Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • Wow Sinyali
    1971 yılında NASA, SETI adıyla bilinen (Dünya Dışı Akıllı Yaşam Formu Araştırma Merkezi) projesini başlattı. Güçlü vericiler inşa edildi ve her gün rutin olarak uzay boşluğuna sinyaller gönderilmeye başlandı. Dünya yörüngesindeki mevcut uydular aracılığıyla da Dünya dışından sinyaller yakalanmaya çalışıldı.

    Sinyalin ilk fark edilişi

    SETI Projesinde görevli olan fizikçi Dr. Jerry R. Ehman, çalışmaları kapsamında her gün yaptığı gibi rutin olarak Radyo Teleskoplarının topladığı verileri inceliyordu. Sıra 15 Ağustos 1977 tarihli verilere gelmişti. O ana kadar kendisine çok rutin ve sıkıcı gelen bu işlemi bir an önce bitirmek niyetindeydi. Birden çok garip bir şey fark etti. Kalp atışları hızlandı ve bir süre hiç bir şey yapamadan sadece önündeki verilere bakakaldı.



    Dünya dışı ilk sinyali yakalamış olabilir mi?
    Nasa'nın başlattığı SETI projesiyle, dünyanın çeşitli yerlerine devasa radyo teleskopları kondu ve atmosferden dünyamıza giren radyo sinyallerinin yakalanması amaçlandı. Big Ear Radyo Teleskopu'nun o gün yakaladığı sinyal daha önce hiç rastlanılmamış derecede garipti ve o dönemin yorumlamalarına göre de dünya dışı akıllı yaşamın kanıtı niteliği taşıyordu. Yay Takım Yıldızı doğrultusunda bir bölgeden gelen ve tam olarak 72 saniye süren bu sıra dışı radyo sinyali, bazı özellikleri nedeniyle fazlasıyla dikkat çekiciydi.



    Sinyali tekrar bulmak için yapılan aramalar

    Big Ear teleskopu, gökyüzünü iki antenle taramaktaydı. Devamlılığı olan bir sinyalin 3 dakika sonra ikinci kez tespit edilmesi gerekirdi. Wow! sinyali ise sadece bir kez tespit edilmiştir. Ehman, bir ay sonra sinyali tekrar yakalamak için çalışmış, ancak başarılı olamamıştır. 1987 ve 1989'da Robert Gray Oak Ridge Rasathanesi'nde sinyali araştırmış, ancak bulamamıştır. Gray, sinyali aramak için 1995 ve 1996'da Big Ear'dan çok daha güçlü olan Very Large Array'i de kullanmış ve yine başarılı olamamıştır. Gray, son olarak 1999'da Tasmanya Üniversitesi'nin 26 metrelik radyoteleskopuyla araştırma yapmıştır. Gökyüzünün o yöresinde 14'er saatlik altı gözlem yapılmış, ancak Wow sinyaline benzer bir şey görülmemiştir.

    Sinyalin kaynağı
    Wow!'un daha zayıf bir sinyalin yıldızlararası titremesi sonucu güçlenmiş hali olduğu - yıldızların ışıklarının titreşmesi benzeri - öne sürülmüştür. Bu sav, sinyalin yapay bir kaynaktan gelme ihtimalini ortadan kaldırmaz. Ancak Very Large Array gibi güçlü bir teleskop sistemi bile sinyali tespit edememiştir. Ayrıca, Very LargeArray'in tespit edemediği bir sinyali, yıldızlararası titreşim nedeniyle Big Ear'ın tespit edebilme ihtimali düşüktür.
    Diğer bir sav, sinyalin bir tür yıldızlararası döner fenerden kaynaklandığı veya frekansının sürekli değiştiğidir.
    Ehman, sinyalin dünyadışı kökenli olduğu konusunda şüphelerini dile getirmiştir: "50 kere baktığımıza göre onu bir kez daha görebilmeliydik. Bana öyle geliyor ki, bu, dünyadan kaynaklanan bir sinyalin uzayda bir enkaz parçası tarafından geri yansıtılmış haliydi."
    Ancak daha sonra Ehman bu şüpheci tutumunu değiştirmiştir. Nitekim araştırmalar dünya kaynaklı bir sinyalin uzaydan geri yansıma ihtimalinin düşüklüğüne işaret etmektedir. Zira 72 saniye süren böyle bir sinyali açıklamak için, uzaydaki yansıtıcının pek de gerçekçi olmayan bazı özelliklere sahip olması gerekecektir. Ayrıca 1420 MHz frekansı, dünyadaki telsiz vericileri için yasak bölgedir. Ehman, yakın zamandaki yazılarında "az miktarda veriden büyük sonuçlar çıkarmamak gerektiğini" belirtmiştir.
    Bu konuda yıllar sonra ortaya atılan bir diğer iddia ise, amatör ses meraklıları tarafından yapılan çalışmalarda "wow" sinyal kaydının orijinal ses hızı yüksek hızlarda tekrar oynatıldığında ve dalga boyutundaki gürültüler en aza indirgendiğinde ortaya çıkan sonucun bir polis telsizi anonsuna ait olduğu ve kaynağının bir insan sesi içerdiğidir.


    Sinyalin geldiği öne sürülen edilen nokta

    Kaynak:Wiki-Onedio

  • Beyler şu videodaki seslerin sırrını ne olduğunu bilen var mı ?

    Hocam böyle paylaşımlar çoğunlukla sahtedir. Fakat biz bilimsel akılla gerçekleri üzerinden konuşalım.
    Atmosferde bu kadar güçlü ses dalgaları oluşturabilecek uçaklar trenler veya diğer beşeri faktörler var. Doğal faktörleri maddeler halinde sıralayalım

    1)Bu seslerin bulunduğu spektrum insan kulağı tarafından tam duyulamaz. Duyulan sesler asıl sesin sadece küçük bir kısmıdır. Bunlar 20-100Hz arasında ultra-az frekansında akustik emisyonlardır ve 0.1-15Hz arasında ultra-az infrasonik dalgalardır.

