Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • @Şaban Çilesiz şu bir iş durumum var kesinleşsin altıma arabayı çaktımmı yanına geleceğim beraber çıkalım balığa:) Buarada afiyet olsun:)

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • Hangi ayda hangi balık avlanır

    OCAK AYI


    BARBUN ÇİPURA
    HAMSİ İSKORPİT
    KARAGÖZ KEFAL
    KIRLANGIÇ LEVREK
    LÜFER MERCAN
    MIRMIR ORFOZ
    PALAMUT TRANÇA
    USKUMRU ZARGANA
    FANGRİ KUPES
    KALKAN TORİK
    MEZGİT KIRLANGIÇ

    ŞUBAT AYI

    AKYA BARBUN
    ÇİPURA HAMSİ
    İSKORPİT KARAGÖZ
    KEFAL KIRLANGIÇ
    LEVREK LÜFER
    MERCAN MIRMIR
    ORFOZ PALAMUT
    SARIKUYRUK SARPA
    SİNARİT KUPES
    TRANÇA USKUMRU
    ZARGANA TEKİR

    MART AYI

    AKYA BARBUN
    ÇİPURA HAMSİ
    İSKORPİT ISPAROZ
    KARAGÖZ KEFAL
    KIRLANGIÇ LEVREK
    LÜFER MERCAN
    MIRMIR ORFOZ
    ORKİNOS PALAMUT
    SARIKUYRUK SARPA
    SİNARİT TEKİR
    TRANÇA USKUMRU


    NİSAN AYI

    AKYA BARBUN
    ÇİPURA İSKORPİT
    ISPAROZ KARAGÖZ
    KEFAL KIRLANGIÇ
    LEVREK LÜFER
    MERCAN MEZGİT
    MIRMIR ORFOZ
    ORKİNOS SARDALYA
    SARIKUYRUK SARPA
    SİNARİT TEKİR
    TORİK FANGRİ
    DİL KALKAN

    MAYIS AYI

    AKYA BARBUN
    ÇİPURA İSKORPİT
    ISPAROZ KARAGÖZ
    KEFAL LEVREK
    MERCAN MEZGİT
    MIRMIR MÜREN
    ORFOZ ORKİNOS
    SARDALYA SARIKUYRUK
    SARPA SİNARİT
    TEKİR TORİK
    FANGRİ KUPES
    KALKAN

    HAZİRAN AYI

    AKYA BARBUN
    ÇİPURA ISPAROZ
    KARAGÖZ KEFAL
    LEVREK MERCAN
    MEZGİT MIRMIR
    MÜREN ORFOZ
    ORKİNOS SARDALYA
    SARIKUYRUK SARPA
    SİNARİT TEKİR
    TORİK FANGRİ
    KUPES

    TEMMUZ AYI

    AKYA BARBUN
    ÇİPURA GÜMÜŞ
    ISPAROZ KARAGÖZ
    KEFAL KILIÇ
    LEVREK MERCAN
    MIRMIR MEZGİT
    MÜREN ORFOZ
    ORKİNOS SARDALYA
    SARIKUYRUK SARPA
    SİNARİT TEKİR
    TORİK KUPES

    AĞUSTOS AYI

    AKYA BARBUN
    ÇİPURA GÜMÜŞ
    ISPAROZ KARAGÖZ
    KEFAL KILIÇ
    LEVREK MERCAN
    MIRMIR MÜREN
    PALAMUT ORFOZ
    SARDALYA SARIKUYRUK
    SARPA SİNARİT
    TEKİR TRANÇA
    KUPES

    EYLÜL AYI

    AKYA BARBUN
    ÇİPURA GÜMÜŞ
    ISPAROZ KARAGÖZ
    KEFAL KILIÇ
    KIRLANGIÇ LEVREK
    LÜFER MERCAN
    MIRMIR MÜREN
    ORFOZ ORKİNOS
    SARIKUYRUK SARPA
    SİNARİT TEKİR
    TRANÇA FANGRİ

    EKİM AYI

    AKYA BARBUN
    ÇİPURA İSKORPİT
    ISPAROZ KEFAL
    KARAGÖZ KIRLANGIÇ
    LEVREK LÜFER
    MERCAN MIRMIR
    MÜREN ORFOZ
    ORKİNOS SARIKUYRUK
    SARPA SİNARİT
    TEKİR TRANÇA
    ZARGANA FANGRİ

