Deprem Bildirim Konusu

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Marmara depremi göstere göstere geliyor
    Kandilli Rasathanesi Müdürü Haluk Özener, “Kuzey Anadolu Fayı’nda 1939, 1942, 1944, 1957, 1967 ve 1999 depremlerinin kırdığı yerlere bakacak olursak, geriye kırılmayan bir tek Marmara Denizi’nin içi kalıyor. En iyi ihtimal, 7.2 büyüklüğünde deprem olacak. 20 yıl daha gecikirse büyüklük 7.4 olur.” dedi.

    Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, beklenen Marmara depremiyle ilgili "Kuzey Anadolu Fayı göstere göstere geliyor. 1939'dan beri kırılmayan tek bir yeri var. O da Marmara Denizi'nin içi. Depremin büyüklüğü için en iyi ihtimal 7.2. Tarih geciktikçe enerji birikiyor. Gittikçe sona yaklaşıyoruz. Depremle birlikte 3 metreyi bulacak tsunami bekliyoruz" dedi.
    Gazete Habertürk'ün haberine göre 1999 Marmara depremiyle adını hafızalarımıza kazıdığımız, küçük bir sarsıntıda gözlerimizin çevrildiği Kandilli Rasathanesi 150 yaşında. Osmanlı döneminde 'Rasathane-i Amire' adıyla meteorolojik gözlemler için kurulan Kandilli Rasathanesi'nin gelişimini ve beklenen Marmara depremini Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener'le konuştuk. "Depremi vatandaş değil, bilim insanları konuşmalı" görüşünü savunan, basına çok sık demeç vermeyen Prof. Dr. Özener'e kulak veriyoruz...
    '7'NİN ÜZERİNDE ENERJİ BİRİKMİŞ DURUMDA'
    Prof. Dr. Haluk Özener, Kandilli Rasathanesi'nde 30 yıllık maziye sahip. Kurumun dünden bugüne geldiği noktayı en iyi bilen isimlerden biri olan Prof. Dr. Özener, beklenen Marmara depremi için "Göstere göstere geliyor" yorumunda bulunarak, "Depremin nerede olacağı yüzde 99.9 oranında belli. Bu yer de Marmara Denizi'nin içi. Yani sismometrelerin bulunduğu yerler. İzmit Körfezi ucuna kadar geldi. Kuzey Anadolu Fayı'nda 1939, 1942, 1944, 1957, 1967, 1999 Marmara ve 12 Kasım depremlerinin kırdığı yerlere bakacak olursak, bir tek geriye kırılmayan Marmara Denizi kalıyor. Nasıl ve kaç parça kırılacağını bilmiyoruz; birçok senaryo var. Şu an en iyi ihtimal 7.2 büyüklüğünde deprem olacak. 7'nin üzerinde bir enerji birikmiş durumda. Bu fay tek parça kırılırsa deprem daha büyük olabilir. Gittikçe sona yaklaşıyoruz" dedi.
    'DEPREM 20 YIL DAHA GEÇ OLURSA: 7.4'
    Prof. Dr. Özener'e göre Marmara depremi ne kadar gecikirse büyüklüğü o kadar artacak: "Bugün 7.2 büyüklüğünde bir deprem olacaksa, 20 sene daha geçtiği zaman 7.4, 40 yıl geçtiği zaman da 7.5 büyüklüğüne çıkacak, yani enerji daha da büyüyecek. Fay Marmara Denizi'nden geçtiği için faya yakın yerler daha fazla etkilenecek. Ancak burada zemin koşulları önemli. Faya yakın da olsanız binanın zemini çok sağlamsa depremi az hissedersiniz. Marmara depreminde olduğu gibi. Avcılar depremin merkez üssüne uzak olmasına rağmen zemin nedeniyle depremi daha fazla hissetti."
    'ERKEN UYARIMIZ 5-7 SANİYE'
    Erken uyarı sistemi teknolojisinin dünya teknolojisiyle aynı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özener, meslektaşlarına bu konuyla ilgili sitem etti: "Erken uyarı sistemi hâlâ Kandilli tarafından işletiliyor ve Marmara Denizi kıyısında kurulu istasyonlar var. Deprem olduğunda depremin yerini biliyoruz. Erken uyarı Marmara için 5 ile 7 saniye arasında. Çünkü fay karaya çok yakın. Erken uyarı konusunda ABD'nin ve Japonya'nın gerisinde değiliz. Basına bu yönde açıklama yapan hocalarımız var. Bu ülkelerde depremin olduğu yer karaya 150 kilometre uzaklıkta. Bu uzaklıktaki depremin erken uyarısı tabii ki 1.5 dakika olur. Marmara'da depremin karaya uzaklığı 15 kilometre."
    'MARMARA DEPREMİ KANDİLLİ'NİN DE MİLADI'
    Prof. Dr. Özener'e göre, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin yıkıcı etkisi büyük oldu ama Kandilli Rasathanesi depremi avantaja çevirip teknik imkânlarını hibe programları ve devlet destekleriyle ciddi ölçüde geliştirdi. Prof. Dr. Özener, 1999 sonrasının Kandilli'sindeki değişim zincirini şöyle anlattı: "Bölgesel Deprem Tsunami İzleme Merkezi, Türkiye'nin tamamını çevreleyen bir birim. Türkiye genelinde 225 istasyonumuz var. İstasyonlardan online ve anlık olarak gelen sismik veriler bu merkeze düşüyor. Verilerin bir kısmı uydu, bir kısmı GSM modemlerden geliyor. Türkiye ve çevresinde yaşanan bir depremi süratle çözüp web üzerinden bilgi paylaşımının yapıldığı bir birim. Ege, Akdeniz, Karadenizve bağlantılı denizlerin herhangi birinde 5.5'in üzerinde deprem olduğunda ve tsunami tehlikesi yaratacağı zaman Kandilli Rasathanesi tsunami servis sağlayıcısı durumunda. Bir deprem olduğunda çok hızlı çözüyoruz. Depremin büyüklüğü ve faylarına bakıp 7 dakika içerisinde bir mesaj vermemiz gerekiyor. Bu mesajı çevre ülkelere ve AFAD'a iletiyoruz."
