Deprem Bildirim Konusu

  • Teşekkür ederim hocam, o zaman bu bağlamda daha öncede sizlerin uyardığı gibi ve bizleri bilinçlendirdiği gibi eşyalarımı sabitlemek, çevremizi uyarmak, evlerde önceden plan yapmak ve dua etmekten başka çok fazla seçeneğimiz kalmıyor, bu arada şunu söylemek istiyorum, belki bir çoğunuzdan küçüğüm, bir çoğunuzdan büyüğüm veya bir çoğunuzla yaşıtım ama ben depremden değil de bırakacağı etkiden ve bu binalardan çok korkuyorum..

  • Merhaba,


    Ben bir şey sormak istiyorum yıllar önce okuduğum bir yazıda deprem karada değil de denizde ve derinde gerçekleşirse bu derinlik depremin yıkıcı etkisinin azaldığı yönündeydi, bu ne kadar doğrudur bilmiyorum, sadece okuduğum yazıyı söylüyorum, olası deprem marmara denizinin ne kadar derinlerinde olacak ve eğer benim bu okduğum yazı doğru ise derinde olması yıkıcı etkisini azaltırmı sizce?

    Öğrenebildiklerime göre yorumlamaya çalışayım; her depremin karakteri ve etkisi farklı oluyor , hiç bir deprem bir birine benzemez buna zerre şüphem yok

    Çünkü yer şekilleri farklı karakterde her bölgede

    Depremdeki darbe şekilleri ve dalgalar da farklı

    Sonuçta bir enerji iletimi var ve enerjinin aldığı yol farklı oluyor her seferinde

    İki farklı bölgenin 6 büyüklüğünde bir depremde sallanma dozu , süresi ve şiddeti aynı olmuyor

    Bu durum denizde de geçerli

    Hangi derinlikte ve karaya ne mesafede deprem gerçekleşti

    Denizin bir tarafı daha güvenli zeminken diğer tarafı 5 lik depremde bile oldukça sallanabilir

    Fay hattında ana kırığın karakteri , yerine oturmaya çalışan yer şekilleri , yüzeye daha yakın olan orta tabakanın karakteri ve kalınlığı , depremin en hassas bölgesi olan yüzeyin yapısı , muhatap zemin tepelik mi kayalık mı balçık zemin mi olduğu , o kadar çok ayrıntı var ki

    Bir de en önemlisi depremin süresi

    6.3 büyüklüğünde 50 saniyelik deprem mi

    6.9 büyüklüğünde 20 saniyelik deprem mi daha hasar verir

    Bu da depremin dalgalarının şekline , zemine ve yapıya göre değişecektir


    Bence deprem analizi yaparken büyüklük kadar süre de önemli

    Süre analizleri konusunda pek verilere rastlayamadım

    7 büyüklüğünde bir depremin her 5 saniyesi yıkılan bina sayısını geometrik olarak arttırabilecektir çünkü

  • Hocam hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ederim, benim için kar, yağmur, soğuk hava hepsi bir yana ancak deprem bir yana, belki Japonya gibi bir ülkede yaşam (kendi adıma) bu kadar güvensiz davranmam ancak malesef bizim güzel ülkemizde ben güvenemiyorum, hatırlayın 17 Ağustos depreminde (öncesi veya sonra tam hatırlayamadım) binalardan tuğla aralarında çimento torbaları çıkmıştı, ne ülkemiz nede milletimiz bunu hak etmiyor.

  • Lionirossi


    Vatandaşların ve devlet yapısının yaklaşımı anlamında çok kısa bir anımı anlatayım. Daha doğrusu aynı zaman diliminde 2 olay :D


    1994 yanılmıyorsam, çalıştığım şirket için Almanya - Berlin'e gittim.

    Almanya'da yaşayan bir Türk olan partnerim ile biraz da ilk defa yurtdışına çıkan biri olarak :) Berlin de gezmeye başladık.



    1.-) Berlin de bir cadde de, çapı yaklaşık 30 cm kadar olan bir çökme olmuştu. Biz de olsa dönüp bakmayız bile ama adamlar etrafına şeritler çekmişler,

    uyarı levhaları koymuşlar üstelik çöküntüyü aydınlatmışlar.

