Konu Dışı [Genel Sohbet]

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • Abilerim kardeşlerim hepinize hayırlı geceler diliyorum Rabbim bu canım vatanımızı yağışsız, çorak toprak, kurak ile imtihan etmesin. Rabbim vatanımıza bolluk ve bereket nasip etsin. Bir süre aktif olmamaya karar verdim zaten olsamda model okuma konusunda bir faydam yoktu sadece anlık durum bildiriminde bulunup kar sevdalısı olarak duygularımı paylaşmıştım ama bugün ki olayda çok morelim bozuldu çünkü bu forumu ben çok sevdim. Şahsen tanımadığım herkes Allah'a emanet olsun sağlıcakla kalın..

    “Kontrol edilemeyeni kabullenmek, aklın en yüksek disiplinidir.” hava-simsek3232

  • Bir gece ansızın canım sıkıldı ve hikaye yazmaya karar verdim nasıl olmuş sizce buyrun:

    Komşum bu klasik özenti youtuberlardan biri. Yıllar boyunca tarçın yerken öksürdüğünden tutun da arabası yavaş yavaş ilerlerken üstünde uzanmış bir şekilde gitmesine ve başından aşağı bir kovayla su dökmesine kadar bir çok şeyini gördüm. Her seferinde de epik diye çığlık atarken hem de. Onu bu viral trendleri yakalamaya çalışırken izlemek bile yorucu olabiliyordu. Neyse, bir gün kapımı tıkladı ve bir kaç hafta boyunca evde olmayacağını söyledi ve eğer mahsuru yoksa onun için gelen postaları alabilir miyim diye rica etti. Dürüst olmak gerekirse rahatlamıştım, onun bu aptallıklarına katlanmak zorunda olmayacağım için hissettiğim huzuru açıklayamam size. Her zaman yaptığı bu numaraların bir şekilde bana da bulaşacağını düşünüyordum çünkü.

    İlk bir kaç gün herşey normaldi. Bir kaç fatura geldi, bir kaç gereksiz posta ve sanıyorum ki bir doğum günü kartı. Ardından bir akşam, verandasına bir karton kutu bırakıldığını gördüm. Üstünde büyük ve kırmızı renkle GÖNDERİCİYE İADE EDİLECEK yazıyordu.

    Öyle ufak tefek bir şey değilim ama itiraf etmek gerekirse kutuyu taşırken zorlandım. Gerçekten inanılmaz ağır birşeydi. Yol boyunca eve çeke çeke götürmek daha da zordu. Eve geldiğimde hemen farkettim ki kapıdan içeri almak için merdivenlerden taşımam gerekiyordu ve bu da neredeyse imkansızdı. Ben de paketi garajıma koymaya karar verdim. Aracımı garajda tutmuyordum, garaj kapısı kolay kolay açılmayan lanet bir kapıydı. Arabayı evin önüne parketmek her sabah garaj kapısıyla mücadele etmekten daha kolaydı. Aslında paketi kapıyı açmaya çalışırken yere koymalıydım ama bilirsiniz eğer birşeyi iyi kavradıysanız tekrar yere koyup bir daha kaldırmayı pek gözünüz yemez.

    Neyse garaj kapısını üçüncü defa tekmelerken paketi elimden düşürdüm. Hafif bir kırılma sesi duydum.

    “Tüh” dedim.

    Önemli birşey kırmamışımdır umarım diye düşündüm ama daha sonra komşuma bu olaydan hiç bahsetmemeye karar verdim. Gelirken kırılmıştır diye düşünsün dedim.

    Ellerim boşa çıkınca kapıyı rahatlıkla açtım ve paketi komşum gelince alsın diye bir köşeye kadar iteledim. Ardından onu tamamen unuttum. Ta ki bir kaç gün sonrasına kadar.

    Kokunun garaj kapısının ardından eve girmesi ne kadar sürdü hatırlamıyorum ama bu yavaş yavaş oldu. Berbat şekerli tuhaf bir kokuydu kokarca gibi, ilk kokuyu aldıktan bir kaç gün sonra gerçekten yolda ezilmiş bir hayvanın bıraktığı bir koku olduğunu düşünmeye başladım. Fakat gün geçtikçe koku geçmesi gerekirken artarak devam edince kaynağını aramaya başladım. Garaj kapısını açtığımda işte o zaman koku burnuma sert bir şekilde geldi, burnuma tutarak geri eve doğru kaçtım.

    Kokunun sebebini bulmak pek zor olmadı. Tek ihtimal köşedeki kutuydu. Aylık et aboneliği paketlerinden biri olduğunu düşündüğümü hatırlıyorum ama bu sefer dışarıda çok kaldığından et bozulmuş olmalıydı diye düşündüm. Bu kadar ağır olması için ne kadar et olmalıydı ki, lanet olası bir ineği komple paketlemişlerdi herhalde.

    Kutuya yaklaşırken burnumu kapatmış elimde bir makas vardı. Gerçi kutuyu açmak için bir makasa ihtiyacım yoktu çünkü kutu bir parmakla bile delinebilecek kadar ıslanmıştı. Ama parmakla falan delmeyecektim tabi yoksa o ıslaklığın sebebi tamamen garajımın yerine dağılırdı. Tek seferde tüm eti çöp poşetine ordan da konteynıra koymalıydım ki bu gerçekten de yapmak için can attığım bir eylem değildi.

    Makasla kutunun etrafındaki bantları kestim. Tam kokunun daha da kötüleşemeyeceğini düşünürken kutunun kapağını açtım ve tam bir leş kokusu yayıldı etrafa. Sanki yanan bir fırının kapağını açmak gibiydi, sadece bu sefer kapağı açtığımda bir ısı dalgası değil de iğrenç bir dışkı, leş, ter ve çürümüş et kokusu dalgası vurmuştu yüzüme. Koku o kadar ağırdı ki geri çekilip öğürmemi bastırmak zorunda kaldım. O karışmış kokunun kaynağını çöpe atabileceğimi düşünmedim ve dışarıya temiz almaya koşa koşa gittiğimi itiraf etmekten de utanmıyorum. Ama o kadar kısa sürede bile koku üstüme öyle bir sinmişti ki dışarı çıkmama rağmen bir gölge gibi benimle geldi.

    Devamını getirmedim..

  • Aykut53 hocam karda başladı sabaha kadar burdasın kar olmasada burdasın senin forumda derecen yükselmeli aktif olana yokmu bişeler :hfyeni (18): :hfyeni (18):

    Teşekkür ederim hocam. Forum bizim evimiz ailemiz burayı boş bırakamayız :) Zamanı gelince büyüklerimiz gerekeni yapar şüphem yok :) Görevlere herzaman hazırım. Zaman bol :hfyeni (29):

  • Teşekkür ederim hocam. Forum bizim evimiz ailemiz burayı boş bırakamayız :) Zamanı gelince büyüklerimiz gerekeni yapar şüphem yok :) Görevlere herzaman hazırım. Zaman bol :hfyeni (29):

    Yağa başlamış birileri yakındır moderatör veya yetkili bir şey olması benden demesi Tipi54 :D2