Volkanik Aktiviteler

HAVA FORUM SINIRLI ERİŞİM - DUYURU
Değerli ziyaretçilerimiz, sitemizdeki yenileme çalışmaları sebebiyle foruma erişim sınırlı şekilde sağlanmaktadır. Büyük bir çalışma yapmamızın sebebi forumda son zamanlarda çıkan hatalardır. Kış sezonuna sorunsuz şekilde girebilmemiz için gerekli olan bu çalışmaları bir hafta boyunca sürdüreceğiz. Forum, mesajlaşma trafiğinin sağlanması amacıyla açılmıştır, ancak çalışmalarımız bir hafta boyunca sürecektir. Anlayışınız için teşekkür ederiz...
  • Volkanlar jeolojik dongunun onemli parcasi, bunlarin patlamasida dogal birsey tipki depremler gibi. O yuzden felaket algisi yaratmayalim dunyada onemli fay zonlari ve bu zonlarin gectigi noktalarda onemli yanardaglari mevcuttut tarihtede defalarca patladilar ve patlayacaklar..

  • JPEG resmi (.jpg) Tablo açılırsa şayet,Volkan patlamasının etkileri bu tabloda açık bi şekilde gösterilmiş;


    Volkanik Patlamanın İklime Etkisi!!!


    8 Mayıs 1902'de, Pasifik Okyanusu'ndaki Martinique Adası üzerindeki Pelee Dağı, yamaçlarından aşağı zehirli gazlar ve kül bırakarak gelip St. Pierre kentinin içine yanan dev bir ateş topu gibi patladı. Kalın duvarlarıyla korunan zindanda yanmış bir mahkum dışında, 30 binden fazla insan öldü. Pelee volkanının patlaması bir hava kirliliği örneğidir. Hava kirliliğinin yapay nedenlerden olduğunu düşünme eğilimimize rağmen, volkanlar, orman yangınları ve toz fırtınaları gibi birçok doğal kirletici kaynak vardır.


    VOLKAN İKLİMİ ETKİLER


    Böylece volkanik patlamaların arazinin yapısını değiştirdiğini, havayı kirlettiğini ve yıkımlara neden olduğunu çok iyi biliyoruz, fakat volkanlar aynı zamanda iklimde de önemli değişimler yaratabilirler. Bunu atmosfere büyük miktarda silikat (kuvars kumu) ve sülfürik asit aerosolleri saçarak yaparlar. Sülfürik asit aerosollerinin özellikle stratosfere girmesi küresel iklimde kısa dönemde önemli değişimlere neden olur. Örneğin, Sigurdsson'a göre volkanların atmosfere saldığı 1012 kg. sülfürik asit yeryüzünde hava sıcaklığını 3 ila 4 derece soğutabilir.


    Literatüre göre farklı tipteki volkanlar farklı aerosol emisyonlarına neden olur. Bazalt lavları (İzlanda'da olduğu gibi) atmosfere daha fazla kükürt salarak silikatlı patlamalardan daha fazla iklimi etkiler.


    Bu nedenle volkanların iklim değişimi çalışmalarının sadece vazgeçilmez bir unsuru değil aynı zamanda tektonik hareketler ve magma kimyası için de göz önünde tutulmaları gerekmektedir. Buna bir örnek olarak şunu verebiliriz: 1980 yılında St. Helens dağının volkanik patlamasıyla Meksika El Chichon patlaması aynı büyüklükte olmalarına rağmen etkileri çok farklı olmuştur. Her iki patlama küçük miktarda magmayı atmosfere saçmıştı ama El Chichon patlaması kükürt bakımından çok daha zengindi. Böylece St. Helens dağı önemli bir iklim değişimine neden olmazken, El Chichon stratosfere 20 milyon ton sülfürik asit göndererek kuzey yarım kürede yaklaşık olarak bir yıl boyunca hava sıcaklığının birkaç derece düşmesine neden oldu.


