Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • DOĞADA HAYATI İDAME-TEKNİK BİLGİLER

    Beklenmedik olaylar incelendiğinde, yaşam ile ölüm arasındaki o incecik farkı yaratanların hayatta kaldığı görülmektedir. Ani olaylar karşısında insanların büyük bir kısmı donup kalmakta ve gerekli reaksiyonu gösterememektedirler. Yaşam sürprizlerle doludur. Beklenmedik bir anda ve değişik bir ortamda yaşamımızı kurtarmak zorunda kalabiliriz. Bu an geldiğinde hazır olanlar yaşamını kurtarabilirler. Hayatta kalmanın en önemli kuralları; Paniğe kapılmamak, Olayları hızlı ve serin kanlı değerlendirmek, Yaşama azmine ve morale sahip olmak, İlk zorlukta pes etmemek, Ve en önemlisi gerekli bilgi ve beceriye sahip olmaktır.
    Olabilecek her olay için hayatta kalma tekniği öğrenmek pratik olarak mümkün değildir. Buradaki amaç, temel prensipleri öğrenerek bunları farklı olaşyara uyarlamak olacaktır. Yaşam mücadelesinde muhtemel düşmanlarımızdan başlıcaları şunlardır.

    SOĞUK; Yaşam mücadelisnde düşünme ve hareket yeteneğimizi kısıtlayan ve kan akışını azaltarak uykuya yol açan çok tehlikeli ve ölümcül düşmandır.

    SUSUZLUK; Susuzlukta aynı soğuk gibi düşünme yeteneğimizi kısıtlar. Direncimizi yok eder. Su kısıtlı olduğunda gıda kesilmelidir. Sindirim gerekli suyun vücuttan kaybına yol açar.

    AÇLIK; Kilo kaybına, zayıflığa, baş dönmesine ve algı kaybına neden olur. Soğuğun ve susuzluğun etkilerini artırır.

    YORGUNLUK; Uyuşukluğa ve dışa dönük zihinsel zayıflığa neden olur. İnsanı ümitsizliğe iter. Dinlenme yaşam mücadelesindeki kişi çok önemlidir.

    İÇ SIKINTISI; Gerginlik ve depresyon hissi ve ilgi yokluğuna neden olur. Kişi iç sıkıntısını yenmek için bir amaç edinmelidir.

    YANLIZLIK; Bu duygu insanı umutsuz ve yardıma muhtaç hale getirebilir. Bunu yenmek için bir şeylerle kendini oyalamalıdır.

    HÜSRAN; Pozitif enerjinizi ve amacınızı aksi yöne çevirebilir. Bu duygunun oluşmaması için gerçekçi olmayan amaç peşinde koşmamak gerekir.

    Amerikan ordusu, Hayatta kalmayı becerebilecek insanın niteliklerini şöyle sıralamaktadır.
    Yaşam mücadelesinde kişisel beceriler insanı başarıya ulaştırır.

    • Düşüncelerine konsantre olabilmeli.
    • Sorunları çözebilmeli.
    • Kendinle yaşama yetisi olmalı.
    • Duruma adapte olabilmeli.
    • Sakin kalabilmeli.
    • İyimser ama aynı zamanda en kötüsüne hazır olabilmeli.
    • Kendi korku ve kaygılarını anlayabilmeli ve onları yenerek üstesinden gelebilmeli.

    Hiç şüphesiz ki doğa güzelliğinin ve gizeminin yanında; kendisinde yararlanmayı bilmeyenlere karşı maalesef son decerece acımasızdır. Yapılan hataların ve tedbirsizliklerin bedeli çoğu zaman insan hayatı ile ödenmiştir. Oysa çoğu zaman biraz psikolojik birazda beceriye dayalı tedbirler ile bu zor ve acımasız koşulları atlatabiliriz. Başta doğaya saygılı olmaya dayanan bu tedbirler, doğa sporcuları tarafından bilinmeli ve uygulanmalıdır.Dağcılık, atıcılık, avcılık, kayak ve kampçılık vs. faaliyetlerde yiyecek, doğada yön bulma ve barınma konuları zaruret halinde başımıza gelirse ve biz bu konuda eğitimsiz isek o zaman işimiz zor olmakla beraber hayatta kalmamızda imkansız olabilir, tüm bunların göz önüne alarak bazı temel hayatta kalma prensipleri ile ilgili pratik bilgileri sırasıyla burada incelemeye çalışalım.

