Beiträge von O Sistem Buraya Gelecek!
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
C3S multi modeline (ECMWF, Met Office (UKMO), DWD (ICON), NCEP, JMA, CMCC, ECCC, Meteo-France ve BOM modelleri ortalaması) Ekim ayı güncellemesi geldi.
2 ay öncesinde özellikle Ekim-Kasım ayları için ülke genelinde Kıyı Ege ve Akdeniz'de dahil normallerin üstünde yağış gösteriyordu, ki bu durum zaten El Nino olayı ile beklediğimiz bir durumdu.
Ekim ayı güncellemesinde ise bu sefer Kasım ayını da dahil ederek Akdeniz üzerinde hakim kuran Yüksek Basınç alanını Kasım-Aralık-Ocak-Şubat için ülkemizin Kıyı Ege ve Akdeniz'i de içine alacak şekilde normallerin altında yağışlı tahmin yapmaya devam ediyorlar. Ülkemizde Kıyı Ege ve Akdeniz hariç diğer yerlerde ise normallerin üstünde yağış tahminine devam ediyor.
Kış mevsimi için ECMWF modeli Ocak ve özellikle Şubat ayı için aşırı -NAO bekliyor ve diğer modellerde genel olarak Grönland blokajı ihtimali veriyorlar. Ancak daha önce hiç deneyimlemediğimiz +4 gibi değer ile Tarihi El Nino ve bununla değişebilecek parametreler ile her türlü sürprize açık bir kış mevsimi olacak gibi duruyor. Takibe devam.
Kasım-Aralık-Ocak Yağış
Aralık-Ocak-Şubat Yağış
-
Bu arada AMOC demişken, sevdiğim ve yakinen takip ettiğim şu kanalın ilgili videosunu da bu güzel başlık altında müsaadenizle paylaşmak isterim. Henüz 4 gün önce yayınlandı:
Bu çok değerli katkınız için çok teşekkür ediyorum. AMOC olayının yavaşlamasıyla 20-30 sene sonra bu durumun etkisini iyiden iyiye hissetmeye başladığımızda gündemimizde bu önemli konu epey yer alacak.
-
-
Son uydu görüntüsü (gif şeklinde). Siklonik dönüş evet belli ama gözün etrafında organize olmuş diyebileceğimiz bir yapıdan bahsetmek biraz zor. Çekirdek etrafına göre daha soğuk ve daha çok dağınık halde konvektif söz konusu. Genel olarak modellerin ise bugün itibariyle dünkü güncellemelere göre bu oluşumun gelişim göstermesi sebebi ise doğuya doğru ilerlerken konvektif hareketlerinde başlaması idi. Şu an için düzgün bir organize ve sıcak çekirdekten bahsedemediğimiz için Medicane diyemeyiz. Aşağıda sırasıyla paylaştığım 3 modelin ECMWF, JMA ve UKMO modellerinin bu oluşum için tahminlerinde A-Z arasında yani şu andaki bu oluşumun rotasında ise herhangi bir "sıcak çekirdek" yapısına geçmeyi tahmin etmiyor. Yani şimdilik bir Medicane ihtimali için %50'yi geçmiyor diyebiliriz. Yine de bu Oluşum bu şekilde 60 km/h+ rüzgar hamleleri ve yağışlarıyla birlikte özellikle Libya'nın kuzeyi ve Girit arasında etkili olduktan biraz daha doğuya-kuzeydoğuya doğru ilerleyerek etkisini kaybedecek gibi duruyor. Oluşum ilerlerken Libya'dan kaldırdığı tozlarda kendisinin gelişimi için olumsuz etki ediyor ayrıca buradaki karaya yakınlık, nem koşulları ve shear da önemli tabii. Ama yine de ilerleyen saatlerde ise biraz daha organize bir yapı görebiliriz. Bakalım neler olacak, takibe devam.




-
2015 senesinde imzalanan Paris İklim Anlaşmasının en önemli maddesi:
- Dünya'mızın küresel ortalama sıcaklığını +1.5°C eşiğinde tutmak ve +1.5°C 'nin üstüne çıkmasını engellemekti.
Ancak Birleşmiş Milletler geçen günkü paylaşımında artık Küresel ortalama sıcaklıklarının +1.5 eşiğinin geçileceğini resmi olarak açıkladı.
Yinede hemen alınacak çok ciddi önlemler ile yavaşlatabileceğimizi söylesede, 11 sene önce imzalanan anlaşmayı bile adam akıllı hayata geçiremediysek artık önümüzde hızla ısınan ve hızla ısınmaya devam edecek bir Dünya var...