    Çok ilgimi çekti ama aynı zamanda komik de geldi. Birincisi verilen önem deliğe karşı, ikincisi neden hemen yapmıyorlar sorusu.

    ilk soru, belediye'nin kendi insanlarına karşı bir sorumluluğu var, kimsenin zarar görmesini istemiyorlar. ikincisi, eğer belediye önlem almazda birisi o çukurda ayağını filan kırarsa alacağı tazminat ile emekli olur. tüm patırtı bunların önlemi.

    Neden hemen yapmıyorlar peki? çünkü belediye ilgili tüm kuruluşları koordine ediyor. Gaz, elektrik vs.

    Bir tarih belirliyor ve herkes gelip orada işini yapıyor. Belediye yolu tamir edince, bir hafta sonra elektrik firması gelip yolu kazamıyor.

    kazarsa tazminat var.



    2.-) Çok alakasız bir dağ başında ayıptır söylemesi, 2 kutu kola bir de bisküvi aldık. Dükkan sahibi teyze ki 90 yaşında filan kesin var :)

    Ben dükkandan Türkiye alışkanlığı ile çıktıktan sonra alışveriş fişi için yaşına filan bakmadan arkamdan koşup, fişimi verdi.


    Şunun için yazdım bunları. Evet insanlar sorumluluk sahibi ve belli ki bunun eğitimini de almışlar.

    Ama esas nokta, devlet kurumu çatır çatır ceza kesiyor. İnsanlar cezadan korkuyorlar. İnsanların davranışları cezalar ile törpülenmiş.


    Türkiye de bir çok şeye güvenemiyorum diyorsunuz ya, buyurun olay bu :)



    iyi akşamlar

  • Ilker Gunebakan Hocam ağzınıza sağlık bende kısa bir dönem kanada da bulundum üniversite zamanları, inşaat alanlarını gördüğümde şok olmuştum o zamanlar, insana çevreye bu kadar değer verildiği orada görmüştüm ve şaştım kaldım sadece izledim, ancak bende müsadenizle kısa bir olay anlatmak istiyorum,


    1. Pratik zekada bizden çok ama çok gerideler,


    Örn. orada yaşadığım dönemde bir alışveriş merkezine gittim 2 gömlek alana bir gömlek bedava kampanyası vardı, tabi Türküz kaçar mı kaçmaz :)


    Şimdi buna istinaden bizde, 4 gömlek alana 2 gömlek bedava oluyor değil mi?


    Ama orada öyle değil di ben kasaya gittim 4 gömlek aldım dedim 2 si bedava dedim, hayır dedi bana kasiyer 2 gömlek alana 1 gömlek bedava dedi buyrun :D


    bende o zaman önce 2 gömleği geç dedim ve 1 bedavamı aldım, sonra diğerini geçirdim ve diğer bedavayı aldım, o zaman kasiyer suratıma baka kalmıştı :)


    Anlatmak istediğim, pratikte biz onlardan zekiyiz ancak onlar daha kuralcı ve her şeyi kuralına uygun yapıyorlar.


    2. İnşaat alanında çalışanlara sorduğumda, işte burada ne olacak bu önlemler niye diye, uzun uzun anlatmayacağım ancak oradalar da adamlar inşaat yaparken eğer asfalta bile zarar verse ceza yiyorlar onarmazlarsa,


    Fazla uzatmayayım konuyu dağıtmayayım malesef dünyanın en güzel ülkesine sahibiz ancak kıymetini bilemiyoruz, bizde olanları yazmamıza gerek yok zaten günlük hayatta yaşıyoruz.


    Örn: Yavvv sen geç bir şey olmaz..


    Saygılar...

  • depremin denizde olmasi daha kotuymus. Hicbir engele takilmadan gelir diyodu bi prof.


    Zaten fay dibimizde, derinligi yok denecek kadar az. ALLAH Yardimcimiz olsun.

  • depremin denizde olmasi daha kotuymus. Hicbir engele takilmadan gelir diyodu bi prof.


    Zaten fay dibimizde, derinligi yok denecek kadar az. ALLAH Yardimcimiz olsun.

    Yazdığınıza destek anlamında bir ekleme yapayım.