    Volkanik patlamaların iklimi değiştirdiğinin farkına varılması 1783 yılında Benjamin Franklin'in Avrupa'daki (İzlanda) Laki patlamasının artından ‘kuru sis' gözlemine kadar geri gider. Gerçekte tarihsel kayıtlar, geçmişteki volkanik patlamaların iklime etkisini ortaya çıkartmak için çok kullanışlıdır. Tarih kitaplarında yer alan yazsız geçen yıllar, soğuk geçen yaz ve kış ayları, düşük tarım rekoltesi, kıtlık, açlıkların ve isyanların bir kısmı volkanik patlamaların ardından ortaya çıkmıştır. Örneğin 1883 Krakato patlamasından sonra gökte ilahi işaretler olarak algılanan bulanık ışıklar, güneşin tuhaf mavimtırak görünüşü, müthiş gün batımı ve doğumları gibi tuhaf atmosferik optik olaylar da gözlenmiştir.


    HAVA İKİ GÜN KARARDI


    Volkanik patlamaların iklime etkisi üzerine çok iyi bilinen başka bir örnek, 1815 yılında Endenozya'daki Sumbawa Adası'nda bulunan Tambora volkanının patlamasının ardından 1816 yılının dünyada ‘yazsız bir yıl' olarak geçmesidir. Geçmiş 10 bin yılda Tambora, bilinen en büyük volkan patlamasıdır. Bu patlama çok büyük bir alanı kaplayacak kadar kül üretmiş ve iki gün boyunca volkanın çevresinde 600 km'lik alanda hava karanlık geçmiştir. Ağaç yaş halkalarının gösterdiğine göre 1816 yılının yazı, 1815 yazından 1.5 derece daha soğuk olmuştur. Bu soğuk yaz aylarında Avrupa'da hava çok soğuk ve yağışlı geçerek ve tarım alanlarını tahrip ederek açlık, salgın hastalıklar ve iç karışıklıklara neden olmuştur.


    Benjamin Franklin tarafından 1783 yılında fark edilen İzlanda Laki yanardağı yarığından olan püskürme de olağandışı bir olaydı. Püskürme haziran ayında başladı ve yaklaşık sekiz ay boyunca devam etti. Franklin'in tarif ettiği sis, Asya ve Kuzey Afrika'da da gözlenmişti. Her ne kadar çok büyük bir volkanik patlama gerçekleşmemişse de İzlanda da tarım alanları tahrip oldu, evcil hayvanların yüzde 75'i telef oldu, açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle her dört kişiden biri öldü...



    KAYNAK ; http://csa-team.foruma.biz/t49…-patlamanyn-yklime-etkisi


    >>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>


    KAYNAK; http://www.yaklasansaat.com/ha…malari-tetikleyebilir.asp


    İklim Değişimi Volkanik Patlamaları Tetikleyebilir;



    Yapılan yeni bir çalışma, deniz seviyelerindeki ani yükselmenin volkanik patlamaları dikkate değer oranda arttığını gösteriyor.


    "Geology" dergisinde yayınlanan çalışmada, son 1 milyon yılı aşkın süredir devam eden iklim değişimi boyunca, kıtasal buzullarda ani erimelerin yaşandığı belirtiliyor. Bu erime, deniz suyu seviyesini yükseltmekte ve sonuç olarak da volkanik patlamaların artmasını tetiklemektedir. Almanya GEOMAR'da(Okyanus Araştırma Merkezi) jeofizik uzmanı ve çalışmanın ortak yazarlarından Mario Jegen:
    "Volkanların iklim üzerine etkisinin olduğunu herkes bilir. Ancak bulduğumuz sonuçlar durumun tam tersi olduğunu gösteriyor" diyor.


    VOLKANİK DEĞİŞİMLER;