-
Bu arada 1966'dan beri yani modern uydu çağından sonra tarihte ilk kez Kasırga sezonu başladıktan bugüne kadar Atlantik'te hiç bir Kasırga oluşmadı. Bunun etkileyen ana faktörlerden biri de Süper El Nino ve Sahra'da çöl tozlarının etkisi. 1907 ve 1914 senelerinde ise hiç Kasırga oluşmadı, bakalım 2026 senesinde hiç oluşmayacak mı göreceğiz.
Önümüzdeki hafta bir Medicane yaşarsak, Kayıtlı Tarihte İlk Defa Atlantik Okyanusunda daha hiç Kasırga oluşmadan önce (Kasırganın yani tropikal siklonun özelliklerini tam olarak karşılamasada) Akdeniz'de bir subtropikal benzeri bir oluşum "Medicane" görmüş olacağız. Takibe devam.
-
ECMWF modelinin sabah güncellemesindeki 10. senaryosu bir daha hiç göremeyeceğimiz bir güncelleme gerçekleştirmiş. Devamında Yunanistan'dan karaya çıkıyor.
Merkez basıncı 949 hPa olan ve 270 km/h+ rüzgar hamleleri (sürekli rüzgar hızı ise 200 km/h+) bildiğiniz tam olarak Kategori 4 (CAT 4) Kasırga'nın özelliklerine sahip Major bir CAT 4 Medicane tahmini yapmış.
-
Modellerde bu oluşum 17 Eylül gibi Libya açıklarında güçlenmeye başlıyor. Bir "Medicane" ihtimali şimdilik %30-%40 civarında.
Bu tarz oluşumlar için 5 gün "uzun vade" sayılır ve yok olması gibi her türlü değişime çok fazlasıyla açıktır. Takibe devam.
Önümüzdeki hafta bir "Medicane" senaryosunu yaşamasak bile, şu anda Akdeniz'de pek çok yerde normallerin çok üzerindeki deniz suyu sıcaklıklarıyla beraber deniz ısı dalgaları "Extreme" düzeyde sıcak ilerliyor. Yani önümüzdeki aylarda yine böyle bir "Medicane" oluşumu görme ihtimalimiz, görmeme ihtimalimizden daha fazla olacak.
-
Volkanik patlamalardan sonra çıkan kül ve gaz bulutlarının yüksekliği ve içindeki emisyon miktarları (özellikle SO2 miktarı) ve bu emisyonların ne kadar yükseğe çıktığı özellikle stratosfer katmanına (10-50 km) ulaşıp ulaşmadığı zaman İklime etkilerini söyleyebiliriz.
Geçen günkü Endonezya'daki Anak Krakatau yanardağında patlamadan sonra ortaya çıkan kül bulutunun yüksekliği 15 km'yi aştı evet ama emisyon miktarı özellikle SO2 miktarı iklime etki edebilecek düzeyde olmadı.
İklime etkisi için bir volkandan en az yaklaşık 5 milyon ton (5 Tg) SO2 miktarı çıkması gerekmektedir. Ancak Anak Krakatau volkanından ise yaklaşık 300.000+ ton SO2 miktarı çıktı, yani iklime etki edebilecek düzeyin çok çok altında. İklime herhangi bir etkisi olmayacağını söyleyebiliriz. Yani ilk analizlere göre 15 km kül sütunu yüksekliği ve yaklaşık 300.000 ton SO2 miktarı çıktığını varsayarsak eğer bu da bu patlamayı VEI 3 - VEI 4 arasında bir yerde olduğunu gösteriyor.
-
GFS bu akşam yine Medicane denemesi yaptı!
Geçen hafta piyasaya sürülen şimdiye kadarki en gelişmiş yapay zeka (AI) tahmin modeli ve şimdiye kadar diğer tüm modellere göre başarısı daha yüksek olan WeatherNext 3'de geçtiğimiz günlerde 19 Eylül'e kadar bir "Medicane" denemesi yapıyordu. Bu tarz oluşumların tahmini için 10 günlük süre çok uzun sayılır, senaryolar deneniyor bakalım, takibe devam.
Google DeepMind, şimdiye kadarki en gelişmiş yapay zeka (AI) tahmin modeli olan WeatherNext 3'ü piyasaya sürdü.
Bu modelin bir önceki sürümü olan WeatherNext 2'de diğer tüm modellere göre daha başarılı bir orana sahipti.
WeatherNext 3'de şimdiye kadarki tüm tahminleri diğer tüm modellerden daha başarılı gidiyor (1. Görsel). Takibe devam.
Ayrıca bu model 19 Eylül'e kadar normallerin oldukça üzerinde deniz suyu sıcaklığına sahip Akdeniz'de, Tiren Denizi'nde bir "Medicane" ihtimali veriyor (2. Görsel). Takibe devam.
