Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • @Snow Effect(Eren) ben inanmayanlardanım:) inanan vardır elbette

    Ben de pek inanmamışımdır ama uzaylı ya da uzayda başka bir varlığın olma fikri de bana çok mümkün geliyor.51. Bölge'de olsak da bilsek :)

    Dediler ki “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur”
    Dedim ki “Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.”

    MEVLANA

  • @Snow Effect(Eren) Halen genişleyen evrende yanlız olduğumuzu düşünmüyorum. :)

    Şuan sadece gözlemlenebilir evreni görebiliyoruz ilerisinde ne var bir boşluk

    O boşluk denilen yer benim asıl merak ettiğim bölge.En azından orada bulunmak isterdim :)

    Dediler ki “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur”
    Dedim ki “Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.”

    MEVLANA

  • yalnızmıyız değilmiyiz onu bilmem ama ufo işine inanmıyorum kısacası

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • yalnızmıyız değilmiyiz onu bilmem ama ufo işine inanmıyorum kısacası

    Hocam bana da ufo işi inandırıcı gelmiyor ufo denen şeyler gizli yarım kalmış bir askeri deneyin ürünü olabilir veya hatta komplo teorisyenlerinin çok abarttiğı atmosferdeki ışık kırılmaları da olabilir

  • Fiziksel olarak "uçan" dairelerin uçması mümkün değildir. Ancak aşırı yüksek hızlarda mümkündür.


    Uzaylıların varlığına inanıyorum ancak en yakın yıldız ~4.7ly uzaklıkta ve Voyager 1'in yaklaşık 40 yılda yalnızca 38 ışık saati uzaklaştığı düşünlürse, ışık hızına yakın bir hız dışında buraya ulaşamazlar. Böyle büyük bir hızda da, onlar bize göre çok yavaş olacağı için, insanlık yok bile olmuş olabilir.

  • Böyle bir şey imkansız.

    Bana da imkansız geliyor fakat 2077 den 2016 ya gelen insanların olduğunu söylüyorlar.Bu imkansız İnsanlar kendi geleceğini çiziyor zaten.
    Aynı bir paradox oluyor resmen bunun hakkında bir yazı yazacağım.2077 zaman makinesi icat edip 2016 ya gelebilirlerde :D

  • Ay'ın gerçek yaşı bulundu


    Dünya'nın uydusu Ay'ın sanılandan çok daha yaşlı olduğu ve yaklaşık 4.51 milyar yıl önce oluştuğu belirlendi.

    Los Angeles'taki California Üniversitesi (UCLA) araştırmacıları, 1971'teki Apollo 14 seferinde astronotların Ay'dan getirdiği taşları inceledi ve Ay'ın Güneş Sistemi'nin oluşumundan 60 milyon sonra doğduğunu buldu.

    Şimdiye kadar Ay'ın Güneş Sistemi'nden 100-200 milyon yıl sonra oluştuğu varsayılıyordu. UCLA araştırmacıları, Ay'ın yaşını belirlemenin Güneş Sistemi'nin ve Dünya gibi kayalık gezegenlerin oluşumunu anlamada büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

    Ay'dan getirilen taşlardan alınan zirkon parçacıklarını uranyum tarihleme yöntemini kullanarak inceleyen araştırmacılar, Ay'ın 4.51 milyar yaşında olduğunu ortaya çıkardı.
    Çalışma, "Science Advanves" dergisinde yayımlandı.

    Kaynak

  • Allah'ın evreni yaratırken gerçekleştirdiği büyük patlamanın devam süreci sonucu hala daha evrenin genişliyor olması akıllara durgunluk verir nitelikte...Einstein’a göre uzayda bir bölgedeki yerçekimi ani bir olay sonucu değişirse, o bölgeden uzaya ışık hızıyla yerçekimi enerjisi dalgaları yayılır.Bu dalgalar da uzayda geçtikleri yerleri gerer ya da sıkıştırır.Fakat Einstein, bu dalgaların fiziksel varlığını saptamanın hiç mümkün olmayabileceğini de söylemişti... Uzaydaki bu dalga akımlarının fiziksel varlığını saptadığımız gün ışık hızını yakalamamız çok daha kolay hale gelecek. Fakat bunun için önce büyük patlamadaki sırrı çözmemiz gerekiyor... Havaforum ailesinde böyle bir konuyu bize kazandıranlara çok teşekkür ederim. Üzerine okumadığım kitap izlemediğim belgesel araştırmadığım makale kalmayan bir konu çünkü...

  • Vaktim olduğu bir gün Kuran-ı Kerim ayetleri ile Albert Einsten'ın ve şu anki bilim dünyasının nasıl örtüştüğünü paylaşayım inşallah... O ayetleri ve bugün daha yeni yeni bilimin bulabildiği şeyleri görünce başını secdeden kaldırası gelmiyor insanın gerçekten...