    (2) Jeofizik'te bunlara akustik-yerçekimi dalgaları denir. Atmosferin üst bölümlerinde bulunur, özellikle de İyonosfer'de.

    (3) Bu dalgaların oluşmasına dair birçok sebep sayılabilir; Depremler, volkanik patlamalar, kasırgalar, fırtınalar, tsunamiler vs. Fakat bu bahsedilen sesin ölçeği demin bahsedilen şeylerden çok daha güçlü olduğunu gösteriyor.

    (4) Böyle bir ses için yüksek bir enerji gereklidir. Bu dünyamızın yüzeyine çarpan, iyonisferi, üst atmosferi ve manyetosferi istikrarsız bir hale getiren güneş patlamaları ve yüksek enerji akımları tarafından olabilir. Üstelik 2011 yazından beri solar aktivitelerin arttığını görebiliyoruz.

    (5) Aynı zamanda bunlar Dünyanın kendisiyle de alakalıdır. 1998 ile 2003 yılları arasında kuzey manyetik kutup kaymasının hızlandığı görüldü, bugünlerde ise bu orana yakındır. Dünyanın jeomanyetik alanını oluşturan iç ve dış çekirdeğiyle enerji süreçler kuvvetlenmiştir. Bu arada, 3 boyutlu olarak dünyanın çekim alanını kaydeden ''Atropatena'' jeofizik istasyonları 11 Kasım 2011 tarihinde simültane bir şekilde dünyanın çekiminde ani hareketlenmeler gözlemlediler. Bu istasyonlar İstanbul, Kiev, Baku, İslamabad, Yogyakarta'da bulunuyor. İlk kurulan ile son kurulanın arasında 10,000km vardır. Kısacası, dünya çekirdeğinden yüksek bir enerji atılımı görüyoruz.

    Bilimin şu anki yaptığı gözlem ve edindiği verilerle söyledikleri bu. Eğer daha detaylı araştırma yapmak isterseniz konuyla ilgili bilimsel makalelere göz atabilirsiniz.
    İyi forumlar...

  • Reddit'te birisi ortaya değişik bir teori atmış. Normalde baktığımız her şeyin aslında geçmişe ait olduğunu bilmeme rağmen, (gördüğümüz güneş 8 dk öncesine ait görüntü gibi) ilk okuduğumda acayip afallamıştım. Çok değişik bir öngörü. İnsan evet olabilir demesine rağmen yine de heyecanlanıyor :thumbup:

    Teori:Dünya'ya yeterince uzak mesafeden, yeterince uygun bir teleskop ile bakarsak dinazorları görebiliriz.


    https://seyler.eksisozluk.com/yeterince-uzak…gorebilir-miyiz

  • @NeverSayNever Einstein, İzafiyet Teorisi'ni ortaya attığından bu yana, fizikçiler dünya üzerinde dört boyut bulunduğunu kabul ediyorlar.O zamana kadar bilinen ve kabul gören üç boyut olan uzunluk, yükseklik ve genişliğe ek olan diğer fiziksel boyut ise zaman olarak biliniyor. Matematiksel olarak da kabul gören 4'üncü boyut, diğer üç boyuta eşit değer taşıyor. Ancak insanlar dünya üzerinde üç boyutta, her yönde hareket edebiliyorlar yani, yukarı ve aşağı, sola ve sağa, ileri ve geri. Ancak zamanda sadece ileri doğru hareket edebiliyorlar, zamanda geriye doğru hareket hiçbir zaman gerçekleşmiyor. Fakat fizik kanunlarında, zamanın geriye doğru hareket edemeyeceğini söyleyen bir kural mevcut değil. Zaten Einstein'in bu konuda ispatladığı hareket denklemi de zaman geriye döndürüldüğünde gayet iyi çalışıyor. Ancak henüz hiç kimse, zamanda geriye seyahat etmeyi başaramadı.
    Zaman bükülmesi alanını yakaladığımızda geçmişe gitmek değil ama geçmişi net görmek mümkün olacaktır...

  • Ay, Dünya'dan her yıl 4 cm kadar uzaklaşmaktadır.


    Uzay hakkında bildiklerimiz, Dünya'nın okyanusları hakkında bildiklerimizden daha fazladır.


    @BaFRaLı55

    Fermi Paradox'unu Anlayabileceğimiz Düzeyde Video


    Part-I


    Part-II

  • Biraz gezegenlerden sıyrılalım:)

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • Gerçekten çok garip bir olaydır Tunguska olayı

    "Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü. Cisim atmosferde buharlaştığından çevreye çeşitli gazlar yayılmış ve olaydan belli bir süre sonra bile Sibirya ve Avrupa'da geceleri gökyüzünün parlak bir renk almasına neden olmuştur."


    Bir çok yerde okudum her türlü teoriyi kimisi normal meteor diyor kimisi dünyaya çarpacak büyük bir meteoru engelleyen bir uzaylı aracının meteoru yok ettiği için böyle bir olay olduğunu söylüyor :)

  • buda yakın zamandan bir çarpma:):)

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • @BaFRaLı55 iddialar var tabikide zamanı biraz eski ancak belli ki çarpan bir meteor, dünyamız bu tür risklerle her zaman karşı karşıya, asıl şu jupiterin videosunu bulacağım Shoemaker–Levy 9 Kuyruklu yıldızının jüpitere çarpması böyle olayların başımıza gelebileceğinin en büyük kanıtlarındandır

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!