-
Bu arada dün Nepal'de gerçekleşen bu Devasa kütle hareketi nedeniyle o bölgede iki nehrin birleşim noktasına yakın bir yerde doğal olarak bir Heyelan Set Gölü oluşmuş durumda. Yani her geçen saat buradaki set gölünde su seviyesi artıyor ve önümüzdeki günlerde Yağış ile birlikte buradaki Set Gölünde su seviyesi ciddi şekilde artmaya devam edecek.
Bu yüzden bu Set Gölünün Çökme ihtimali mevcut olduğundan yine böyle bir tehlike çok yüksek. Önümüzdeki günlerde bu bölgede tekrardan Ani Sel olayı yaşanabilir.
-
Her şeyden önce zinciri başlatan ilk olayın bölgeye yakın bir dağlık noktada sabah saatlerinde (olaydan 7 saat önce) meydana gelen 4.4 büyüklüğünde bir deprem olduğu düşünülüyor. Reuters'ın haberine göre selin kesin nedeni hemen tespit edilemese de Alman Jeobilimler Araştırma Merkezi (GFZ) bu depremi onayladı.
Dikkate alınmayan küçük bir depremin tetiklediklerinin sonucunda gerçekleşenler kıyamet filmini aratmıyor.
Nepal-Çin sınırında meydana gelen bu heyelan sırasında 4.4 büyüklüğünde bir deprem gözüküyordu. Bu yüzden ilk başta bu 4.4 büyüklüğündeki bu depremden sonra dağda buzul çökmesi ve ardından heyelan, moloz akması ve ani sel geldiği düşünüldü.
Ancak USGS son açıklamasına göre aslında deprem olmadı, yani daha doğrusu bu buzul çökmesi/heyelan/moloz akması olayı aslında sismograflara o kadar çok güçlü bir şekilde yansıdı ki, ilk başta 4.4 büyüklüğünde açıklanan bu deprem daha sonrasında tekrardan gözden geçirilen uzun periyotlu sismik dalgalarının analizi sonucu "M 5.2 Heyelanı" olarak güncellendi. Yani aslında herhangi bir deprem meydana gelmedi, bu Devasa kütle hareketi/heyelan 5.2 büyüklüğünde bir deprem etkisine neden oldu.
-
En son yaşadığımız Süper El Nino olan 2015-2016 Süper El Nino sezonunda Kuzey Yarım Küre o zamana kadarki kayıtlı tarihteki En Sıcak Kış mevsimini yaşamıştı. En sıcak kış mevsimi olmasına rağmen Kuzey yarım kürede ve ülkemizde kar yağışları elbette görülmüştü. Ülkemizde o kış mevsiminde ise 2015 Aralık ayı normallerin altında sıcaklık ile ülke genelinde genel olarak normallerin altında yağış/kurak geçmişti, 2016 Ocak ayında yine normallerin altında sıcaklık ile ülke genelinde yağışlı bir ay geçmişti, 2016 Şubat ayı ise tüm zamanların En Sıcak Şubat ayı olmuştu, hâlâ bu rekor kendisindedir ve yine ülke genelinde normallerin altında yağış ile kapanmıştı. Özellikle rekor kıran Şubat ayı nedeniyle 2015-2016 kış mevsimi ortalamanın üzerinde sıcaklıklarla geçen bir kış mevsimi ve yağışı 185 mm ile normallerinin (208 mm) %11 altında olmuştu (1. ve 2. Görsel). 2015-2016 Kış mevsiminden ise Yılbaşı sistemi ve 23 Ocak sistemi akıllarda kalan sistemler, aşağıya bunların sinoptiklerini koyuyorum (3. ve 4. Görsel).
Ancak son Süper El Nino dönemindeki Dünya'daki Küresel Isınma'dan şu anda çok daha ısınmış bir Dünya'mız var ve kayıtlı tarihte çok hızlı bir şekilde rekorlar kırarak ısınmaya devam eden "Mega" El Nino durumunu eklersek, 2026-2027 Kış mevsiminin Kuzey Yarım Küre'de yine En Sıcak Kış mevsimi olma ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Yine de elbette kar yağışları görülecektir. Böylesine bir "Mega" El Nino durumu da varken kış mevsimi için vade daha çok erken.
Doğu Pasifik'te bazı yerlerde anomaliler neredeyse 8°C'ye ulaşmış (5. Görsel). İlk defa yaşayacağımız bu Mega El Nino olayı için etkilerini tam olarak bilemesekte, yine de Akdeniz Havzası için özellikle normallerin üzerindeki deniz suyu sıcaklıkları ile beraber Yasin39 'unda belirttiği gibi Medicane yaşama ihtimalimiz, yaşamama ihtimalimizden çok daha fazla olacak önümüzdeki aylarda. Bu oluşumların Şiddetli rüzgarlarından daha çok özellikle bırakacağı Aşırı Yağışlar ile daha çok öne çıkacaktır (6. Görsel). Aynısı Karadeniz içinde geçerli. Her halükarda bol siklon mekanizmalı ve normallerin üzerinde yağışlı bir sezon bizi bekliyor. Takibe devam.
