Doğa ve Balıkçılık


  • Yaz aylarına girerken hem forumumuzda çeşitlilik olsun hem de ülkemizdeki güzellikleri daha iyi tanıyalım diye böyle bir konu açma ihtiyacı duydum ... bu konuda doğa fotoğrafları doğada bulabileceğimiz mantar çeşitleri , yenilebilir bitki çeşitleri ve hangi aylarda yetiştiği nerelerde bulunabileceği , bitkilerin hastalıklarda tedavi olarak nasıl kullanılacağı ...
    bunun yanında tatlı su ve denizlerimizde balık avcılığı - balık avlama yöntemleri - balık çeşitleri kullanılan ekipmanlar
    ülkemizde bulunan kuş çeşitleri-yaşam alanları-fotoğrafları gibi konularda paylaşım yapmaya çalışacağım ...
    kısacası DOĞA VE AVCILIK üzerine forum kuralları dışına çıkmadan her türlü paylaşım serbesttir :)
    Allah utandırmasın .



    ----- HER SAYFAMIZDA FARKLI BİLGİLER MEVCUTTUR SİZ DE Bİ DOĞASEVERSENİZ GÖZ ATMANIZI TAVSİYE EDERİZ ------


  • ABDESTBOZAN OTU

    Diğer İsimleri : Pimpinella saxisfrage, Poterium spinosum[/b]



    Botanik Bilgi : Gülgillerden; siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir. Boyu 60-70 santimetre kadardır. Kökü kullanılır. Kökü çok acıdır.[/b]


    Yetiştirildiği Yerler : Rutubetli yerlerde, çayırlarda, yol kenarlarında yetişir. Ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi’nin yüksek rakımlı yerlerinde yetişir.[/b]


    Bilinen Bileşimi : Kökü bergapten, pimpinellin ve sphondin içerir.[/b]

    Faydaları :
    - Bağırsak gazlarını giderir.
    - İdrar yolu rahatsızlıklarına iyi gelir.
    - Mideyi kuvvetlendirir, yanmasını önler.
    - Göğüs ve baş ağrılarını giderir.
    - Vücuda dinçlik verir.
    - Gargara şeklinde kullanılması ses kısıklığına ve boğaz ağrılarına iyi gelmektedir. Bademcik şişlerini indirir.
    - Burun kanamalarını keser.
    - Kökü çiğnendiğinde ağrıyan dişe iyi geldiği bilinir.
    - Cilt üzerinde, özellikle çillerin temizlenmesinde etkilidir.Kök kısımları çıban üzerinde etkilidir.
    - Emziren Annelerde süt akışını uyarır.
    - Ayrıca astım ve ödemde kullanılmıştır.


    Kullanım Şekli : Kökünden yapılan çay birer saat ara ile bir kaşık olmak üzere on iki kaşık içilir.

  • Hayvan katliamı...

    kuş avcılığı diye bi kelime belirtmedim hocam ki paylaşımlar arasında olmayacak ... balık avcılığı hayvan katliamı olarak görülmemeli sonuçta balık helaldir .
    Cenab-ı Hak, Kur’an-ı kerimde balık avlamayı helal kılmış, (Deniz avı yapmak ve onu yemek helal kılındı) buyurmuştur. (Maide 96)

  • “Belgrad Ormanı kilosu 100 avroluk mantarla dolu”

    Mantar uzmanı Jilber Barutçiyan’a göre Türkiye mantar cenneti. Ama kilosu 100 avrodan başlayan, çok lezzetli mantarlar ormanlarda çürümeye terk ediliyor. Bu arada, dikkat! Yazıyı okur okumaz bilinçsizce ormana gitmeyin; işi bilen, mantarları tanıyan birini bulun. Bir hata hayatınıza mal olabilir



    Geçtiğimiz günlerde Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Kerer köyünde bulunan dört kiloluk dev mantar, aslında hakkında pek bir şey bilmediğimiz mantar konusunu gündeme getirdi. Biz de görüşünü almak için Jilber Barutçiyan‘la (46) Belgrad Ormanı’nda buluştuk.
    Barutçiyan, Türkiye’deki tek mikolog yani mantar uzmanı. Uzun yıllar İsviçre’de yaşamış, mantar araştırmalarına 23 yılını vermiş. Türkiye’de kilosu 3 bin avro civarında olan dünyanın en değerli mantarlarından yetiştiğini söyleyen Barutçiyan’a, “Peki nerede yetişiyor bu 3 bin avroluk mantar?” diye soruyoruz. “İşte şu yanındaki ağacın altında” diyor ve önemli bir konuya daha değiniyor: “Biz ayrıca Belgrad Ormanı’ndan İtalya’ya giden mantarlarımızı iki katına tekrar İtalya’dan satın alarak ‘Porcini’ diye de yiyoruz.”


