Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • Modeller kötü buraya geldim, Ay a gitmek çocuk oyuncağı da, oradan dönüş zor gelyor bana, Ay dan Ay modülünü kaldıracaksınız da bu Ay yörüngesinde dönen komuta modülü ile kenetlenip dünya ya geri dönecekler.?.Komuta modülü Ay yörüngesinde hızlı dönüyor olmalı bu hızda dönen cisimle çarpışmadan kenetlenme naısıl oldu acep?

    51. bölge hocam :thumbup:

  • CIA'in UFO görüntülediğini belirten resmi belgeler yayınlandı.

    Bir bölümü büyük öneme sahip milyonlarca belge üzerinde yıllardır devam eden gizemi kaldıran ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) Nepal ve Bhutan’ın yanı sıra Hindistan'ın Sikkim ve Ladakh bölgelerinde tanımlanamayan uçan cisim, yani bilinen adıyla UFO gözlemlediği ifade ediliyor.

    21 Şubat 1968 günü hazırlanan raporda Bhutan’ın başkenti ve en büyük yerleşim merkezi olan Thimphu’da maviye benzer bir renkte parlayan, yüksek hızda sessizce hareket eden cismin kayıtlara geçtiği belirtiliyor. Tanımsız cismin doğu yönünden batıya doğru hareket ettiği söyleniyor fakat Thimphu'nun doğusunun Hindistan'a ait olması sebebiyle uçuş güzergahının Tibet yönünden güneybatıya doğru olabileceği de not düşülmüş. 4 Mart 1968 tarihli diğer belgede Hindistan’ın Ladakh eyaletinde bulunan Chang La geçidinin olduğu bölgede beyaz ışıkla birlikte iki kez patlama sesinin duyulduğu, beyaz bir dumanın hemen ardından kırmızıya çalan ışık gözlemlendiği yazıyor.

    Ortaya çıkan son belge ise yukarıdaki raporlara göre çok daha ayrıntılı bilgi içeriyor. Zira Nepal’in Kaski bölgesinde bulunan tanımlanamayan cismin tabanının 186 cm, yüksekliğinin 124 cm olduğu belirtiliyor. Daire şeklindeki metal cismin Pokhara'nın 5 mil uzaklığında yer alan Baltichaur'daki kraterde tespit edildiği raporda yazanlar arasında. Her ne kadar CIA’in UFO belgelerinin yüzde 20'lik bölümünde bilimsel bir açıklama olmadığını söylenmesine rağmen birçok kişi UFO’larla temas kurulduğunu ancak bunun yıllardır gizlendiğini düşünüyor.

    Haber Donanımhaberden alıntıdır. Buyrun Kaynak

    Siz ne dersiniz ? Birşeyler gizleniyor mu cidden ? :)

    Bara döda fiskar följer strömmen...


  • @Vintersaga

    Abd'nin uzay konusunda çok büyük yatırım yaptığı bu konuda çok büyük araştırmalarının olduğu belli. Bu çalışmalarında Dünya dışı bir yaşam formuna (uzaylı dediğimiz) rastlandıysa ve Dünyaya gelmeleri bizlerden binlerce yıl ilerde bir teknolojiye sahip oldukları gerçeğini gösterir. Abd ise böyle bir teknolojiyi araştırmak için bu araştırmaları gizli tutması bana göre çok normaldir.

    Bilmiyorum anlatabildim mi ama kısaca şöyle anlatıyım. Dünyaya gelecek bir teknolojisi olan canlılar bizim şuan hayal bile edemeyeceğimiz şekilde bilimde ilerlemişlerdir.

  • @Vintersaga


    Milyarlarca Galaksi var. Gezegenlerden bahsetmiyorum. Yalnız mıyız ? Bilemem ama başka canlıların olmaması için sebep göremiyorum.

    Bunlar da cabası. Rönesans gibi dönemlere ait tablolar.

    Mısır


    alıntıdır.


    Bunlarda eski zamanlardan Dünyaya gelmiş bizden daha akıllı bir yaşam formunun olabileceğine işaret.

  • Uzun süre yer çekimsiz ortamda bulunmak, dilimizdeki tat alma reseptörlerini köreltir. Bu yüzden astronotların yemekleri genellikle oldukça baharatlı ve aromalıdır.

  • ''Acaba?'' Dedirtecek Görseller İle: Nasa, ''Düz Dünya'' ve ''Antarktika Kıtası'' Gerçeğini İnsanlıktan Gizliyor mu?




