İyi geceler HavaForum.
Konu Dışı [Genel Sohbet]
-
Samet -
23. März 2022 um 15:09 -
Geschlossen
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
İyi geceler
-
4/12 vardiyasında bugün de biter Rabbım ailesine sağ salim kavuşmayı nasip etsin hayırlı geceler
-

Güney Afrika, Cape Town

-
Yorucu bir gün daha biteli saatler olmuş bile.İyi geceler Hava Forum
. -
Günaydın Hava Forum...
-
Günaydın HF gününüz güzel geçer inşallah. Allah işinizi rast getirsin.
-
Günaydın kardeşlerim
-
Hayırlı sabahlar hayırlı günler arkadaşlar
-
Günaydın 🙂 YB’nin etkisinden kısa zamanda çıkmak dileğiyle 🙏
-
Günaydın HF🌫
-
Günaydın HF
-
Günaydın HAVAFORUM.
-
Günaydın HF
-
Günaydın Hava Forum
-
Günaydın herkese.
-
hayırlı sabahlar hava serin
-
Günaydın 🌸
-
-

Yoldan geçerken öylesine baktığım kayaların efsanesi varmış. Şaşırdım ama güzelmiş.

Vaktiyle Afyonkarahisar halkının sığırlarını güden bir çoban varmış. Pek az bir ücretle önüne katılan hayvanları bahardan kasım ayına kadar bugün Çapak Çayırı denilen yaylakta güder, otlatırmış. Çobanın hayvanlara karşı sevgisi pek fazla imiş. Hayvancıklar da çobanı severlermiş. Bir gün çobanın yanına yaşlı bir yolcu uğramış, onun hayvanlara olan sevgisini anlamış.
-Oğlum, sen bu hayvanlarını bu kadar seviyorsun onlar da seni seviyorlar, sözünü dinliyorlar mı bari? diye sormuş.
Çoban hiç düşünmeden:-Evet dinliyorlar, diye cevap vermiş.
Tam bu sırada hayvanların bir kısmı civardaki Akarçay’a doğru gidiyorlarmış.Yaşlı adam:-Peki öyle ise, bak hayvanların gidiyorlar. Bağır da onları topla, demiş. Çoban hemen ayağa kalkmış ve yüksek sesle “Dön!” diye bağırmış. Gerçekten de birbuçuklu (Hayvanın yaşı) beyaz bir danadan başka bütün hayvanlar geri dönüp yavaş yavaş onlara doğru gelmeye başlamışlar.
Bunun üzerine ihtiyar:-Peki o küçük dana sözünü niye dinlemedi? diye sormuş.O vakit çoban başını yere eğmiş ve utanarak şu cevabı vermiş: -O dana buzağı idi. Anasını sağan kadın bir gün beni ağıla çağırdı. Genç ve güzeldi.
“Çoban! şu buzağıyı biraz tutuver de ineği rahat sağayım.” dedi. Kör şeytan bizi kandırdı, kadını öptüm. Buzağı bunu görmüştü. Ta o günden beri ben onun gözünde günahkârım. Ömrümde işlediğim tek günah budur.
İhtiyar da ona:-Üzülme oğlum, sen doğru bir adamsın. Allah yardımcın olsun, diyerek iltifatta bulunduktan sonra yoluna devam etmiş. Yıllardır kimseden takdir görmemiş olan çobanı ihtiyarın bu sözleri pek memnun etmiş. Fakat aradan çok geçmeden neşesini kaçıran olağanüstü bir olay olmuş. Bir inek diğer ineği boynuzlamış, boynuzlanan hayvan da kaçarken düşüp bacağını kırmış. Çoban hem hayvana olan sevgisinden ve hem de hayvanın pek aksi bir sahibi oluşundan dolayı büyük bir üzüntüye kapılmış. Akşam üzeri sürüsünün arkasından üç ayaklı inekle dertleşe dertleşe şehre girmiş, hayvanı evine kadar götürmüş. Hayvanın sahibi durumu görünce çobana sövüp saymaya başlamış:
-Bunu sen yaptın, vurdun da kırdın!Vallahi dinlemem. Hem sana paranı vermeyeceğim, hem de dava edip ineğin diyetini alacağım! diyormuş. Zavallı çoban Hakka tevekkülden başka bir çare bulamamış, ertesi gün, daha ertesi gün kırlarda hep bu tasa ile dolaşmış. Nihayet bir gün çobanı mahkemeden çağırmışlar. Çoban olayı hakime olduğu gibi anlatmış fakat hakim:
-Bunu senden başka gören var mı, şahit gösterebilecek misin? deyince saf çoban sararmış, düşünmüş, düşünmüş:
-Beyim Allah’ın kırında taşlardan, otlardan başka ne olur ki?
Bunun üzerine hakim:-Öyle ise Allah’ın taşları sana şahitlik etsinler, demiş. Çoban da büyük bir inançla:-Ederler! diye cevap vermiş.
Hakimler ve dinleyiciler gülmüşler, alay olsun diye:-Hadi düş önümüze. demişler.
Çoban öne düşmüş, şehrin dışına kadar yürümüşler. Onların amacı bir hava almakmış. Oradan da ileriye gitmeye niyetleri olmadığından hakim durmuş:
-Haydi bakalım, çağır şahitlerini! Diye çobana seslenmiş. Çoban arkasına bile bakmadan birkaç adım daha gitmiş ve uzaklara doğru şöyle bağırmış:
-Ey taşlar!… Kayalar!… Sarı ineğin ayağını ben mi kırdım? Bakınız bu işi benden biliyorlar. Allah rızası için gelin bana şahitlik edin! Bunun üzerine yukarıdaki tepeceğin üzerinden birkaç kaya aşağıya doğru arka arkaya yuvarlanmaya başlamış. Hakim ve izleyiciler büyük bir korku ile şehre kaçmışlar. Çoban da kayalara doğru gitmiş. O gün, bu gün bu kayaların adı “Şahitler Kayası” olarak anılmaktadır. -