    Mantar merakınız nasıl başladı?
    Doğa merakıyla. Arkeoloji okuyup İsviçre’ye gittim. Orada mantar toplamak spor gibi bir şey. 20 yıl sonra hobimi bilimselliğe dönüştürmek istedim. Dünyada mantarcılık konusunda eğitim veren hiçbir üniversite yok. Bu konuda tek diplomayı İsviçre Sağlık Bakanlığı veriyor. Bunu aldım. Türkiye maalesef bu konuyla ilgilenmiyor. Oysa ülkemizde 10 bin çeşidin üzerinde mantar var. Çoğunun ekonomik değeri de yüksek.


    Ne oluyor bu değerli mantarlar?
    Ormanlarda çürüyor. Oysa ayaklar altında ezilen pek çok mantarın kilosu 100-200 avro değerinde. Yeraltında yetişenlerin kilosu ise 1000-3 bin avro civarında.


    Avrupa’ya satmıyor muyuz bunları?
    Türkiye değerli mantarlardan bir-iki çeşit yolluyor Avrupa’ya. Oysa binlerce var.


    Restoranlarımız faydalanmıyor mu bu mantarlardan?
    Türkiye’den İtalya’ya giden mantarlarımızı tekrar Türkiye’ye iki katı fiyatla ithal ediyorlar maalesef. Yani mantarlarımızı İtalya’dan satın alıyoruz. “İtalya’dan porcini getirdik” diyerek insanlara bir tabağı 40 YTL’ye yediriyorlar.




    Mantar konusunda köylülere danışılıyor. Bu doğru bir tavır mı?
    “Köylüler bilir” deniyor ama pazarlarda öldürücü mantarlar bile satılıyor. Kültür mantarı da bayatsa zehirler. Bu bayat balık yemeye benzer.




    Mantarın yedikten dört ay sonra da zehirleyebileceği doğru mu?
    Evet. Mantarın zehirlemesi bir haftayla dört-beş ay içinde gerçekleşebilir. Yedikten 15-20 gün sonra başlar belirtiler.




    Bir mantar yemeğini ertesi güne bırakmayıp o gün mü yemeli?
    Pişmiş yemeği bir-iki gün buzdolabında saklayabilirsiniz. Ancak çiğ mantar araba bagajı, naylon torba, sıcak hava gibi ortamlarda hemen bozulur, zehirli hale döner. Marketten alırken son kullanma tarihine bakmalısınız. Diri ve buruşmamış olmalı.




    Evde bol mantar yiyor musunuz?
    Evet, en sevdiğim mantar “Amanita caesarea”. “Yumurta mantarı” da deniyor. Avrupa’da kilosu 100 avro. Belgrad Ormanı’nda bunlardan sepet sepet var. Bu orman milyon dolarlar değerinde.




    Doğru bildiğimiz yanlışlar


    Mantar öldürmediyse zehirli değildir diye bir şey yok. Öldürücü olan her mantar zehirlidir ama her zehirli mantar öldürücü değildir.
    Her zehirli mantarı pişirince zehri gitmez.
    Mantarın sütü aksa da zehirli olabilir.
    “Beyaz mantarlar zehirli değildir” inancı yanlış.
    İlkbaharda zehirli mantar olmaz diye bir şey yok.
    Kimisi “Pişirirken suyun içine gümüş kaşık koyun, kararırsa iyidir, kararmazsa mantar kötüdür” der. Oysa öldürücü mantarı pişirirsiniz, gümüş kaşığa hiçbir şey olmaz.
    “Böcek ya da hayvanlar yerse biz de yiyebiliriz” denir. Yanlış. Sincaplar ve böcekleri zehirli mantarlar etkilemez.
    Kültür mantarı zehirlemez diye bir şey yok. Eğer bayatsa diğer gıdalar gibi zehirler.
    Zehirli mantar hemen öldürmeyebilir. Böbrek yetmezliğine yol açarak beş ay sonra öldürebilir.
    Öldürücü bir mantara dokunmak zararlı değildir.