    Volkanik hareketlerin, iklimi ciddi bir şekilde etkilediği önceden beri biliniyordu. Örneğin, Permian Döneminin sonlarına doğru, aralıksız meydana gelen volkanik patlamalar iklimi soğuttu, atmosferi ve denizleri zehirli gazlarla doldurdu. Neticede kitlesel yok oluşlar gerçekleşti. Jegen ve ekip arkadaşlarının Güney ve Orta Amerika'da okyanus tabanlarındaki çekirdekleri incelemelerinden önce, bazı bilim adamları, iklim değişiminin volkanik patlamalara neden oluşturduğunu düşünüyordu. Okyanus tabanlarındaki incelemeler, Dünya'nın son 1 milyon yıllık iklim tarihine ışık tutuyor.
    Dünya'nın yörüngesinde ara sıra meydana gelen kaymalar, gezegenin aniden ısınmasına, buzullarda geniş çaplı erimelere ve deniz seviyelerinde ani yükselmelere sebep oluyor. Araştırma ekibi, okyanus tabanlarında yoğun miktarda tefraya- volkanik kül tabakasına- rastladı. Kosta Rika gibi bazı yerlerde buzulların erime periyodunda diğer dönemlere oranla 5 ila 10 kata kadar yoğunlukta volkanik aktivite izine rastlandı.
    Araştırma ekibi bunun nedenini anlamak için bilgisayar modelleri kullandı ve elde edilen bilgileri inceledi. Ekip, iklimde yaşanan değişikliklerin, dünya kabuğunun farklı bölgelerindeki basıncı nasıl etkilediğini şöyle açıklıyor:
    Buzullar eridiğinde kıtalar üzerine etki eden basınç azalmakta, deniz seviyesi de yükseldiği için okyanus tabanındaki kabuk üzerindeki basınç artmaktadır. Bilgisayar modellerinden anlaşıldığı kadarıyla, Dünya kabuğunun üzerindeki basıncın değişimi, volkanik hareketlerin artmasına neden olmaktadır.
    Jegen'in belirttiğine göre, genel olarak toplam eriyen buz miktarındansa, buzdan erimeye geçiş hızı volkanik patlamaların şiddetli bir şekilde artmasına neden oluyor. Jegen:
    "Bu teori geçerli olsa bile, günümüzdeki iklim değişiminin, mevcut volkanik patlamaları sıklaştırdığını söyleyemeyiz. Çünkü iklim değişir değişmez volkanik aktiviteler başlamıyor. İnsan kaynaklı iklim değişiminin volkanlar üzerinde bir etkisinin olup olmadığı anlamak da oldukça zor. Burada 2500 yıllık bir gecikme zamanı olduğunu tahmin ediyoruz. Eğer iklim değişirse, gelecek 1000 yılda nelerin olabileceğini tahmin bile edemezsiniz."




    Güncelleme: 06/02/2013
    Kaynak: Tia Ghose, "Climate Change May Increase Volcanic Eruptions", LiveScience, çev. Ayşegül Kesmez, yaklasansaat.com, 2/1/2013.



  • @IcedEarth Ama hocam şunu belirtmek isterim ki; bence en önemli şeyi açıklamamışsınız. O mesajda volkan patlamaları artıyor dünyanın sonu yaklaşıyor tarzında ifadeler vardı ki bence mesajda sakıncalı kısım buydu. Dünya'da bu olay her zaman var zaten sizde açıkladığınız kaynakta 1783-1815-1902 yılındaki patlamalardan bahsetmişsiniz. Bu doğal olay her zaman vardı, olmaya da devam edecek. Dünyanın sonunun geldiğine dair bir açıklama göremedim, ondan sordum o mesaja ithafen mi diye..

  • @Vintersaga hocam volkan patlamaları artıyor diye bişey demedim,zaten yeryüzünde bulunan büyük çoğunluk volkanik aktiveler şuan aktif halde İnş patlamaz diye bi mesaj paylaşmıştım nitekimki farklı yerlere çekilde yorumlarım.. Dikkat ederseniz paylaştığım kaynakta Volkan patlamalarının Dünya'ya ve Cennet Ülkemize olumsuz yönde etkisini ne boyutta olduğunu gözler önüne seriyor.. Tabikide bu bir doğa olayı birdaha yaşanmaması için temenni etmeli ve Rabbimize Dualarımızı eksik etmemeliyiz..

  • Bali Adasındaki Agunk volkanının Lav külleri 3000 metreyi aşmış 4000 e yaklaşıyormuş ( artık bunun hPa seviyesini az çok bilir birçok üyemiz )
    Uzak bir mesafeden bile gözlenebilen bu aktif durum bakalım daha nasıl devam edecek , dumanın genel olarak her yöne ortalama dağılım hızı 18 km /saat miş
    Bu ada daha önce de büyük depremler , sel felaketleri ve tsunami ile anılıyordu maalesef

  • Volkanlarin patladigi yerlerde olumsuz surec kisitlidir ancak patlamanin oldugu yerlerde uzun surecte toprak zenginlesir bitki ortusu artar.


    Iklime etkilerini zaten hepimiz biliyoruz ancak bu her daim olan bir surec degildir.Yanlis hatirlamiyorsam izlanda da patlayan eyjafjallajökull yanardaginin etkilerini avrupa kitasi yasamisti.