    '2017'DE 34 BİN DEPREM MEYDANA GELDİ'
    Prof. Dr. Özener, Kandilli Rasathanesi 1999 Marmara depreminden önce yılda 500 deprem çözerken şimdi bu rakamların binlerle ifade edildiğini vurguladı: "Devlet Planlama Teşkilatı'nın desteğiyle imkânlarımız ilerledi. 1985'lerde yıllık deprem sayısı 500-600'lerle ifade ediliyordu. O dönemlerde sadece 3 büyüklüğündeki depremleri çözebilirken, şimdi Marmara'daki 0.3 büyüklüğündeki depremleri de algılıyoruz. 2017'de 34 bin depremi çözdük. Marmara'daki sismometrelerimizle 0.2 büyüklüğündeki depremleri de çözüyoruz. 2012'den beri Marmara Denizi'nde yerin 1200 metre altında 15 sismometremiz var. Denizin tabanına kurduğumuz bu cihazlarla faydaki milimetrik hareketleri, fayda açılma olup olmadığını, nereye doğru hareket ettiğini görebiliyoruz. Sismometreler tam fayların üzerine kurulu. En küçük mikroaktiviteleri bile görüyoruz.
    'ANADOLU 2.5 SANTİMETRE BATIYA HAREKET EDİYOR'
    İstatistiki olarak Türkiye ve yakın çevresinde 6.5 yılda bir 7'nin üzerinde bir deprem oluyor. Dünyada tektonik yer kabuğu plakaları var. Afrika, Arabistan, Avrasya ve Anadolu plakası gibi. Türkiye Anadolu plakasının üzerinde. Tarihte Anadolu'da, Tetis Okyanusu diye bir okyanus var. Zamanında Afrika ve Arabistan plakası Anadolu plakasının üzerine bastığı için Tetis Okyanusu dağılmış. Anadolu'da sıra dağlar oluşmuş, Anadolu plakası bu nedenle batıya doğru kaçmış. Bu yüzden Anadolu plakası her yıl 2.5 santimetre batıya ilerliyor. 2.5 santimetrelik hareket nedeniyle biriken enerji doyuma ulaştığında fayı kırarak enerjiyi dışarı çıkarması söz konusu. Bu şekilde jeolojik olarak Avrupa Birliği'ne gireceğiz.
    'MARMARA'DA 3 METRELİK TSUNAMİ RİSKİ VAR'
    Tsunami gerçeği Türkiye'de var. Ama hiçbir zaman Sumatra depreminin yol açtığı tsunami gibi olmayacak. Marmara'yı etkileyecek tsunami, olası bir depremden sonra, deniz tabanında olan heyelanlardan olabilir. Çünkü fay hattımız doğrultu atımlı olduğu için denizin altındaki tepeciği düşürünce bir heyelan meydana geliyor. Bu heyelan da tsunami yapıyor. Tahminlerimize göre 3 metreyi bulacak tsunamiler meydana gelebilir. Olası Marmara depreminde beklediğimiz tsunami, depremin yıkıcı etkisi kadar zarar vermez.
    'GÜVENLİ BİNALAR RİSKİ AZALTIR'
    2003-2007 arasında TÜBİTAK'la yaptığımız projede 4 yıl Bingöl- Ovacık'ı gözlemledik. Bu bölgede de 7 büyüklüğünde deprem olabilir diye düşünüyoruz. Türkiye'de 500'ün üzerinde aktif fay var, yani her an bir deprem olabilir. Ege Bölgesi'nde sık deprem oluyor ancak bu depremlerin büyüklükleri çok değildir. Çünkü kırılan parçalar küçük parçalar. Kuzey Anadolu Fayı ile Doğu Anadolu Fayı daha ciddi. 1999 depreminin üzerinden 19 sene geçti. Kentsel dönüşümle riskli binaları yıkıp yerine yenilerini yapmamız gerekiyor. Ancak depremin önüne bununla da geçemeyiz, sadece güvenli binalarla etkisini azaltabiliriz."
    'KANDİLLİ'NİN KISA TARİHİ
    - 1868'de daha çok meteoroloji rasatları yapmak için 'Rasathane-i Amire' adıyla kuruldu. İlk yerleşkesi Beyoğlu Pera'ydı. 31 Mart Vakası sonrası rasathane tahrip edilince, yeni yerleşke Kandilli'deki İcadiye Tepesi oldu.
    - Rasathane deprem bilimiyle 1894 İstanbul depremiyle tanıştı.
    - 1885'te 2 adet sismograf alındı. Osmanlı, bu 2 sismografla ABD'den 3 yıl önce, İtalya'dan 5 yıl sonra sismolojiyle ilgilenmeye başlamış oldu.
    - Metereoloji Genel Müdürlüğü 1929'da kuruluncaya kadar hava tahmini yapmakla Kandilli Rasathanesi görevlendirildi. Rasathaneye, 1930'larda dürbün binası yapıldı.
    - 1983'te Kandilli Rasathanesi, Boğaziçi Üniversitesi'ne bağlandı. Rasathanede bugün jeodezi, jeofizik ve jeoloji olmak üzere 3 ana bilim dalı var. 3 bölümde de lisansüstü eğitimler veriliyor.
    - Kandilli Rasathanesi'nin 2 farklı ilde farklı birimleri de var. Ankara'daki Nükleer Denemeleri İzleme Merkezi ile İznik'teki Deprem Zararları Azaltılması Merkezi, rasathaneye bağlı çalışıyor.
    .

