"Su Krizi" artık Türkiye için kaçınılmaz bir gerçek...
İnsanlık İçin Son Çıkış
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
- Offizieller Beitrag
-
O Sistem Buraya Gelecek! bu konuya tekrar değindiğin için teşekkürler hocam, eline emeğine sağlık. Ben de geçen hafta barajlar konusunda değinmiştim, her zaman göz önünde bulundurmalı ve sürekli hatırlatmalıyız. TEMA 1992 yılında kurulduğunda ne alaka diyenler şu an alakanın ne olduğunu görüyorlardır umarım. TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN!!!
Bizim bireysel yapabileceğimiz her zaman tasarrufu ele almak
Bu bağlamada bu videoyu herkesin ailece seyretmesini şiddetle tavsiye ederim
25 LitreHer gün sadece 25 litre su ile yaşamak zorunda olduğunuzu düşünün... 25 Litre belgeseli; gelecekte yaşanabilecek olası bir su kıtlığını ele alırken, günümüzd...youtu.be -
O Sistem Buraya Gelecek! bu konuya tekrar değindiğin için teşekkürler hocam, eline emeğine sağlık. Ben de geçen hafta barajlar konusunda değinmiştim, her zaman göz önünde bulundurmalı ve sürekli hatırlatmalıyız. TEMA 1992 yılında kurulduğunda ne alaka diyenler şu an alakanın ne olduğunu görüyorlardır umarım. TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN!!!
Bizim bireysel yapabileceğimiz her zaman tasarrufu ele almak
Bu bağlamada bu videoyu herkesin ailece seyretmesini şiddetle tavsiye ederimPaylaşım için ben teşekkür ediyorum hocam. Gündemde hiç olmasada Türkiye'de hem süresi hem de etki alanı giderek artmaya başlayan Kuraklık ile birlikte Su Kıtlığı artık gelecek senelerin değil, bugünün en önemli problemlerinden biri haline gelmiştir. Gelecek senelerde Su Fakiri ülke kategorisine gireceğiz. Atmış olduğunuz National Geographic Türkiye'nin 25 Litre adlı videosunu izlemelerini bende herkese şiddetle tavsiye ediyorum.
Ayrıca bugün 22 Nisan Dünya Günü, umarım daha yaşanabilir bir gezegen ve gelecek inşa edebiliriz...
-
İklim değişikliği sadece daha sıcak veya daha kurak olacak demek değildir. (Ancak Türkiye'nin gelecekte daha sıcak ve daha kurak bir iklime sahip olacağı kaçınılmaz bir gerçektir.) Geçtiğimiz hem Mart ayında ve hem de Nisan ayında yaşadığımız gibi mevsim normallerine göre aşırı sıcak ve aşırı soğuk hava dalgaları yani normallere göre aşırı olma durumu daha da artış gösterecek.
Geçtiğimiz 2025 Mart ayı, Türkiye geneli Mart ayı normallerin 3.0°C üstünde ile en sıcak 4. Mart ayı oldu. (1. Görsel)
Mart ayında 14 tane şehirde sıcaklık rekorları kırılmasına (ve 3 şehirde sıcaklık rekorlarının egale edilmesine) neden olan aşırı sıcak hava dalgası ile karşılaştık sonrasında gelen soğuk hava dalgasıyla kar yağışlarıyla karşılaştık ve bu soğuk hava dalgası bile Mart ayı sıcaklık ortalamalarını düşüremedi.
Türkiye geneli Nisan ayını ise normallerin 0.2°C altında kapadı. Soğuk bir Nisan ayı geçirdik.
Nisan ayında mevsim normallerine göre aşırı soğuk hava dalgası ile karşılaştık ve pek çok şehirde en düşük sıcaklık rekorları kırılmasına neden oldu ve bu yüzden Türkiye tarihinin en büyük zirai don felaketini yaşadık. Geçmiş olsun.