-
C3S multi modelin (ECMWF, Met Office (UKMO), DWD (ICON), NCEP, JMA, CMCC, ECCC, Meteo-France ve BOM modelleri ortalaması) Sonbahar sıcaklık ve yağış tahmini:
Eylül-Ekim-Kasım ayları genel olarak normallerin üzerinde sıcaklıklar ile özellikle El Nino olayının daha da şiddetlenmeye başlamasıyla birlikte şu anda zaten çok sıcak olan Akdeniz'e sarkacak soğuklar ile -hatta bu durum Karadeniz içinde geçerli- bol bol siklon oluşumlarıyla ülkemizde bol yağışlı bir sonbahar sezonu tahmin ediliyor.
-
Dünyanın kendi kendini tekrardan denge sıcaklığa getireceği doğal bir süreç mümkün mü? Daha önce endüstriyel/ insan eliyle ısınma tarzı dünyanın kendiliğinden ısındığı bir süreç yaşandı mı acaba? Bu sürecin sonunda ne oldu bunlar çok önemli sorular.
İlk sayfadaki ilk mesajım bu sorunuza cevap verebilecek nitelikte olduğunu düşünüyorum, buradaki linkten: İnsanlık İçin Son Çıkış veya aşağıya o yazımı alıntılıyorum oradan okuyabilirsiniz:
Kısaca özet geçmek gerekirse şu anda Dünya'daki Son 500 milyon yıldaki en soğuk dönemlerden birinde yaşıyoruz, yani daha öncelerde Dünya'mız bugünkü küresel ortalama sıcaklıklarından daha yüksek bir küresel ortalama sıcaklığa sahipti. Aşağıdaki görselde son 500 milyon seneye ait Dünyadaki ortalama sıcaklık tablosu var: orada yaklaşık 445 milyon yıl önce, 250 milyon sene önce ve 66 milyon sene önce sıcaklıkların yine hızlı bir şekilde yükseldiği ve sonrasında düştüğünü görüyoruz. İşte bu tarihlerde ise sırasıyla canlıların %70'inden fazlasının öldüğü Ordovisyen kitlesel yok oluşu, Permiyen kitlesel yok oluşu ve Kretase-Tersiyer kitlesel yok oluşları yaşandı. Dünya'mız 1800'lerden beri hızla ısınmaya devam ediyor çünkü bunun sorumlusu tamamen insan etkisi. Daha önce böylesine bir endüstriyel/insan eliyle bir ısınma yaşanmadı çünkü zaten Sanayi Devrimiyle beraber yani 1800'lerden beri bu etkiyi yaşıyoruz. Ayrıca yine ilk sayfadaki ilk mesajımda belirttiğim gibi şu anda Dünya'nın kayıtlı tarihinde yaşanan En "HIZLI" Isınma içerisindeyiz.
Daha önce bilinen (extreme olaylar veya Süpervolkanik patlamalar ve devasa göktaşı çarpmaları haricinde) Dünya'da hiç bir zaman 150-200 sene gibi kısa sürede küresel ortalama sıcaklıkları +1.5 üstüne ulaştığı dönem yok, yani bunlar daha çok binlerce sene ve on binlerce sene süren dönemlerdi. Yani bu yüzden bugün "denge sıcaklığa getireceği doğal bir süreç"in neden çok zor hatta mümkün olamayacağını anlamışsınızdır. Doğal bir süreçten kastımız dediğim gibi bir süpervolkanik patlama veya devasa göktaşı çarpması değilse tabii, 150-200 sene gibi kısa sürede +1.5'ye ulaşan küresel ortalama sıcaklık Dünya'nın önceki dönemlerinde göremediğimiz gibi tekrardan bu kadar kısa sürede Dünya'yı soğutacak yani denge sıcaklığa getirecek bir doğal süreç yok gözüküyor.
Ancak işin içine daha detaylı girmeye başlayınca yani daha çok bölgesel olarak yine soğuma etkisi yapabilecek olaylar çıkmaya elbette başlıyor: AMOC yani Meksika Körfezi'nden İngiltere ve İskandinavya'ya kadar uzanan Sıcak Okyanus Su Akıntısını yavaşlatıyor. Yani Küresel Isınma nedeniyle Kutup Bölgelerindeki Eriyen Buzullar, tuzlu su olan okyanuslara tatlı su olarak karışıyor ve buradaki tuz dengesini bozduğu için az önce söylediğim AMOC vb. sıcak su akıntıları bozuluyor ve bölgesel olarak mesela AMOC yavaşladığı için 20-30 sene sonra Batı ve Kuzey Avrupa'da ciddi soğuklar görmeye başlayacağız vb. bunun gibi bölgesel olarak ciddi soğuma olan yerler olacaktır.