  • Solucan delikleri gerçektir atomik boyutlarda solucan delikleri vardır ve elektronlar bunları kullanırlar. Bağdaşık elektronlar teorisi de buradan geliyor kanımca.
    Şimdi gelelim Coriolis kuvvetine
    direk şlaak diye vikipediden kopyalıyorum hiç düzenlemeden çünkü çok açıklayıcı anlatılmış.
    Coriolis kuvveti, dönen bir platformun merkezinden karşı tarafına yürümeye çalışan biri tarafından anlaşılabilir. Yürümek istediği tarafa doğru dik açıyla itildiğini görür. Benzer şekilde, dönen yer kürenin yüzeyi üzerinde hareket eden hava, kuzey yarım kürede hareket yönünün sağına, güney yarım kürede soluna saptırır. Bu saptırma gücüne coriolis kuvveti denir. Fransız matematik ve fizikçisi, Gustave Gaspard Coriolis (1792-1843) onuruna atfen bu ad verilmiştir.
    Coriolis kuvveti nedeniyle rüzgarlar irtifada izobarlara yaklaşık 10° açı ile neredeyse paralel, alçak basınca meyilli eser. Yeryüzünün sürtünme etkisi sonucu rüzgar alçak irtifada daha yavaştır, dolayısıyla coriolis kuvveti de daha zayıftır. Bunun sonucunda rüzgarın izobarlara yaptığı açı denizde yaklaşık 20°, karada da 30°'ye kadar çıkar.

    Birinci plakta siyah top doğrusal hareket eder. Fakat, kırmız noktadan bakan birisi ikinci plaktaki gibi (Coriolis ve merkezkaç kuvvetinin siyah top üzerindeki etkisi ile) siyah topu eğrisel hareket ediyormuş gibi görür.
    Havaya düşey atılan bir topun dönen dünyanın merkezine olan mesafesi büyüyecektir. Tekrar yerine düşmesinde atıldığı noktanın aynı zaman aralığında aldığı mesafeden daha büyük bir yay boyunca hareket eder. Bu, topun bir çeşit ivmelendirilmiş olması gerektiği ve dolayısıyla kuvvet etkisi altında bulunduğunu gösterir. Bu tür kuvvetler, meteorolojide ve okyanus biliminde önemlidir. Genel olarak dönen bir referans sisteminde hareket eden cismin yörüngesine dik olarak etki eder. Bunlar görünen zahiri kuvvetlerdir. Mesela; dönen bir plak üzerine düz bir çizgi eğri şeklinde belirir. Eğer plak ortasında bir gözleyici bulunursa, o kimse tepesinin bir kuvvetle kenara doğru itildiği zannına kapılır.
    Benzer olay, dünya gibi üç boyutlu dönen bir sisteme nazaran hareket ettiğinde müşahede edilir. Rüzgâr ve okyanus akımlarında bu kuvvetin etkisi görülür. Yörüngelerine dik hareket etme eğilimi gösterirler, bu kuvvetler uzun menzilli füzelerin yörüngelerinin hesaplanmasında önemli rol oynar.


    Şimdi gelelim benim farkettiğim basit ama matematikle uğraşan onu sevenler için mucizevi bir ayrıntıya.
    Resim atılmıyor foruma. Herneyse ben anlatayım siz internetten araştırrısınız. Samanyolu galaksisinin kolları logaritma ve üstel fonksiyonların grafiğine o kadar çok benziyor ki şekil olarak. Bunu görselle anlatacaktım ama resim atamadım.

  • Pioneer 10-11 ile iletişim kesildi

    Voyager 1 ile 2022 e kadar iletişim imkani var

    Voyager 2 nin durumunu tam bilmiyorun.

    Voyager 1 2012 yaz aylarında Güneş Sistemini tert etti.Şuan yıldızlararası uzayda.

    En yakın yıldıza ulaşmasına ise binlerce yıl var.

    1977 de fırlatıldı 2012 de Güneş sisteminddn çıkmaya başlamış idi.

  • Şu gördüğünüz bütün nesneler varya, istisnasız hepsi gece kara gündüz mavi olan gökte neler olup bittiğini araştırırken yanlışlıkla keşfedildi. Başlangıçta tek bir amaç vardı o da biz nereden geldik sorusuna cevap bulmaktı. Böylece bilimin temelleri atıldı. Ardından dallandı hemd eçok fazla. Aslında amacından saptı bilim ama bu haliyle daha iyi oldu. Savaşları saymaz isek.
    Savaşmak insancıl bir güdüdür. Başka hiç bir hayvan topluluğunun savaştığını göremezsiniz.