    Örneğin Tekirdağ açıklarından geçen bir fay var kırılması beklenen.,

    Ama tekirdağ sahile çok yakın ve paralel seyreden Istranca dağlarının son uzantısı neredeyse bir kayaç duvarı da var.

    Bu kayaçlar Tekirdağ ve büyük yerleşim olarak Çorlu'yu nispeten korurlar. ( bir araştırma %10 - 15 demiş)

    Ama İstanbul da bu kayaç uzantıları yok. Deprem dalgaları hiç bir engele takılmadan, üstelik suyun o büyük itme kuvvetinide yanına alıp karaya vuracak.

    Fay hatlarının konumu gereği risk büyük yani.

  • Daha önce yazmıştım karşılaştırma için yine yazıyorum. Daha önce bana yaklaşık 50-60 km mesafede ve "denizde" olan 4.7'lik depremi şiddetli bir biçimde hissettiğimiz oldu. Gece vakti uykudan büyük gürültüyle uyanmıştık ve 7-8 saniye bam güm sallamıştı sanki 5.7 gibiydi ya da merkez üssü tam altımızmış gibiydi. Ama aynı zamanda Manisa civarlarında 60-70 km mesafede ve "karada" olan 5'lik depremlerde hafif hafif 10 saniye civarı sallanma olmuştu bu kadar. Deprem uğultusu bile duymamıştık. Deprem denizde olursa etkisi azalır algısının yanlış olduğunu düşünüyorum. Mesafeden dolayı azalabilir ama karada veya denizde olması pek birşey değiştirmiyor.


    Deniz karadan çok deprem dalgalarının davranışı da önemli aslında. Bir arkadaşımız her deprem farklıdır demişti kesinlikle katılıyorum. Fayın kırılma şekli, dalgaların davranışına bağlı olarak her deprem birbirinden farklı oluyor.

  • Benim bildigim alttan vuranlar cok tehlikeli oluyor.


    99 depreminde ilk dalga saga sola salladi tam azaliyor derken bu sefer alttan alttan vurmaya basladi. Kendi dusunceme gore asìl yikim ozaman oldu.

  • Benim bildigim alttan vuranlar cok tehlikeli oluyor.


    99 depreminde ilk dalga saga sola salladi tam azaliyor derken bu sefer alttan alttan vurmaya basladi. Kendi dusunceme gore asìl yikim ozaman oldu.

    onun sebebi depremin yarattigi P ve S dalgalarindandi hocam

  • Yüzey dalgaları da var arkadaşlar sadece S ve P yok. Love ve Rayleigh dalgaları. Asıl yıkımı yapan yüzey dalgalarıdır. P ve S cisim dalgasıdır sismografa ilk olarak cisim dalgaları ulaşır. Daha sonrasında ise yüzey dalgaları vurur. En son gelen Rayleigh dalgası diğer dalgalara göre çok daha genliklidir ve yıkıcılık etkisi en yüksek olan dalgadır. S dalgası binayı çatlatırsa yüzey dalgaları altın vuruş yapıp binayı yıkar :) . Aynen denizdeki bir su dalgası gibi yeryüzünde yayılır. Küçük ölçekli 3-4'lük depremlerde hissettiğimiz sarsıntıların çoğunun nedeni Rayleigh dalgalarıdır.

  • Filipinler 5.9

    Bu depremlerin oluş dinamikleri volkanik kaynaklı olmakta.

    @4 Şubat ve Efsane-Semih Hocalar dünyadaki volkan hareketlerini meteorolojik olarak takip ediyorlar, ben de nacizane deprem faktörü

    olarak takipteyim. İlginç olan şu ki, dünya üzerinde volkanik faaliyetler son dönemde arttı. Tabi bununla ilgili yıllar bazında bir istatistik arayamadım ama

    medya takibi bile artışı görmek için yeterli.


    Belki bunlar henüz hava olaylarına çok etki etmeseler bile, sismik hareketlerin artmasına sebep oluyorlar.


    İtalya, Peru derken Peru'da deprem ve Alaska da volkanik bir hareket beklentim artmış durumda.

    Bakalım neler olacak.



    Not : aslında ekstrem bir durum yok bence. sadece "pangea" hareketinin doğal bir süreci yaşanmakta.