Nisan ayında bu coğrafyada kar yağışları görülmesi normaldir ancak bu sene Nisan ayında normal olmayan durum ise Anadolu'daki dağlarımızda kar örtüsünün tarihin en düşük seviyelerinde olmasıdır. (2. ve 3. Görsel)
Nisan ayını ise Avrupa genelinde En Soğuk geçiren şehir ise İstanbul oldu. En sıcak geçiren şehir ise Norveç'in başkenti Oslo oldu. (4. ve 5. Görsel)
-
İZMİR ŞEHİR MERKEZİNDE SON 10 YILDA KIRILMIŞ SICAKLIK REKORLARI;
Ocak: 22.5°C (11.01.2021)
Şubat: 27.0°C (18.02.2016)
Mart: 31.1°C (15.03.2025)
Haziran: 41.8°C (27.06.2025)
Temmuz: 43.2°C (26.07.2023)
Aralık: 26.1°C (09.12.2024)1) Akdeniz Havzası'nda küresel ısınmadan en çok etkilenen 2. şehir olan İzmir'de son 10 yılda 12 ayın 6'sında sıcaklık rekoru kırılmış. Buna karşılık bırakın son 10 yılı son 25 yılda bile kırılabilmiş bir soğuk hava rekoru yok.
2) Bu 6 rekordan 5 tanesi 2020'li yıllara ait.
3) 2023'ten itibaren her sene 1 tane ayın sıcaklık rekoru kırılmış. Üstelik bu sene kırılan 2 tane rekor var. Genel sıcaklık rekoru da 43.2°C ile 26 Temmuz 2023'te kayda geçti.
4) Şehirdeki en son düşük sıcaklık rekoru Nisan ayının olmuş, 10 Nisan 1997'de 0.6°C olarak kaydedilmiş. Bunun dışındaki 10 ayın düşük sıcaklık rekoru 1940-50'li yıllara ait. Sadece Ekim'in düşük sıcaklık rekoru 24 Ekim 1970'de 3.6°C ile kayda geçmiş. Genel soğuk rekoru ise -8.2°C ile 04.01.1942 tarihine ait.
5) Bu istatistik küresel ısınmanın bazı bölgelerde, bazı şehirlerde artık korkunç boyutlara vardığını gösteriyor. Extrem yüksek sıcaklıklara her sene çok kolay ulaşılabilirken, eski yüksek sıcaklık rekorları kolaylıkla parçalanabilirken extrem düşük sıcaklıkların artık neredeyse yanına bile yaklaşılamıyor.
-
29 Temmuz 01.00 itibariyle Türkiye'nin sıcaklık haritası.
Şu anda tüm ülkede meteorolojik sıcaklık olarak tarihi ve korkunç bir gece yaşanıyor. Kars ve Ardahan hariç bütün il merkezleri bu saatte 20 derecenin üzerinde. İç Anadolu'da halen daha sanki Akdeniz kıyısında bir yermiş gibi 30 derecenin üzerinde olan veya 28-29'larda gezinen il merkezleri var. Doğu Anadolu'da bile çoğu il merkezi 23-25 aralığında geziniyor. Özellikle bazı lokasyonlarda sıcaklık bu saate göre anormal derecede yüksek kalmış durumda. Örneğin bu gönderiyi yazdığım saatte (01.00) en garip ve olağan dışı sıcaklıklar şu şekilde;
Ankara: 31.0
Konya: 30.9
Malatya: 30.4
Afyonkarahisar: 27.7
Hakkari (1727 rakım): 26.2
Bitlis (1785 rakım): 24.6
Sivas: 23.8
Bolu: 23.0
Van (1675 rakım): 22.8
Erzurum (1860 rakım): 20.4
Yani Erzurum'da gecenin bu saatinde dışarıda sadece tişört, atlet ile rahatlıkla dolaşabilir hatta bünyeniz sağlam ise cam açık dahi yatabilirsiniz anlamına geliyor. Hatta Hakkari'de, Bitlis'te deniz seviyesinden 1750 metre yukarıda kışın metrelerce karın yağdığı bir yerde evde oturduğunuz yerde terleyebilirsiniz bile.
Genellikle yaz mevsiminde en düşük sıcaklıkların ölçüldüğü, hemen hemen her gece tek haneye inebilen hatta eksi derecelerin bile gelebildiği ilçe merkezleri bile 01.00 itibariyle 10 derecenin üzerinde kalmış durumda;
Bolu Gerede: 21.1
Van Çaldıran: 20.2
Kars Sarıkamış: 18.3
Ardahan Göle: 12.2
Sivas İmranlı: 12.0
-
25 Temmuz 2025 Cuma günü Türkiye'nin En yüksek Sıcaklık Rekoru 50.5°C ile Şırnak, Silopi'de kırıldı.
2023 yaz mevsiminden bu yana Hatay, Hassa'da ve Eskişehir, Sarıcakaya'da ve Şırnak, Silopi'de 50.0°C+ sıcaklıklar görüldü.
