Bunları Biliyor Musunuz?


  • Filipinler'de bir adanın içinde bir göl, o gölün içinde bir ada, o adanın içinde de bir göl ve o gölün içinde de minik bir ada bulunur.

  • Samsun'un Canik ilçesinin anlamı köy altı yerleşmelerin bölgelerde aldığı isimden gelmektedir.


    Etrafa göre yüksekte yer alan (1500–2000 m) obalar alanına "yayla", kışın geçirildiği daha aşağıdaki yerlere ise "cenik" denilmektedir.


    Genel olarak yapılan ekonomik faaliyet türü veya bulunduğu bölgelere göre isim alırlar.
    Örneğin tarım ve hayvancılıkla geçinen bu yerleşmelere Ege’de çiftlik, Karadeniz’de Canik, Akdeniz’de oba, (Karadeniz'de Ordu-Giresun'da da oba denmektedir.), Doğu Anadolu’da mezra veya benzerine ağıl denmektedir.

  • Rusya Federasyonu'nun Rusya ile kara bağlantısı olmayan, Litvanya ile Polonya arasında Baltık Denizi kıyısında bir toprağı vardır.Toprağın adını veren şehrin adı
    Kaliningrad'dır.




  • Transdinyester


    Moldova içinde tek taraflı bağımsızlığını ilan eden de-facto bir cumhuriyettir. Kendi siyasi yapısı, meclisi, ordusu, polisi ve posta sistemi olan bölge, Birleşmiş Milletler üyesi hiçbir devlet tarafından tanınmamaktadır. Güney Osetya, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti ve Abhazya tarafından tanınmaktadır.




    Bağımsızlık ilani: 2 Eylül 1990


    Avrupa kıtasında olmasına rağmen bilinmeyen bir ülke olmasıyla ünlüdür :)



  • Meteoroloji Nedir?


    Meteoroloji; kısaca atmosfer bilimidir. Yunanca "meteoron" kelimesinden adını almıştır ve gökyüzünde olan olaylar anlamına gelmektedir. Eski yunanlılar bulutları, rüzgarları ve yağmuru anlamak ve birbirleriyle ilişkilerini tespit etmek için rasat yapmışlardır. Onlar için hava durumu önemliydi, çünkü hava çiftçilerin ürün yetiştirmesini, denizcileri ve denizde seyahat edenleri etkiliyordu. Bugün çevremizde, atmosferdeki değişim ve olaylardan dolayı bizleri etkileyen daha ciddi ve önemli hava olayları vardır. Gezegenimizdeki atmosferin davranışları ve etkisi gibi, zor ve karmaşık konulara çözüm bulmalıyız.
    Eski Bir Bilim Dalı
    Aristo'nun meteorolojinin babası olduğuna inanılmaktadır. Aristo "meteorologica" adlı eserini M.Ö. 340 yılında yazmıştır. Aristo'nun yağmur, dolu fırtınası ve bazı hava parametrelerine ait görüşlerinin bir kısmı doğru, çoğu ise yanlıştır. Bu zamandaki diğer düşünürler gibi Aristo da mantık ve sebep yoluyla doğruya ulaşacağına inanıyor ve dünyadaki doğal olayları anlamak için rasat yapılmasına ihtiyaç olmadığını düşünüyordu.
    Yüzyıllarca sonra, modern bilimin ilk yıllarında, bilim adamı olarak bilinen doğa filozofları, doğayı gerçekten anlamanın yalnızca spekülasyon ve mantıksal tartışmalarla olamayacağını farketmişlerdir. Dünyadaki olayları anlamak için, bunları ölçmek, kaydetmek ve analiz etmek gerekir. Ancak, hava parametrelerinden rüzgar yönü ve yağış miktarını ölçebilmek bile uzun zaman almıştır. Termometrenin icadı M.S. 1600’lü yıllarda, atmosfer basıncını ölçen barometrenin keşfi ise bundan birkaç yıl sonra olmuştur. Sonraki gelen 200 yılda, nem ve rüzgar hızı ve atmosferdeki diğer önemli parametreleri ölçmek için meteorolojik aletler geliştirilmiştir. Bilim adamları bu sistemleri kullanarak iklim olarak bilinen uzun dönemli değişimleri kaydetmişlerdir. Bununla birlikte, fırtına, harekeyn, tornedo ve diğer atmosferik olayların günden güne değişen davranışlarını anlayamamışlardır.