  • http://www.haberturk.com/son-dakika-izm…premler-1873404

    Saat 19:47'de merkezi İzmir'in Kemalpaşa ilçesi olan 3.5 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.Bölge halkına geçmiş olsun.

    Kandilli 3.7 olarak açıkladığı büyüklüğü 3.9 olarak revize etti.

    Bir gönüllünün yüreğinden daha güçlü bir yürek yoktur.

  • http://www.haberturk.com/son-dakika-izm…premler-1873404

    Saat 19:47'de merkezi İzmir'in Kemalpaşa ilçesi olan 3.5 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.Bölge halkına geçmiş olsun.

    Kandilli 3.7 olarak açıkladığı büyüklüğü 3.9 olarak revize etti.

    İzmir'li dostlara geçmiş olsun. İzmir'de olan depremler, Türkiye'nin diğer yerlerinde olan depremlere göre daha farklı bir yapıda olan depremler.
    Kuzey Anadolu Fay hattı gibi büyük kırıkların meydana getirdiği depremler değil, Volkanik hareketler esaslı ve volkanik hareketlerin harekete geçirdiği bölgesel "faylar" söz konusu.

    Yıllar önce Balçova'da, o zaman öğrenci olan kayınbiraderimi ziyarete gittiğimizde, kafamı yastığa koyunca, yer altından gelen "gürültü ve uğultuları" asla unutamadım. İzmir deprem deyince hala aklıma gelir.

    Geçmiş olsun.

  • https://www.ntv.com.tr/video/turkiye/…ZT023LXGk5KBfCw

    bu haberin şuan yeni gördüm. dün paylaşılmış. tsunami tahminleri çok korkunç. ben bir metre olarak düşünüyordum daha fazlaymış.