    ''Dünyanın düz olması'' fikri çok uçuk geliyor değil mi? Hatta saçma mı dersiniz? Bu teori birçok kişinin de kafasını karıştırmış olacak ki son günlerde sosyal medya tamamen bu konuya odaklanmış durumda. Fakat birazdan görecekleriniz gün içinde sosyal mecralarda rastgele göremeyeceğiniz türden bilgi ve görseller... Bu içeriğin sonunda tüm bunları anlatmak için en yakın arkadaşınıza koşacaksınız! Tabii bu teoriyi okuyup geçmek ya da üzerinde biraz araştırma yapmak da size kalmış... Hadi gelin bu ürpertici olaya birlikte bakalım!


    Gördüğünüz bu fotoğraf 1986 Challenger Uzay Mekiği kazasına ait.

    Kalkışından 1 dakika 13 saniye sonra infilak eden bu uzay mekiğine odaklanalım.

    İşte bu kazada hayatlarını kaybettiği açıklanan o astronotlar...

    ''Bunun dünyanın düzlüğü ile ne alakası var?'' demeyin, sabredin... Peki ya bize öldüğü söylenen bu astronotlar aslında ölmedilerse? Teori işte tam olarak bunu söylüyor.


    Öldüğü söylenen mekiğin kumandanı ''Richard Scoobe'' ile tanışın


    Fakat dünyada hala böyle biri var ve tesadüfe bakın ki bu aynı isimli benzer zengin bir iş adamı?


    Bu teoriyi ortaya atan kişilerin (ki kendileri Flat Earth Society yani ''Düz dünya teorisini savunan kişiler topluluğu'') ortaya çıkardığı ilk görsellerden biri bu.




    Bitmedi! Mekiğin kazada ''öldüğü söylenen'' pilotu Michael J. Smith ile tanışın



    Peki günümüzde yaşayan ve profesörlük yapan Michael J. Smith kim? Yoksa ikizi mi?

    Bunlar gibi kazada hayatını kaybettiği söylenen kişiler hayatta ve yaşıyorlar. Evet, bir kaza var fakat o mekik sadece göz boyamak ve ''Nasa'' bütçesini genişletmek amacıyla yapılan bir stratejiydi. ''E hala dünyanın düzlüğüne gelemedik?'' diyorsunuz değil mi? Bekleyin...

    ''Düz Dünya'' teorisinin şekli budur. Tüm kıtalar ortada, Antarktika ise onları çevrelemiştir.

    Düzenle



    Peki, günümüzde Antarktika Kıtası'nın tamamen yasak olduğunu biliyor muydunuz?



    Üzerinde hiçbir halkın bulunmadığı kıta olan Antarktika hiçbir devletin ve ülkenin toprağı değildir ve askeri izin harici hiçbir insan bu kıtaya adım dahi atamaz.


    Sıkı durun daha ilginci geliyor!


    Hitler'in kayıp denizaltısını hiç duymuş muydunuz? Muhtemelen duymadınız. Hitler'in ölümünden sonra Nazi komutanları denizaltılarını kullanarak kaçıyor fakat nereye? Tabi ki de Antarktika'ya...

    1959 yılında 50 devlet tarafından imzalanan Antarktika Antlaşması'nı biliyor musunuz?




    Aralarında günümüze kadar 50 devletin imzası bulunan bu antlaşma sayesinde Antarktika'ya hiçbir insan ve askeri unsurun giremeyeceği sadece ''bilimsel'' araştırmalar için izin verilebileceği yazılı.


    Dünya bir disk üzerinde ve çevresi Antarktika tarafından sarılı. Fakat Antarktika da yasak. İlginç?


    Bu tabi ki bir teori, fakat gelin şimdi bu konuya dayanan görsellere de bir bakalım.

    Nasa'ya ait ünlü fotoğraflardan birine bakıyorsunuz, fakat onlar da ne?




    Nasa'nın ünlü fotoğrafında bir şeyler de sizin dikkatinizi çekmiyor mu? İşaretli alanlara bakın, bazı kısımların birebir fotoşop olduğunu göreceksiniz.


    Kuzey ya da Güney kutbu aramasın gözleriniz, okyanusların bittiği yerde buzullar başlıyor!





    Şimdi Balık Gözü Tekniği ile tanışın. Bu teknik ile düz alanları küre olarak fotoğraflayabilirsiniz




    Peki ya bu şekildeki tüm ''Dünya'' fotoğrafları balık gözü tekniği ile çekiliyorsa?




    İşte yıllar önce yapılan o ünlü uzay atlayışı, nasıl ama dünya yuvarlak değil mi?




    Solda yuvarlak (balık gözü) peki ya sağda? Kabin içinden görünen manzara?





