Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • ALTIN


    Dünyanın en ağır külçe altını 250 kilogramdır.





    Dünya üzerindeki bütün kıtalarda altın rezervine rastlanmıştır.





    Çoğu kanımızda olmakla birlikte vücudumuz yaklaşık 0.2 miligram altın barındırır.






    Depremler yeraltı sularını altına çeviriyor.



    Altın yataklarının yer kabuğundaki çatlaklardan akan sıcak su akıntılarının getirdiği mineral birikiminden oluştuğu biliniyor. Yaklaşık 390C olan minarel yüklü su, bu tür bir basınç değişimi yaşayınca hızlı bir şekilde buharlaşıp kuvarsları oluşturan silikonun ve altının sudan ayrılmasına ve ani bir şekilde buluştukları kaya yüzeyinde kristalleşmesine yol açıyor. Daha fazla bilgi için TIKLAYINIZ






    Dünya üzerindeki madenlerden şimdiye kadar çıkarılan altın miktarı 3 olimpik havuzu dolduracak kadardır.




    Güneş'in 10 milyarda 6'sı altındır.






    Şu an kullanımda olan altının neredeyse yarısı Güney Afrika'da bulunan Gauteng eyaletinin Witwatersrand bölgesinden çıkarılmış.






    Dünyanın çekirdeğinde bulunan altın miktarı Dünya yüzeyini 50 cm kalınlığında bir kabuk olarak kaplamaya yeter.



    24 ayar saf altın 1063°C derecede erir.

    Olimpiyatlarda verilen altın madalyalar 412 gram ağırlığında. Bunun sadece yüzde 1.34'ü bir başka deyişle 6 gramı altındır.

  • Mars'dan 2 gün önce çekilmiş Kuzey Kutup Bölgesi.





    Buz üstü kalıcı bir fikstür fakat kış mevsiminde - şu anda 2017 yılının başında olduğu gibi - sıcaklıklar gezegenin atmosferindeki karbondioksitin yaklaşık% 30'unu kapağa çökecek kadar soğuk ve mevsimlik bir katman ekleyecek, Bir metre kalınlığında.
    Daha sıcak yaz aylarında karbondioksit buzunun çoğu doğrudan gaza dönüşüyor ve su-buz tabakalarının arkasında bırakarak atmosfere kaçıyor.


    Güçlü rüzgarların, zamanla buz kütlesinin şekillendirilmesinde, yükselen merkezden aşağı kenarlarına doğru üflemesinde ve kasırganın dünyada sarmal olmasına neden olan aynı Coriolis kuvveti tarafından bükülmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.


    Özellikle öne çıkan özellik, 500 km uzunluğunda, 2 km derinliğinde bir açmada, kapağı neredeyse ikiye kesiyor.

  • Cassini uzay aracından nefes kesen Satürn fotoğrafları

    Tam 19 yıldır uzayın derinliklerinde yalnız başına yolculuk eden emektar uzay aracı Cassini, görev süresinin son aylarında bile gönderdiği fotoğraflarla bizleri şaşırtmaya devam ediyor.


    NASA, ESA ve ASI'nin ortak çalışması olarak bundan tam 19 yıl önce uzaya fırlatılan emektar uzay aracı Cassini, artık Satürn sistemindeki son aylarını yaşıyor. 30 Kasım itibariyle NASA'nın "Grand Finale" (Büyük Final) ismini verdiği son görevine start veren deyim yerindeyse yılların eskitemediği uzay sondası, ölümüne gün saydığı bugünlerde bile gönderdiği fotoğraflarla bizleri hem etkilemeye hem de şaşırtmaya devam ediyor.