  • Japonya’da da volkanik hareketlenmeler başlamış bu arada , fotoğraf yükleyemedim iki Volkan için de ama problem çözülünce yüklenir

    Japonya meshur ates cemberinin uzerinden gectigi bir yer, zaten japonya ve cevresindeki olusumlarin sebebi bu tehlikeli hattir.

  • FİLİPİNLERDE YANARDAĞ PATLAMASI
    İlk defa 13 Ocak'ta patlayan 2 bin 462 metre yüksekliğindeki Mayon yanardağı son 24 içinde 6 defa daha gürültülü patladı. Bölgeden tahliye edilenlerin sayısı ise 85 bini geçti.
    Mayon'un gürültülü patlama ve lav püskürmesi bölgedeki insanların can güvenliğini tehdit etmesi sebebiyle tahliye edilenlerin sayısı 85 bini geçti. Resmi kayıtlara göre, Mayon yanardağı 24 Ocak sabahıyla 25 Ocak sabahı arasında geçen bir gün içinde 6 gürültülü patlama ve lav püskürmesi meydana geldi.
    Mayon yanardağının patlaması sebebiyle 11 milletlerarası 50 mahalli hava seferi iptal edildi.
    Filipinler Yanardağ ve Sismoloji Merkezince Mayon yanardağında son 24 saatte 6 şiddetli gürültülü patlama meydana geldiği, Mayon'ın 58 dakika süreyle lav püskürdüğü kaydedildi. Dağın püskürttüğü lav 500 metre, kül ve duman da 5 kilometre yüksekliğine ulaştı. Yanardağdan dün bin 250 sülfür diyoksitin çıktığı kaydedildi
    Kaynak:Takvim Gazetesi

  • Krakatoa Endozenya'ya bağlı bir adadır. Ada ise kendisiyle aynı isme sahip olan Krakatoa Yanardağı ile meşhurdur.
    26 Ağustos 1883'te başlayan patlamaların en kuvvetlileri 27 Ağustos'ta yerel saatle 05:30, 06:44, 10:02, ve 10:41'de gerçekleşenleri olmuşlardır. 1 gün içerisinde tüm adayı yutmuş ve 36.000'den fazla insanın ölümüne sebebiyet vermiştir.
    Patlama yüzlerce nükleer bombaya eşdeğer bir güçte patlamıştır, açığa çıkan enerji 4 adet tsar bombanın açığa çıkaracağı enerji ile eşdeğerdir. Patlama aynı zamanda modern tarihte duyulan en gürültülü sesi ortaya çıkarmıştır. Patlama sonrası boyları 30m'yi bulan dev tsunamiler ise insan ölümlerinin en büyük faktörlerinden birisi olmuştur.
    Patlama sadece bulunduğu bölgeyi değil atmosferi de etkilemiştir. Açığa çıkan gazlar atmosferin sıcaklığını 1.2 derece düşürmüş ve çok şiddetli yağmurların oluşmasına sebep olmuştur. Amerika'nın Kaliforniya eyaletinin güney kısmı sellerden kendisini kurtaramamıştır ve bölgede 1883 ve 1884 yılları arası "su yılı" olarak adlandırlmıştır. Ayrıca patlamadan sonra El Nino periyodunu şaşmıştır, o dönem oluşmamıştır.
    Patlamalar güneş ışığının yeryüzüne ulaşmasını da engellemiş ve dünya yıllarca olması gerekenden daha karanlık olmuştur.


    Bu yanardağ yıllar sonra tekrardan bir adacık ile beraber ortaya çıkmış ve aktifliğini sürdürmektedir.Bu volkanın adı ''krakatoanın çocugu'' adını almıştır.(Türkçe anlamı).Senede 6 metreye yakın rakımı artmaktadır.Dünyanın en hızlı uzayan toprak parçalarından biridir.


    External Content www.youtube.com
    Content embedded from external sources will not be displayed without your consent.
    Through the activation of external content, you agree that personal data may be transferred to third party platforms. We have provided more information on this in our privacy policy.