    Merhaba;

    Evet Marmara denizinde bir deprem sonrası Tsunami oluşma riski var. Ama bizim de bu duruma karşı bazı avantajlarımız var.
    Marmara denizi bir iç deniz bildiğiniz gibi, bir deprem sonrası oluşacak Tsunaminin dalga hızı ve yüksekliğinin yıkıcı boyutlara gelebilmesi için mesafeler yeterli değil. yani oluşum, hızlanmadan karaya ulaşmış olacak.

    Aynı zamanda, yine Marmara denizinde bir "lodos" fırtınası koptuğunda, dalga yükseklikleri zaten 2-2,5 mt. yüksekliğinde olabiliyor.
    Üstelik lodos fırtınasında rüzgar estiği sürece dalgalar ardı ardına kıyıya çarpıyor.
    Tek sorun rüzgar yoksa, emniyete alınmamış deniz araçları zarar görür. Tabiki bu dediğim, depremin yıkımını göz önüne almadan sadece tsunami için olan öngörü.

    Yoksa, depremin yıkıcı etkisi ile, özelikle dolgu zeminler, deniz tarafından geri alınacak, ve bu yerler deniz suyu ile dolacak. Tabi bu direkt tsunami etkisi olmayacak. 1999 Gölcük depremi sonrası gördüğünüz Gölcük sahil görünümleri gibi.

    Esas ürkmemiz gereken şey, biz insanoğlunun, doğaya olan ihaneti ile yapılan işler. Dolgu zeminler, zemin gözetilmeksizin yapılan yapılar, güçlendirilmemiş köprü, üst geçit, hemzemin geçitler, kamu binaları ki içlerinde okul ve hastaneler büyük risk faktörü.


    Marmara için özellikle tsunami en az korkutucu olan deprem yan etkisi olacaktır.

    Ama ülkemizde tsunami riski taşıyan ve ciddi risk altında olan iki çoğrafyamız mevcut.
    Akdeniz ve Ege sahilleri

    Akdeniz'de, Libya açıklarında olabilecek 7 ve üstü bir depremde oluşacak dalgalar, mesafe, denizin hacmi gibi sebeplerle büyüyecek ve Akdeniz hatta Ege sahillerinde yıkıcı etkisi görülecektir. Akdeniz ve Ege, dolgu araziler üzerine yapılan yapı stoğuyla da büyük risk altındadır.

    Aslında, Kandilli, Marmara denizinden daha fazla, Akdeniz bölgesi için uyarıcı ve yerel ve merkezi yönetimi önlem almaya iten açıklamalar yapmalıdır.

    İyi forumlar, saygılar

  • Türkiye Deprem Tehlike Haritası, 22 yılın ardından güncellendi. 1996 yılından beri ilk defa yenilenen Türkiye Deprem Tehlike Haritası ve Türkiye Deprem Bina Yönetmeliği dünkü Resmi Gazete’nin 30364 sayılı mükerrer sayısında yayımlandı.
    İlerleyen günlerde detaylı hali AFAD’ın internet sitesinde yayınlanacak olan harita; ODTÜ, Boğaziçi, Çukurova, Akdeniz, Sakarya Üniversitesi, Maden Teknik Arama Genel Müdürlüğü ve AFAD yetkililerinin çalışmalarıyla hazırlandı.


    Yenilenen harita ve buna ilişkin parametre değerleri sayesinde yeni yapılacak binalar deprem tehlikesine göre tasarlanacak ve bu parametler göz önünde bulundurulacak.Türkiye Deprem Tehlike Haritası ile ilgili karara ek olarak AFAD tarafından hazırlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği de dünkü Resmi Gazete’de yayınlandı. Yönetmelik ile; yeni yapılacak, değiştirilecek ve büyütülecek tüm binaların deprem tehlikesine göre tasarlanması ve güçlendirilmesi ile ilgili koşullar belirlendi. Deprem etkisi altında binaların tasarımı için Yönetmeliğin ekinde yer alan esaslar uygulanacak.

    Kaynak

    https://www.sanalsantiye.com

    Resmi Gazete
    http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/03/20180318M1-2.htm
    http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/03/20180318M1-1.pdf

    hava-gunes11 hava-parcalibuluts23 hava-buluts323 hava-yagmusrs233333 hava-yagmusrs23333323333 hava-yagmusrs323 hava-simsek3232 hava-kars323 uzays3271653126

  • @bugrag

    Harita ve bilgi için teşekkürler. Şimdi yazacaklarımın, siyaset ile ilgisi olmadığını ve sadece "Devletin Asli Görevleri" kapsamında bir eleştiri olduğunu okuyan herkesin bilmesini isterim.