    HAYATTA KALMA
    1-Plan
    2-Yön Tayini&Mesafe Tahmini
    3-Barınma
    4-Ateş
    5-Su ve Yiyecek

  • 1-) Plan
    İçinde bulunduğumuz durumun vahameti ne olursa olsun öncelikle sakin kalmaya çalışılmalı ve mümkünse bulunduğumuz araziyi görebilceğimiz yüksekçe bir yere ulaşıp buradan konumumuzu doğru bir şekilde saptamaya çalışmalıyız. Araziyi incelerken sakin olup ihtiyaç duyabilceğimiz su, barınma ve yicek gibi şeylerin tespitinede çalışmalıyız. Mümkünse ısınmak, kuru kalmak ve işaret verebilmek için bir ateş yakmalıyız. Ateş yakıp moral tazeledikten sonra bulunduğumuz durumdan kurtulabilmek için gerçekçi bir plan yapmalı ve bazı kararlar almayız. Öcelikle bulunduğumuz noktayı terkedip etmeyceğimize karar vermeliyiz.
    Terkettiğimiz durumda gideceğimiz yönü doğru bir şekilde tespit edip karşımıza çıkabilcek engel ve tehlikeleri ve bunlarla başa çıkıp çıkamayacağımızı mantıklı bir şekilde değerlendirip buna göre karar vermeliyiz. Bizi aksine zorlayan bir durum söz konusu değil ise bulunduğumuz bölgeyi terketmemeliyiz. Uzaklaşmamak bizi buna zorlayan şartlar yoksa en doğrusu olacaktır. Zira büyük olasılıkla sizin hangi bölgede olduğunuzu bilen kişiler öncelikle sizi bu çevrede arayacaklardır.
    • Paniğe kapılmayın, Durun, oturun, düşünün,
    • Bulunduğunuz yere, geldiğiniz yönü anlayabileceğiniz bir işaret koyun
    • İşaretli noktayı kaybetmeden, geldiğiniz yolu bulmaya çalışın
    • Başaramazsanız işaretli noktaya geri dönün O anki şartları göz önünde bulundurun ve düşünün, sizi kısa zamanda bulabilecek arkadaşlarınız var mı? Gece olmadan bulunma ve ya yolu bulma ihtimaliniz var mı? Eğer bu sorulara cevap “yok” ise,
    • Gece için bir barınak hazırlayın,
    • Hava kararmadan önce, bir gecelik yakacağınızı toplayın.
    • Hava kararmaya başlarken ateşinizi yakın Geceyi geçirince korkunuz azalacaktır. Moralinizin iyice düzelmesi için bir şeyler yemeniz lâzımdır.
    • Yüksek bir yere çıkarak, duman, deniz, akarsu, yol, patika benzeri işaretler görmeyi çalışın
    • Bulunduğunuz noktadan arazinin krokisini çizmeye veya hafızanıza kaydetmeye çalışın
    • Eğer yukarıda bahsettiğimiz işaretlerden birini görürseniz, buna doğru en kısa yoldan yürüyüşe geçiniz.
    • Eğer sizi arayacaklarına eminseniz ve yiyecekle suyunuz yeterliyse, bir süre daha bulunduğunuz yeri terk etmeyin
    • Akar suları akış istikametinin altına doğru, yani aşağılara doğru takip ederseniz, sonunda bir yerleşim yerine varırsınız. Çünkü yerleşmeler genellikle akarsu kenarlarındadır
    • Duyulup, görüleceğinizi anladığınız zaman işaret veriniz
    • Kaybolmadan önce hareket ettiğiniz noktayı, ya da kaybolduğunuzu anladığınız noktayı devamlı hatırınızda tutmaya çalışınız.
    • Kaybolduğunuz noktadan itibaren, belli aralarla, dal, taş gibi malzemelerle yere oklar çizin. Okların ucu gittiğiniz yönü göstersin
    • Hep aynı doğrultuda yürüyün, bunu başarabilmek için tabiatta düz yürüme kuralını mutlaka uygulayın, bu kuralı uygulamazsanız, mutlaka daire çizip aynı noktaya dönersiniz.
    • Durduğunuz zaman yönünüzü kaybetmemek için yere, gideceğiniz yönü gösteren işaretler koyun
    • Mesafe tahminleri yanıltıcıdır, tahmininizi 3 ile çarpın, Mesafeye küçümseyerek bakın
    • Unutmayın ki insan, düz bir arazide yaklaşık olarak saatte 4 kilometre yürür.
    • Saatte 7 kilometre de yürüyebilirsiniz ama hızlı yürümek yerine ağır ve devamlı yürümeyi tercih edin
    • Engebeli arazi, göl, bataklık gibi bir alan ile karşılaşınca, etrafını dolaşmanız gerekebilir. Böyle durumlarda gittiğiniz yönü unutmamak için alanın karşısında belirgin arka arkaya iki nokta tespit edin. Bulunduğunuz yerde de arka arkaya iki işaret tespit ettikten sonra alanı dolaşın.
    • Dikkat edin, bu işaretlerin tamamı gideceğiniz istikameti göstersin
    • Dinlenirken yüzünüz, gideceğiniz yöne dönük olsun
    • Karlı bir arazide ilerliyorsanız, sis ya da tipi bastırmışsa uygun bir barınak bularak geçmesini bekleyin
    • Böyle havalarda arazi engebeleri, uçurumlar, büyük birer tuzaktır ve siz bunu göremezsiniz. Düz yürüme kurallarını bilmek demek, kaybolmamak, bilmediği bir araziden kolayca çıkabilmek demektir. Yaradılışı gereği, insan görmeden yürümesi halinde mutlaka daire çizer. Orman, sis ve tipide yürümek de görmeden yürümek demektir. Geçen yıllarda, 4×8 km lik bir alanda 5 genç 11 gün kaybolmuşlardı. Eğer bilmiyorsanız, hemen arazide düz yürüme kuralını öğreniniz.