    Güneş tutulmasının kameraya alındığı şu gife bakalım, bir gariplik yok mu?


    İşte dünyadan farklı ülkelerin uzay ajansları. Hepsinde de Nasa izleri görebilmek mümkün!




    Aslında tüm bu düşünce ABD'nin yeni başkanı Trump'ın bu konuda konuşması ile alevlendi...





    Son olarak, şu ikisinin benzerliğine bakın...




    Soldaki ''Düz dünya'' teorisine ait dünya tasviri, peki sağdaki ne biliyor musunuz? Sıkı durun! Birleşmiş Milletler logosunun ta kendisi!

    Antarktika'da neler oluyor? Nasa tam olarak ne yapıyor? İnsanlık koca bir yalana mı inandırılıyor? Sorulacak pek çok soru var, fakat bir şeylerin garip olduğu kesin.
    Tabi bu Amazon ormanlarında hala küçük ağaç perilerinin dolaştığı teorisi gibi sadece bir ''Teori''den ibaret...

  • @BaFRaLı55 ailem gelirdi aklıma.
    Sonra zaten istemesede astronotta ölecek.O hızdaki cisim Dünyayı delip geçtiyse kopan parçaların hızıda ona yakın olur , içlerinden birkaçı Ay'a çarpsa astronotta ölür. :)

  • Düz dünya teorisine karşılık bunu paylaşalım :)

    Gezegenler neden yuvarlaktır?

    "Yerçekimi"

    Evrende gerçekleşen tüm olaylar, bildiğimiz veya bilmediğimiz fizik yasalarınca gerçekleşiyor. Sadece bazılarının ne olduğunun bulunması zaman meselesi iken, mevcut bilgilerimiz ile de birçok şeyi açıklayabiliyoruz. Küreselleşmeyi açıklamak da oldukça basit bir duruma dayanıyor.
    Aslında başta sorduğumuz “bunun ardında nasıl bir amaç var” sorusu yanlıştır. İnsanoğlu olarak duygusal düşünme gücümüz, bizim her şeyin temelinde olan bir amacın bulunduğunu düşünmemize sebep olur. Bu, her şeyin sonunda böyle midir bilemiyoruz. Fakat bildiğimiz şey, evrende gerçekleşen olayların yalnızca fizik yasalarının birer sonucu olduğudur.


    Küre, merkez noktasından yüzeyine olan uzaklıkların hepsinin eşit olduğu geometrik şekildir. Biz bu uzaklığa yarıçap diyoruz. Merkezden yüzeyin neresine giderseniz gidin, ölçecek olduğunuz mesafe yarıçapın ta kendisidir. Dolayısıyla küre, kusursuz bir geometriye ve simetriye sahiptir.

    Newton’ın bahsettiği Kütle Çekimi Kanunu bugün hala pratikte işimize yaramakta olduğu için küresel yapıyı açıklamada onu kullanabiliriz.


    Evrende bulunan kütleler yakınlıklarına bağlı olarak birbirlerine bir çekim uygularlar. Bu çekimin sonucunda en nihayetinde öbeklenerek gruplar, kümeler oluştururlar. Bu gruplar ve öbekler de giderek küresel veya çembere ait bir geometri oluşturur. Bu tamamen çekim kuvvetinin ve kürenin kusursuz simetrisinin bir sonucudur.
    Kürenin yüzeyinin neresinden bir nokta alırsanız alın, uzaklık yarıçap(r) olacağından her noktaya uygulanan çekim kuvveti de aynıdır.
    Dolayısıyla kürenin kusursuz simetrisi, basit bir denge durumu oluşturur. Yasalar sürekli olarak gerçekleşmektedir, kütle çekim hala oradadır. Fakat kuvvetler, simetri sayesinde birbirini harika bir şekilde dengelediği için bir etki gözlenmez. Tıpkı duvarı itmeye çalışmak gibi, etkiye karşılık eşit bir tepki vardır.
    Eğer bu denge durumu yoksa, yasa işlemeye devam ettiği sürece yapı küresel olmaya çalışacaktır. Gezegenin üzerindeki bir dağ, kuvvetler dengesini bozarak jeolojik etkilere yol açacaktır. Bunu da duvara fazla kuvvet uygulayıp yıkmak gibi düşünebiliriz.
    En nihayetinde, yapının dayanıklılığına bağlı olarak kütle çekim ile bir noktada denge sağlanır. Bu, gezegenlerde pek görmediğimiz bir durum. Hiçbir gezegen kusursuz küre şeklinde değildir. Bunun sebebi, mevcut katı yapıdan ötürü oluşan direnç kuvvetidir. Yani duvarı yıkacak yeterli bir kuvvet uygulanamıyordur (kütle çekim katı maddenin uyguladığı dirençten daha zayıf kalır)

    Neden gezegenler kusursuz küre biçiminde değildir?


