Volkanik Aktiviteler

  • Krakatoa Endozenya'ya bağlı bir adadır. Ada ise kendisiyle aynı isme sahip olan Krakatoa Yanardağı ile meşhurdur.
    26 Ağustos 1883'te başlayan patlamaların en kuvvetlileri 27 Ağustos'ta yerel saatle 05:30, 06:44, 10:02, ve 10:41'de gerçekleşenleri olmuşlardır. 1 gün içerisinde tüm adayı yutmuş ve 36.000'den fazla insanın ölümüne sebebiyet vermiştir.
    Patlama yüzlerce nükleer bombaya eşdeğer bir güçte patlamıştır, açığa çıkan enerji 4 adet tsar bombanın açığa çıkaracağı enerji ile eşdeğerdir. Patlama aynı zamanda modern tarihte duyulan en gürültülü sesi ortaya çıkarmıştır. Patlama sonrası boyları 30m'yi bulan dev tsunamiler ise insan ölümlerinin en büyük faktörlerinden birisi olmuştur.
    Patlama sadece bulunduğu bölgeyi değil atmosferi de etkilemiştir. Açığa çıkan gazlar atmosferin sıcaklığını 1.2 derece düşürmüş ve çok şiddetli yağmurların oluşmasına sebep olmuştur. Amerika'nın Kaliforniya eyaletinin güney kısmı sellerden kendisini kurtaramamıştır ve bölgede 1883 ve 1884 yılları arası "su yılı" olarak adlandırlmıştır. Ayrıca patlamadan sonra El Nino periyodunu şaşmıştır, o dönem oluşmamıştır.
    Patlamalar güneş ışığının yeryüzüne ulaşmasını da engellemiş ve dünya yıllarca olması gerekenden daha karanlık olmuştur.


    Bu yanardağ yıllar sonra tekrardan bir adacık ile beraber ortaya çıkmış ve aktifliğini sürdürmektedir.Bu volkanın adı ''krakatoanın çocugu'' adını almıştır.(Türkçe anlamı).Senede 6 metreye yakın rakımı artmaktadır.Dünyanın en hızlı uzayan toprak parçalarından biridir.






    Bir kaç tane bu konuyla ilgili ilginizi çekebilecek sözlük yazıları buldum:


    1)26 ağustos 1883 gecesi patlayıp tarihe geçen volkan. 70 sene önce, kendisinden daha güçlü şekilde patlayan ve daha çok can kaybına yol açan tambora patlamasına oranla daha meşhur olmasının sebebi, yeni icat edilmiş olan telgraf sayesinde, haberlerinin her yöne çok daha hızlı ulaşmasıdır. ayrıca 19. yy sonlarında artık hollanda doğu hindistan şirketi endonezya'da varlığını sağlamlaştırmıştı, deyim yerinde sistemi oturtmuştu, çok sayıda üst düzey hollandalı elit ve bürokrat da burada bulunuyordu. haliyle bu patlama tambora'ya oranla batı'yı, yani 'medeniyet'i daha fazla etkilemişti. bu da patlamayla ilgili çok daha fazla verinin elde edilmesi anlamına geliyordu bir yerde. farklı amaçla civarda bulunan insanlar olan biteni kaydetmişti.


    * mesela, patlamayı 4,500 km uzaktaki rodrigues adası'ndaki bir memur duymuş ve kayıtlara geçmişti. aradaki mesafeyi anlamanız için harita.


    * patlamanın kendisinden çok yarattığı tsunami etkili olmuştur. boyu 35 metreye varan dalgalar patlamanın çevresindeki karayı süpürmüş, en az 35,000 insanın ölümüne neden olmuştur. hint okyanusu'ndaki bu hareketlenme fransa'nın atlas okyanusu kıyılarında bile suların yükselmesine neden olmuştu.


    * bu tsunaminin verdiği hasar inanılmaz boyuttaydı. civardaki 290 küsur köye zarar vermiş veya yıkmıştı. evleri yıkmış, ağaçları köklerinden sökmüş, denizdeki sandalları, tekneleri karanın içlerine, karada bulunan insanları ise okyanusa sürüklemişti. patlamadan sonra, çok sayıdaki ölü, teknelerin hareketine engel olacak şekilde birikmişti. tuttuğu balığın midesinden insan parmakları çıkan balıkçı gibi rivayetler ortaya çıkmıştı.