    Satürn halkalarının en yakın ve en detaylı fotoğraflarıSatürn ve uyduları hakkındaki bugün bildiğimiz birçok bilgiyi ilk kez keşfeden uzay aracı Cassini, son görevini yerine getirdiği bugünlerde de halkalı gezegene hiç olmadığı kadar yakınlaşma fırsatı yakalıyor. 20 haftalık "Büyük Final" görevinin yarısına kadar gelen uzay aracı, Satürn'e yaklaştığı bu anları iyi değerlendirip bugüne kadarki en yakın ve en detaylı halka fotoğraflarını çekti. İşte o nefes kesen kareler:


    20 yıllık uzay macerası son buluyor15 Ekim 1997 tarihinde bir Titan IV roketinin üzerinde kalkışa geçen Cassini bundan tam 7 yıl sonra, 1 Temmuz 2004'te Satürn'e varmıştı. Fırlatıldığı günden bu yana 19 yıldır yalnız başına seyahat eden uzay aracı belki de uzay araştırmaları tarihinin en verimli görevlerinden birisi oldu. Enceladus'taki büyük okyanuslar ve Titan'daki nitrojen gölleri başta olmak üzere birçok inanılmaz keşfe imzasını atan Cassini, daha önce de belirttiğimiz gibi artık son günlerini yaşıyor. Emektar uzay yolcusu, Nisan ayında sonlanacak olan 20 haftalık görevinin ardından Satürn'ün ünlü uydusu Titan'da bir yakın geçiş gerçekleştirecek ve tekrar Satürn'e dönecek. Sonrasında 22 hafta boyunca Satürn ve halkaları arasında sallanacak olan Cassini, nihayet tarihler 15 Eylül 2017'yi gösterdiğinde atmosferin derinlikliklerine karışacak ve Dünya'yla olan tüm iletişimleri kesilecek.

    Kaynak: https://www.donanimhaber.com/uzay/haberleri…otograflari.htm

  • ‘Faturası ağır olabilirdi’: Bir asteroid Dünya’yı teğet geçmeden saatler önce tespit edilebildi
    Bir asteroid, Dünya’nın yanından geçmeden saatler önce tespit edilebildi. Asteroidin bir yerleşim yerine isabet etmesinin felakete yol açabileceği belirtiliyor.
    2017 BH30 isimli 6 ile 7 metre büyüklüğünde olan asteroid Dünya’nın yanından geçmeden saatler önce tespit edilebildi.
    Asteroid gezegenimiz ve Ay’ın arasından geçerek uzay boşluğundaki yoluna devam etti ancak, Dünya’nın yanından geçmeden saatler önce keşfedilebildi.NTV’deki habere göre uzayın büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda 2017 BH30’un Dünya’ya yakınlığı ‘oldukça tehlikeli’.2017 BH30’in büyüklüğü Dünya’daki yaşama son veremeyecek kadar düşük olsa da asteroidin bir yerleşim yerine isabet etmesinin faturası çok ağır olabilirdi.
    NASA uyarıyor
    Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi, NASA’ya göre, bir asteroid çarpması durumunda geleceğimiz hiç de parlak değil.
    NASA, Dünya’nın göktaşı çarpmasına karşı hazır olmadığı uyarısında bulunuyor, öyle ki sürpriz bir asteroide müdahale edecek sürenin olmayabileceğine dikkat çekiliyor.(04.02.2017)

  • Belki siz de düşünmüşsünüzdür: Gezegenimiz üzerindeki bilim şu anda aşırı karmaşık ve ileri boyuttadır. Kimi zaman herhangi bir saha bulup o sahada tam hakimiyete erişmek aşırı zor gözükmektedir. Buna karşılık, Evren'i keşfetmek ve en yakın gezegenlere yayılmak için bile var olan teknolojimiz aşırı ilkeldir!
    Biz genel olarak 20-21. yüzyıl geçişinde yaşayan insanlar, bu bakımdan hem şanslı, hem şanssızız. Şanslıyız, çünkü birkaç nesil önceki atalarımız günümüzde çok basit bir şekilde tedavi edilen hastalıklar sebebiyle ölürken ve cep telefonu ile internet gibi çok basit teknolojilerden bile yoksunken, bizler istediğimiz bilgiye anlık olarak erişebilmekteyiz ve birçok hastalığı kolaylıkla tedavi edebilmekteyiz. Öte yandan şanssızız, çünkü bizden birkaç nesil sonra yaşayan insanlar muhtemelen Evren'e yayılmaya başlamamızla birlikte gelen muazzam genişlikte yeni bilimsel keşifleri yapan insanlar olacaklar.
    Elbette bu bizi umutsuzluğa düşürmemeli; çünkü bizlerin bugün başaracakları, bundan birkaç on veya yüz sene sonra başarılacakların önünü açacak müthiş atılımlar olacaktır. Dahası, Dünya henüz keşfedilmiş bile değil! Okyanuslarımızın %10'unu bile henüz tanımıyoruz ve gezegenimiz üzerinde halen temasa geçilmemiş kabileler bile var! Gezegenimizle ilgili birçok gizem halen keşfedilmeyi bekliyor ve bu yazıyı okuyanlardan herhangi birisi, bu müthiş keşiflerin sahibi olma potansiyeline sahip!

    Kanyak: http://www.evrimagaci.org/fotograf/91/8826

  • Uyarı
    Aşağıda verilecek bilgilerin doğruluğu kanıtlanmış olmamakla birlikte,SECTION 51 2.0 adlı YouTube kanalının sadece bir iddiasıdır.
    Görüntülerin Rus Uzay Ajansı'ndan sızdırıldığı öne sürülmüştür.


    Rusların Satürn’e Ulaştığına Dair Kanıt Olduğu Öne Sürülen Video!

    Geçtiğimiz yıl da sıklıkla dillendirilen konu, bu yıl tekrar gündeme getirildi. Ruslar gerçekten Satürn’e ulaşmış olabilirler mi?

    Geçtiğimiz yıl YouTube kanalı SECTION 51 2.0 tarafından bir video paylaşılmış, o dönem deyim yerindeyse tüm teorisyenlerin aklı başından çıkmıştı. Daha sonra konsept olarak SECTION 51 2.0’a benzeyen bazı kanallar da konuyla ilgili videolar yayınlamışlardı.

    Söylenenlere göre Ruslar 7 yıl süren bir yolculuk sonrası Satürn’ün uydusu Titan’a insan gönderdi, video ise Rus Uzay Ajansı tarafından sızdırıldı.

    Dünya ile Satürn’ün arasındaki mesafe sürekli olarak değişkenlik gösteriyor. En yakın mesafe ise Güneş ile aramızdaki mesafenin 8 katı: 1.2 milyar kilometre. Uzay araçları, yakıt tüketimini minimize etmek ve hızı artırmak için gezegenlerden ve Güneş’ten faydalanıyor.

    İddialar, Rusların Satürn’e bu şekilde ulaşarak Titan’ı incelediği yönünde.

    Her ne kadar iddia olsada görüntülerin ne kadar heyecan yarattığını sizde göreceksiniz.


    Rus Uzay Ajansı’nın sızdırdığı iddia edilen görüntülere ait videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

  • @Pangea Mars'a olası yolculuk ortalama 1 yıla yakın sürüyor.Mars'ın Güneş'e uzaklığı 228milyon km , Satürn'ün 1milyor 426 milyon km.Burdan orantı yaparsak 7 yıl sürmesi normal.

    Ama Dünya'dan uzaya yolladığımız nesneye minimum zaman ve yakıt,maliyet gideri için çok ileri düzey hesaplamalar yapılıyor , gezegenlerin uyduların vb. gökcisimlerinin çekim güçlerinden yararlanılarak daha yüksek hızlara ulaşmak mümkün , yıllardır yapılıyorda.Dolayısıyla bu süre normal bu 2. sorunun cevabıydı. :)

    1 sorunun cevabı ise ; şimdiki teknolojimiz için çok ileri düzey bir hadise gibi duruyor olabilir.Bana kalırsa değil , Ama İnsanoğlu Ay mesafesinden ileri daha önce hiç gitmedi.Ne olacağını , ufak bir sorunun bile nelere mal olacağını kestiremediğimiz , tam olarak bilemediğimiz ve böyle bir riskin şuan alınamadığı için böyle bir şeyin olması çok çok zor .

    Şimdiki öncelik Mars'ta. :)

  • UUİ, 14 Şubat Sevgililer Gününde Çıplak Gözle Görülebilecek

    Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ), 14 Şubat Sevgililer Günü’nde haritadaki rotayı takip ederek yaklaşık 400-430 km yukarıdan geçecek. Bizler de futbol sahası büyüklüğündeki bu en büyük yapay gök cismini çıplak gözle görebileceğiz. Geçiş, Ankara için yaklaşık 5 dakika sürecek!
    Hemen söyleyelim; üzerimizden ilk defa geçmiyor! Dünya çevresinde bir günde 15,5 tur atıyor ve çoğu kez de üzerimizden geçiyor. Ancak bu geçişler sırasında; zamanlama, bakış açısı, yön, ışık kirliliği, bulutlar gibi faktörlerin yetersizliğinden dolayı göremiyoruz.
    UUİ’nu görebilmemiz için yansıttığı Güneş ışığının gözümüze ulaşması gerekir. Gündüz geçişlerinde yansıttığı ışığı ayırt edemiyoruz. Bulunduğumuz konum karanlıkta kalınca (gün doğmadan önce veya gün battıktan sonra) UUİ’nun yansıttığı ışığı çıplak gözle görebiliyoruz.An itibariyle 6 mürettebat taşıyan ve kütlesi yaklaşık 450 ton olan UUİ , üzerimizden geçişini saatte ortalama 28.000 kilometre gibi baş döndürücü bir hızla gerçekleştirecek.



    Size tavsiyemiz; bir bardak çay alın ve konuma uygun bir yere çıkın. Android cep telefonunuza “ISS Detector” adlı uygulamayı indirip program içindeki radardan takip edin (Bu arada bir çok program var, bu en işlevsel olanlarından biri). Size ne taraftan saat kaçta ortaya çıkacağını, parlaklık derecesini, hızını, açısını, yüksekliğini, kaç dakika-saniye görebileceğinizi gösterecektir.


    ANKARA İÇİN VERİLER
    Kuzey-Batı’dan çıkarak Güney-Doğu yönünde haritadaki rotayı takip ederek gözden kaybolacak
    Ortaya çıkış zamanı: 18:29:54 (saat:dak:sn)
    Maximum yakınlık ve parlaklığa ulaşacağı zaman : 18:33:07 (saat:dak:sn)
    Kayboluş zamanı: 18:34:55 (saat:dak:sn)

    Kaynak: https://www.fizikist.com/uui-14-subat-s…-gorulebilecek/

  • ve böyle bir yolculuk habersiz yapılamaz galiba. şu anki teknoloji ve gözlem araçları,radarlar,uydular ile Nasa'nın veya başka bir kuruluşun haberdar olmaması gibi bir durum olamaz bence.

  • Beni en çok etkileyen ayetlerden birisidir.
    Görmediler mi, Biz geceyi onda sükun bulmaları için, gündüzü de aydınlık(la görsünler) diye yarattık. Şüphesiz, iman eden bir kavim için bunda ayetler vardır." (Neml Suresi, 86)

    Dikkat edilirse ayette gecenin özel olarak yaratıldığı bildirilmektedir. Bundan kısa bir süre öncesine kadar bilim adamları evrendeki yıldız sayısını ve ürettikleri ışığı hesapladıklarında evrenin aslında sürekli aydınlık olması gerektiği sonucuna varmışlar ve karanlığın sebebini anlayamamışlardı. Bu konu ancak karadeliklerin keşfiyle açıklığa kavuştu. Çünkü evrenin her yerine dağılmış olan karadelikler, sahip oldukları korkunç çekim alanlarıyla yıldızların ürettiği ışınları büyük ölçüde yutmakta ve karanlığa sebep olmaktadırlar. Bir başka deyişle, karanlık özel olarak üretilmekte yani "yaratılmaktadır".

  • Güneş'imizin yaklaşık 4 milyar yıl kadar sonra gezegenimizi yutarak yok etmesi bekleniyor. Ancak ola ki bu olmaz ve gezegenimiz halen civarda olursa, geceleri gökyüzü bu şekilde gözükürdü. Çünkü bu noktada, Andromeda ile Samanyolu galaksileri baş döndürücü galaktik tangolarında birbirlerine iyice yaklaşmış ve kaynaşmaya başlamış olacaklardır. Bu, gökyüzünde muhteşem bir görüntünün oluşmasına neden olacaktır.

    Kaynak: http://www.evrimagaci.org/fotograf/35/8829