    Dönen her cisim, ekvator bölgesinden dış yönde savrulur. Ucuna top bağlı bir ipi çevirdiğinizde, yeterli hızlarda çevirirseniz dışarıya doğru fırlamaya çalışacaktır. Bu sebeple ekvator yönünde daha büyük yarıçapa sahip bir yapı ortaya çıkar. Biz bu yüzden gök cisimlerinin yarıçaplarını aşağıdaki gibi iki şekilde ifade ederiz, kutup bölgelerden ve ekvator bölgelerden. Çünkü kutuplarda bu etki en az iken, ekvatorda en fazladır.

    Dünya’nın kutuplardan basık, ekvatordan şişkince olması böylelikle açığa kavuşmaktadır. Bu değerlere baktığımızda ise:
    Ekvator yarıçapı : 6378,1 km
    Kutup yarıçapı : 6356,8 km
    Bu ortalamaya oranlandığında 1000’de 3’lük bir kusur. Güneş ise neredeyse kusursuz bir küresel yapıya sahiptir. 10 saatte bir dönüşünü tamamlayan Jüpiter’de ise ekvator yarıçapı kutup yarıçapından tam 5000 km fazladır. Bu neredeyse Dünya’nın yarıçapına eşit bir değer.
    Sonuç olarak, gözlemlediğimiz bu küresel yapının sebebi kütle çekim kuvvetinin kusursuz bir simetriye sahip olan kürede denge durumuna gelmesidir.

    Kaynak:http://www.kozmikanafor.com/gezegenler-ve-…re-seklindedir/

  • Dünyanın Yuvarlak Olduğuna Dair Örnekler

    1- Ay tutulması olduğunda Dünya'nın Ay üzerine vuran gölgesi yuvarlaktır. Buradan Dünya'nın yuvarlak olduğu sonucuna varılabilir.
    2- Kıyıda duran bir insan, ufuktan yaklaşan bir geminin önce dumanını, bacasını daha sonra tekne kısmını görür.
    3- Eğer Dünya yuvarlak olmasaydı görüş alanımıza giren gemiyi bütünüyle görebilirdik.
    4- Dünya'da herhangi bir noktadan aynı yönde ilerlerseniz sonunda aynı noktaya ulaşırsınız.
    5- Düz bir ovadan ufka doğru baktığınızda ilerde ufuk ve yerin birleşmiş olduğunu görürsünüz.
    6-Coriolis kuvveti de Dünya'nın yuvarlak ve dönmekte olduğunu kanıtlar.
    7-Ay tutulmasında Dünya'nın gölgesi Ay üzerine daire biçiminde düşer.
    8-Gece/Gündüz

    Dünya Düz olsaydı


  • saçma bir soru belki ama bir zamanlar yağmur bombası muhabbeti vardı. Uçaklardan atılan bu bombalarla bulutlara aşılama yapılıp yağış elde edilmesi planlanmıştı. Aslı astarı var mı bu olayın olabilmesi mümkün mü ?

  • Bulut Tohumalama bu


    Bulut tohumlama, bulutlardan düşen yağış miktarını değiştirmek için çeşitli maddelerle bulut içerisindeki bazı fiziksel gelişmeleri değiştirerek bilinçli olarak bir hava durumu değiştirme olayıdır. Bulut tohumlama yağışları artırmak için kullanıldığı gibi, havadaki sisi dağıtmak için de kullanılabilir. Her ne kadar yağışları artırmak için kullanılsa da, istenen sonuç alınamayıp ters etki de edebilir.


    Bulut Tohumlarının Etkileri ve Dezavantajları Nelerdir?
    Bulut tohumlama ile en iyi sonuca yağışın bol olduğu yer ve mevsimlerde ulaşılabilir. Ayrıca bir yerde bulut tohumlama ile yağış artırılırken başka bir yerde yağışlar azalabilir. Bulut tohumları kimi yerde yağışlara etki etmezken, uygun koşullarda uygulandığında yağışları %5-20 arasında artırabilir. Yani kesin bir çözüm değildir. Bir diğer dezavantaj ise bulut tohumları yağışlara etki etmeyebileceği gibi, beklenenden daha fazla dolu yağışına sebep olup, hem çevreye hem de ekosisteme zarar verebilir. Bu da hem maddi hem de manevi olarak uzun vadeli olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ayrıca maliyet açısından da birçok ülke tarafından sıcak bakılmamaktadır.