Ancak Hatay, Hassa'daki 50.0°C+ ve Eskişehir, Sarıcakaya'daki 50.0°C+ resmi olarak sayılmadı ve 2023 yılında rekor Eskişehir, Sarıcakaya'da 49.5°C olarak açıklanmıştı.
2023 senesinde en yüksek sıcaklık rekorundan önce en yüksek rekor yine Şırnak, Cizre'de 2021 yılında 49.1°C ile kırılmıştı.
2021 rekorundan önceki rekor ise yine Şırnak, Cizre'de 27 Ağustos 1961 tarihinde 49.0°C ile kırılmıştı.
1961'den 2021 yılına kadar yani 60 senedir bu ülkede resmi olarak 49.0°C+ sıcaklıklar gelmiyordu. 49.0°C+ sıcaklıklar Türkiye için olağanüstü değerlerdi.
Ancak son 4 senedir her sene 49.0°C+ değerlerini görmeye başladık.
Hatta 25 Temmuz 2025 Cuma günü sadece 50.5°C ile rekor kırmakla kalmadık aynı zamanda 5 istasyonda daha Mardin’in Kızıltepe ilçesi 49.6°C, Şırnak’ın Cizre ilçesi 49.4°C, Mardin’in Nusaybin ilçesi 49.3°C, Siirt’in Kurtalan ilçesi 49.1°C, Şanlıurfa Ceylanpınar TİGEM istasyonunda sıcaklık 49°C olarak ölçüldü.
Türkiye için artık 49.0°C ve hatta 50.0°C sıcaklıklar normal bir değer olmaya başladı.
Küresel Isınma'nın beraberinde getirdiği İklim Değişikliğinin etkilerini bizzat yaşıyoruz... Gelecek senelerde sıcak hava dalgaları daha da şiddetli olmaya başlayacak ve yeni rekorlar görmeye devam edeceğiz...

-
Tarihi bir Kuraklık yaşıyoruz. Kuraklık nedeniyle son 60 yılda Türkiye'de irili ufaklı yaklaşık 240 gölün 186'sı tamamen kurudu.
Türkiye genelinde 2025 su yılı yağışları, normalin ve geçen yılın altında kalarak son 52 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Ülke genelindeki 1 Ekim-31 Ağustos arasındaki normal yağış miktarı yaklaşık 540 mm'dir. 2024 senesinde bu yağış miktarı normallerin az üzerinde gerçekleşerek 550 mm oldu. Ancak bu sene yani 1 Ekim 2024-31 Ağustos 2025 tarihleri arasında bu yağış miktarı yaklaşık 400 mm'yi buldu, önemli miktarda azalış var.
Yaklaşık 5 milyon kişinin yaşadığı İzmir gibi bir büyükşehir başta olmak üzere Uşak, Elazığ gibi pek çok şehirde su kesintileri uygulanmaya başlandı.
1 ay önce Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nde su seviyesi çok ciddi şekilde azaldı ve artık burada suya ulaşmak neredeyse mümkün değil.
Geçtiğimiz günlerde ise yine Türkiye'nin en büyük 4. gölü ve tatlı su gölü olan Eğirdir Gölü'nde su seviyesi çok ciddi şekilde azalarak göl 2'ye bölündü. Türkiye'nin pek çok baraj gölünde su miktarlarında ciddi azalma var.
Kuraklık ve beraberinde gelecek olan Su Krizi, Türkiye'nin artık gelecek seneler için değil, bugünün en önemli sorunudur. Hiç zaman kaybetmeden düzgün bir şekilde yapılacak su yönetimi ile suyun sürdürülebilirliği sağlanmalı ve çok ciddi önlemler alınmalıdır.

Türkiye'nin en büyük 4. gölü ve tatlı su gölü olan Eğirdir Gölü'nde son durum:

Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nde son durum:

-
Tarihi bir Kuraklık yaşıyoruz. Kuraklık nedeniyle son 60 yılda Türkiye'de irili ufaklı yaklaşık 240 gölün 186'sı tamamen kurudu.