    Deprem o kadar enterasan bir doğa olayı değil. En basitinden bir kasırga, dolu, kar fırtınası, şiddetli yağış ve hatta yangın gibi, nerede, hangi ölçülerde, hangi zamanda olacağı bizim için bir sır değil.

    Elimizde, uzun yıllar kayıtları, aktüel olmasa bile fay hatlarının nerelerde olduğu bilgisi mevcut. Sadece zamanı çok hassas bilemiyoruz, onda da geçmiş yıllar kayıtları, istatistiksel olarak bize yıl tahmini yapabiliyor.

    Erzincan, Erzurum gibi depremleri geçtim, bundan 40 hatta 50 yıl önce, olası deprem lokasyonlarını ve tahmini büyüklüğü biliyorduk. İzmit bölgesinde, Düzce bölgesinde, ardından İstanbul, Tekirdağ-Şarköy'de deprem beklendiği büyük bir sır değildi.

    Biz ne yaptık peki?

    İzmit bölgesine Türkiye'nin en yoğun, stratejik ve büyük sanayi tesislerini kurduk. Bu tesisler için gerekli olan istihdamı, göçlerle sağladık ve yerleşimler yarattık. Ama hiç bir tesis, konut, kamu yapıları bu fay hatları, zemin ve beklenen depreme uygun tekniklerle YAPILMADI.

    1999 Gölcük, Kasım 1999 Düzce oldu. Ölen insanlarımızın sayılarını şu an bile bilmiyoruz. Zararımızı tam olarak bilmiyoruz.

    Sırada İstanbul var. Benim 14 yaşındaki oğlum bile biliyor burada beklenen depremi.
    Ne yapıyoruz ?

    Denizi doldurup binalar dikiyoruz. Çok katlı yapılar dikiyoruz, yol hacimlerini düşünmeden yeni ana yollar ve bağlantı yolları açıyoruz.

    İlk depremde hiç bir insan ilk anda ölmese bile, depremin ilerleyen saatlerinde, doğal gaz, itfaiye,sağlık, polis, asker ve hiç bir kamu görevlisi bu insanlara ulaşamadıkları için ölecekler.

    Bu saatten sonra, harita güncellenmiş, yönetmelik değişmiş, şuymuş, buymuş hiç bir faydası yok. Bu işlerin ilk faydası, binaların ekonomik ömrünü tamamlayıp, yerlerine yenilerinin yapılmaya başlandığı zaman dilimleri içinde gerçekleşir. Ülkenin elindeki yapı stoğu, en iyi ihtimalle " 75 " yıl içinde sağlıklı hale gelebilir.

    Durum bu kadar ciddi yani. Biz bir şeyler yapmak için çok ama çok geç kaldık. Bu çabaları iyi niyetli çabalar olarak GÖRMÜYORUM. Bu konuda ciddi olan yönetimlerin bu işlere 40 yıl önce kademeli olarak başlaması lazımdı.

    Durum budur, yazdıklarım incitici olduysa özür dilerim.

    Saygılar, iyi forumlar

  • Açıkçası yapılan çalışma çalışmadır diyorum. Bu tür çalışmalara ihtiyaç var. Eksikleri söylemeye kalkarsak deprem bölgesi olan yerlerde hangi yıllarda çok katlı şehirleşmelere izin verilmiş ona bakmak lazım.

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • Papua Yeni Gine'de 6.6 büyüklüğünde deprem

    Pasifik Okyanusu'nun güneyindeki Papua Yeni Gine'de 6,6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

    ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, depremin merkez üssünün Kimbe kentinin 139 kilometre doğusu olduğunu açıkladı.
    Yerin 40 kilometre derinliğinde kaydedilen sarsıntı nedeniyle ölen ya da yaralanan olup olmadığına dair herhangi bir bilgi paylaşılmadı.
    Papua Yeni Gine'nin doğusundaki Porgera şehri yakınlarında 6 Mart'ta meydana gelen 6,7 büyüklüğündeki depremde 55 kişi yaşamını yitirmişti.

    soru-isareti(1).jpgBir ihtimal daha var...

  • arkadaslar daha önce yazıldı veya konuşuldu mu bilmiyorum ama istanbulun avrupa yakasinda eyüp arnavutkoy vs civarinda her gün gerceklesen 1.5 civari büyüklüğündeki depremlerin bir açıklaması var mi 8|