    Bir kaç tane bu konuyla ilgili ilginizi çekebilecek sözlük yazıları buldum:


    1)26 ağustos 1883 gecesi patlayıp tarihe geçen volkan. 70 sene önce, kendisinden daha güçlü şekilde patlayan ve daha çok can kaybına yol açan tambora patlamasına oranla daha meşhur olmasının sebebi, yeni icat edilmiş olan telgraf sayesinde, haberlerinin her yöne çok daha hızlı ulaşmasıdır. ayrıca 19. yy sonlarında artık hollanda doğu hindistan şirketi endonezya'da varlığını sağlamlaştırmıştı, deyim yerinde sistemi oturtmuştu, çok sayıda üst düzey hollandalı elit ve bürokrat da burada bulunuyordu. haliyle bu patlama tambora'ya oranla batı'yı, yani 'medeniyet'i daha fazla etkilemişti. bu da patlamayla ilgili çok daha fazla verinin elde edilmesi anlamına geliyordu bir yerde. farklı amaçla civarda bulunan insanlar olan biteni kaydetmişti.


    * mesela, patlamayı 4,500 km uzaktaki rodrigues adası'ndaki bir memur duymuş ve kayıtlara geçmişti. aradaki mesafeyi anlamanız için harita.


    * patlamanın kendisinden çok yarattığı tsunami etkili olmuştur. boyu 35 metreye varan dalgalar patlamanın çevresindeki karayı süpürmüş, en az 35,000 insanın ölümüne neden olmuştur. hint okyanusu'ndaki bu hareketlenme fransa'nın atlas okyanusu kıyılarında bile suların yükselmesine neden olmuştu.


    * bu tsunaminin verdiği hasar inanılmaz boyuttaydı. civardaki 290 küsur köye zarar vermiş veya yıkmıştı. evleri yıkmış, ağaçları köklerinden sökmüş, denizdeki sandalları, tekneleri karanın içlerine, karada bulunan insanları ise okyanusa sürüklemişti. patlamadan sonra, çok sayıdaki ölü, teknelerin hareketine engel olacak şekilde birikmişti. tuttuğu balığın midesinden insan parmakları çıkan balıkçı gibi rivayetler ortaya çıkmıştı.


    * patlamanın yarattığı ponza taşları etrafı kapladı. adanın kuzeyinde bulunan sumatrayarımadası'ndaki lampung körfezi adeta ponza taşlarıyla dolmuştu. kilometrelerce uzanan bu taşların dalgaların etkisiyle kırılması ve körfezin açılması uzun zaman aldı.


    * her yere kül ve çamur yağdı. lampung körfezi'ndeki teknelerde 60 cm'e varan çamur tabakaları oluşmuştu. gece boyunca süren patlamanın oluşturduğu kül bulutu civar yerleşimlere güneş ışığının ulaşmasını öğlene kadar engelledi. toz, kül, gaz insanları nefessiz bıraktı, hasta etti. en kötüsü ise patlamadan sonra araştırma için gelen ekiple ortaya çıktı. krakatoa adasında zaten yerleşim yoktu, ona en yakın büyük yerleşim olan sebesi adası'nda ise patlamadan önce 3000 kişi yaşıyordu, sağ çıkan kimse olmadı. sebesi'ye gelen araştırma ekibi, adanın üstü olduğu gibi kül ve çamurla örtülmüştü. güneş bu birikintiyi kurutmuş, sonrasında yağan yoğun yağmur da bu birikintiler üzerinde çukurlar açmıştı. adaya gelen araştırmacılar bu çukurlar açıldıkça gaz ve külden etkilenip boğulan adalıların, çamur birikintisinin altında kalan mumyalaşmış cesetlerini buldular.


    * patlamanın olduğu yerde, sonraları yeni bir ada ortaya çıktı, günümüze kadar da büyümeyi sürdürdü. bu yeni adaya anak krakatau yani krakatoa'nın çocuğu adı verildi. krakatoa bu olayla beraber filmlere, romanlara ilham kaynağı oldu. orijinal x-men'in mahsur kaldığı ve tarihinde çok önemli bir yere sahip olan krakoa adası da ismini buradan almıştır.