Türkiye genelinde 2025 su yılı yağışları, normalin ve geçen yılın altında kalarak son 52 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Ülke genelindeki 1 Ekim-31 Ağustos arasındaki normal yağış miktarı yaklaşık 540 mm'dir. 2024 senesinde bu yağış miktarı normallerin az üzerinde gerçekleşerek 550 mm oldu. Ancak bu sene yani 1 Ekim 2024-31 Ağustos 2025 tarihleri arasında bu yağış miktarı yaklaşık 400 mm'yi buldu, önemli miktarda azalış var.
1 ay önce Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nde su seviyesi çok ciddi şekilde azaldı ve artık burada suya ulaşmak neredeyse mümkün değil. Geçtiğimiz günlerde ise yine Türkiye'nin en büyük 4. gölü ve tatlı su gölü olan Eğirdir Gölü'nde su seviyesi çok ciddi şekilde azalarak göl 2'ye bölündü. Türkiye'nin pek çok baraj gölünde su miktarlarında ciddi azalma var.

Bursa şehrimizde güncel baraj doluluk oranları %0 . Nilüfer ve Doğancı barajları tamamen kurudu.
İzmir, Balıkesir, Kayseri, Uşak, Elazığ, Kahramanmaraş, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, Edirne vb. ülkenin pek çok şehrimizdeki barajlarda doluluk oranları çok ciddi şekilde azaldı ve su kesintileri uygulanmaya başlandı.
İklim değişikliğinin getirdiği Kuraklık ve beraberinde su döngüsü sorunuyla gelecek olan Su Krizi, Türkiye'nin artık gelecek seneler için değil, bugünün en önemli sorunudur. Hiç zaman kaybetmeden çok ciddi önlemler ile düzgün bir şekilde yapılacak su yönetimi ile suyun sürdürülebilirliği sağlanmalıdır.
-
Tarihi bir Kuraklık yaşıyoruz. Kuraklık nedeniyle son 60 yılda Türkiye'de irili ufaklı yaklaşık 240 gölün 186'sı tamamen kurudu.
Bursa şehrimizde güncel baraj doluluk oranları %0 . Nilüfer ve Doğancı barajları tamamen kurudu.
İzmir, Balıkesir, Kayseri, Uşak, Elazığ, Kahramanmaraş, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, Edirne vb. ülkenin pek çok şehrimizdeki barajlarda doluluk oranları çok ciddi şekilde azaldı ve su kesintileri uygulanmaya başlandı.
Komşu ülkemiz İran'da yaklaşık 18 milyon kişinin yaşadığı başkent Tahran, Su Krizi nedeniyle tahliyeye hazırlanıyor. Yaklaşık 20 milyon insanın suya ulaşması neredeyse imkansız hale gelecek. Hiç zaman kaybetmeden çok ciddi önlemler ile düzgün bir şekilde yapılacak su yönetimi ile suyun sürdürülebilirliği sağlanmalıdır.
Küresel Isınma ve İklim Değişikliği senaryoları artık gelecekte değil, artık içindeyiz...
-
NASA ve NOAA ozon deliğinin beklenen daha hızlı küçüldüğünü ve bunun Dünya atmosferinde ilerleme kaydedildiğini gösteriyor.
2025 Antarktika ozon deliği, son yirmi yılda kaydedilen en küçük beşinci delik olacak.
NOAA, bu yılki ozon deliğinin, Montreal Protokolü'nün yürürlüğe girdiği 1992 yılından bu yana beşinci en küçük deliğe ulaştığını bildirdi.
Ozon tabakasının tamamen onarılmasının birkaç on yıl daha sürmesi bekleniyor.
Bu olay istersek iklimi kurtarabileceğimizin bir göstergesi. Gerçekten ders niteliğinde bir olay.
-
Batı bölgelerimize gayet iyi yağış geliyor, özellikle Ege kıyıları sağlam yağış alacak. Hatta modeller önümüzdeki 15 gün içinde toplam yağış miktarı 200-300 mm+ geçen yerler veriyor. Ocak ayında batı kesimlerimizin yine normallerin üstünde yağışlı geçmesi bekleniyor.