    KASIM AYI

    ÇİPURA BARBUN
    İSKORPİT KARAGÖZ
    KEFAL KIRLANGIÇ
    LEVREK LÜFER
    MERCAN MIRMIR
    ORFOZ SİNARİT
    TEKİR TRANÇA
    ZARGANA FANGRİ
    KUPES

    ARALIK AYI

    ÇİPURA BARBUN
    HAMSİ İSKORPİT
    KARAGÖZ KEFAL
    KIRLANGIÇ LEVREK
    LÜFER MERCAN
    MIRMIR ORFOZ
    PALAMUT TEKİR
    TRANÇA USKUMRU
    ZARGANA FANGRİ
    KUPES DİL

  • BALIK NERELERDE BULUNUR

    Göller, Göletler


    Göl ve Göletlerde Su Isısı
    Suyun ısısı balığın yaşamını doğrudan etkiler ve ısının etkisine göre bulunduğu yerler değişkenlik gösterir. Gölde ısı dönüşümlerinin balıklar üzerinde etkileri aşağıda açıklanmaktadır.


    Isı Dönüşümleri
    Suyun bir yüzey ısısı, bir de dip ısısı vardır. Bu iki ısı arasında mevsimsel olarak, ilkbaharda ve sonbaharda yılda iki kez dönüşüm olur. Yaz durgunluk dönemidir.


    1. Bahar Dönüşümü
    Baharda kışın yüzeyde olan soğuk katmanla, dipte olan ılık katman yer değiştirir. Su ısısı tüm gölde sabit olana kadar bu dönüşüm sürer. Balık ılık yüzey katmanına toplanır.
    Yaz Durgunluğu
    Yazın Güneş su yüzeyini ısıtır. Ancak, bu ısınma daha aşağılara doğru inmez. Yüzeydeki ılık katmanın bittiği yerde, serin bir katman başlar. Serin katman, aşağılara doğru soğuk katmanın başladığı seviyeye kadar sabit bir ısıda kalır. Bu "katmanlaşma" olarak bilinir.
    Ilık katman ile soğuk katman arasındaki serin tabakaya thermocline adı verilir. Balık oksijence zengin bu thermocline bölgesinde kalır. Katmanın yüksekliği gölün boyut ve derinliğinde bağlı olarak 2-10 metre arasında değişir. Kıyıdan yavaş bir eğimle derinleşen yerler bu katmanı bulmamıza elverişlidir.
    Bazı elektronik balık bulucularda thermocline bölgeyi belirleme ve gösterme özelliği vardır.
    2. Sonbahar Dönüşümü
    Sonbaharda hava sıcaklığının düşmesi suyun yüzeyini soğutur ve kuvvetli sonbahar rüzgarları suyu karıştırır. Sonbahar dönüşümü bu sıralarda oluşur. Karıştırma devam ederken gölde düzgün bir sıcaklık ve oksijen düzeyi oluşur. Balık bir bölgede toplanma zorunluluğu hissetmez ve özgürce gölün her yerinde dolaşır. Hava kış soğuklarına girinceye kadar balık bulmak zorlaşır.


    Değişken Hava Koşulları

    Rüzgar
    Rüzgarlar, balıkçılığın başarısında oldukça etkili olur.
    Rüzgar sudaki besinleri kıyıya ve yüzeye doğru iter ve yemin peşinden balıklar da kıyıya yaklaşırlar. Oltadaki yem de rüzgarın etkisiyle hareket eder. Bu da kıyıya yem bulmaya gelmiş balığın dikkatini çeker.
    Rüzgarlı havalarda gölde rüzgaraltı (Rüzgarın vurduğu kıyılar) bölgeler tercih edilirse başarılı bir balıkçılık yapılabilir.
    Fırtına
    Fırtınalar da balıkçılığın başarısını çok etkiler.
    Havadaki barometrik basıncın değişimini ve fırtınayı hisseden, fırtınada ve soğukta yem bulamayacağının bilinci ve telaşındaki balıklar fırtınadan birkaç saat öncesi yemlenmeye çıkar. Genelde yüzeye yakın bulunurlar.


