Konu Dışı [Genel Sohbet]

  • Bartu SORAL:

    Doğu Anadolu, PKK ve HDP

    Uzun bir süredir çözüm konuşuluyor. Ama aslında ne sorun, ne de çözüm konuşulmuyor! AKP ile MHP ittifakı biter gibi olunca HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan hemen bir davet yapmış, diyor ki; “hepimizi mutlu eden süreç (PKK’nin hendeklere bombalar yerleştirdiği süreç. B.S.) bir kez daha başlamalı, Sayın Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılmalı ve bu sürece dahil edilmelidir”. Daha önceki Genel Başkan Selahattin Demirtaş da; “Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyordu! Anlaşılan HDP’nin sorun çözme, bölgesel kalkınma vizyonu Apo’dan, PKK’dan öteye gidemiyor!..
    Bunların hepsini gördük ama henüz bölge için bütüncül kalkınma planı hazırlayanı, sanayi yatırımlarını konuşanı, tarım ve hayvancılığın canlandırılması için alınacak önlemleri ele alanı görmedik. Toprak ağalarını, aşiretleri temizleyelim, toprak reformu yapalım, bu reformu şu model ile gerçekleştirelim diyeni de duymadık.
    Bölgenin sorunu ne?
    Topraklarımızın yüzde 30’unu ve nüfusun yüzde 18’ini oluşturan Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun sanayiye toplam katma değeri sadece yüzde 7. Gaziantep hariç tutulunca bu rakam yüzde 5’e geriliyor. Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan’ın toplam katkısı yüzde 0.34! Türkiye’de kişi başı ortalama ihracat 2 bin, İstanbul’da 5.500 dolar. Gaziantep hariç Güneydoğu Anadolu bölgesinin kişi başı ihracatı 397 dolar. İthalat da farklı değil. İstanbul’da kişi başı ithalat 8 bin 633 dolar. Gaziantep hariç Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise kişi başı 90 dolar. Van, Muş, Bitlis, Hakkâri’nin ortalama ithalatı ise 39 dolar!
    Güneydoğu Anadolu bölgesinde sulanabilir tarım arazisi 1 milyon 820 bin hektar. Bugün itibarıyla sadece yüzde 21’i sulanıyor. Kişi başına hayvansal ürünler değeri Türkiye ortalaması 2011 yılında 652 TL’yken, Güneydoğu Anadolu ortalaması 168 TL. Tarım makine stokunun sadece yüzde 6’sı bölgede. Sabit ve seyyar süt sağım tesislerinin ise sadece yüzde 2.7’si.
    2017’de Türkiye’ye yaklaşık 32 milyon turist gelmiş. Binlerce yıllık tarihe sahip, Hıristiyan dünyasının kutsal ve tarihi yapılarını barındıran, Mezopotamya uygarlığının üstünde yerleşik Mardin, Midyat, Van, Batman, Hasankeyf’e gelen turist sayısı 10 bini bile bulmuyor. Diyarbakır ve Urfa da bu durumda. Gerçekten bu kadar potansiyeli nasıl değerlendiremiyoruz? Bu da özel bir yetenek!