk olarak 1980'li yılların ortalarında Türkiye'de kurduğumuz ölçüm sistemleri ile yürüttüğümüz sismik gözlem çalışmalarımızı son dönemde yoğunlaştırdık, daha da yoğunlaştıracağız. Bu gözlemlerimizden yola çıkarak İstanbul'da büyük bir deprem yaşanması tehlikesinin yüksek olduğunu söyleyebilirim. Deprem olacak. Ve ne yazık ki geçen her gün İstanbul için büyük deprem tehlikesi daha da artıyor. Doğrusu soru şu ki, mesele İstanbul'da bir deprem olup olmayacağı değil, çünkü olacak. Asıl büyük soru işareti ne zaman olacağı konusunda.


    +Gün ve saati öngörülemese de, depremin gerçekleşmesi muhtemel bir zaman aralığı tespit edilebiliyor mu?


    - Üç önemli parametre var. Birincisi depremin büyüklüğü. İstanbul'da beklenen deprem 7.0 ile 7.4 arasında bir büyüklükte olacak. Bu, gerçekten çok güçlü bir deprem, özellikle depremin İstanbul merkezine çok yakın bir mesafede yaşanacak olması nedeniyle etkisi de büyük olacak. İkinci parametre depremin nerede olacağı. Bunu da, tektonik plaka sınırlarını bildiğimiz için yine göreceli olarak öngörebiliyoruz. Bir sonraki büyük deprem, İstanbul'dan sadece 20 kilometre uzaklıkta, Marmara Denizi'nde olacak. Geriye depremin ne zaman olacağı sorusu kalıyor. Ancak bunu yanıtlamak için sistemi yeterince iyi bilmiyoruz. O nedenle sadece ihtimallerden söz edebiliriz: İstanbul bölgesinde, önümüzdeki 30 yıl içerisinde, 7.4 büyüklüğüne ulaşabilecek bir deprem olasılığı yüzde 70. Bu da çok yüksek bir değer…


    +Tsunami tehlikesi var mı?


    - Tsunami tehlikesi var ama bu Sumatra ya da Japonya'da tanık olduklarımıza benzemeyecektir. Çünkü Türkiye'deki iki levha yatay olarak hareket ediyor, tsunami deniz tabanının dikey olarak yükselmesi veya alçalmasında söz konusu oluyor. Bu daha sınırlı bir şekilde, yerel ölçekte söz konusu olabilir. Geçmişteki büyük depremlerde de İstanbul Boğazı'nda, 6 metre yüksekliğe ulaşan tsunami dalgaları olduğu hakkında bilgiler mevcut. Bu büyük İstanbul depreminde de söz konusu olabilir, bu gayet tabii ki kıyı bölgelerinde hasara yol açabilir ama asıl en önemli konu sismik dalgalar, çünkü asıl bunlar binalar için sorun teşkil edecektir…


    +İstanbul'daki erken uyarı sistemi daha az can kaybı olmasını, felaketin boyutunun sınırlandırılmasını sağlayabilir mi?


    - Deprem erken uyarı sistemi, deprem yaşandığında ya da yaşanmaya başladığında devreye giriyor. Sismik dalgaların algılanmaya başladığı an ile bunların kente ulaşması için geçen süre aslında uyarı için kullanılıyor. Ama ne yazık ki tıpkı Los Angeles'ta olduğu gibi İstanbul için de erken uyarı için koşullar çok kötü. Çünkü deprem bölgesi kentin çok yakınında. İstanbul için depremin başlaması ile şehirde şiddetli sarsıntıların yaşanması arasında en fazla 2 ila 6 saniyelik bir süre var. Bu ne yazık ki çok az bir süre. Bu süre en iyi ihtimalle ancak otomatik olarak trafik lambalarının kırmızıya dönüştürülmesi, tünel ve köprülerin kapatılması, doğalgaz akışının kesilmesi için kullanılabilir. Ama daha kapsamlı bir uyarı mümkün görünmüyor. Bu nedenle resmi makamların tavsiyesi bir deprem durumunda kişilerin öncelikle evlerinde, deprem sırasında bulundukları binada kendilerine kapı eşiğinin altında, masa ya da yatak altında güvenli bir yer bulmalarıdır. Sarsıntı geçtikten sonra binadan çıkılmalı, çünkü bu depremi artçı depremler izleyebilir.


    +Profesör Bohnhoff, gözlemleriniz ışığında, sizce Türkiye İstanbul depremine hazır mı, zararların mümkün olduğu ölçüde sınırlandırılması için gerekli önlemler alındı mı? Yoksa Türkiye ekonomisinin kalbi İstanbul, hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağı büyük bir yıkım tehlikesiyle mi karşı karşıya?


    - Depremden korunmanın en etkili yolu depreme dayanıklı binalardır. Bu ne yazık ki çok maliyetli. Türkiye'de de güvenli, depreme dayanıklı inşaatlar için yatırım yapılıyor ama tabii bu ne yazık ki hiçbir zaman tam anlamıyla yeterli değil… Soru, belli şiddetteki bir sarsıntıya dayanıklı olacak şekilde bir binanın ne ölçüde gerekli tadilatı yapılıyor ya da yeniden inşa ediliyor? Bu nedenle, tıpkı dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi İstanbul bölgesi depreminde de büyük bir deprem olması halinde çok sayıda can kaybı olacaktır…


    +Bazı uzmanlar, İstanbul depreminde 150 bin, hatta 300 bin kişinin hayatını kaybedebileceğini söylüyor…