    Fırtına dinmesinin hemen ardındaki zamanlarda da balıklar fırtına sırasında yem bulamadığından aç kaldığı için yem aramaya çıkarlar.


    Göl ve Göletlerde Balığın Bulunabileceği Yerler


    Dik Uçurum Dipleri
    Dik ve düz inen uçurumlar balığın ilgisini çekmez.
    Ancak, bu derin uçurumlardan ufalanarak suyun dibe inmiş kayalar, balıkların yemlenme ve saklanmak için ilgilerini çekebilir.
    Kayalar
    Kayalar balıklara sığınmak ve beslenmek için yer sağlar.
    Bu tür kayalık yerleri arayın. Balıkçılığa elverişli yerlerdir.
    Ara Hatlar ve Noktalar
    Kıyıdan yavaş yavaş derinleşen yerlerde, eğimin başladığı bir nokta vardır.
    Başlangıç noktasında aşağıya uzanan eğim bir noktada ara verir ve derine doğru uzamaz.


    Başlangıç noktası ile eğimin ara verdiği yer arasında kalan sığ bölgeye balıklar yem aramaya gelir.


    Bu ara bölgeler balıkçılık için iyi yerlerdir. Daha derinlerinde balık bulunmaz.
    Süprüntüler ve Rüzgar
    Rüzgar su yüzeyindeki yemleri bazen kıyıya doğru sürükler.
    Bu sürüklenen yemler için balıklar kıyıya yaklaşır.
    Sert rüzgarlarda bu tür kıyılarda büyük balık yakalayabilirsiniz.
    Su Bitkisi Yatakları
    Su bitkilerinin yoğun olduğu yerler, balığa saklanma ve yemlenme olanağı verir. Buralarda iri ve saldırgan balıklar saklanarak avlarını beklerler. Bu bölgeler aynı zamanda küçük balıkların da saldırganlardan saklandığı yerlerdir.
    Adalar
    Adaların kıyılarında eğim, kıyıdan itibaren derine doğru aralar vererek uzanır. Ara verme noktaları arasında oluşan hatlar büyük ve küçük balığın yemlenmeye geldiği yerlerdir.


    Su akımları da ada çevresinde yüzeye yakın yüzen bitkisel besinler ve sucul hayvanları taşır. Bu nedenle adaların çevreleri büyük balık yakalamaya elverişli potansiyel alanlardır.
    Boşluklar, Çukurlar
    Göl tabanındaki çukurlar ve boşluklar nispeten daha serindir. Balıkları yazın cezbederler. Ancak, bu tür yerleri bulabilmek için bir Sonara (Balık bulucu, derinlik ve taban gösterici) ihtiyacınız vardır.
    Açık Sular
    Eğer sığ suda değilseniz, suyun altnda ya da üstünde insan yapısı bir enkaz ya da su bitkileri yoksa açık sulardasınız. Buralarda balık tutmanız zor.
    Belki, başka bölgeye geçen ya da o anda dinlenen bir balığa rastlama şansınız var. Bol şanslar.
    Batık Nesneler
    Sudaki ağaçlar, dallar gibi batık nesneler balıklara barınak, gölge ve koruma sağlar. Balıkçılık için çok iyi yerlerdir. Tekneyle avlanıyorsanız bu tür ağaç enkazlarının olduğu yerlerde çarpma ve delinmelere karşı dikkatli olun.
    Nilüfer Yaprakları
    Nilüfer çiçeklerinin bolca bulunduğu alanlarda sucul böcekler yaşar. Bu böcekler küçük balıkları cezbeder.
    Çevreye toplanan küçük balıklar da büyük balığın ilgisini çeker.
    Nilüfer yaprakları aynı zamanda da balıklara gölge oluşturur.
    Bu tür bölgelerin kenarlarında avlanın. İçerisine olta atarsanız. Oltanızın sık bitkiler arasında kalarak geri alınamama riski yüksektir.
    İskeleler, Rıhtımlar ve İskele Kazıkları
    İskele ve rıhtımlar balıkların güneşten korunma ve dinlenme yerleridir.
    Aynı zamanda iskele kazıklarına yapışmış midyeler ve çevresinde sucul hayvan ve böcekler de balıklara beslenme kaynağıdırlar.
    İçe Dönüşler, Koylar
    Eğer su bir yerde içeri doğru dönüyorsa ve kıyıya doğru küçük bir koyla kesişiyorsa mükemmel bir av noktasındasınız.