Kısacası, AMOC olayı gibi böylesine daha çok bölgesel olarak bir soğuma elbette ki Küresel ortalama sıcaklıkları için bir denge konusunda bir nebzede olsa yardımcı olacaktır, ancak dediğim gibi şu anda en hızlı ısınma içerisindeyiz, çok hızlı bir şekilde ısınan ve daha da ısınmaya devam edecek olan Dünya'mız için şu anda gelecek hiç ama hiç parlak değil.
Alles anzeigenSon yılların en Soğuk Şubat ayını geçirirken yaşadığımız bu Dünya'nın ve Türkiye'nin en büyük problemlerinden birini unuttuk:
Konunun başlığını "Küresel Isınma veya İklim Değişikliği vb." başlıklar koyabilirdim, ancak şu an koyduğum bu başlık bu konuya çok daha uygun. Çünkü artık geri dönülemez yola girdik.
4.57 milyar yaşındaki Dünya’mız aktif jeolojik olaylara ve atmosferik olaylara sahip olduğundan bir iklime sahiptir ve bu iklim “Doğal” yollar ile ( yani İnsan etkisi olsada olmasada ) her zaman değişmiştir ve değişmeye de devam edecektir.
Ancak günümüzde yaşanan "Küresel Isınma" Dünya'nın son 500 milyon yıldır yaşadığı en "HIZLI" ısınma. Bunda tabii ki insanoğlunun etkisi çok büyük. (Tabii hızlı ısınma ve hızlı soğuma kavramını anlaşılır olması adına kullanıyorum. Süpervolkanik patlamalar veya devasa göktaşı çarpmaları olayları ile de çok kısa süre içerisinde çok hızlı küresel soğumalar olabiliyor.)
İçinde bulunduğumuz Küresel Isınma'da işte anlaşılmayan durumda bu "Hızlı" kavramı işte.
Bende bu konuda: Küresel Isınma'da "Hızlı Isınma" kavramı ne demek, Küresel ısınma ve İklim Değişikliğiyle birlikte yaşadığımız bu Dünya'da neler oluyor ve neler olacak, İnsanlık olarak nereye doğru gidiyoruz bunları anlatmaya çalışacağım. Ama tabii bunu da söylemek istiyorum: benim meteoroloji, atmosfer fiziği, iklim veya klimatoloji üzerine dair bir eğitimim yok, bunların hepsiyle amatör olarak ilgileniyorum.
Ayrıca bu forumda, sosyal medyada, etrafta gördüğünüz ve duyduğunuz "Küresel Isınma'nın ve İklim değişikliğinin yalan olduğuna" veya "Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin 'dış güçlerin' bir oyunu olduğuna" ya da "daha doğrusu zaten Dünya'nın her zaman yaşadığı iklim döngülerinden geçtiğimizi bu yüzden Küresel Isınma'nın çok önemli olmadığını söyleyenlere" karşı bu konuyu açmak ve İklim değişikliği ile birlikte ülkemiz Türkiye başta olmak üzere Dünya'yı nasıl bir gelecek beklediğine dair vb. konuları olabildiğince en kısa ve en anlaşılır şekilde anlatmak istiyorum:
Dünya'daki son 500 milyon yıllık tarihindeki iklimi ve iklim değişikliklerini gayet iyi biliyoruz (1. Görsel).
Dünya'mızın şu andaki küresel ortalama sıcaklıkları 15°C-16°C'dir. Ancak günümüzden 60 milyon sene önce, 100 milyon sene önce ve 425 milyon sene önce, bugünkünden çok daha aşırı sıcak olan bir Dünya vardı. Dünya'daki tektonik levhalar hareket halinde olduğu geçmiş senelerde tüm kıtalar ekvatora ve çevresine daha yakındı bu yüzden de kutuplarda kara olmadığı Dünya'nın ortalama sıcaklıkları daha yüksek oluyordu.
Canlı popülasyonun epey fazla olduğu ve Dinozorların Dünya'ya hükmettiği 100 milyon sene önceki Dünya'nın küresel ortalama sıcaklıkları yaklaşık 35°C idi.
Yani Dinozorların yaşadığı dönemde bugünkünden ortalama olarak 20°C çok daha sıcak bir Dünya vardı.
Yani şu anda son 500 milyona baktığımız zaman aslında çok soğuk bir dönemde yaşıyoruz.