  • 2-)Yön Tayini ve Mesafe Tahmini

    YÖN BULMA
    Dünya üzerinde bulunduğumuz yeri harita ve aletler kullanarak belirleyebiliriz. Bulunduğumuz noktadan diğer bir noktaya giderken, yürüdüğümüz yönü rota olarak adlandırırız. İki nokta arasında birçok engeller, tepeler, ormanlar, göller ve nehirler yer alabilir. Önemli olan bir yerden diğerine giderken, saydığımız bu engelleri aşarken rota dediğimiz yönümüzü kaybetmememizdir. Yapılan araştırmalarda bir kişi bilmediği bir arazide hareket ediyorsa bir müddet sonra yön duygusunu kaybettiği görülmektedir. Yürüyüş sırasında, yaşamlarında sağ ayağını kullanan insanların kuvvetli olan bu ayakları ile sola göre daha uzun adım attıkları görülmektedir. Bu nedenle düz bir doğru üzerinde yürüdüklerini zanneden kişilerin rotalarından SOLA DOĞRU SAPTIKLARI ve zaman içinde sola doğru çok geniş bir yay çizdikleri görülmektedir. Sonuçta umdukları yere ulaşamadıkları gibi nerede olduklarını da bilememektedirler. Son yıllarda ülkemizde doğada etkinlik gösteren kişilerin sayısı artmıştır. Bu sayı artışı beraberinde kazaları ve kaybolma olaylarını getirmektedir. Yön saptama çok kesin ve net bir hadisedir. Doğada yürüyen bir kişi net olarak nerede olduğunu bilmeli veya kaybolduğunu kabul etmelidir.