Ancak aşağıya son 1 senenin (Kasım 2024 - Ekim 2025) ve son 2 senenin (Kasım 2023 - Ekim 2025) kuraklık haritalarını koyuyorum: Yaşadığımız kuraklık sadece son bir kaç ayın değil, son bir kaç senenin bir sonucudur. Ülke genelinde 2019'dan sonra 2023 senesi hariç alansal yağışlar hep yağış ortalamasının altında kalmıştır. Yani ülkemiz için önümüzdeki süreç gayet iyi yağışlı geçse de ve hatta barajlarının doluluk oranlarını artırmaya başlasa bile "Hidrolojik Kuraklık" devam edecektir. Hidrolojik kuraklık ise uzun süre devam eden yağış eksikliği neticesinde ortaya çıkan yeryüzü ve yer altı sularındaki azalma ve eksiklikleri ifade eden bir terimdir. Ülke genelinde barajlarımızda, göllerimizde, nehirlerimizde, derelerimizde ve yer altı sularında kuraklık devam etmektedir. Ülkemizin şiddetli kuraklık şeklinde çıkan kuraklık haritalarından kurtarmak için sadece Kış mevsiminin değil, senedeki tüm mevsimlerin yağışlı geçmesi lazımdır. Önümüzdeki kış mevsimi oldukça yağışlı geçti diyelim ve barajlarımızın doluluk oranlarını artırdık diyelim ancak yine İlkbahar, Yaz ve Sonbahar mevsimlerinde yağış ortalamalarını yakalayamazsak Hidrolojik Kuraklık devam edecektir.
Son 1 senenin (Kasım 2024 - Ekim 2025) Meteorolojik Kuraklık Haritası
Son 2 senenin (Kasım 2023 - Ekim 2025) Meteorolojik Kuraklık Haritası
-
Aşağıdaki grafikte şu andaki Dünya'daki ortalama küresel deniz suyu sıcaklıkları gösteriliyor. Mor çizgi ve "2026 to date" yazısı yazan kısım şu andaki küresel ortalama deniz suyu sıcaklığını gösteriyor.
10 Şubat'ta, 2023'teki El Nino olayı ile birlikte aynı çizgide ilerlemesine dair bu deniz suyu sıcaklıklarının 2026 yılı içerisinde nasıl ilerleyebileceğine dair bir tahmin yapılmıştı, bunu grafikte Kesikli Mor Çizgi olarak görebilirsiniz.
Fakat grafikten de anlayacağınız üzere ve hem de daha La Nina olayından yeni çıkmamıza rağmen (yani Kesikli Mor çizginin çok üzerinde) küresel ortalama deniz suyu sıcaklıkları tahmin edilenden ve beklenenden çok daha hızlı bir şekilde ısınmaya başladı.
İlerleyen süreçte El Nino olayınında hakim olmasıyla birlikte Dünya'da rekor düzeyde deniz suyu sıcaklıkları ile karşılaşabileceğimizi söylemek zor değil... Rekor derecedeki deniz suyu sıcaklıkları ise denizde/okyanusta yaşayan canlılar için hiç iyi bir şey değildir ve yine rekor derecedeki deniz suyu sıcaklıklarıyla birlikte extreme hava olaylarının artacağını söyleyebiliriz.
-
2025 YAZ SEZONUNDA KIRILAN SICAKLIK REKORLARI.
Hazır yaza doğru yavaş yavaş giderken geçen sene yaz sonunda hazırladığım ancak paylaşmadığım bir veriyi paylaşmak istiyorum. 2025 yazında il merkezlerinde kırılmış sıcaklık rekorları. Öncelikle bahse konu yaz sezonunda göze çarpan detaylar;
1) 22-30 Temmuz arasında etkili olan Afrika+Basra kaynaklı extrem sıcak hava dalgasında 81 il merkezinin tam 13 tanesi yeni genel sıcaklık rekorlarını kırmış, 4 tanesi ise egale etmiş yani önceki sıcaklık rekorlarını tekrar yaşamış. Tüm yaz sezonunda ise rekor kıran il merkezi sayısı 16, rekorunu egale eden il merkezi sayısı 7 olmuş. Yani 81 şehrimizin 23'ü yaklaşık 100 yıllık sıcaklık rekorlarını ya kırmış ya da yeniden yaşamış.