    İçe dönüşlerin daha büyük hali koylardır. Koylar daha fazla kıyı hattı, daha fazla sığ su, daha fazla koruma sağlar. Küçük balık bitkisel yemler ve yem balığı bulmak için koy içinde devriye gezer.
    Büyük balıklar bu tür ortamlara gece veya sabah erken gelirler.
    Giriş ve Çıkışlar
    Göller akarsular tarafından beslenirler ve akarsular göllere bol miktarda besin taşırlar. Bu tür bölgeler balıkçılık için ideal yerlerdir.

    kaynak:salihbahtiyar

  • Milli buğdaya 4 yeni çeşit ekleniyor
    Milli tohum üretme çalışmaları kapsamında geliştirilen "Meltem", "Doruk", "Ünsal" ve "Poyraz" isimli buğday tohumları, tescil edildikten sonra toprakla buluşacak.

    İZMİR - Eşber Ayaydın
    Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından sürdürülen milli tohum üretme çalışmaları kapsamında geliştirilen "Meltem", "Doruk", "Ünsal" ve "Poyraz" isimli 4 yeni buğday tohumu, toprakla buluşmak için gün sayıyor.
    Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Buğday Şube Şefi Ziraat Yüksek Mühendisi Rıza Ünsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1963 yılında kurulan enstitüde tohum ıslah çalışmalarına başlandığını, şu ana kadar 14 ekmeklik, 9 makarnalık buğday ve 1 tritikale çeşidinin tescil ettirilerek çiftçilerin hizmetine sunulduğunu söyledi.
    Islah çalışmalarının süreklilik arz ettiğini ve enstitüdeki uzmanların çalışmalarının devam ettiğini vurgulayan Ünsal, "Şu anda da 3 tane ekmeklik buğday, 1 tane de makarnalık buğday olmak üzere 4 tane adayımızın tescil süreci devam ediyor. Bunlar önümüzdeki yıllarda tescil olduktan sonra çiftçimizin hizmetine girecektir." dedi.
    "Meltem, Doruk, Ünsal, Poyraz"
    Ünsal, Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi'de tescil aşamasında olan tohumlardan "Meltem", "Doruk", "Ünsal"ın beyaz taneli ekmeklik buğday, "Poyraz"ın ise makarnalık buğday çeşidi olduğunu ifade etti.
    Dört yeni çeşidin de verim ve dayanıklılık potansiyelinin yüksek olduğunu aktaran Ünsal, "Bu 4 çeşidimiz de özellikle yaprak hastalıklarına karşı dayanıklılık arz ediyor. İlaçlama en büyük sorun. Bu şekilde dayanıklı çeşit geliştirerek ilaç kullanımını ve çevre kirliliğini azaltmak en büyük hedeflerimiz arasında geliyor. Tabii burada hem verimi hem de kaliteyi ön planda tutuyoruz. Bunlar verim olarak çiftçimizi tatminkar edecek adaylar, kalite olarak da sanayicimizin talep ettiği kaliteyi sağlayacak olan çeşit adayları." ifadelerini kullandı.
    Dört buğday çeşidini Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki çiftçilerin kullanabileceğini belirten Ünsal, hedeflerinin yerli buğday üretimini artırarak ithal buğdayın önüne geçmek olduğunu kaydetti.
    Islah süresi kısaltılıyor
    Ziraat Mühendisi Seda Pelit ise yeni ıslah türlerine ilişkin sürelerin yapılan çalışmalarla kısaldığını söyledi.
    Klasik ıslah yönteminde melezlemeye dayalı bir çalışma yapıldığını, bitkiyi her yıl saflaştırmak amacıyla tekrar tekrar ekildiğini anlatan Pelit, 7-8 yıl alan bu ekimler sonucunda saflaştığı düşünülen bitkinin verim denemelerine alındığını kaydetti.
    Son dönemde kullanılmaya başlanan biyoteknolojik yöntemlerden biri olan anter kültürü tekniğini enstitüde kullanmaya başladıklarını aktaran Pelit, "Normalde klasik ıslah metoduyla bir çeşidin ortaya çıkması 12-13 yılı alırken bu metodu kullanarak bu süreyi 5 - 6 yıl kısaltmak mümkün." dedi.
    kaynak : AA

