Konu Dışı [Genel Sohbet]

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • Yönetimi şahsiyeti ne olursa olsun secimle gelen secimle gitmeli, darbelere asina olan ulkemizde 60 ve 80 darbeleri sonunda yasanan durum ortada, dolayisiyla dis guclerin bu sekilde destekledikleri karsilarinda duran her ulkeye ve lidere yaptiklari darbe aslinda dunyaya yapilan darbedir. Olanlari iyi izleyin bu oyunlari tarih sahnesinde defalarca yaptilar ve yapmaya devam ediyorlar. Maduro bizim babamizin oğlu degil ama soyle bir etrafiniza bakin hep liderleri halkina yediren bir algi operasyonu ve sonunda kazanan emperyalist yeni cag somurucu ulkeleri. Sirf bu yuzden bile Maduronun yaninda olunur..

    Arka planda ne var ile ilgili bazi arkadaslar zaten gerekeni soylemis, buna bende Irak desem Suriye desem,Libya desem ve hepsinde de kurgu ayni desem..Sirada kimlerin oldugunu soylemesem de sanirim herkes farkinda.


    Hayirli geceler HF, havalar iyice isindi artik oraj kovalasak fena olmaz, bildigin kistan yaza girdik direkt;/

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • ‘Demokrasi Projesi’ emperyalizmin en önemli projelerinden biridir… Amacı, hedef ülkelerde Sivil Toplum Örgütleri'ni kullanarak, ‘Demokrasi’ ‘Özgürlük’ ‘İnsan hakları’diyerek toplumları bölmek, emperyalizm maşalarının özgürce hareketini sağlamak, bölücü unsurları GERÇEK MUHALEFET’in yerine geçirmektir.. Toplum, kendini ÖZGÜR zanneden KÖLELERDEN oluşacak; küresel güç odakları tankla topla değil, muhalifmiş GİBİ görünen STK’lar (sendikalar, partiler, eğitim kurumları) MEDYA vasıtasıyla toplumu yavaşça dönüştüreceklerdir… Bu, daha ucuz ve kalıcı bir yöntemdir..

    Hedef ülkelerin zayıf noktaları tespit edilir. Türkiye için bunlar, ‘Kürt-Türk, Alevi- Sünni, laik- müslüman’ çelişkisidir… 17 Avrupa ülkesinde yüzlerce üst düzey yöneticiyle yaptığım ropörtajlarda bu sıralama yüzüme söylenmiştir… Kaşıyacakları konular içinde bunlar en önemlileridir.

    İktidar ve sözüm ona muhalefet dış odakların rehberliğinde toplumu bölme ve çarpma işlemini uzunca bir zaman gözümüzün önünde gerçekleştirmektedir.

    Yöntem hiç değişmez… ‘Yeni Anayasa’ ya da ‘yeni yargı sistemi’ için nasıl bir yol izlendiyse, 1 Mayıs’ta işçi yürüyüşü için de aynı yöntem izlenmiştir.

    Eski’ olan değişecek yerine ona rahmet okutan yenisi geçecektir… Yasaklar kalkacak ‘özgürlük’ gelecektir!

    ‘Taksim işçiye açılacak, 1 Mayıs Taksim’de kutlanacaktır!’

    Sendikalar 1 Mayıs’ta meydanlara çıkacaktır… Ama bir şart vardır..

    Taksim, adına layık olunacaktır! Alan Kürtçü propagandaya teslim olacaktır.

    Alanda (ne demekse) ‘Anti Kapitalist Müslüman’ adı altında birileri de, lezbiyen ve gay’ler de PKK da gövde gösterecek, asla ve kat’a Mustafa Kemâl Paşa’nın sözü edilmeyecektir! Türk bayrakları ortada görünmeyecektir!

    Muhalefet deyince akla sadece BÖLÜCÜLER, sahte İslam, gelecektir! 50 kişilik ‘anti-kapitalist Has parti zevatı’ o kadar hoşa gitmiştir ki 30 kere kürsüden ‘hoş geldiniz’ denilmiştir! Sol deyince PKK anlaşılacak, meydanlar TRT Şeş’den farksız olacak, etnik sendikacılık öne çıkacaktır! Bunun adı ‘demokrasi’ olacaktır!

    Yugoslavya’da bunların hepsi yaşanmıştı… Etnik sendikacılık ve gerçek muhalefetin bastırılmasıyla ortaya çıkan tüm emperyalist maşalar görevlerini en iyi şekilde orada yaptılar.. Soros’un İvan Maroviç’i o kadar başarılı oldu ki diğer ülkelere SAHTE MUHALEFET konusunda know-how (bilgi, beceri) satan adam oldu.. Mısır’dan Amerika’ya kadar birçok ülkede ‘gerçek muhalefet nasıl yokedilip yerine sahtesi konur’ konusunda dersler verdi, çalıştaylar düzenledi, para dağıtımını organize etti…

    Gözümüz aydın! Artık 1 Mayıs Kürtçülük Bayramı!

    1977’de Kazancı Yokuşu'ndan kendimi otele atarak ölümden son anda kurtulmuştum… O zaman meydanlar vatansever, Atatürkçü ve her cenahtan işçi emekçi genç yaşlı ile doluydu!

    Bugün kürsü sahte muhalefetin işgâli altında. Meydan CHP- BDP–PKK hakimiyetinde! Türk bayrağı neredeyse yasaklı! Gelinen nokta bu. AKP de çok mutlu. Hem bu görüntüye ve 1 Mayıs'a tepkili olanları kendine ısındırıyor, hem ‘özgürlükçü’ demokrat olarak dışarıya geriniyor!

