Deprem Bildirim Konusu

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • kardes rica ediyorum benimle ugrasma:) ben buna gülüp gecmedim.baska bir konuya..moloz konusu hatırlarsan.olayı carpıtma ve rica edıyoru tekrar bana dair bir sey yazma...anlasmısızdır sanırım..iyi aksamlar..

  • benim çin asparagas bir haberdir..hürriyet hiç bir sekılde kaale aldıgım bir mecra degıl el degıstırdıkten sonra hele..ayrıca ben senın sahsına gülmedım,habere güldüm..benım fıkrım benımdır..degısmez..hadı allaha emanet..iyi geceler tekrar.

  • divane

    Fay canına!

    29 Ekim’de açılması planlanan Marmaray’dan çıkan 1 milyon metreküplük hafriyatın ‘Çınarcık Çukuru’na boşaltılma işlemi tamamlandı. Deprem uzmanları ve çevre mühendisleri konuya tepki gösterirken, Profesör Doktor Naci Görür, yapılan işlemi “Depremi etkilemez ama organizmalar katledildi” şeklinde değerlendirdi.

    MARMARAY projesinde sona yaklaşılırken 1 milyon metreküplük hafriyat inşaat öncesinde duyurulduğu gibi önemli bir fay hattının geçtiği Çınarcık Çukuru’na döküldü. Geçtiğimiz hafta Hürriyet’e Marmaray Projesi’ni anlatan Marmaray Bölge Müdürü Haluk Özmen hafriyatla ilgili de ayrıntılı bilgiler verdi. Özmen, “Proje kapsamında ortaya çıkan 1 milyon 200 bin metreküplük hafriyatın 200 bin metreküplük kısmı şartlara uygun olarak bir taş ocağına gömüldü. 1 milyon metreküplük hafriyatı ise Çınarcık Çukuru’na doldurduk. Jeolojisi uygun olan bir kısım hafriyatı yine gerekli işlemlerden geçirdikten sonra projenin imalatında kullandık” dedi.

    DOĞAL DENGEYE MÜDAHALE

    Doğal olmayan her olayın tabiatta karşılık göreceğini ifade eden İTÜ Deprem Araştırma Alt Grubu’ndan Profesör Doktor Naci Görür, yapılan hafriyat dökme işleminin Marmara’daki ekosistem için felaket anlamına geldiğini vurguladı. Doğal olarak Marmara’da belirli bir sedimantosyon hızı olduğunun altını çizen Görür, “Çeşitli toprak ve çakıl taşları karadan rüzgar ve akarsular aracılığıyla Marmara’ya taşınır. Bunlar Marmara’nın tabanında depolanır. Karadan taşınan bu maddeler yılda bir kaç santimetre bile taban oluşturmaz. Marmaranın tabanında ölçülebilen bir kalınlık binlerce senede oluşur. Ancak burada doğal dengeye müdahale ediliyor. Binlerce senede bile oluşmayacak kalınlık tek seferde 1 milyon metreküplük hafriyatla oluşturuluyor” diye konuştu.

    ORGANİZMALAR KATLEDİLDİ

    Marmara Denizi’nde 1999 depreminden bu yana araştırmalar yaptığını söyleyen Naci Görür, “Ulusal ve uluslararası ekiplerle çalıştım. Bu ekiplerin koordinatörlüğünü yaptım. Çınarcık Çukuru’nda 1250 metreye dalış yaptım. Günde 7 saat çalıştım. O bölge hakkında en iyi bilgiye sahip kişilerden biriyim. Bu yapılan işlem dipteki yaşamı öldürmekten başka birşey değildir” dedi. Deniz dibinin ay yüzeyi gibi olduğunu belirten Görür, deniz dibinde Bentonik bir yaşam olduğunu söyledi. Dip bölgelerde her türlü canlı yaşamının olduğunun altını çizen Görür, “Maramara Denizi’ndeki canlı yaşamı kirlilikten dolayı bitme noktasına geldi. Ancak dipte inanılmaz bir yaşam var. Burada Akdeniz’den taşınan temiz suların etkisi var. Midye ve istiridye benzeri canlılar burada yaşamını sürdürüyor. 1 milyon metreküpü oraya dökenler bu organizmaları katletti. Ancak depreme etkisi olmaz” ifadesini kullandı.

    ‘ÇOK YAZIK’ OLACAK

    Çevre açısından yapılan işlemi bir ‘felaket’ olarak nitelendiren İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Oğuz Gündoğdu da “Depreme herhangi bir etkisi olmaz. Ancak yapılan işlemle doğal yaşama büyük zarar veriliyor. Denize hafriyat dökmek deniz yaşamını büyük ölçüde etkiliyor. Çok yazık” diye konuştu. Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Mühendisi Menekşe Kızıldere ise, “Dipteki canlı yaşamı üzerine toprak örtüldü” dedi.