  • DOĞANIN TAKVİMİ
    Değişik kültür ve coğrafyaların kendine özgü geleneksel takvimleri vardır. Uzun yıllar boyunca doğa olayları, iklim koşulları vb. durumları gözlemleyerek oluşturulan bu takvim köklü ve zengin bir geleneğin ürünüdür. Koç katımının ne zaman yapılacağı, zemherinin ne zaman biteceği, hangi ürünün ne zaman ekileceği bu köklü geleneğin sonucunda oluşan takvime göre belirlenir.

    Sözü edilen geleneksel takvimler kesin ve bilimsel verilerin değil, gözlemlerin sonucu olarak oluşturulmuştur. Fakat genellikle bir-iki gün sapmayla doğa olaylarının gerçekleşme zamanını belirlerler. Bu olayların kültürel mirasa da önemli etkileri vardır. Çünkü sözü edilen halk takvimleri uzun zamana dayanan tecrübelere, maddi ve manevi pek çok kayba dayanarak oluşturulmuştur.
    Anadolu’da da yaygın olarak kullanılan bir geleneksel takvim var. Birçok köyde hala bu geleneksel takvimin bilgilerine uyularak tarım takvimi belirleniyor. Anadolu’nun doğa olayları takvimini aşağıda aktarıyoruz:
    27 Ocak: Kışın en soğuk zamanı
    30 Ocak: Ayandan fırtınası
    31 Ocak: Erbain’in (Zemherinin, 40 günlük kış döneminin) bitişi
    1 Şubat: Hamsin fırtınası
    3 Şubat: Çiftlik hayvanların çiftleşme döneminin başlangıcı
    6 Şubat: Ağaç dikme zamanı
    18 Şubat: Kuşların çiftleşme dönemi
    20 Şubat: Cemrenin havaya düşmesi
    27 Şubat: Cemrenin suya düşmesi
    28 Şubat: Leyleklerin gelmeye başlaması
    3 Mart: Soğukların şiddetinin azalmaya başlaması
    5 Mart: Ağaçlara su yürümesi
    6 Mart: Cemrenin toprağa düşmesi
    9 Mart: Bağ budama zamanı
    11 Mart: Kocakarı soğuklarının başlangıcı (7 gün sürer)
    12 Mart: Husum fırtınası
    14 Mart: Kaplumbağaların kış uykusundan uyanması
    15 Mart: Kırlangıçların ve ebabillerin gelmeye başlaması
    21 Mart: Günle gecenin eşitlenmesi, Nevruz, baharın başlangıcı
    22 Mart: Mart dokuzu fırtınası
    25 Mart: Çaylak fırtınası
    27 Mart: Ağaçların tomurcuklanmaya ve yeşermeye başlaması
    30 Mart: Çaylakların gelişi
    3 Nisan: Çiçeklenme döneminin başlaması
    5 Nisan: Bülbüllerin ötmesi ve yörüklerin yaylalara çıkması
    7 Nisan: Kırlangıç fırtınası
    11 Nisan: Leylek fırtınası
    16 Nisan: Lale mevsiminin başlangıcı, Camuskıran fırtınası
    17-19 Nisan: Kuğu fırtınası
    21 Nisan: Sitte-i Sevir (6 gün boyunca süren soğuk ve fırtına), Boğa fırtınası
    24 Nisan: İpek böceklerinin yumurtadan çıkışı
    26 Nisan: Arıların yumurtadan çıkışı, güllerin budanma zamanı
    27 Nisan: Kalem aşısı zamanı
    29 Nisan: Serçelerin yavrulama dönemi
    30 Nisan: Lale fırtınası
    2-4 Mayıs: Çiçek fırtınası