    Güneş ve gölge takibi ile yön tayini
    Güneş sisteminin en temel ilişkisi güneşin doğu’dan yükselip, batı’dan kaybolmasıdır. ancak bunlar tam doğu ve tam batı yönlerine her zaman işaret etmez. bulunduğunuz yarım küre ve mevsime göre sapmalar gösterir.
    Kuzey yarım kürede güneşin tam tepede olduğu anda – yani cisimlerin gölgelerinin neredeyse sıfılandığı an- güneş güney istikametine işaret eder, elbette güney yarımkürede ise kuzeyi göstermektedir aynı durumda.
    Güneş kuzey yarımkürede saat yönünde, güney yarım kürede ise saatin ters yönünde hareket eder. bu bilgi ve bağlantılı olarak gölgelerin takip edilmesi ile yön ve zaman tayini yapılabilir. konuda ustalaşabilmek için şehir içerisinde veya arazide çalışmalar yapılması, konunun detaylarının iyice ezberlenmesi çok önemlidir.
    Gölgelerin yardımı ile yön bulma konusunda iki temel yöntem vardır. Gölge takibi ve saat yöntemi.

    Gölge takibi

    Yaklaşık 1m uzunluğunda düz bir sopa/dal benzeri düzgün gölge oluştur
    acak bir cisim, toprağa saplanır. saplanan yerin çalı ve benzeri gölgenin şeklini bozacak cisimlerden arındırılması gerekir.
    Gölgenin en uç noktası bir taş ile belirlenir. Bu gölge yönü her yarım kürede doğuya işaret ederi. yaklaşık on beş dakika beklendikten sonra çubuğun oluşturduğu yeni gölgenin de ucu başka bir taşla belirlenir. Bu taş batı istikametine işaret eder. Birinci taş solunuzda ikinci taş sağınızda kalacak şekilde durduğunuzda yüzünüz kuzey istikametine bakar. Bu sayede yön tespiti yapılır.
    bu metod hem kuzey hem güney yarım kürede aynı şekilde uygulanabilir.

    Saat yöntemi

    Bir analog saat ile yönünüzü belirleyebilirsiniz. bunun için öncelikle saatinizin bulunduğunuz bölgenin saat dilimine ayarlı olduğundan emin olmanız gerekir. bu da bize yabancı bölgelere giderksen saat ayarı yapmanın ne kadar faydalı olduğunu gösteriyor.
    Kuzey yarımkürede bulunuyorsanız saatin akrebini -kısa olan kol- güneş istikametine tutup, bu istikamet ile saat oniki yönü arasından çıkartacağınız bir açı ortay size kuzey güney yönünü gösterecektir. hangi yönün kuzey olduğundan emin olamıyorsanız hatırlamanız gereken temel prensip güneşin doğudan batıya doğru hareket ettiği ve öğle vaktinde de güneyi gösterdiğidir. buradan hareketle, öğleden önce güneş doğu tarafını, öğleden sonra batı tarafını gösterir. buradan hareketle kuzey yönü net olarak tespit edilir.
    Güney yarım kürede ise saatin oniki istikameti güneşe doğru çevrilir. akrebin gösterdiği saat ile oniki arasında kalan yayın açı ortayı kuzey güney istikametini verir. yine kuzeyin net istikameti için yukarıda bahsedilen güneşin doğu-batı hareketi izlenebilir.
    Eğer sadece dijital bir saatiniz varsa da, bir kağıt parçası üzerine analog bir saat çizilir ve dijital saatten okunan zaman bu kağıttan saat üzerine akrep saati, yelkovan dakikayı gösterecek şekilde işlenir ve yukarıdaki işlemler tekrarlanarak yön tespiti yapılabilir.