    Denize dökmek için rapor şart

    SU altı hafriyatında faaliyet gösteren firmalardan biri yapılan işlem hakkında bilgi verdi. Denize hafriyat dökme işleminin Çevresel Etki Değerlendirme Raporu olmadan yapılamayacağını savunan firma yetkilileri, “Deniz kıyılarından çıkan hafriyat genellikle Çınarcık Çukuru’na dökülüyor. Ancak buraya yapılan döküm için sadece rapor almak bile 50 gün sürüyor. Kazısı yapılan malzemeler taşıma gemilerine konuyor. Bu malzemeler çeşitli işlemden geçirilmeden denize dökülmüyor. Karadan alınan malzemeler ise genellikle karada belirli noktalara dökülüyor. Ancak denizde ekosisteme zarar verilse de deniz uyum gösterebiliyor” dedi.

    En son 1999’da enerji çıktı

    YAPILAN işlemin depremle ilgili harhangi bir sıkıntı yaratmayacağını ifade eden İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Şener Üşümezsoy, döküm işleminin derinlerde olan canlı yaşamını etkileyebileceğini belirtti. Çınarcık Çukuru’nun ilk olarak 1894 yılında yırtıldığının altını çizen Üşümezsoy, “Burada oluşan fay hattında ikinci deprem 1960 yılında yaşandı. Fay hattı 1999 yılında kalan stresini boşalttı. Bu fayda stres kalmadı. İşlemin nasıl yapıldığı önemli. Yapılan işlemden fay hattı etkilenmez. Ancak, deniz yaşamı etkilenebilir” dedi.

    Çınarcık Çukuru nerede bulunuyor

    ÖZELLİKLE 1999 yılında Marmara Depremi’nden sonra hayatımıza giren Çınarcık Çukuru Marmara Denizi’nde Yalova Çınarcık kıyılarına 1.5-2 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Çukurun derinliğinin ise 1200 metre civarlarında olduğu söyleniyor. Çınarcık Çukuru İzmit Körfezi’nden Silivri açıklarına kadar devam ediyor. Kuzey-güney yönünde ise adalardan başlayıp Çınarcık açıklarına uzanıyor.

  • bak son mesajım bu konuda kardes.ben zaten yalıvada yasıyorum.çok büyük acılar cektık maalesef bu konuda.deprem cok farklı bir mekanızma..denızın cukuruna hafrıyat dokmek depremi asla önleyemez..deprem tabanın cok daha derınlklerınde,kara ıcınde olan bır seydır zaten..ha bu arada kım ne dökerse doksun denıze,maalesef deprem mutlaka olacaktır..doganın kanunu.bundan binlerce sene öncede oldu ve binlerce sene sonrada olacaktır.biz tebrımızı alıp bu konuda öncelikle dogru bir şekilde bilinçlenip,gereklı tedbirlerimizi MUTLAKA almalıyız..ben yatar iyi geceler..sınav okudugum ıcın bu saate kaldım..

  • (Alıntı)

    İstanbul Depremi ile ilgili sürekli bir çukurdan, Çınarcık çukurundan bahsediliyor.


    Fay hatlarını sürekli çizgi çizgi gösteren haritaları insanın algılaması oldukça güç. Bunun nasıl bir şey olduğunu görmemiş olanlar, merak edenler için Marmara Denizinin topoğrafyasını gösterir bir çizim var.


    Zira çizim oldukça net algılaması kolay, dolayısıyla oldukça etkili.Burada göründüğü üzere olayın ihtişamı ve ciddiyeti oldukça net.


    Belli ki zamanında kıtaların plakalarının birleştiği bu hat üzerinde bayağı bir kayma, göçme olayları yaşanmış ve güney plakanın bi kenarı, kuzey plakanın yaklaşık 1200 m aşağısında bir seviyeye yerleşmiş. Veya iki plakanın arası aşağı göçüvermiş.


    Ve gene belli ki Marmara Denizi dediğimiz şey özünde suyla dolu olan bu çukur.İsmi Çınarcık AMA aslında bütün marmarayı kaplıyor. Kenarlarında bir kısım platolar ( sahanlıklar) var o kadar.


    Dikkat ederseniz adaların altına kadar olan bölgede suyun derinliği 60-70 m.Fakat adaların hemen altında başlayan doğu batı hattında bir su altı vadisi var.


    Derinliği bir anda 1280 metreye kadar düşüyor. Düşünün 1280 metre. Orada su olmasa vadinin kenarına gelip aşağı bakamazsınız. Acaip bir mesafe ve dimdik bir yar şeklinde.


