İstanbul Özel Raporlar-Yorumlar - 2024

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • Bu iki senaryo aslında muhtemel ihtimallerin görselleştirilmiş hali gibi düşünebiliriz. Bu tip salınımlar genelde kış ortasında olur ve net sistemlerdir. Şuan asıl soğuk kaynağıyla bizi etkileyecek soğuk arasındaki bağlantının kesin olmayışı sistemin zayıf kalmasına sebep olabilir. Eğer Azor bağlantısı kesilirse, kuzeydeki soğuk merkezinden de akış kesilerek sistem süresi kısalabilir, hatta soğuklar kuzeyde kalarak etkisiz -7 -8 değer ile anlamsız bir sisteme evrilebilir. Tam tersi bağlantı korunursa da şuan modellerde görünen zayıf soğumaların bir anda güçlendiğine tanık olabiliriz. Bu durumda Rusya karasallarından ve balkanlardan uzanacak soğuk akışı bir anda -15 -16'lı değerlere gerileyebilir. Bu soğuk koridoru da ege denizinde patlayacak bir AB alanıyla İstanbula -11 -12 gibi değerlerin girişine sebep olabilir.


    Eğer ki ilk ihtimal gerçekleşirse, hem yağış açısından hem soğuma açısından tamamen anlamsız bir sistem yaşayabiliriz. İkinci ihtimalde ise soğukların kar değerleri için kanser etmeyeceği, klasik kış sistemi alma ihtimalimiz oldukça yüksek. Bugünden itibaren modellerin takibine ve yorumlamaya başlayabiliriz.

    Saygılarımla

    GFS öğle ana çalıştırması 2. ihtimali çok güzel bir şekilde simüle etmiş. Azor ile kuzeyde güçlenen YB alanlarının bağlantısı ile koridor açık kaldı ve asıl soğuk kaynağından ardı ardına akış gerçekleşti. Bu durumda 850 değerleri ve soğuk miktarı kıyılar adına yeterli olacaktır.

    Gerçekleşme ihtimali azımsanmayacak miktarda sayılabilecek, hepimizi tatmin edecek bir senaryo:

  • Bu güzel GFS çıktısı üzerinden bolca yanılgı yaşandığını düşündüğüm bir konuya değinmek istiyorum.

    Rusya veya Sibirya toprakları üzerinde ne zaman YB görülse "Sibirya sistemi" geliyor dendiğini görüyorum. Bu meşhur sibirya sistemlerinde o topraklarda "termik YB" oluşması gerekir. Bu YB alanlarında üst seviye soğukları yer yüzüne çökerek ciddi miktarda soğuma yapar ve ağırlaşarak bulundukları konuma tabiri caizse yerleşip kalırlar. Ülkemizde bu termik YB'ler dönem dönem doğu anadolu bölgesine yerleşir ve 850hpa modellemelerinde morluklar o bölgede uzun süre kalır. Tam şuan olduğu gibi:


    Önümüzdeki sistem için oluşumlara baktığımızda ise GFS çalıştırmasında, Azor-İskandinavya işbirliğinin, batı Rusya bölgesinde güçlendiğini ve 1060 değerlerine ulaştığını görüyoruz. Bu güçlü sıcak kökenli YB alanı devasa bir dönme alanı oluşturarak bize kuzeydoğu-güneybatı rotalı bir koridor açıyor. Koridorun devamında ise 1055'lik bir termik YB alanı görüyoruz. Bu Moğolistandaki termik YB alanı orada adete bir soğuk oluşum fabrikası gibi duruyor. Mpdelde 160. saatlerden 360. saatlere kadar koridor boyunca bize ull'ler gönderiyor:

    Öğle çalıştırması özelinde isimlendirme yaparsak: İlk sistemimiz kutup sistemi. 200. saatlerden itibaren ise soğuklar "Sibirya kökenli". Ancak tekrar dikkat çekmek istiyorum. İsimlendirme 1060'lık sıcak kökenli YB alanından değil. Moğolistandaki 1055'lik termik YB alanından geliyor. İsterseniz "moğolistan kökenli" de diyebilirsiniz :D

  • Hazır şu YB etkisinin boşluğundayken, sezonu bir değerlendirme yapalım. Aşağıda ENKA Balmumcu istasyonunun, kasım ortasından itibaren iki buçuk aylık süreçteki sıcaklıklarını birleştirdim. Bu istasyon, 107m'lik rakımı ve denize kuş uçuşu 1.5km'lik mesafesiyle "İstanbul Merkez" olarak kabul edebileceğimiz bir konumda.

    MGM İstanbul 1991-2020 arası en yüksek ve düşük (aylık değerlerden ortalama çıkararak çizdim) değerlerini turuncu ve mavi çizgi ile belirttim.

    Bu diyagrama göre haftalık bazda düşündüğümüzde:

    kasım ayının son haftası ortalamaların altı,

    aralık aynın 2 haftası ortalamaların üstü,

    ocak ayının 2 haftası ortalamaların üstü olarak gerçekleşmiş.

    Geri kalan zamanlarda da (dönemin yaklaşık yarısı) mevsim normallerinde geçmiş olarak değerlendirebiliriz.


    En temelde gözüme takılan şey şu ki Aralık ve Ocağın tamamında hiç mevsim normalleri altına inmemiş olmamız. Buna karşın bu sürecin yaklaşık yarısını mevsim normalleri üzerinde geçirmişiz.

    Sadece burayı baz aldığımızda ve istatistiksel yaklaştığımızda şubat ve martın en azından mevsim normallerinden daha düşük olması gerektiğini öne sürebiliriz. (umarım bu şekilde gerçekleşir)

    Son olarak kışın en soğuk gününün kasımda gerçekleşmesi oldukça can sıkıcı görünmekte. İstanbul merkez kabul edebileceğimiz konumlarda şubata kadar en düşük sıcaklığın henüz 4 derece altına düşmemiş olması ise inanılmaz. (kasımdaki 3 derece harici)

  • Kimileri için söylüyorum, az şükretmesini bilin. 1 hafta önce ağlama duvarına dönmüştü burası. Şimdi en az 2-3 gün boyunca her yerde havada kar görmemiz kesinleşti gibi. Yükseklerde örtü de olacak gibi duruyor. Hepimiz dua ile sinerji ile daha iyisini dileyelim Allah'tan da, nasip etsin. Artık bu şehre kar yağmasına bile şükredecek senelerdeyiz...