    6 Mayıs: Hıdrellez
    11 Mayıs: Kırkikindi yağmurlarının sonu
    16 Mayıs: Filizkıran fırtınası
    20-22 Mayıs: Engirkıran fırtınası, Kokulya fırtınası, Ülker fırtınası, bağların çapalanma zamanı
    29 Mayıs: Suyun topraktan çekilmeye başlaması
    28 Mayıs: Koyun kırkma zamanı
    30 Mayıs: Bağlara yerleşme zamanı, kabak meltemi
    7 Haziran: Arpanın orağa gelmesi, pirinç ekimi
    10 Haziran: Ülker doğumu fırtınası
    16 Haziran: En uzun günlerin başlangıcı
    19 Haziran: Gün dönümü fırtınası
    24 Haziran: Yaprak aşısı zamanı
    27 Haziran: Kızılak fırtınası
    29 Haziran: Günlerin kısalmaya başlaması
    1 Temmuz: Yaprak fırtınası
    3 Temmuz: Sam rüzgarlarının başlangıcı
    11 Temmuz: Çark dönümü fırtınası
    24-26 Temmuz: Karaerik fırtınası
    29-30 Temmuz: Kızılerik fırtınası
    1 Ağustos: Yılın en sıcak günlerinin başlaması
    5 Ağustos: Arıların bal tutmaları
    12 Ağustos: Pamuk toplama zamanı
    18 Ağustos: Yemişlerin olgunlaşması
    24 Ağustos: Mihrican fırtınası
    25 Ağustos: Sam rüzgarlarının sonu
    28 Ağustos: Leyleklerin göçmeye başlaması
    31 Ağustos: Mercan fırtınası
    6 Eylül: Bıldırcın fırtınası
    7 Eylül: Yaz sonu fırtınası, sebzelerin soğuklardan etkilenmeye başlaması
    8 Eylül: Koç ayırma zamanı
    13 Eylül: Çaylak fırtınası
    15 Eylül: Bağ bozumunun bitişi
    21 Eylül: Günle gecenin eşitlenmesi
    23 Eylül: Koç katımı zamanı
    25-28 Eylül: Kestane karası fırtınası
    29 Eylül: Turna geçimi fırtınası, turnaların göçü
    30 Eylül: Kırlangıç ve ebabillerin göç etmesi
    4-5 Ekim: Koç katımı fırtınası
    12-13 Ekim: Meryem Ana fırtınası
    14 Ekim: Yaprak dökümü fırtınası, kaplumbağaların kış uykusuna yatması
    17 Ekim: Kırlangıç fırtınası
    19 Ekim: Bağ bozumu fırtınası
    20 Ekim: Ağaç dikimi ve çelikleme zamanı
    21 Ekim: Bağ bozumu zamanı
    31 Ekim: Ağaçların budanması
    4 Kasım: Lodos rüzgarları
    5 Kasım: Kuş geçimi fırtınası
    9 Kasım: Çiğ düşmeye başlaması
    11 Kasım: Pastırma yazı sıcakları
    22 Kasım: Haşerenin gizlenmesi
    30 Kasım: Ağaçlardan suyun çekilmesi, ülker fırtınası
    1 Aralık: İkinci pastırma sıcakları
    8-10 Aralık: Karakış fırtınası
    21 Aralık: Erbain’in başlangıcı (Zemherinin başlangıcı, 40 günlük soğuk kış zamanı), en uzun gecelerin başlangıcı
    26-28 Aralık: En uzun gecelerin sonu, gün dönümü fırtınası
    http://dogalyasamrehberi.com/doganin-takvimi/

  • Doğu Karadeniz’de çiftçinin kabusu böcekle biyoteknik mücadele başlatıldı
    Doğu Karadeniz’de çiftçinin kabusu böcekle biyoteknik mücadele başlatıldı