    Sivri ve Yassı adalar Kınalı'nın aşağısına doğru, çok ufak belli belirsiz tam vadinin kenarındalar.Hani bi sallansa sanki kayıp içine düşüvereceklermiş gibi duruyor.


    Bu bölge bir daha göçecek, kayacak deniyor, malum. Umarız önemli bişey olmaz.

    Ama belli ki bu doğal yapı öyle pek normal birşeye benzemiyor...

  • divane abi benim bunları yazma sebebim hani molozların depremi önleyeceğinden dolayı değildi. Sadece geçmişte böyle bir haber okudum ve 1-2 hafta önce foruma aktarmıştım. Bunu demek istedim ben. Belki yanlış anlamış olabilirsin olur yani insanlık hali. Yani demek istediğim molozların depremi önleyeceğini kesinlikle söylemedim

  • çınarcık çukuru birer pull apart havzadır. ingilizce terimi de pull apart basin diye geçer. Bazen yanal atımlı fayların(Kuzey Anadolu Fay Hattı gibi) geçtiği bölgelerde, bu fayın yönü değiştiği vakit, yanal atım süresince, fayın yönünün değiştiği alanda gerilmeler sonucu normal faylar ile açılmalar ve bunun akabinde derin vadiler, çukurlar meydana gelmektedir. Türkiye'de Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın olduğu alanlarda bu havzalar bulunmaktadır. benim çalışma tez konumlarımdan biri olan Kazova havzası, Almus Fay Zonu'nda yer almakta ve yine bu şekilde oluşmaktadır.

    Çınarcık çukuru için yapılmış 3-D modellemeli bu makaleyi okuyabilirsiniz. http://www3.ogs.trieste.it/bgta/pdf/bgta0129_SUGAN.pdf

  • Ayberk

    Sevgili kardeşim;

    "Çınarcık çukuru" tanımlamasına kafan takılmasın. Mutu yazdı yukarıda, orası bir havza. Ama özelliği içinden KAF hattı geçtiği için, çökme, itme ve diğer kuvvetlerin etkisi ile, bazı çoğrafik yapılar oluşmuş.

    Deprem'den etkilenecek bir bölge ama sadece o kadar, kafana çok takılmasın.

    Sen konuyu açınca bende yazmıştım, bölgeye, moloz, hafriyat, cüruf, taş ve kum ya da ne dersen dökülmesi deprem ile ilgili bir etki yaratmaz. Ama Naci Görür Hoca da söylemiş, orasının habitatı darmadağın olur. Deprem ile ilgili bir şey olmaz ama doğayı yerine gelmeyecek şekilde telef edersin.

    Bir de bilgi vereyim sana, büyüklükleri hayal açısından, Balıkesr - Erzurum yaklaşık 1400 km mesafeymiş. Yer kabuğunun kalınlığı yaklaşık 6000 km. Yani 4 kez Balıkesir - Erzurum yaparsın :)

    Yani oraya milyon metreküp toprak döksen ne olur, dökmesen ne olur jeolojik açıdan.

    Çok takma kafana. Türkiye'de genel olarak Medya, rating peşinde olduğu için, çukuru da doldurur, depremi de önler, yeni deprem de yaratır.

    kendinize iyi bakın, Sevgi ve Selamlarımla

  • http://www.internethaber.com/istanbul-icin-…si-1926990h.htm


    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Erdal Şafak, “Önümüzdeki 30 yıl içerisinde yüzde 60 ihtimalle İstanbul’da 7’nin üstünde bir deprem bekleniyor. Teorik olarak büyük bir depremin İstanbul’da olacağını biliyoruz” dedi.

  • Kandilli kimin elinde böyle açıklamalar yapıyorlar ya insan üzülüyor.

    Komik bir durum aynı zamanda da yok 30 yıl içinde %60 deprem olacak nedir? Bu bize ne kattı bu oran nereden çıktı. Bence alınacak önlemlerden bahsedilse hatta yaptırımda bulunulmaya çalışılsa daha makul.

    Kış açıklamalarınızı da unutmadık be Kandilli <X

  • Senede 10 kere çıkıp istanbulda 30-40 yıl içerisinde deprem olacağını söyleyen bir çok prof. oluyor,ama ilker abinin dediği gibi uyarı,önlem vs. hiç bir zaman bahsedilmiyor,ben bu tür haberleri boş bıluyorum,tek korkum can kaybının binlerle ifade edilmemesi ve bir an önce sağlam yapılara insanların yönlendirilmesi :/

  • Arkadaslar bende bazi seylere katiliyorumda guvenlik onlemleri acil tahliye planlari filan rasathanenin isi degil, dolayisiyla isin fiziksel yapisiyla ilgili aciklamalar yapacaklar tabiki de. Ara ara kendilerini hatirlatiyorlar buda gundem yaratmaktan baska birseye yaramiyor..

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!