    * patlamanın yarattığı ponza taşları etrafı kapladı. adanın kuzeyinde bulunan sumatrayarımadası'ndaki lampung körfezi adeta ponza taşlarıyla dolmuştu. kilometrelerce uzanan bu taşların dalgaların etkisiyle kırılması ve körfezin açılması uzun zaman aldı.


    * her yere kül ve çamur yağdı. lampung körfezi'ndeki teknelerde 60 cm'e varan çamur tabakaları oluşmuştu. gece boyunca süren patlamanın oluşturduğu kül bulutu civar yerleşimlere güneş ışığının ulaşmasını öğlene kadar engelledi. toz, kül, gaz insanları nefessiz bıraktı, hasta etti. en kötüsü ise patlamadan sonra araştırma için gelen ekiple ortaya çıktı. krakatoa adasında zaten yerleşim yoktu, ona en yakın büyük yerleşim olan sebesi adası'nda ise patlamadan önce 3000 kişi yaşıyordu, sağ çıkan kimse olmadı. sebesi'ye gelen araştırma ekibi, adanın üstü olduğu gibi kül ve çamurla örtülmüştü. güneş bu birikintiyi kurutmuş, sonrasında yağan yoğun yağmur da bu birikintiler üzerinde çukurlar açmıştı. adaya gelen araştırmacılar bu çukurlar açıldıkça gaz ve külden etkilenip boğulan adalıların, çamur birikintisinin altında kalan mumyalaşmış cesetlerini buldular.


    * patlamanın olduğu yerde, sonraları yeni bir ada ortaya çıktı, günümüze kadar da büyümeyi sürdürdü. bu yeni adaya anak krakatau yani krakatoa'nın çocuğu adı verildi. krakatoa bu olayla beraber filmlere, romanlara ilham kaynağı oldu. orijinal x-men'in mahsur kaldığı ve tarihinde çok önemli bir yere sahip olan krakoa adası da ismini buradan almıştır.


    2)Bu vatandaş ilk 535'de patlıyor. basınç krakatoa'nın ~50x50 kilometrelik parçasını paramparça edip 50 km rakıma savurmuş. kraterin parçaları taa mezosfere kadar seyahat etmiş. tabi bunun bir de inmesi var. rüzgar ve coriolis etkisi ile dünya karanlığa gömülmüş. meşhur izlanda'da ismi patlamasından daha çok geyik mevzusu olan yanardağ, gaz çıkardığında neredeyse tüm avrupa etkilendi. krakatoa patlaması sonrası bazı bölgeler 1 yıldan fazla güneş göremedi. kuraklık baş gösterdi, 2. dalga kavimler göçünün tetikleyicisinin bu patlama olduğu söyleniyor. muhammed'in kuraklık zamanı doğduğu varsayılır. o yıllarda istanbul'da* bile tutulmuş kayıtları. bir çok tarihçi yazar filan kayıt altına almış "hava geceymiş gibi karardı, karanlık 1 yıldan fazla sürdü" diye. mısır'da buğday çok çok az çıkmış, bizans bahçelerinin tüm meyve ağaçları kurumuş, suriye'de üzüm bağları telef oluyormuş başka bir şekilde deva olmuşlar. kara veba filan gibi hastalıklar da cabası.

  • Afrika ve Amerika'nın geçmişte birleşik olmuş olma teorisini ilk olarak 20.yy başında Alman yer bilimci Alfred Wegener tarafından öne atıldı ama zamanın şartları gereği ilgi duyulmadı ve teoriden yaklaşık 40 sene sonra kanıtlanma fırsatı bulundu.




    Güney Amerika ve Afrika'nın , milyonlarca yıl önce birleşik ve tek bir kıta olduğunu bilenler vardır.Bir de şimdi bunun nasıl ayrıldığını ve aralarına binlerce kilometrenin hangi güç tarafından oluşturulduğuna bakalım.


    Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi Afrika ve Güney Amerika kıtası bir yapbozun birbirini tamamlayan 2 parçası gibi .Bir de bu ikisinin ayrılışını sağdaki Gif de izleyelim.