  • Karacaören Barajı/Burdur

    Karacaören-1 Barajı, Isparta ve Burdur'da Aksu Çayı üzerinde, sulama, taşkın kontrolü ve elektrik enerjisi üretimi amacıyla 1977-1990 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.
    Toprak gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 4.000.000 metreküp, akarsu yatağından yüksekliği 93,00 m, normal su kotunda göl hacmi 1.234,00 hm3, normal su kotunda göl alanı 45,50 km2'dir. Baraj 9.537 hektarlıkbir alana sulama hizmeti vermekte, 32 MW güç kapasiteli HES (hidroelektrik santral) yılda 142 GWh elektrik enerjisi üretimi sağlamaktadır.


    aynı zamanda manzara harika hocam :) insanın ömrü uzar burada :)


  • ANKARA ÇAMURBALIĞI (Neomacheilus angorae)
    Orta ve Doğu
    Anadolu’nun göl ve akarsularının çamurlu, kumlu ve sazlı zeminlerinde yayılış
    gösterir. Zeminlerden emdiği çamurlardan, küçük hayvanlar, böcekler ve
    larvaları seçerek besinlenir. İsmi de ordan gelir. 6-7 santimetreye kadar
    büyüyebilir. Çok sığ suların yüksek ısısına dayanabilir. Mayıs-haziran arasında
    yapışkan yumurtalarını kıyıların kumluk ve çakıllarına bırakır. Doğa dengesini
    korur.



    AYNALI SAZAN (Cypnnus carpio) Carp
    Pullu sazanın
    çıplak-çizgili ve aynalı sazan olarak adlandırılan yan türlerinin üretime en
    elverişli olanıdır. Kolay ürediği için çeşitli yörelerde ve özellikle baraj
    göllerinde üretimi yapılmaktadır. Yaşam öyküsü pullu sazan gibidir. Ekonomik
    değeri çok yüksektir. Çeşitli ülkelerde yılda 200,000 ton sazan üretimi
    yapılmaktadır



    BAKALYARO (Merlangius merlangus)
    Mezgit ve
    gelincikle aynı türdendir. Karadeniz’de yaygın, Ege’de az bulunur. Genelde
    15-20, en çok 45-50 santimetre boyunda olur. Sahillerin 3-4 metreye kadar derinliklerindeki
    sığların kumlu, çakıllı ve yosunlu diplerinde, fazla göçler yapmadan yaşar.
    Balık yumurtaları, küçük balıklar ve karides gibi canlılarla beslenir.
    Üremelerini şubat-mayıs arasında, sahillere yakın yerlerde yapar. Mezgitle eş,
    beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.



    BARBUNYA (Mullus barbatus)
    Sıcak ve ılık
    denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300 metreye varan derinliklerinde
    sürüler halinde yaşar. Ortalama 12-15 santimetreden en çok 40 santimetreye
    kadar büyür. Suyun ısı şartlarına göre derinlerden sahile, mevsimsel göçler
    yapar. 10 yıl yaşayabilir. Nisan-haziran arası 15-100,000 yumurta döker. Etinin
    lezzeti ve bol avanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.



    BIYIKLI BALIK (Barbus barbus) Barb
    Genelde 30-50
    santimetre uzunlukta ve 0.5-2 kilogram, en çok 3 kilogram ağırlıkta olur.
    Büyüklerine seyrek rastlanır. Oksijeni bol, hızlı akan nehirlerin berrak kum
    tabanlı bölümlerinde yaşar. Ülkemizin çeşitli yörelerinde türleri bulunur.
    Mayıs-haziran arasında üreme yapar ve 5,000-30,000 yumurta döker. Bu devresinde
    yumurtaları zehirlidir. Eti fazla değerli olmamakla beraber avcılığı yönünden
    değerli bir balıktır.


  • ssss.png


    Bir haftadan uzun bir süredir aşırı yoğunlukta ders çalışıyorum. Nihayet bir saatlik de olsa bir ara verebildim. Kayışdağ'a zirveye olmasa da yarısına kadar çıktım.
    Fotoğraf çekip indim. Konu Dışı'ya atacaktım, bi baktım tam konusu açılmış buraya atayım dedim. :D