    Ay yardımı ile yön tayini

    Ayın kendi ışığı olmadığından bizler sadece güneş ışınlarını yansıttığı zaman ayı görebiliriz. ayın dünya etrafında yirmi sekiz günlük turu esnasında pozisyonuna göre de yansıttığı ışık dolayısıyla şekli değişiklik gösterir.
    Ayın görünmediği, yani tam dünyanın güneşe zıt tarafında olduğu zamandan sonra, yörünge hareketleri ile beraber, ayın sağ tarafından ilk dördün görünmeye başlar. daha sonra yarım ay, dolunay olur ve en sonunda sol tarafta ince bir kıymık halinde kalana kadar görünmeye devam eder ve sonra tekrar karanlığa gömülür. bu yirmi sekiz günlük süreçte ayın durumu ve konumu bize yön tayini konusunda yardımcı olur.
    Eğer ay güneşin batışından önce görünür halde ise, ayın aydınlık tarafı batı istikametini gösterir. eğer ay gece yarısından sonra yükseldiyse, aydınlık taraf doğu istikametini gösterir.
    Bu bilgi kaba bir doğu batı yön kestirmesi yapılmasına yardımcı olur.
    2.3.Yıldızlar yardımı ile yön tayini
    Öncelikle bilinmelidir ki bulunduğunuz yarım küreye göre farklı yıldızlar veya takım yıldızlar kullanılarak yön tayini yapılır.

    Büyük Ayı Yıldız Takımı Cassiopeia Yıldız Takımı

    kuzey yarım kürede yıldızlar ile yön tayini

    Yıldızlar ile yön tayinin temeli, kutup yıldızı diye isimlendirdiğimiz ve daima kuzey yönünü gösteren yıldızın tespit edilmesi esasına dayalıdır.
    Gökte kutup yıldızını konumlandırabilmek için bilinen takım yıldızlardan yardım alınır. bunların en bilinenleri büyük ayı ve andromeda takım yıldızlarıdır.
    Özellikle açık havalarda daima görünen, şekli itibarıyle kolaylıkla farkedilebilen büyük ayı takım yıldızı kuzey yıldızının bulunmasında en büyük yardımcıdır. görseller bölümünde büyük ayı takım yıldızının çizimi görülebilir.
    Büyük ayı takım yıldızı hafif kırık sapı olan bir cezveyi andırır. toplam yedi yıldızdan oluşan bu şekilde dört yıldız cezvenin dört köşesini ve diğer üç yıldız da sapını oluşturur. sapın karşı köşesinde bulunan yıldızın, (fotografa göre en sağ üstteki yıldız) istikametinde kutup yıldızı vardır. elinizi göğe doğru kaldırı ve parmaklarınızı baş parmağınız cezvenin ilgili köşesine gelecek şekilde koyarsanız, küçük parmağınızı kutup yıldızını işaret eder ve bu da kuzey yönünü buldunuz anlamına gelir.

    güney yarım kürede yıldızlar ile yön tayini

    Güney yarım kürede özellikle kutup bölgesine yaklaştıkça takım yıldızlarının görülebilirliği azaları. bu bölgelerde yön tespiti güney istikametinin tespiti ile gerçekleştirilir.
    Bunun için öncelikle güney yarım küreden kolaylıkla görülen ve güneyin hacı ismi verilen takım yıldız tespit edilir. Takım yıldızın çizimi ve güneyin tespiti için yapılması gerekenler görseller
    Özel işaretlerle yön tayini usulü:
    a. Minare kapıları GÜNEY istikametindedir.
    b. Müslüman mezar başları BATI istikametindedir.
    c. Ağaçların yosunlu tarafı KUZEY istikametindedir.
    d. Karıncalar yuva yaparken çıkardığı toprağı yuvanın KUZEY istikametine yığar
    e. Kuzey yarım kürede Karlı dağların Güney kısımları, Güney yarım kürede ise Kuzey kısımları daha önce erir.

  • Kıyıdan Balık Avlama Teknikleri

    Savurma Olta Takımları (Surf Casting)

    İnsanların balık avına ilk merak saldıklarında genellikle ilk yaptıkları av biçimidir. Oldukça basit bir ön uygulama sistemi olduğundan hemen hemen herkes deneyebilir. Amaç sularda görüntü veren balıkları basit bir kamış, misina, iğne ve yem ile yakalamakdan geçer. Bu ön uygulama zamanla tat vermeye başlamayınca artık daha iri balıklar çekmek ve buna göre takım oluşturma ihtiyacı hasıl olur. Bizde birazdan bu işi layıkiyle yapmak için gerekli olan olta takımı, mera ve av taktiklerini vermeye çalışcaz.