    Peki bu 2 kıta nasıl ayrıldı ? Resime ve Gife bakarsanız kıtalar ayrılırken ve ayrıldıktan sonra Atlantik üzerinde mavi sınır gibi bir çizgi olduğunu görebilirsiniz.Bu çizgi Atlantik çizgisidir.Dünyanın en aktif volkanizma hareketlerinin görüldüğü yerdir.Atlantik Okyanusunu boydan keser ve buradaki herkesin bilip , illallah ettiren alçak basınç alanın adının sahibi olan İzlanda'yı da böler.İzlanda da volkanik hareketlerinin bolca olduğu bir yerdir, buna rağmen dünyanın en büyük buzullarından birine de sahiptir.Konuyu dağıtmadan o çizginin nasıl Afrika ve Güney Amerika'yı böldüğünü anlatalım.




    Litosfer tabakası altındaki magmanın oluşturduğu erimiş kayalar , kaya tabakasını zorlamaya başlar ve yana hareket etmeye zorlar.Yanlara doğru hareket etmeye başlayan kayaların ortalarında oluşmaya başlayan boşluğu ise erimiş kayalar soğuyarak doldurur ( Bizler erimiş kayayı görmeyiz, erimiş kayalar yüzeye çıkmaya başladıkça soğur ve katılaşırlar) ve bu döngü sürekli olarak devam eder. İşte Afrikayla Güney Amerikayı birbirinden ayıran güç budur . Senede yaklaşık 2.5 cm genişleyen Atlantik çizgisi , milyonlarca yıl içinde 2 kıtayı birbirinden ayırmıştır.Ayırmaya da devam edecektir.Bu çizginin genişlediğini ise İzlandanın içinden geçen kısmının incelenmesi sonucu görülen doğu- batı genişlemesi ile bulunmuştur.


    Daha güzel ve bilimsel bir açıklama için :


  • Endonezya'da patlayan sinaburg yanardağı 15 km yüksekliğe kadar kül püskürtmeye devam ediyor. Yetkililer Endonezya da alarm duruma geçildiğini bildirdi . Ayrıca yanardağ 400 yil sonra 2010 da yeniden faaliyete geçmiş ve 2014 de tekrar patlamalar gerçekleşerek 23 kişi yaşamını yitirmiştir. Uzmanlar önümüzde ki yıl kisin dünyanın bir çok yerinde hava sıcaklığının mevsim normallerinin altında geçebileceğini bildirdiler.

  • Endonezya'da ki volkanik patlamaya ilişkin;
    Volkanik patlamalar, gezegenimizin iklimini ciddi derecede etkileyen olaylardır ve tarihsel süreçte yoğun yaşandıkları dönemlerde bilim insanları bu etkilerin üzerine sağlam kanıtlar öne sürdüler. Çalışmalar tropik kuşaktaki volkanların, kutuplara yakın enlemlerde bulunan diğer volkanlara göre iklime daha çok etki ettiğini ortaya koyuyor.
    Bu patlama, gezegenimizin üst atmosferine gönderilen volkanik materyal açısında yeterince büyük değildi. Ancak gene de şiddeti ve görüntüsüyle kısa süreli panik yaşattı. Sera gazından kaynaklanan iklim değişikliğinin etkileri, bir volkan patlamasıyla aylar içinde gerçekleşebilir.
    Gezegenimizi suni olarak küresel ısınmaya karşı korumaya hazırlanan bilim insanları, güneş ışınlarını yansıtacak şekilde bir proje tasarlayarak üst atmosfere yapay malzemeler enjekte etmek istiyorlar. Bu malzemeler, güneş ışığını belirli oranlarda Dünya dışına yansıtacağından geçici bir iklim değişikliği için önlem almak istiyorlar. Söz konusu deneyin pek çok eksik yanı ve sebep olduğu tartışmalar bulunuyor.
    Kaynak: Sabah Haber Portalı

  • Yellowstone Ulusal Parkı'ndan yalnızca 16 km uzaklıkta yer alan Grand Teton Ulusal Parkı'nda, 30 metre uzunluğunda çatlak oluştu. Dev çatlak, dünyanın en büyük yanardağı Yellowstone patlayacak mı sorularını da beraberinde getirdi.

    Dünyanın en büyük yanardağı Yellowstone patlamaya mı hazırlanıyor?

    Dünyanın en büyük süper yanardağı olarak bilinen Yellowstone, neyse ki 600 bin yıldır uyku halinde. Fakat 600 bin yıllık gecenin sabahı son derece korkutucu olabilir.