    12.06.2017 - 12:26DHA
    Muhammet KAÇAR/RİZE, (DHA) - DOĞU Karadeniz Bölgesi'nde tarım ürünlerine zarar veren ve bitkilerin kurumasına neden olan, 'Ricania simulans' adlı kelebek türü böcekle ilgili biyoteknik mücadele başlatıldı. Rize’de çay ve kivi bahçelerine mücadele kapsamında yapışkan sarı renkli tuzaklar yerleştirildi.
    Bölgede 2007 yılından sonra görülmeye başlanan ve birkaç yıldır çoğalan, 'Ricania simulans' adlı kelebek türü böcek bölgedeki tarım ürünlerini tehdit etmeye başladı. Vücutları genellikle açık gri renkte olan ve rahatsız edildiklerinde hızla zıplayabilen kelebeklerin özellikle sebze ve yabancı otlardan beslenerek kurumalarına neden olduğu belirlendi. Çay bitkisindeki suyun emilip kurumasına da yol açmasından endişe edilen zararlı kelebeklerle ilgili mücadele eylem planı hazırlandı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Koordinasyonunda Rize Tarım İl Müdürlüğü, Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü ve Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü uzmanlarıyla yürütülen çalışmada, 'Ricania simulans' adlı kelebek türü böceğe karşı biyoteknik mücadele kapsamında sarı renkli yapışkan tuzaklar hazırlandı.
    Sahada uygulamalarına başlanan yöntemle kelebekler kitle halinde tuzakla yakalanacak. Bu kapsamda İyidere İlçesi Sarayköy mevkinde 10 dönümlük çay bahçesi ve Pazar İlçesi Güzelyalı mevkiinde de aynı büyüklükte kivi bahçesine sarı renkli yapışkan tuzakları kuruldu. Çalışmalar ile tuzakların hangi yükseklikte ve hangi yoğunlukta uygulanmasının daha etkili olacağı ve kitlesel mücadelede kullanımının uygun olup olmadığı belilenecek. Projenin ilerleyen dönemlerinde renk tuzaklarının yanında ışık tuzakları kombinasyonu da denemeye dahil edilecek. Üreticiler de çalışmalar sonuçlanıncaya kadar kültürel mücadeleye devam etmeleri yönünde uyarıldı.

  • Mersin’in yüksek kesimlerinde ilk kez ekimi yapılan ve NASA tarafından astronotların beslenmesinde kullanılan kinoanın ilk hasadı yapıldı

    Mersin'in Silifke ilçesinin yüksek kesimlerinde ilk kez ekimi yapılan ve NASA tarafından astronotların beslenmesinde kullanılan kinoanın ilk hasadı yapıldı.

    Daha önce ilçeye bağlı düşük rakımlı Bahçederesi Mahallesi'nde deneme amaçlı ekilip hasat edilen kinoa bu sefer Torosların yüksek kesimlerinde deneme amaçlı ekilip hasat edildi.

    PİLAVDAN PASTAYA BİRÇOK YİYECEKTE KULLANILABİLİYOR

    Kinoanın, buğday ve pirinç gibi ürünlere alternatif bir ürün olduğunu ifade eden Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun, "Bu yıl ilk defa deneyim amaçlı hem sahilde hem de ilçenin yüksek kesimlerinde kinoa bitkisi ekimi gerçekleştirdik. İlk denememizde dönümünden 200 kilogram ürün elde ettik. Kendine has bir aroması olan kinoanın, baskın bir tadı ve kokusu yoktur. Lezzetli ve hafif bir besin olup, bulgur ve pilavın kullanıldığı yemeklerin tamamında kullanılabilir. Ayrıca kinoa garnitür olarak yemeklere eklenebilir, çorbalarda kullanılabilir ve pilavı yapılabilir. Un haline getirilerek kek, pasta ve kurabiye hamurlarına konulabilir. Tüketim alanı sınırsız diyebileceğimiz kinoa salatada da tüketilebilir" dedi.

    Silifkeli çiftçilerin alternatif ürün arayışında olması nedeniyle deneme yaptığını kaydeden Doygun, "1 dönüm arazide iki çeşit kinoa tohumu ektik. Artık burada alternatif ürün olarak değerlendirebiliriz" dedi.
    sabah.com

  • @Şaban Çilesiz düzce-akçakoca açıklarında zindandelen yakalanmış.. Tavsiyem palamut avına çık fırsat bulursan hazır izindeyken:)

    http://www.milliyet.com.tr/balikcilarin-a…ault.htm?PAGE=4

    hocam sezon açılalı epey olmasına rağmen halen ağız tadıyla güzel bir palamut yiyemedik , olanlar ya ufak yada pahalı , umarım zindandelen büyük sürülerin Karadeniz’de ortaya çıkışının belirtisidir