    Suyun dibini kısmen görüyorsunuz ve aşağıda hiçbir hareket yok. Eğer koşullar burada balık olabileceğine işaret ediyorsa hemen Yemleme yapmalısınız.
    Öncelikle Savurma Olta takımlarındaki kullanım amacının balıkları yeme çekme üzerine olduğunu idrak etmeniz gerekir. Bu nedenle ilk olarak Avlak Yeri seçimini doğru yapmalıyız. Bunun için bazı kuralları bilmek önemlidir. Mesela suda görüntü veren balıkların gözlenmesi, sualtı yapısının kumluk, kırmalık olarak seçilmesi ve balıkların besin öğelerinin merada bulunuyor olması ilk akla gelen seçenekler. Bunun yanında akıntıların durumu, tatlısuların denizle buluştuğu alanlar, sualtı içinde oluşan sızıntılar ve dalgaların etkileride göz önüne alınmalıdır. Biz sitemizin oluşum amacı olan Avlak Yeri tanıtımları yaparken zaten sizin için şehirlere göre birçok mera gösterdik.
    Özellikle kıyıdan balık avı yapmak için aşağıdaki kurallara mutlaka uyulması gerekir;

    • A) Hedef balığa göre iğne seçmek
    • B) Bedenin ana misinadan nispeten daha ince olması
    • C) Misinanın gam yapmaması için Fırdöndü kullanılması
    • D) Seçeceğiniz misinanın çekmesi gereken balıklar ve ağırlıkları
    • E) Büyük balık çekerken takımın kopmaması için gereken önlemler

    Bu listenin dışında yine ava büyük fayda sağlayacak kurallarda vardır. Bu nedenle kıyı avlarında yapmamız gereken takımın bu kuralları göz önüne alarak nasıl şekillenmesi gerektiğine bir bakalım.
    KIYIDAN MIRMIR LİDAKİ KARAGÖZ TAKIM ŞABLONU
    Kıyı Avı için Takım Önerileri
    Surf Casting ve genel savurma takımlar ile av yaparken fazla abartmamak gerektiğini bilmek size avantaj sağlayabilir. Mesela Mercan,Çupra, Mırmır, Karagöz, Sargoz, Melanur gibi balıkların irileri (700-800gr) kıyılardan pek av vermezler. Bu nedenle takım hazırlarken ona göre iğne ve misina kombinasyonu yapmak daha uygun olur. Çünkü istatiktiksel anlamda kıyılardan en fazla 250-350 gr arası balıkların yakalandığı görülür. Daha sonra 350-500 ve ender olarak 600-900 gr balıklar gelir. Tabi 2-3 kiloluk balıklarında yakalandığını hepimiz biliyoruz ama bu sadece o ağırlıktaki bir balığı hedef yaptığınızda olur. Buda sabır ve tecrübe isteyen bir iştir. Ayrıca 400-500gr'lık balık için takım yaparak kiloluk olanlarını çekenlerde görülsede çoğununda kaçtığını maalesef biliyoruz. Zaten "kaçan balık büyük olur" tabiride bu yüzden çıkmıştır.
    Sonuç olarak bizim tavsiyemiz aklınızı büyük balıklara takmak yerine, kıyı avlarında daha avcı olan ve rahatlıkla 350-400 grlık balıkları alabilecek olta düzeneklerine eğilmenizdir. Böylece balık avları hem daha bereketli, hemde daha zevkli geçmektedir. Çünkü avcı takımların özelliği her türlü balığı alabilmesidir. Kiloluk balıkları kaçırıp belki üzülürsünüz ama 300-400 gr balıkları alırkende son derece zevkli zamanlar geçirirsiniz. Tabi ayrı bir takım yapıp yine büyük balık peşinde koşabilirsiniz o ayrı. Aşağıda bunula ilgilide takım tavsiyelerimiz olacak.