    2)Bu vatandaş ilk 535'de patlıyor. basınç krakatoa'nın ~50x50 kilometrelik parçasını paramparça edip 50 km rakıma savurmuş. kraterin parçaları taa mezosfere kadar seyahat etmiş. tabi bunun bir de inmesi var. rüzgar ve coriolis etkisi ile dünya karanlığa gömülmüş. meşhur izlanda'da ismi patlamasından daha çok geyik mevzusu olan yanardağ, gaz çıkardığında neredeyse tüm avrupa etkilendi. krakatoa patlaması sonrası bazı bölgeler 1 yıldan fazla güneş göremedi. kuraklık baş gösterdi, 2. dalga kavimler göçünün tetikleyicisinin bu patlama olduğu söyleniyor. muhammed'in kuraklık zamanı doğduğu varsayılır. o yıllarda istanbul'da* bile tutulmuş kayıtları. bir çok tarihçi yazar filan kayıt altına almış "hava geceymiş gibi karardı, karanlık 1 yıldan fazla sürdü" diye. mısır'da buğday çok çok az çıkmış, bizans bahçelerinin tüm meyve ağaçları kurumuş, suriye'de üzüm bağları telef oluyormuş başka bir şekilde deva olmuşlar. kara veba filan gibi hastalıklar da cabası.

  • Afrika ve Amerika'nın geçmişte birleşik olmuş olma teorisini ilk olarak 20.yy başında Alman yer bilimci Alfred Wegener tarafından öne atıldı ama zamanın şartları gereği ilgi duyulmadı ve teoriden yaklaşık 40 sene sonra kanıtlanma fırsatı bulundu.




    Güney Amerika ve Afrika'nın , milyonlarca yıl önce birleşik ve tek bir kıta olduğunu bilenler vardır.Bir de şimdi bunun nasıl ayrıldığını ve aralarına binlerce kilometrenin hangi güç tarafından oluşturulduğuna bakalım.


    Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi Afrika ve Güney Amerika kıtası bir yapbozun birbirini tamamlayan 2 parçası gibi .Bir de bu ikisinin ayrılışını sağdaki Gif de izleyelim.




    Peki bu 2 kıta nasıl ayrıldı ? Resime ve Gife bakarsanız kıtalar ayrılırken ve ayrıldıktan sonra Atlantik üzerinde mavi sınır gibi bir çizgi olduğunu görebilirsiniz.Bu çizgi Atlantik çizgisidir.Dünyanın en aktif volkanizma hareketlerinin görüldüğü yerdir.Atlantik Okyanusunu boydan keser ve buradaki herkesin bilip , illallah ettiren alçak basınç alanın adının sahibi olan İzlanda'yı da böler.İzlanda da volkanik hareketlerinin bolca olduğu bir yerdir, buna rağmen dünyanın en büyük buzullarından birine de sahiptir.Konuyu dağıtmadan o çizginin nasıl Afrika ve Güney Amerika'yı böldüğünü anlatalım.




    Litosfer tabakası altındaki magmanın oluşturduğu erimiş kayalar , kaya tabakasını zorlamaya başlar ve yana hareket etmeye zorlar.Yanlara doğru hareket etmeye başlayan kayaların ortalarında oluşmaya başlayan boşluğu ise erimiş kayalar soğuyarak doldurur ( Bizler erimiş kayayı görmeyiz, erimiş kayalar yüzeye çıkmaya başladıkça soğur ve katılaşırlar) ve bu döngü sürekli olarak devam eder. İşte Afrikayla Güney Amerikayı birbirinden ayıran güç budur . Senede yaklaşık 2.5 cm genişleyen Atlantik çizgisi , milyonlarca yıl içinde 2 kıtayı birbirinden ayırmıştır.Ayırmaya da devam edecektir.Bu çizginin genişlediğini ise İzlandanın içinden geçen kısmının incelenmesi sonucu görülen doğu- batı genişlemesi ile bulunmuştur.


    Daha güzel ve bilimsel bir açıklama için :


    External Content www.youtube.com
    Content embedded from external sources will not be displayed without your consent.
    Through the activation of external content, you agree that personal data may be transferred to third party platforms. We have provided more information on this in our privacy policy.

  • Endonezya'da patlayan sinaburg yanardağı 15 km yüksekliğe kadar kül püskürtmeye devam ediyor. Yetkililer Endonezya da alarm duruma geçildiğini bildirdi . Ayrıca yanardağ 400 yil sonra 2010 da yeniden faaliyete geçmiş ve 2014 de tekrar patlamalar gerçekleşerek 23 kişi yaşamını yitirmiştir. Uzmanlar önümüzde ki yıl kisin dünyanın bir çok yerinde hava sıcaklığının mevsim normallerinin altında geçebileceğini bildirdiler.