    - Sismolog olarak kıyamet senaryoları ve spekülasyonlara dahil olmak istemem. Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere bu konuda ciddi araştırmalar yapıldı. Bunlar beklenen büyük bir depremin olması halinde on binlerce kişinin hayatını kaybedebileceği, evsiz kalanların oranının da bunun 10 katı olacağına işaret ediyor. Bunlar gayet tabii ki dramatik sonuçlar. Ayrıca buna ekonomik zararlar ve finans piyasalarında etkiler de eklenecek… Bizlerin hedefi ise deprem öncesinde daha fazla önlem alınmasını sağlamak, yaşanacaklara hazırlıklı olmaları için halkın bilgilendirilmesidir. Herkes kendi evini, konutunu denetlemeli. Ancak en önemlisi bir deprem anında kişilerin doğru hareket etmeleri, bulundukları binalardan çıkmaya çalışarak kopan, yıkılan bina parçaları altında kalmamaları konusunda bilinçlendirilmelidir. Bizim bilimsel olarak hedefimiz ise depreme yol açan süreçleri, öngörülerimizi çok daha iyi yapabilmek için incelemek.


    Kaynak: https://tr.sputniknews.com/tur…m_campaign=URL_shortening

    ->Everyone you meet is fighting a battle you know nothing about. Be kind. Always.


    ->Karşılaştığın herkes hakkında hiçbir şey bilmediğin bir savaşta savaşıyor. Nazik ol. Her zaman.

  • 20 yıl önce bu gün bu saatler her şey normaldi. Hayat olağan akışı içerisinde ilerliyordu. Ta ki sabaha karşı 03.02’ye kadar. İşte o 03.02 öyle bir saatti ki ondan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı...


    Unutmadık...

  • 17 ağustos 1999, maalesef ki marmara bölgesinin kuzeyinde yaşayanların (özellikle istanbul-izmit ve sakarya da) bölgenin deprem bölgesi olduğunu resmen bir kabus gibi yüzüne vurulduğu o felaket gece.. Henüz üniversite sınavına hazırlanırken yaşadığım bu depremi anlatmaya kelimeler yetmiyor:/ Bu videoyu paylaşmak istemezdim ancak deprem öldürmez bina öldürür diye burada sayfalarca yazmıyor muyuz?



    Şimdi bu görüntüleri izledikten sonra, ülkemizin 1. derece deprem ülkesi olduğu ve bu ülkede her 10-15 yılda bir 7 ve üzerinde deprem olabileceğini kenara koyarak, saati günü şiddeti ne zaman olacak sorularını kenara koyarak, asıl gerçeği konuşmak ve zaman hala varken gerekli tedbirlerin önlemlerin alınması gerektiğini altını satırlarca kalınlıkta çizerek belirtmek gerektiğinin farkında olmalıyız. Deprem bu ülkede her zaman olacak, bu acıları tekrar tekrar yaşamak istemiyorsak, zemin etüdü yapılmış arazilerde, bölgenin deprem durumu ve toprak durumu göz önünde bulundurularak binalar depreme dayanıklı şekilde yapmalıyız, ve hepsinden öte 1. ve 2. derecelerde ve herbirinin B ve C planı olmak kaydıyla afet sonrası ne yapılacağı, bunların yanında halkın vatandaşın deprem ile ilgili bilgilendirilmesi gerekmekte. Soralım mı hangisini yapıyoruz? Hangimiz ne kadar bilgi sahbiyiz depremle ilgili yada ilk yardım yada afet anında ne yapılacağını biliyoruz? Herkesin deprem çantası var mı mesela? ya da deprem anında ne yapacağınızla ilgili bir işleyiş planınız var mı? bu planları tatbikat şeklinde yapıyormusunuz?


    Gelin bugünü milat alın ve herkes evinde deprem çantası bulundursun, evindeki sallanan malzemeleri sağlamlaştırsın, ev içinde deprem anında nerede ulunucağını kararlaştırsın zemin katta olanlar tahliye planı yapsın, herşeyi devletten beklemeyin, siz önce üzerinize düşeni yapın, hatta ve hatta defalarca belediye ve büyükşehir belediyesine yer yer valiliğe bu konuda üşenmeden yazın..


    Tevekkül çok güzel birşeydir ancak Allah insana akıl vermiştir siz geminizi sağlam kazığa bağlayıp sonra tevekkül edeceksiniz, yoksa gemi ilk rüzgarda alabora olur..

  • Bu videodaki araç konvoyuna girdiğim zaman asıl depremi yaşadım...Unutulmaz anlardı.Allah bir daha bu acıları yaşatmayacak bilinç versin insanlarımıza...

  • Bir daha boyle acilar yasamamak dilegiyle...ALLAH rahmet eylesin..


    16 yasindaydim.20 sene once..deprem anini hic unutamiyorum..unutamamda..yasadigim sehir taninmaz hale gelmisti...


    Deprem degil bina öldürur.umarim gecen 20 yilda biZ insanoglu,cok ders cikarip,bilinclenmisizdir..

  • en çok en şiddetli sallanırken beşik gibi... eksildik uykuda eksildik şehirde... geçemedik eşikleri geçsek kurtulcaktı bi coğumuz.. EKSİLDİK UYKUMUZDA..bu gece daha fazla hissediyoruz..

  • Büyük afetin 20.yılında allahım vefat eden tüm vatandaşlarımıza gani gani rahmet eylesin .Giresunda köyde fındık topluyorduk o zaman televizyon yoktu köyde radyodan duymuştuk her saat ölü ve yaralı sayısı açıklamaları cok acı vericiydi.Allahım böyle acıları bir daha yaşatmasin ülkemize

  • Depremde kaybettiğimiz canları rahmetle anıyorum. Rabbim tekrarını yaşatmasın.

    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz; sevindiriniz, nefret ettirmeyiniz. Hz. Muhammed (S.A.V)