Deprem Bildirim Konusu

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • KUZEY

    soda141

    Merhaba arkadaşlar,

    Aslında, her şeye muhalefet eder şekilde, konulara " jaws" şeklinde atlama taraftarı değilim. Yanlış anlamayın lütfen :)

    Fakat fazla uzatmadan, bir kaç noktayı belirtmek isterim.

    Hava şartları ile deprem ilişkisi, bilimsel olarak kurulabilen bir ilişki değildir. Sadece bazı durumların, tesadüfen bir araya gelmesi söz konusu olabilir ama neden-sonuç ilişkisi kurmak hatalı olabilir.

    17 Ağustos depreminde, havanın aşırı sıcak olması, rüzgar olmaması, yüksek basınç etkisi de depreme eşlik edebildiği gibi, 1924 Erzincan depremi, Gölcük depremi ile tam tersi hava koşullarında gerçekleşmiştir.

    Diğer bir konu gök cisimlerinin, Dünya ile konumları ve deprem ilişkisi.

    Teorik olarak, çekim etkisinin, Dünya üzerindeki tabakaları etkilemesi olası tabi.

    Ama med-cezir olayı, her ay tekrarlanan bir olgu ( ay'ın dünya etrafındaki yörngesi kaynaklı) ama bu olası yörünge içinde fazla yaklaşması ve diğer gezegenlerle özel sıralanım pozisyonlarının, ilaveten getireceği çekim gücü, gözardı edilebilecek bir güç olabilyor.

    O bakımdan stress altına girmeden, doğanın güzellikleri yaşamak gerek :)

    Ama KUZEY arkadaşın dediği gibi, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunu da unutmadan, tedbiri elden bırakmamakta lazım.

    iyi forumlar dilerim, sevgi ve saygılarımla

  • arkasim ne guzelde aciklamis..hurafe tarzi seyler yazmak komik duruyor..yok turkiyede buyuk deprem beklentim yoktur,yok batida 4.5 buyuklugunde beklentim vardir.bilim adamlari net bir sey soyleyemezken bizler atip tutmamaliyiz..bugunun teknolojisiyle depremlerin ne zaman olacagini bilemiyoruz.

  • Depremin gerçekleştiği nokta 4.4 büyüklüğünde. Geçmiş olsun muhtemelen iyi sallamıştır.

    2aJ8p0.jpg

    Bir gönüllünün yüreğinden daha güçlü bir yürek yoktur.

  • soda141

    Öncelikle böyle bir deprem tahmini yapmanın bilimsel hiçbir dayanağı olamayacağını belirtmeliyim.

    Şayet yükseköğrenim dersi olarak jeoloji veya deprembilim dersleri aldıysanız bilirsiniz ki depremler kaotik işlemler sonucu meydana gelen anlık enerji boşalmalarıdır. Prof. Celal Şengör'ün anlatımıyla bir sopayı ortadan ikiye kırdığınızda ortaya saçılan parçalarını, büyüklüklerini ve kırılacağı zamanı tahmin etmekle denktir. Yani;

    1) Kısa vadeli deprem tahmini: Bilimsel olarak hiçbir veri, bu tür bir tahmine dayanak olamaz ve günümüzde kısa dönem tahmin mümkün değildir.

    2) Uzun vadeli deprem tahmini ise; ancak ve ancak deprembilimciler tarafından geçmiş depremlerin sıklığı ve konumlarından yola çıkılarak, yer kabuğundaki jeolojik durum ve olaylar da dikkate alınarak, kesin tarih verilmeksizin "ihtimâl" varlığı öne sürmekten ibarettir. Tıpkı "Büyük İstanbul Depremi" geleceğini belirtmeleri gibi.

    Ara ara bu konu başlığı altında sözde tahmin yapan üyeler olduğu için hem onlara hem de diğer üyelere bilinçlenme maksatlı yazmış bulunmaktayım.

    hava-gunes11 hava-parcalibuluts23 hava-buluts323 hava-yagmusrs233333 hava-yagmusrs23333323333 hava-yagmusrs323 hava-simsek3232 hava-kars323 uzays3271653126

  • soda141

    merhaba;

    Lütfen yanlış anlamayın sizin şahsınızla alakalı bir şey değildir yazacaklarım.