Ancak şu anda yaşayan tüm canlılar 15°C-16°C küresel sıcaklık ortalamasına göre yani günümüzdeki koşullara göre adapte olmuş durumda yani bu yüzden 1.5°C veya 2°C işte iklimi ciddi bir şekilde ve bunula birlikte canlı popülasyonunu etkiliyor.
1. görselde gördüğünüz üzere 445 milyon yıl önce Ordovisyen kitlesel yok oluşu, 225 milyon yıl önce Permiyen kitlesel yok oluşu ve 66 milyon yıl önce Kretase-Tersiyer kitlesel yok oluşları zamanlarında Dünya'da günümüzdeki kadar olmasa da önce hızlı bir soğuma sonrasında çok ciddi bir ısınma gözüküyor. Buradaki ani iklim değişiklerini yaratan olaylar ise süpervolkanik patlamalar ve dev göktaşı çarpma olaylarıdır.
İnsanoğlu, ilk başta kömürü enerji olarak kullanabileceğini fark ettiğinde Dünya'nın her yerine kömür ile çalışan termik enerji santralleri kurmaya başladı. Ondan sonra sanayi devrimiyle beraber her yere fabrikalar kurmaya başladı ve çok hızla artan fosil yakıt kullanımı ile Dünya'nın her geçen sene küresel ortalama sıcaklıkları daha da artmaya başladı.
2024 senesinde ilk defa Küresel ortalama sıcaklıkları 1850-1900 yıllarına göre göre yani 150 sene önceki küresel ortalama sıcaklıklarına göre 1.5°C eşiğini geçti. Aralık 2015'te Paris İklim Anlaşması imzalandığında, Dünya'nın Mart 2045'e kadar 1,5°C eşiğine ulaşacağı tahmin ediliyordu. Son verilere göre artık 1.5°C eşiğine 2030 yılının Haziran ayında ulaşacağız. Zaten "şimdilik" 2024 senesinde bu eşiği geçtik bile...
Son 150 senede küresel ortalama sıcaklıkların +1.5°C üzerine çıktığı bir dönem yok. İşte bu yüzden canlı popülasyonlarının adapte olamayacağı şekilde çok hızlı bir şekilde bir "ısınma" var.
Ayrıca Küresel Isınma biraz yanlış anlaşılabiliyor aslında sadece her geçen gün küresel ortalama sıcaklıkları artacak demek değil. Şu şekilde de diyebiliriz: Bizler Kutuplarda rekor derecede soğuklar ile karşılaşabileceğiz veya çoğu ülkede +40°C'ler artık normal bir hale gelmeye başlayacak. İklim değişikliğiyle birlikte ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz havzasında kuraklık sorunu baş göstermeye başlayacaktır.
2. grafiktede gösterildiği üzere her geçen senede aslında Dünya'nın küresel ortalama sıcaklıkları ciddi şekilde artmıyor. Mesela Dünya'da 1960'lar, 1940'lara göre daha soğuk geçmiş. Yani sadece bu 20 yıla baktığımız zaman aslında küresel ortalama sıcaklıkları daha da düşmüş. Aynı şekilde 1995'ten sonra daha sıcakken, 2000'li senelerin başlarında küçükte olsa küresel ortalama sıcaklarında düşüş olmuş. Yani Küresel Isınma'yı anlamamız için sadece 20-30 senelik verilere bakmak yeterli olmayacaktır. Son 150 seneye baktığımızda Küresel Isınma'nın etkisini anlayabiliyoruz.


NASA, Hadley/UEA, NOAA, Berkeley ve Copernicus ERA5 tüm veriler son 150 yıldaki ısınmayı gösteriyor. Buradaki tüm verilere baktığımızda Dünya'mızın son 50 senedir çok ciddi şekilde ısındığını söyleyebiliriz. Özellikle 2000 senesinden sonra ısınmanın çok daha ivme kazandığını söyleyebiliriz.
Küresel Isınma için gerçekten "Ya Şimdi, Ya Hiç” kuralıyla birlikte ya şimdi adam akıllı önlemler ile olabildiğince yavaşlatmaya çalışacağız ya da hiç bir zaman başaramayacağız.
Dünya'mızı çok hızlı bir şekilde mahvediyoruz. Dünya'mız zaten 5 kere Büyük Kitlesel Yok Oluş yaşadı, 6. Kitlesel Yok Oluşumuzu kendi kendimize getirmeyelim.
"Doğayla savaş halindeyiz, kazanmamız halinde zaten çoktan kaybetmiş olacağız..."
Bugün yaşadığımız küresel ısınmanın baş sorumluları olan "Para ve İktidar Sahiplerine" ünlü Kızılderili atasözünü hatırlatarak bu yazımı sonlandırmak istiyorum:
“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacaksınız...”