    Uzmanlara göre Yellowstone Yanardağı'nın patlaması durumunda, ABD'nin yaklaşık üçte ikisi yaşanamaz hale gelebilir. Olası süper patlama durumundaysa tüm gezegen kül bulutları ile çevrelenebilir ve bu durumda Güneş'ten gelen ışıklar yeryüzüne ulaşamaz. Güneş ışığının yokluğu da yaşamın son bulması demek.

    Bu korkunç senaryonun gerçeğe dönüşmesi an meselesi. Yellowstone Ulusal Parkı'na yalnızca 16 km uzaklıkta yer alan Grand Teton Ulusal Parkı'nda, 30 metrelik dev bir çatlak oluştuğu raporlandı.

    30 metrelik çatlakla beraber parkın bazı bölgeleri kapatıldı. Park yönetimi tarafından yapılan açıklamada, çatlağın oluştuğu Hidden Falls ve Inspiration Point noktalarının 10 Temmuz itibariyle süresiz ziyarete kapatıldığı, jeologların bölgede çalışma yaptığı belirtildi.

    Çatlağın nasıl oluştuğuna dair henüz bir bilgi olmasa da uzmanlar, parkta meydana gelen normal sismik hareketlerin sonucu olduğunu düşünüyor.


    fft16_mf11947122.Jpeg


    Grand Teton Ulusal Parkı, Yellowstone Ulusal Parkı'ndan 16 km uzaklıkta yer alsa da, Yellowstone Süper Yanardağı'nın üzerinde oturuyor.

    Çatlak, Grand Teton Ulusal Parkı'nda meydana gelen sismik hareket sonucu oluşmuşsa, bu durum yanardağın patlama sürecinin başlangıcı olabilir.

    Yellowstone Süper Yanardağı'nın patlaması durumunda ilk etapta 87 bin kişinin yaşamını yitirmesi öngörülüyor. İkinci etapta ise ABD'nin üçte ikilik kısmı yaşanamaz hale gelecek.

    Atmosfere püskürülen kül bulutu, Güneş ışıklarının Dünya'ya ulaşmasını engelleyerek nükleer kış koşulları ortaya çıkaracak. Güneş'ten gelen ışıkları emme özelliğine sahip sülfürdioksit, iklimler üzerinde çok ciddi etkiler yaratacak. http://www.milliyet.com.tr/dun…zirlaniyor--molatik-8707/

  • Deprem, tsunami ardındanda yanardağ...


    Ne zor bir coğrafya değil mi? Allah yardımcıları olsun..

    ->Everyone you meet is fighting a battle you know nothing about. Be kind. Always.


    ->Karşılaştığın herkes hakkında hiçbir şey bilmediğin bir savaşta savaşıyor. Nazik ol. Her zaman.

  • Sertsnow


    Hocamın konusunu meşgul etmeden, buradan cevap vermeye çalışayım bildiğimce.


    Eski tarihler ki, genelde M.Ö. tarihlerinden bahsediyorum, İtalya'da ki volkanların patlamaları daha büyük afetler yaratabiliyormuş. Ama günümüzde, çeşitli sebeplerle, Etna, Vezüv gibi yanardağlar, büyük hacimlerde lav püskürtmüyorlar. Daha çok akdeniz havzasının sigortası görevini görüyorlar. Yani büyük depremler veya büyük magma çıkışlarını önlemek gibi.


    Türkiye'yi etkileyecek söylemi ise, bizim basınımızın biraz da sansasyonel yaklaşımı olarak düşünülebilir. Patlarlar ama çok büyük efektleri olmaz.


    Çok büyük volkanik patlamalar ise olabilir. Dünya tarihinin değişik zamanlarında böyle durumlar söz konusu olmuş.

    Dünya üzerinde üç büyük potansiyel bölge var.


    - Pasifik okyanusu

    - Endonezya coğrafyası

    - Yellowstone - Amerika


    Bölgeleri.


    Buralarda olabilecek patlamaların dünya iklimini tamamen değiştirebileceği, hatta bir buzul çağını başlatabileceği düşünülüyor. Hatta dünya üzerindeki bitki ve hayvan popülasyonları bile değişiklik gösterebilir.

    Ama bunlar sadece olasılık tabi. Şu yaşadığımız zamanlarda olma ihtimali ise çok düşük.



    İyi forumlar