2) Bu sıcak hava dalgası, tam 16 il merkezinin sıcaklık rekoru kırdığı 2023 Ağustos sıcak hava dalgasından sonra Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en etkili 2. sıcak hava dalgası olmuş.
3) Ayrıca Türkiye'nin yeni ulusal sıcaklık rekoru da Şırnak'ın Silopi ilçesinde 50.5 derece olarak kayda geçti ve Türkiye de Dünya'da +50.0 derece sıcaklık gözlemlenmiş ülkeler arasında yerini aldı.
4) Bu kadar çok şehirde sıcaklık rekoru kırdıracak kadar Cumhuriyet tarihinin en etkili sıcak hava dalgalarının bu kadar kısa sürede ardı ardına gelmesi küresel ısınma ve şehirleşmenin inkar edilemeyecek sonuçlarından biri. La Nina etkisinde geçen 2025 yazında bu kadar çok sıcaklık rekoru kırılması, nötr veya hafif El Nino etkisinde geçmesi beklenen 2026 yazında yaşanacaklar konusunda endişe uyandırıyor.
5) Kendi şehrim olan İzmir için ise ayrı bir pencere açacak olursam sıcaklık rekoru kırılmamış olsa da tek yaz sezonunda tam 11 gün +40.0 derece ve üstü sıcaklık ile tarihi bir yaz yaşandı. Önceki rekorlar 5 gün ile 2024 ve 1987 yazlarına aitti. Bu değer (11 gün) şehirde 1940-1979 arasında ölçülmüş toplam +40.0 derece sayısına eşit oldu. Yani bugün 85 yaş ve üstünde olan eski toprak bir İzmirli'nin 40-79 yılları arasında 39 yılda maruz kaldığı toplam eziyete günümüzdeki İzmir'de yaşayan genç veya orta yaşlı birisi tek yaz sezonunda maruz kalmış oldu.
TOKAT;
Yeni Rekor: 47.2 (29.07)
Eski Rekor: 45.0 (30.07.2000)
Fark: 2.2ŞIRNAK;
Yeni Rekor 42.3 (25.07)
Eski Rekor: 40.4 (28.07.2011/10.08.2023)
Fark: 1.9BİTLİS;
Yeni Rekor: 36.1 (06.08)
Eski Rekor: 34.6 (20.07.2021)
Fark: 1.5MARDİN;
Yeni Rekor: 43.9 (25.07)
Eski Rekor: 42.5 (31.07.2000)
Fark: 1.4ANTALYA;
Yeni Rekor: 46.1 (25.07)
Eski Rekor: 45.0 (06.07.2000)
Fark: 1.1ADANA;
Yeni Rekor: 46.7 (09.08)
Eski Rekor: 45.7 (15.08.2023)
Fark: 1.0ADIYAMAN;
Yeni Rekor: 46.3 (25.07)
Eski Rekor: 45.3 (30.07.2000)
Fark: 1.0KARABÜK;
Yeni Rekor: 44.7 (27.07)
Eski Rekor: 43.7 (15.08.2023)
Fark: 1.0ÇANKIRI;
Yeni Rekor: 43.3 (29.07)
Eski Rekor: 42.4 (30.07.2000)
Fark: 0.9ÇANAKKALE;
Yeni Rekor: 40.5 (23.07)
Eski Rekor: 39.8 (18.07.2024)
Fark: 0.7ELAZIĞ;
Yeni Rekor: 43.0 (30.07)
Eski Rekor: 42.4 (20.07.2021)
Fark: 0.6DİYARBAKIR;
Yeni Rekor: 46.7 (25.07)
Eski Rekor: 46.2 (21.07.1937)
Fark: 0.5SİVAS;
Yeni Rekor: 40.3 (28.07)
Eski Rekor: 40.0 (30.07.2000)
Fark: 0.3AĞRI;
Yeni Rekor: 40.2 (05.08)
Eski Rekor: 39.9 (10.08.1961)
Fark: 0.3BURDUR;
Yeni Rekor: 41.8 (27.07)
Eski Rekor: 41.6 (16.08.2023)
Fark: 0.2KAYSERİ;
Yeni Rekor: 40.8 (28.07)
Eski Rekor: 40.7 (30.07.1957)
Fark: 0.1REKORUNU EGALE EDEN İL MERKEZLERİ;
-Şanlıurfa: 46.8 (25.07)
-Osmaniye: 45.6 (09.08)
-Gaziantep: 44.0 (25.07 - 26.07)
-Malatya: 42.7 (30.07)
-Muğla Merkez: 42.1 (10.08)
-Kırıkkale: 42.0 (29.07)
-Isparta: 40.3 (27.07) -
Böylesine kıymetli bir analiz ve çalışma için çok teşekkür ediyorum Onur35 Elinize emeğinize sağlık.