-
7 Temmuz 2026 itibarıyla Nino 3.4 bölgesinde deniz suyu sıcaklıkları normallerin 2°C+ üstüne çıkarak teknik olarak "Süper El Nino" dönemine girmiş bulunmaktayız.
Kayıtlı tarihte daha önce hiç bu kadar erken Süper El Nino dönemi olmamıştı. Tarihte en erken 30 Ağustos 1997 tarihinde Süper El Nino olayına geçiş yapmıştık. Bu sene ise bu rekoru neredeyse 1.5-2 ay önce kırmış bulunuyoruz.
Tarihte eşi benzeri olmayan bu günlerden geçerken iklimimiz için hiç bilinmeyen bir geleceğe doğru gidiyoruz. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Kayıtlı tarihte hiçbir Süper/Mega El Nino olayında +3.5 değeri geçilmemişti ancak bu sene sonu için yapılan tahminlerde: ECMWF'de ortalama değer +3.9°C ve NOAA'da ortalama değer +4.1°C tahminleri ile daha önce hiç bu kadar güçlü bir şekilde yaşamadığımız Mega El Nino ihtimali bulunuyor...
-
Dünya'mızın kayıtlı tarihindeki iklimi için Tarihi bir kırılma noktası yaşayacağız gibi duruyor...
Okyanuslar, Dünya'mızın iklim sisteminin önemli bir bileşenidir.
5 Temmuz 2026 itibarıyla Nino 3.4 bölgesinde yani Dünya'mızın neredeyse yarısını kaplayan Pasifik Okyanusu'nun tropikal kesimindeki deniz suyu sıcaklıkları (kırmızı çizgi) yaklaşık 3.5 standart sapma gösteriyor. Bu durumla birlikte üstüne birde dün dediğim gibi kayıtlı tarihin en güçlü süper el nino olayını eklersek Dünya'mızın iklimi için gerçekten tarihi bir kırılma noktası olacak.
Uzun lafın kısası; Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete...
-
El Nino için yapılan tahminlerde NOAA eskiden grafikteki y eksenini +4'de bitirirdi. Ama bu sene için öyle tahminler var ki NOAA artık y eksenini +5 bitirecek şekilde grafikleri güncelledi.
El Nino için ortalama +4 oldu ve kayıtlı tarihte hiçbir Süper El Nino olayının +3.5'yi geçmediği biliniyor, yani bu durum tarihte eşi benzeri bir olmayan durum ve +4.7 veren senaryo bile var ancak böyle senaryolar "şimdilik" extreme ancak yine de Kayıtlı tarihin en güçlü Süper El Nino ihtimali devam ediyor.
Dünya'mızın kayıtlı tarihindeki iklimi için Tarihi bir kırılma noktası yaşayacağız gibi duruyor...
-
Bu olay nedir hocalarim? Oldukca merak ettim. Twitter da mini buzul çağı muhabbetleri yapanlar var. Detayli aciklayabilir misiniz? Konuyu yanlış yere actiysam da duzeltebilir misiniz? Teşekkür ederim...
Özellikle son senelerdir Grönland'ın ve İzlanda'nın hemen altındaki deniz suyu sıcaklıkları hep normallerin altında yani soğuk geçmeye başlamıştı. Bu durumun neden olduğuna dair iki tane tahmin vardı:
1) Burada gerçekten AMOC (yani Meksika Körfezinden İngiltere ve İskandinavya'ya kadar uzanan sıcak okyanus akıntısı) artık yavaştan çökmeye başladığı için böyle soğuk su anomalisi vardı,
2) Ya da rüzgarlar buradaki deniz yüzeyindeki suyu soğuttuğu için böyle soğuk su anomalisi gözüküyordu.