    Deprem zaman tahmini için bazı teknikler geliştirilmeye çalışılıyor. Mesela kayaçların gerilimini elektriksel çıktılara bağlayan sistemler, yine kayaçların milimetrik hareketlerini ölçümleyip analizler yapan sistemler, ses ölçümleri vs.

    ama halen çok olumlu sonuçlar alınamadı bu çalışmalardan. Bazı tekniklerle sadece "başlayan" bir sismik hareketin, yerleşim yerlerine ne kadar zamanda geleceğini / ulaşacağını bilen sistemler geliştiriliyor.

    şimdi linkteki bilgiyi eleştirmek amaçlı olarak;

    Bulutlara, bulut tip ve yönlerine bakarak bir tahmin tekniği kullanıldığı söyleniyor. Ama bilimsel anlamda geçerliliği olmayan bir yöntemdir.

    Çünkü;

    fay hatlarındaki sismik hareketlenme öncesi/sırasında/sonrasında gaz çıkışları olduğu bir gerçek. Fakat bu gaz çıkışları daha çok, metan, sülfür gibi gazların çıkışları kaynaklı olup, bildiğmiz anlamda değişik tipte "bulutlar" oluşturmaz.

    yani bulutlara bakarak deprem tahmini yapmak "bilimsel" bir yöntem değildir.

    o bakımdan, bu tür spekülasyonlara inanmak sadece hayatı çekilmez kılan detaylardır :)

    İstatistiksel olarak, içinde olduğumuz çoğrafya da büyük depremler olacağını bliyoruz. Yapmamız gereken şey basit aslında.

    Yapıların güçlendirilmesi, güncel afet planlarının oluşturulmasıve asla bilimsellikten uzaklaşmamak.

    sevgi ve selamlarımla

  • Kesin olmayan bilgiler ile insanları tedirgin eden, bilimsellikten uzak yöntemleri ile araştırma yapan bu şahsın çalışmalarını kimse ciddiye almamalıdır.

    Adamın tutan tahminleri var mıdır? Vardır. Peki tutmayan varmıdır? Tonlarca. Bu adam kendi çapında sıcaklık ve bulutlar hatta ve hatta canlılar ile deprem ilişkisi kurup, kumar oynuyor ancak bilim böyle birşey değil. Ha varsa güçlü bir dayanağı, yazar bir makale okuruz, eleştirir veya eleştirmeyiz ama bir yayın olmuş olur. Ancak böyle borsacı gibi ileri ki tarihlerde ne olup olmayacağını atıp tutmak bana çok yanlış geliyor.

  • Çok da fazla spekülatif konular yazıp forumu meşgul etmek istemiyorum ama yazmasam da kendimi vicdanen rahatsız hissedeceğim. :)

    biraz önce haber sitelerini gezerken bir haber / manşet ile karşılaştım. İçeri olarak aynen şu;

    " Yıldız Teknik Hocasından uyarı, büyük felaket geliyor. 7,7 ile İstanbul yıkılacak"

    alıntı ! yapılan haber içeriği ise şu;

    https://www.haberler.com/prof-dr-ersoy-…1148515-haberi/

    Aslında Hoca, yeni bir şey söylememiş, hep bilinen gerçekleri, afet yönetimi prensipleri içinde tekrarlamış.

    Buna karşılık "medyamız" içeriği alıntılarken, resmen insanları ürkütmek, korkutmak ve ilgi çekmek amaçlı olarak resmen içeriği çarpıtmış.

    Bununla ilgili yazacak çok şey var ama, elim varmıyor yazmaya.

    Sevgili dostlar, dolmuşa gelmeyin, önlemlerinizi almaktan ve sesinizi duyurmak için de bağırmaktan vazgeçmeyin.


    sevgi ve selamlarımla