2025 yazı, dediğiniz gibi La Nina olmasına rağmen extreme sıcak hava dalgaları yüzünden hem Türkiye'nin en yüksek sıcaklık rekorunun hem de birçok şehrin en yüksek sıcaklık rekorlarının kırılmasına neden olmuştu. 2025 yazı, son 55 senenin en sıcak 2. yaz mevsimi oldu. Önümüzdeki yaz mevsimi içinde mevcut parametrelere göre yine sıcaklık rekorlarının kırılacağını söylemek zor değil.


-
Kırmızı çizginin gösterdiği 23 Mart 2026 itibariyle Küresel deniz suyu sıcaklıklarında son durum böyle:
1982-2022 arasına göre (grafikteki her bir çizgi bu 40 seneye ait ve sarı çizgi ise 1982-2011 ortalamasını gösteriyor) küresel deniz suyu sıcaklıklarının normalde bugünlerde en yüksek değerlere ulaşıp azalışa geçmesi gerekirdi ancak grafikten de anlayacağınız üzere artış daha devam edecek gibi duruyor...
-
2026 Şubat ayında normallerin çok üzerindeki deniz suyu sıcaklığına sahip en sıcak denizlerden biri Ege Denizi oldu.
Akdeniz ise Şubat ayındaki en sıcak 3. deniz suyu sıcaklıklarına sahipti.
Karadeniz'in Türkiye kıyılarındaki deniz suyu sıcaklıkları yine normallerin çok üzerindeydi.
-
Avrupa'da Sıcak Hava Ölümleri Niye Çok Fazla? Bizde Sıcak Hava Ölümleri Olmuyor mu? Bu Avrupa'ya Has Bir şey mi? Sıcak Hava Dalgaları Bizde Ölüm Sayılarını Nasıl Etkiliyor?
Paylaşacağım şey iklim değişikliği ile direkt alakalı olmayabilir ama en uygun başlık olarak burayı gördüm. Sonuçta iklim değişikliği nedeniyle ileride bu durumları daha sık ve daha şiddetli biçimlerde yaşamaya başlayacağımız kaçınılmaz bir gerçek.
Öncelikle şu konuya açıklık getirelim. Avrupa'da mimari uygun olmadığı için mi ölümler fazla?
-Evet onların mimarisi sıcak havayı binanın içerisinde tutacak şekilde tasarlanıyor. Altyapı (iş yerleri, ulaşım araçları dahil) sıcak havalar göz önünde bulundurulmadan, soğukla mücadele etmek için tasarlanıyor. Öyle ki geçen gün Paris'te bir şehiriçi otobüs şoförü aşırı sıcak nedeniyle fenalaştı ve bir kaza yaşandı. Londra'da da yine bir başka otobüs şoförü araçlara klima taktırmayan yöneticilere tepkisini bir video ile dile getirdi.
-Ayrıca Avrupa'da yaşlı nüfus daha fazla. Bünyeleri de bu kadar sıcak havaya alışkın değil. Altyapı, mimari sıcağa uygun olmadığı, klima kullanımı yaygın olmadığı için vücutları ısı stresine çok fazla maruz kalıyor. Dolayısıyla sıcaklıkları normallerden önemli ölçüde saptıran hava dalgalarında yüzlerce kişi sıcak hava nedeniyle ölebiliyor.
Peki Bizim Ülkemizde Durum Ne?
-Her ne kadar bizim ülkemizde mimari ve altyapı sıcağa daha uygun tasarlanmış (Ege-Akdeniz'de evlerin genellikle beyaz veya açık renklere boyanması, geniş balkonlar, sahil kentlerinde binaların ısıyı içerde tutmayacak şekilde tasarlanması, yaygın klima kullanımı vs.) ve bünyeler alışmış olsa da kuvvetli/extrem sıcak ataklarda bizde de ölüm sayılarında artış yaşanıyor. Yaygın klima kullanımı, alışkın bünye, uygun mimari bile bazen sıcak ölümlerini engelleyemiyor.
-Ama bunların hiçbiri büyük ihtimalle bizim ülkemizde resmiyete "sıcak ölümü" olarak geçmiyor. Çünkü raporlara genellikle sadece aşırı sıcak nedeniyle tetiklenen tanı (kalp krizi, beyin kanaması, inme, yüksek tansiyon vs.) yazılıyor ama sıcak hava yan neden olarak yazılmıyor. Resmiyette sıcak nedeniyle ölen sayısı 0 görünüyor. Ya da sıcaktan ölen sayısı üst merciler tarafından biliniyor olsa bile bu kamuoyuna açıklanmıyor olabilir. Bu da halk arasında bizde sıcaktan ölüm yok bir tek Avrupa'da ölüyorlar gibi yanlış bir anlaşılmaya ve düşünceye yol açıyor. Son zamanda sosyal medyada sık sık sorgulanıyor "bunlar niye ölüyor?" diye. Ancak bizde de aşırı sıcak hava dalgalarında onlarca hatta belki yüzlerce kişi sıcak havanın tetiklediği sebeplerle ölüyor. Bununla ilgili arşivimden önemli bir veri de buldum.
-İnsanları yargılamıyorum tabi ki. Bu medyanın ve bizdeki bürokrasinin bir sonucu. Medyamız Avrupa'daki, Kanada'daki sıcak atak için bas bas bağırırken, kıyamet kopmuş gibi oradaki durumu yansıtırken bizde benzer bir durum olduğunda bunu denize atlayan insanlar, dolup taşan sahiller, soğuk tatlılar ve dondurma, sıcak havayla mücadeleyi neşeli neşeli anlatan insanlar gibi şeyler gösterip tatlı bir şekilde aktarıyor. Fakat biraz olsun toplumda farkındalık oluşmalı. Risk grubumuzdaki büyüklerimizi korumamız lazım.
-2024 Temmuz ayında Ege ve Trakya'yı etkileyen ısı kubbesinde İzmir'de haftalık ortalama ölüm sayıları pandemiden sonraki en yüksek seviyeye ulaşmıştı. Yine 2023'ün de kuvvetli nemli ve sıcak hava etkili olan döneminde ölüm sayılarının arttığı, 2024 ile yarıştığı grafikte görülüyor. 2023'te de 26 Temmuz'da İzmir kent merkezinde 43.2 derece ile genel sıcaklık rekoru kırılmış, Ağustos ilk yarısı da şehir yaşayabileceği en sıcak-nemli günleri ve geceleriyle boğuşmuştu.
-Aynı şekilde şehir geçen sene (2025) tarihteki en sıcak Yaz mevsimini yaşamış, şehrin ana meteoroloji istasyonunda toplam 11 gün gibi açık ara rekorla +40.0 derece sıcaklık ölçülmüş, Temmuz sonunda 5 gün arka arkaya gündüz sıcaklığı 40-44 derecenin altına inmemişti. O sıralarda da şehirde ölüm sayıları artış göstermiş ve hastanelere başvurular önemli ölçüde artmış, bu durum şehrin yerel gazeteleri ve sosyal medya sayfalarına bile yansımıştı.
-
El Nino için yapılan tahminlerde NOAA eskiden grafikteki y eksenini +4'de bitirirdi. Ama bu sene için öyle tahminler var ki NOAA artık y eksenini +5 bitirecek şekilde grafikleri güncelledi.
El Nino için ortalama +4 oldu ve kayıtlı tarihte hiçbir Süper El Nino olayının +3.5'yi geçmediği biliniyor, yani bu durum tarihte eşi benzeri bir olmayan durum ve +4.7 veren senaryo bile var ancak böyle senaryolar "şimdilik" extreme ancak yine de Kayıtlı tarihin en güçlü Süper El Nino ihtimali devam ediyor.
Dünya'mızın kayıtlı tarihindeki iklimi için Tarihi bir kırılma noktası yaşayacağız gibi duruyor...
-