Geçen gün yayımlanan yeni bir bilimsel çalışmadaki veri analizlerine göre ise 1. ihtimal gerçekleşiyor gibi duruyor. Yani artık Atlantik Meridyenel Devrilme Dolaşımı (AMOC) yani sıcak su akıntısı artık çökmeye başladı. Ama dediğim gibi yanlış anlaşılmasın tamamen çökmedi, yavaştan durmaya, çökmeye başladı. Zaten önceki çalışmalarda bu yüzyılın sonlarında yani 2100 dolaylarında iyice yavaşlaması yani çökmesi zaten beklenen bir durumdu. AMOC tamamen çökerse ne olacağına dair geçen senelerde paylaşımlarda bulunmuştum bunları yazımın altında tekrardan alıntılayacağım oradan okuyabilirsiniz. Özellikle Kuzey Avrupa başta olmak üzere Batı Avrupa ciddi şekilde etkilenecek yerler arasında ve ülkemizde bu durumdan dolaylı olarak etkilenecektir. AMOC beklenenden hızlı bir şekilde durmaya başladı yani bu durumda başta dediğim İskandinavya, Kuzey Avrupa ve Batı Avrupa bu durumda hemen önümüzdeki senelerde olmasa bile (yine de AMOC etkisi hemen öyle çok hızlı bir şekilde ciddi hissedilmez), 20-30 sene sonra buralarda sıcak su akıntısı durmaya başladığı için şiddetli soğuk hava dalgaları daha yaygın olmaya başlayacaktır yani öyle hemen kısa sürede sosyal medyada abartılan gibi Buzul Çağı gibi bir durum olmasa da 20-30 sene sonra daha çok Avrupa için daha soğuk olabilir. Bu durumda Avrupa'da (ülkemizde dahil) kış mevsiminde yaşanan kar yağışları/kar fırtınaları sayılarının artmasını bekleyebiliriz. Türkiye'de de sıcaklık ve yağış rejimi de çok değişerek, kısa sürede şiddetli yağışlar görsekte daha kurak bir iklime sahip olacağımız tahmin ediliyor. Şimdilik durumlar böyle: Bir yandan giderek hızla artan deniz suyu sıcaklıkları, Süper El Nino durumu, hızla devam eden Küresel Isınma ve bu durum, yani bir taraftan çok sıcak ve bir taraftan bu bölge için çok soğuk anomaliler, tabiri caizse Dünya'mızın kayıtlı tarihindeki iklimin yeniden yazıldığı günlerden geçiyoruz ve geçmeye devam edeceğiz...
Geçtiğimiz günlerde bu konu hakkında yayımlanan makalenin linki: https://t.co/Po7mmOSiGC
Alles anzeigenYaklaşık 2 saat önce Science sitesinde AMOC (Atlantik meridyen devrilme sirkülasyonu) bu konu hakkında yeni bir makale yayımlandı. Yayımlanan bu çalışmada AMOC "etkisi yıkıcı olacak" çöküş noktasına yaklaşılma hızı karşısında araştırmacılar şaşırmış, Yani hızlı bir şekilde bu gerçekleşiyor. Bu çöküş çok uzak değil. Bu çöküşün 1 sene sonra mı, 50 sene sonra mı yoksa 100 sene sonra mı olacağına dair tam olarak net bir cevap yok. Fakat bu makalede, dediğim gibi küresel iklimin bilgisayar modellerinde 2.000 yıllık bir süre boyunca değişiklikleri simüle ederek, yavaş bir düşüşün 100 yıldan daha kısa bir süre içinde ani bir çöküşe yol açabileceğini ve felaket sonuçları olabileceğini bulduklarını belirtmişler. Bu AMOC çökmesi yaşanınca Atlantik'teki deniz seviyeleri bazı bölgelerde bir metre yükselecek ve birçok kıyı kentini sular altında bırakacak, Amazon'daki yağışlı ve kurak mevsimler tersine dönecek, Dünyanın dört bir yanındaki sıcaklıklar çok daha düzensiz dalgalanacak, Güney yarımküre daha sıcak olacak, İskandinavya adeta donacak ve Avrupa soğuyacak ve daha az yağış alacak. Bu durumda Avrupa'daki Tarım bitebilir. Kısacası 10 sene sonra da yaşansa, 50 sene sonra da yaşansa bu durumun bir iklim felaketine neden olacağı çok açık...
Makale linki:
https://www.science.org/doi/10.1126/sciadv.adk1189#sec-4
Alles anzeigenSadece yaz ayları için Afrika ve Basra'yıda kapsayan AMOC çöküşünün olası etkileri açısından yapılmış bir çalışma var. Kısacası yaz aylarında Fırtına, şiddetli yağış vb. olaylarının artmasını bekleyebiliriz (1.Görsel). Yıllık bazda baktığımızda toplam yağış miktarları azalabilir.
Yapılan çalışmada, 2. Görselde AMOC kısa vadede çökerse veya küresel sıcaklıklar ortalamalarda 2.5°C'yi geçtikten sonra AMOC çökerse arasındaki fark gösteriliyor. AMOC kısa vadede çökerse sol sütunda sırasıyla sıcaklık ve yağış rejiminin değişimini görüyoruz. Türkiye daha soğuk ama yağış normallerinde azalma görülüyor. Sağ sütünde ise küresel sıcaklıklar ortalamalarda 2.5°C'yi geçtikten sonra AMOC çökmesi yaşanması durumunda sıcaklık ve yağış rejiminin değişimini görüyoruz. Bu haritalarda ise Türkiye önceki kadar olmasa da yine soğuk ve yağışlarda yine azalma görülüyor. Ayrıca sert kış ve normal/sıcak yaz gibi yani 1 sene içerisindeki sıcaklık dalgalanmalarını düzensiz ve anormal bir şekilde hissedeceğiz gibi duruyor.
Bu haritalarının bulunduğu çalışmanın linki:
