Veri Paylaşım ve Değerlendirme Merkezi

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • DAVID DILLEY – KIŞ TAHMİNİ


    GLOBAL WEATHER OSCILLATIONS


    GWO İklim Teknolojisi, 2017 Kasım ayı ve 2018 Mart ayı arasındaki Avrupa tahminlerinde birçok faktöre dayanmaktadır. Geçmiş yıllara benzerlikler, Arktik ve Antarktik soğuma, Genişleyen Kuzey kutbu ve Antarktika buzunun derecesi, yarı – kalıcı hava koşullarının pozisyonları, Örn; İzlanda alçak basıncının merkezi, El-nino’nun derecesi veya La-nina ve küresel soğuma devresinin durumu.


    2015’TEN 2017’E KADAR Kİ HAVA PATERNİ


    Son 3 yılda yaşanan hava koşullarını belirleyen birkaç faktör bulunmaktadır. GWO’nun önceki tahminine göre Abd’nin batı sahillerinde bulunan Pasifik Yüksek basınç merkezi yerinde duracak ve 2017 yılı boyunca zayıflayacaktı. Güçlü Pasifik Yükseği Kuzey yarım kürede sadece Abd’yi değil, Grönland’dan İzlanda’ya kadar olan bölge ve Kuzey Avrupayı’da etkiledi. Bu güçlü yüksek basınç nedeniyle; tüm 2017 kışı boyunca Durağan bir hava etkili oldu. Bu durum jet stream paterninin dalgalanmasına sebep oldu ve böylece 2016’daki El-nino’yu sona erdirerek Avrupa’da soğuk bir havaya, İzlanda’da ise ılık bir havaya sebep oldu. 2016’da El-nino ve Doğu pasifik yükseği normallerden daha sıcak havayı Grönland’ın doğusundan Kuzey kutbuna doğru itti. Bu durum Arktik buzulun erimesine ve İngiliz adaları ve Avrupa için daha ılık havalara sebep oldu. Bunların hepsi anormal hava durumlarına sebep olan bir iklim döngüsü ile ilintilidir. Özellikle de Küresel ısınmanın sona erdiği ve küresel soğumanın başladığı bir döngüyle ilgilidir.

    2017–18 KIŞI PATERNİ

    GWO, 2017-18 Kışının atmosferik koşullarının 2016-17 kışından çok farklı olacağını öngörmektedir. Geçen kış’a (2016-2017) La-nina’nın zayıflaması ve Abd’nin batı sahiller’indeki çok inatçı bir Doğu pasifik yüksek basınç merkezinin gücünü kaybetmesi damgasını vurdu. Güçlü pasifik yükseği Kuzey Atlantik yükseğinin ve yarı kalıcı izlanda alçağının gücünü ve konumunu etkiledi. Gwo, 2017 Kasım ayından 2018 Mart ayına kadar olan süreçte, Güçlü polar vortex salınımları ve Arktik soğuma beklemektedir. Birleşik Krallığın hemen güneyinden güçlü bir fırtına rotası gelişecek. Aynı dönemde, Arktik bir yüksek basınç etkili olacak. Bu da Britanya’da 2-3 haftada bir doğulu güçlü fırtınalar ve Arktik salınımlara sebep olacak.


    2017-18 KIŞI SICAKLIK DEĞERLERİ


    GWO 2018 kışında 2-3 haftada bir arktik salınımlar olmasını beklemektedir. Kuzey Avrupa’nın tamamı, İzlanda’dan Fransa ve Kuzey İtalya’ya kadar çok soğuk olacak. 2017-18 kışı muhtemelen El-nino kışlarından biri olan 2009-10 kış mevsimini anımsatacaktır.

    2017-18 KAR TAHMİNİ



    Britanya’nın güneyinde bir fırtına hattı oluşacak. Bu da İzlanda, İngiliz adaları, Doğu Fransa, Almanya ve Alplerde normallerin üstünde kar yağışlarına sebep olacaktır.

    YAKLAŞAN DRAMATİK KÜRESEL SOĞUMA

    Küresel Soğuma Abd’nin 3’te 2’sinde etkili olan 2013 – 2014 yıllarındaki soğuk kışlarla birlikte başladı. Arktiklerdeki Dramatik soğuma bu süreçte hızlı buzul genişlemesi ve soğuk havalara sebep oldu. Fakat bu durum 2015’teki El-nino ile kesintiye uğradı ve 2018-19’da beklenen zayıf El-nino ile tekrar kesintiye uğrayacak. Ancak önümüzdeki El-nino’nun ardından Kutup buzullarının devasa derecede artmasıyla Kuzey kutbu tekrar çok soğuk olacaktır. Bu, Önümüzdeki 50 yıl sürecek bir küresel soğuma dönemini başlatacak.2020’den başlayarak 2040’lı yılların sonuna kadar Dünya’da çok tehlikeli bir soğuk dönem olacaktır.

  • 2010 kışı bizim için kötü değildi. O sene de İskandinav Yükseği vardı. 22 Ocak 2010'da güzel bir sistem geldi. 25 Ocak'ta harika bir dek aldık ve kar kalınlığı 55 cm'ye ulaştı.

    Önümüzdeki 10 gün içinde kar örtüsü çok hızlı bir şekilde artacak :thumbup:

    ben sadece avrupanın her yıl 100 yılın soğuk yalanına değindim 2010 kışı doğu için kötüydü 70 cm kar gördük sadece

  • Resimleri alıntılamayalım lütfen..

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • Sibirya'nın kar örtüsünün fazla olması soğukların illa bize akması anlamına gelmiyor yakın örneklerden 2014'te o soğukların hepsi Doğu Asya'ya uçtu.

  • Sibirya'nın kar örtüsünün fazla olması soğukların illa bize akması anlamına gelmiyor yakın örneklerden 2014'te o soğukların hepsi Doğu Asya'ya uçtu.

    Kuvvetli negatif ao var. Ayrıca sibirya batıya genişleyecek. Soğuklar avrupaya akacak. Bizim için Tek sıkıntı iskandinavya Yükseği gibi görünse de; yarın paylaşacağım bilgilerle aslında bizim için bu kış büyük bir avantaj da olabileceğini göreceksiniz. :thumbup:

  • Değerli Karsever yoldaşlarım, Sinerji Patlamasına Hazır mıyız? Vlad Mircov ve arkadaşlarının yazmış olduğu ortak çalışma ürünü olan kitabından İskandinav yükseğinin Bölgemize ve Balkanlara etkisini konu alan bölümünü çevirdim. İçerisinde 1963, 1985, 1987, 2003 nisan, Şubat 2004 ve Eylül 2004'te meydana gelen olağanüstü hava olayları var ve bunlar hep İskandinav yükseği kaynaklı. Detaylı analiz ve grafiklerin bulunduğu çevirime, Havaforumdaki bloğumdan ulaşabilirsiniz.

    :thumbup:

  • - İSKANDİNAV YÜKSEK BASINCI -


    Yazarlar

    Carmen MOISA

    Vlad MIRCOV

    Lucian NITA


    Ani ve şiddetli soğumalar, nüfus ve ekonomik alanlarda büyük etkiye sahip olan meteorolojik fenomenlerdir. Arktik hava salınımının Romanya ve balkanlara akışını kolaylaştıran basınç merkezlerinden biri İskandinav Yükseğidir. Bu soğuk salınımı hava durumunda ani değişimlere sebep olarak özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında hızlı sıcaklık düşüşlerine, Kış mevsiminde kar fırtınalarına ve don olaylarına yol açar.

    İskandinav Yükseği Avrupa’yı en çok etkiliyen ikinci yüksek basınç merkezidir. Oluşum sıklığı azdır ve 1 yılda en fazla 30 gün etkili olur. Bu da tüm senenin %8-9’una denk gelmektedir. Öte yandan, İskandinav yükseği kıtasal kutup salınımlarının en önemli, ana jeneratörüdür. Bu salınımların etkisinin Bulgaristan’a kadar olan bölgede çok kuvvetli şekilde hissedilmesine sebep olur.


    İskandinav yükseği, çoğunlukla 60 – 70 derece enlemlerde İskandinav yarımadasında oluşan bir yüksek basınçtır. Oluşumu Avrupa’nın kuzey batısındaki yoğun atmosferik dolaşım ve Kuzey Avrupadaki coğrafi koşullardan kaynaklanmaktadır.

    Kuzey Avrupa coğrafyası, Kutup denizinden gelen salınımların, Baltıklardan gelen salınımların ve Kuzey Atlantikten gelen salınımların karşılandığı bir yerdir. Bu alandaki farklı özelliklere sahip hava kütleleri siklonik çekirdekler üretir . Bu siklonlar İskandinavya’nın batısından doğusuna doğru hareket eder. Eğer, siklonun arka tarfında yerden yüksekliği sınırlı bir sırt oluşursa, bu başlangıçta nispeten yüksek olan 1015-1020 aralığında bir yüksek basınç oluşturur. Eğer İskandinavya üzerinde ki troposferde de sıcak bir yüksek oluşursa; İskandnav Yüksek basıncı genişler ve gücü artar.


    Diğer basınç merkezlerinden farklı olarak İskandinav yükseği çok hareketlidir. Oluştuğu bölgede çok az kalır ve 2 gün içerisinde farklı yönlere hareket eder. Yükseğin güneye veya güney doğuya hareket etmesi balkanlarda ciddi sonuçlar doğurur.


    İskandinav yükseğinin Romanya civarında etkisini belirleyen en önemli faktörlerden biri Karpat Dağlarıdır. Karpatlar 1.600 km uzunluğa sahip olmak üzere 3 ana dağ grubuna sahiptir. Kuzey-Batı Karpatlar, Yüksekliği 2.500 metreden fazla olan Tatra masifi, yüksekliği 800 metreyi nadiren geçen orta Karpatlardır. Transilvanya vadileri soğuk salınımın önünü açan en önemli yerlerdir.


    İskandinavya Yükseğinin gelişimini öğrenebilmek için yüzey arşivlerini incelememiz gerekmektedir. 1961 ile 2008 arasında görülen en düşük sıcaklıkların altında yatan sebeplere baktığımız zaman çoğunda İskandinavya yüksek basıncını görmekteyiz.


    Örneğin; Ocak ayında Romanya’da ölçülen en düşük sıcaklık 1963 Ocak ayıdır. Sıcaklık -35,3 dereceye kadar düşmüştür. O günkü sinoptikler bize 21-24 Ocak 1963 yılları arasında İskandinav yükseğinin Grönland Yükseğinin hemen altında oluştuğunu ve hızlı bir şekilde Güneydoğu Avrupa’ya hareket ettiğini göstermektedir.


    Şubat ayında ise Romanyada ölçülen en düşük sıcaklık 19 şubat 1985’te ölçülen -23,5 derecedir. Bu dönem de yine İskandinav yükseği bulunmaktadır ve kutup yükseğinin sırtında oluşmuştur ve yine güneydoğu Avrupa’ya geniş bir siklon ile beraber genişlemiştir.


    Mart ayında ise; Benzer bir durum 5 mart 1987’de gerçekleşti. Timişoara’da sıcaklık -15,9 dereceye kadar düştü.



    Nisan ayında, dereceler 2002 ve 2003 yıllarında en düşük sıcaklıkları ölçtü.Aynı dönemde yine İskandinav yükseğinin varlığı tespit edildi.


    Mayıs ayında, 13 Mayıs 1978’de Timişoara’da -1 derece ölçüldü ve aynı dönemde Azorun sırtında bir İskandinav yükseğinin oluştuğu gözlemlendi.



    Yaz ayları boyunca, İskandinav yükseğinin varlığı daha az ve etkisi sınırlı bir alandadır. Fakat, Eylül ayı ile beraber, Varlığı Balkan bölgesinde tekrar hissedilmeye başlanmaktadır.


    Eylül Ayında, Ölçülen en düşük sıcaklık -1,9 ile 1970 Eylül’üdür. Yine İskandinav yükseği’nin olduğu dönemdedir.



    Ekim ayında, ölçülen en düşük sıcaklık; -6,8 ile Ekim 1971’dir. Bu da yine İskandinav yükseğinin mevcut olduğu dönemdedir.



    Kasım ve Aralık ayları boyunca, Doğu Avrupa yükseği daha aktiftir ve bazen İskandinav Yükseği bunun hemen altında oluşur.

    Hava durumunda ani değişimlere sebep olan İskandinav yükseğini iyi incelemek için 3 tane örnek üzerinde çalışmak istiyoruz;


    11 – 14 Şubat 2004


    Bu dönem boyunca hava aşırı derecede soğuktu. Geceleri ise dondurucuydu. İskandinav yükseği Azorun hemen kuzeyinde oluştu, Doğuya yönlendi ve Balkan yarım adasınında bir çok siklon üretti. Avrupanın doğusunda, Kuzeyinden Güneyine kadar sürüklenen arktik salınım ve ege denizinde oluşan en derin alçak basınç ölçüldü . Arktik salınım güneye bu alçak basınçla çekildi.

    Bu sinoptik durum, çok şiddetli bir soğumaya yol açan tipik bir ultra- kutup sirkülasyonudur. 850 hpa’da (1.500 metre) Romanya’da -22’lik salınım taşıyan çok soğuk bir çekirdek oluştu.



    Aşağıdaki Grafik, 2004 Şubat ayındaki günlük ısı çizelgesini göstermektedir. İskandinav Yükseğinin sıcaklıkları nasıl hızlı bir şekilde düşüren bir kutup salınımına yol açtığı grafikte 11-14.2004 tarihleri arasında görülmektedir.



    5 – 8 Nisan 2003


    Bu Tarihte Grönland Yükseği Güney batı Avrupa’ya yayılarak Azor ile birleşmektedir. Bu yüksek alanı yavaşça doğuya hareket ederek İskandinavya üzerinde 1030 mb’lik İskandinav yükseğini oluşturmaktadır. Bu da Balkanlara doğru kutup salınımına sebep olmaktadır. İskandinav Yükseği Bu basıncın yarattığı güçlü siklonu güneydoğu Avrupa’ya doğru itmektedir.



    6 Nisan 2003’te siklonun batı tarafında kalan Romanya’da önce Yağmur ardından kar etkili oldu. Kar kalınlığı 2-3 cm’ye ulaştı. Rüzgar kuvvetli esti ve kar sürümüne neden oldu. Ülkenin geniş coğrafyasında dondurucu soğuklar etkili oldu. Sıcaklıklar 1 gün içerisinde 8-10 derece düştü. 7 Nisan’da sıcaklıklar -10 ile -4 arasında değişmekteydi. Bu Nisan ayı soğuk rekorudur.


    8 – 11 Eylül 2004


    2004 Eylül ayının ilk günlerinde, Avrupa’nın büyük kısmı bir Yüksek basınç merkezinin etkisindeydi. Azor’dan hareket eden bir yüksek İskandinavya üzerinde yüksek basınç oluşturdu. Bu yüksek daha sonra Avrupa’nın güneydoğusuna doğru Arktik salınıma sebep oldu. Önce Troposferin üst katmanlarında hızlı bir soğuma oldu, 500 hpa kış aylarında görülen değer olan -22’lere düştü ve yer sıcaklığı çok düşük derecelere ulaştı.



    Rüzgar Kuzeyden çok güçlü esmeye başladı ve Dağlık bölgelerde kar görüldü. 9 Eylül’de sıcaklıklar normallerin 10-12 derece altına düştü. 10 Eylül gecesi minimum sıcaklık -2 ila 6 derece arasına indi. Bazı bölgelerde şehir içlerinde don hadisesi görüldü. Bu alışılmadık birşeydi.



    SONUÇ


    İskandinav Yükseği’nin bağımsız bir şekilde genişleyebilmesi için ancak yüzeyde ki soğuk çekirdeğin bir yüksek basınca bağlanması, ya da en azından orta ve alt troposferde ki yükseğe bağlanması gerekmektedir. İskandinav Yükseği çok hareketlidir ve 24 ila 48 saat içerisinde oluştuğu bölgeden 2.000 km. uzağa hareket edebilmektedir.

    Eğer Güney-Doğu Avrupa’da (Balkanlar ve Ege denizi) aktif bir siklon gelişirse; İskandinav yükseği Balkanların kuzeyini merkez alacaktır. Akdenizde oluşacak bir siklon Balkanlarda güçlü yağışlara ve hızlı sıcaklık düşülerine sebep olacaktır.

    Bu nedenle İskandinav Yükseği Balkan Yarımadası için çok önemlidir ve gelişimi sürekli takip edilmelidir.