  • Türklere özgü davranışlar :D


    Üç kornerden penaltı atmak.
    >> bi numara büyük alalım seneye de giyer düşüncesi
    >> asansör çağırma tuşuna defalarca basarak daha hızlı gelmesini ummak.
    >> Gazetelerdeki resimlere sakal bıyık çizmek . :)
    >> Gaz kaçağı olup olmadığını çakmak yakarak kontrol etmek.
    >> Tipsiz biri geçtiğinde yanındaki arkadaşına kanka bak seninki geçiyor demek
    >> Tanıdık birisini görünce arabayı uzerine sürmek.
    >> misafir odası diye bi odaya sahip olmak (o odaya o kadar yabancıydık ki o eve ait değildi sanki, hiç girilmezdi)
    >> Türkçe'nin; heceleyerek ve bağırarak konuşulduğunda, yabancılar tarafından anlaşılabilen bir lisan olduğunu sanmak.
    >> Islak mendille önce yüzünü sonra elini sonra masayı en son da ayakkabısını silmek
    >> birileri bir şeye koşuyosa öbürüde koşar koşarkende "noluyo abi?" diyen bir topluluk varsa hakiki Türktür.
    >> akşam ne yapıyorsun?
    -abi bir kızla tanıştım dışarı çıkarız.
    -boşta Kız arkadaşı varmıymış sorsana bende geleyim.
    >> annelerin terliği 12 den vurması
    >> Uyuyan birinin kulağına,burnuna ip sokmak
    >> çalan kapıya 'kim o 'demek hemen her ulkede vardır verilen 'beeenim' cevabı sadece türklerdedir :)
    >> bir yeri kazan iş makinasını enteresan bir iş yapıyormuş gibi saatlerce seyretmek..toprak altı gerçekler merakı:)
    >> beyaz çorap giyip,parmak arası terlik giymek
    >> Eve misafir gelince kah "hoşgeldin dedin mi?", kah "ellerini öptün mü?" deyu deyu çolu çocuğu darlamak.
    >> Ağlayan çocuğu döverek susturmaya çalışmak.
    >> "Odaya (ya da bulunduğu yere) gelen kişiye, "Geldin mi?" diye sormak.
    >> ev ya da iş ziyaretlerinde bi türlü vedalaşamamak, sohbetin daire kapısında da devam etmesi.
    >> Ramazan da EN HIZLI namaz kıldıran hocanın oldugu camiiye gitmek
    >> eve gelen misafirlere hayatları boyunca asla görmeyecekleri akrabaların fotoğraflarını göstermek
    >> dönerin son lokmasıyla ayranın son yudumunu denk getirmek.
    >> duvara spreyle "serserin,deli aşkın,ruh öküzün,cennet öküzün" vs vs vs yazmak :)
    >> kırmızı ışıkta burnunu kurcalamak.
    >> 3 kuruş kaznıp kredi kartlarıyla 10 kuruşluk yaşamaya çalışmak sonradan da yalandan birilerini suçlamak
    >> evleneceği kızın bakire olmasını ister memlekette bakire bırakmaz.
    >> Yeni beton dökülen bir yere ismini yazmak ve ismini ölümsüzleştirmek
    >> 6 aydır fırçalanmayan dişleri dişçiye giderken ayıp olmasın diye mutlaka fırçalamak.
    >> çiğnediği sakızı yazmanın kenarına yapıştırıp, yemekten sonra alıp yine çiğnemek
    >> Bir Çin atasözü der ki: "Bir Türk'e asla adres sorma; bilmese de tarif eder".
    >> kaşıkçı elması varmış gibi ÇEYİZ GÖRMEYE GİTMEK
    >> Dizi, film izlerken sürekli oyuncuya göndermelerde bulunmak.
    >> Dışarı çıkınca ocağın altını kapattım mı ve ütünün fişini çektim mi diye düşünmekten eve geri dönmek
    >> İstatistiklere göre, Türklerin %30'u yüzdükleri havuza işiyor.
    >> Küfreden birisini "küfretmeyin amk" diye uyarmak!
    >> 6 liralık hesaba 11 lira verip, 5 lira bütün kağıt para almak
    >> hediye edilen borcamı ve züccaciye ürünlerni başka birine hediye etmek.
    >> Her hangi bir tartışmada ' Sen benim kim olduğumu biliyor musun lan ! ' şeklinde cümle kurmak
    >> merdivende ayakkabı bağlamak
    >> toplu taşımaya yaşlı biri binince uyuyor numarası yapmak
    >> kurutulmuş meyveleri dekormuşcasına balkonlara asmak
    >> olmayacak seylere 'hallederiz abi' demek.
    >> -telefonu kapalı ulaşılamıyor? +dur bi de ben arayayım (sen arayınca açık olcak çünkü o telefon)
    >> Yeni telefon numarasi alıp,zaten arkadaslarinzda olmayan o numarayla ''Bu benim yeni numaram'' diye mesaj atmak
    >> elektronik bir cihaz bozulursa ilk önce şöyle hafif bir şiddette vurulur, olmazsa kapat aç yapılır.
    >> Aldığımız çeyrek altını kutusunda rahat ettirebilmek için altına sünger koyan bir milletiz.
    >> Yağmurdan sonra çıkar arabayı silerler.
    >> Terlik ayakkabı ters duruyorsa gidilir düzeltilir. Uğursuzluk getirdiğine inanılır.
    >> her kavgayı izleyip hem de bizim millette amma meraklı ha demek
    >> Komşuya misafirliğe gidildiğinde getirilen ikramlarda Anne'mizin "yemez o teyzesi yemez" demesi
    >> Uyuyan bi insanı uyandırıp uyudun mu diye sormak.
    >> Dişleri gazoz açacağı, fındık ve ceviz kıracağı olarak kullanmak
    >> Karne günlerinde öğrencilerden çok annelerin meraklı olması
    >> Çalışmayan kumandayı vurarak çalıştırmak
    >> 5 dk sonra ordayım deyip daha evden çıkmamış olmak