    Hatırlayın, Profesör Michel Choussodovski yazmıştı:

    ‘Çağımız kapitalizminde ‘demokrasi' hayali hakim unsur olarak ortaya atılır. Yerleşik toplumsal düzeni tehdit etmediği sürece muhalefet'e İZİN VERİLİR! Bu şekilde bir muhalefet egemen elitlerin çıkarınadır. Amaçları açıktır: Varolan MUHALEFET bastırılmamalı AMA sınırları belirlenmeli, şekillendirilmeli ve bir kalıba sokulmalıdır.’

    Kısacası, GERÇEK MUHALEFETİN, sistem tarafından paramparça edilen işçilerin, köylülerin, öğretmenlerin, doktorların, öğrencilerin sesinin duyulmaması için SAHTE MUHALEFET örgütlenmeliydi, İşsizlerin çığ gibi büyüdüğü, işçilerin 24 saat çalıştırıldığı ve çalışırken öldüğü, taşeron sistem ve sendikasızlığın en üst düzeye ulaştığı, özelleştirmeler sonucu yüzbinlerce işçinin boşluğa fırlatıldığı bir dönemde işçi bayramlarında ‘dünya işçilerinin birliği’nden sözediliyorsa, bu ‘sistem’in örümcek ağına sarılanları deşifre eder! Emperyalizm emekçileri ‘sahte muhalefetle’ ipe çeker!

    Demokrasi projesinde, Sivil Toplum önderleri, güç odaklarıyla bir şekilde ‘temas’ ederler.. ‘Taviz’ ortamları hazırlanır!‘Enternasyonalist’ söylem öne çıkarılır.. ‘Dünya işçileri’ ‘Dünya gençliği’ ile elele!’ diye bağırılır! Emperyalizm ters köşe yapacaktır! ‘Arkadan’ dolaşacaktır! Amacına giderken sahte muhalefeti kullanacaktır! Ulus devletler yokedilmelidir.. O zaman ULUS bilinci de özellikle muhalif cepheden silinmelidir.. Herkes ‘uluslararası!’ diye çığırmalıdır!

    Millet yerlerde sürünürken dikkati milletten uzaklaştırmak, milletlerarası ‘oynamak’ ‘demokrasi projesi’nin başarılı tezgahlarından biridir! ‘Tüm dünya işçileri birleşin!’ zamanı geçmiştir. Batılı silah sanayicileri, sarı sendikaları çoktan ağları içine aldılar.. Bu sendika ağaları, ‘daha çok savaş daha çok prim’ nidalarıyla ortadalar… Ortadoğu’yu kana boyayan güç odakları sayesinde daha çok para kazanmaktalar!

    Taksim meydanını ‘enternasyonalist’ laflara boğanlar, durdukları zeminin kayganlığından ne kadar haberdarlar?

    Kendini muhalif hissedenler aslında iktidara ve onun emperyal ağababalarına hizmette sınır tanımıyorlar!

    Sistemin ağından kaçmış olan dindarlar da birileri tarafından derhal paketlenip ‘ağın’ içine alındılar.. Sisteme karşı olanlar, ‘muhalif’ yaftasıyla aynı odağa köle yapılmaktalar…

    Efsanevi TAKSİM Meydanı artık 1 Mayıs için müsaittir! Ama orada artık ne Türk bayrağı, ne Atatürk anılacaktır... Anıt bile ‘zarar görmesin’ diye kapatılmıştır.. Emperyalizme taviz sunulunca kürsüler ‘özgürleşmiş’, alanlar açılmıştır!. Sol, BDP ve PKK’nın renklerine boyanmıştır... Bu durum, şehitlerle bağrı yanık toplumun nefret eşiğini zorlayacaktır.. Toplum keskin çizgilerle ayrıştırılmaktadır.. Şubat'ta Hocalı Mitingi'nde de ‘milliyetçi’ cephe şoka uğratılmıştı.. 1 Mayıs’ta vatansever sola bir darbe daha atıldı..


    Emperyalizm bu! Meşhur ‘Demokrasi Projesi’! İşi, her muhalif cepheye sızmaktır, kendi sahte solunu, sahte Türkçüsünü, sahte dincisini paketler satar…


    Ama unutulmasın, oyun bir yere kadardır.. Sonra İNTİBAH (uyanış) ve BİRLEŞME başlar!

    Banu AVAR, 1 Mayıs 2012

  • Gunaydin dostlarim, hayirli gunler, guzel bir Istanbul sabahindan herkese selamlar, bugun işe gidenlere ise daha buyuk selamlar;)

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • Sevgili arkadaşlar şu siyaseti boşverin sürekli ne yapıp edip oraya getiriyorsunuz. Yönetim şekli 1982 anayasa ile korunan ve teminat altına alınmış bir madde ve içeriğinden bahsediyorsunuz,

    I. Devletin şekli
    MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
    II. Cumhuriyetin nitelikleri
    MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan
    haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve
    sosyal bir hukuk Devletidir.

    MADDE 4- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2
    nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif
    edilemez.

    Daha fazla konuşmaya gerek var mı?

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • Hayirli cumalar HF

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • Bugün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü. Her yıl Paris kökenli Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yapılan 'Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi' sıralamasında ülkemiz 180 ülke içerisinde 157. sırada yer aldı. Bu konuda söylenecek çok şey var ama yeri burası değil. Basının daha özgür olduğu günlere kavuşmak dileğiyle.Basın Özgürlüğü Günü kutlu olsun.

  • Vakit bulabilsem IDEF 2019 a katilmak cok isterdim, Türk savunma sanayinde nerelerden nerelere gelmis gururunu yasamak isterdim..

    Atak-2 nin gelecek olmasi ve donanmamizin amiral gemisinin prototipleri hakkindaki aciklamalar heyecan ve ilgi uyandirdi..

    http://m.milliyet.com.tr/amp/atak-2-ilk…galeri-2868205/

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!