    Şimdi kıyı avları için ortalama bir takım nasıl olmalı onu inceleyelim. Burda öncelikli olan hedef balıktır. Mesela yukarda tarif ettiğimiz oltalar için Çupra, Karagöz, Mırmır, Melanur, Minekop, Sargoz, Mığrı ve Eşkina türü balıkları göz önüne alıyoruz. Bu balıklar kumsallarda, taşlık sahillerde ve kayalık meralarda sık olarak av verir. Hepsi için kısa pala çelik iğneler kullanılsada Mırmır, Çupra, Minekop türü balıkları iğnelerini geniş dirsekli (0/3-0/4), diğerlerini ise ince yapılı ve çapraz iğnelerden seçeriz (4/5 no). Birde yine kıyıdan avlanabilen İstavrit, İzmarit, Eşek İsparoz, Kırma Mercan türü balıklar vardırki bu takımlar bunlara büyük gelir.7-8-9 no ince yapılı çapraz iğneler kullanmanız gerektiğini hatırlatalım. Aşağıdaki 5 ayrı resimde her bir balık için en iyi iğne modelini paylaştık. Bu nedenle ayrıntılı olarak anlatmaya gerek görmüyoruz.
    Misina seçimi birazda ustalıkla alakalıdır. Çünkü usta balıkçılar her zaman balıkları ürkütmemek ve daha avcı olduğundan ince misina kullanırlar. Hedef balık ağırlığını 350-500 gr olarak düşünürsek ideal olan beden misinası 0,25 mm olmalıdır. O zaman ana misina 0,30-0,35 seçilebilir.
    Kıyı avında Surf Kamış kullanılıyorsa mutlaka ağırlık eklenmesi gerektiğinide bilmemiz gerekir. Çünkü kıyıdan olta ile yakalanan balıklar çoğunlukla gezici balıklardır ve doğa koşulları gereği belli bir rota izleyerek hareket ederler. Ama bazı durumlarda kıyılarda oluşan yem durumunun fazlalığı yada sizin yapacağınız yemleme doğrultusunda kıyılara kadar sokulan iri balıklar bulunur. Bu gibi durumlarda öncelikle balıkları ürkütmemeye özen gösterilmeli. Burda kendimizi balığa göstermemeliyiz. Çünkü balıkların yeme atlaması için kendini güvende hissetmesi gerekir. Yoksa sizi göremeyek kadar açılır. Zaten bu yüzden oltanızı çok uzaklara atmanız gerektiğini sürekli tekrarlıyoruz. Ayrıca böyle yaparak korkusuz olan küçük balıklardan da yemimizi korumuş oluyoruz. Kısacası ihtiyacımız olan kurşun ağırlığı 75 gr. Bu oltamızı ihtiyacımız olan uzaklığa atmamıza yetecek ve ayrıca balıkların vuruşlarınızı hissetmemizede mani olmayacaktır. Çünkü biliniyor ki ağır kurşunlarda hissetme oranı çok düşük seviyelerdedir. Buda avdan alınacak zevke gölge düşürür. Bu yüzden biz bazı durumlarda 50 gr kurşun dahi kullanıyoruz ama ideal olanı kıyıdan 75 gr dır.
    Yem olarakda yine balıklarının doğal ortamlardaki besin alışkanlıkların bilinmesi gerekir. Buna göre seçim yapılması uygun olursada Akyembaşda olmak üzere Mamun, Boru Kurdu, Karides, Teke ve Madya üstünde durduğumuz balıklar için ideal olanlarıdır. Çupra için özellikle harami balıkların bol olduğu bölgelerde Kum Yengeci kullanmak büyük avantaj sağlar. Yengeç yoksa Madya kullanmalısınız. Ayrıca kış aylarında balıkların metobolizmazı yavaşladığından nispeten yumuşak yemler tercih ettiğini unutmayalım. Bu yüzden bu aylarda kabuğu soyulmuş Karides, Kurtlar ve Sülünez kullanmak büyük fayda sağlar.

  • forum.havaforum.com/attachment/1050/

    gfseu-1-60.png

    gfseu-1-84.png

    Kayışdağ'a çıktım bir saat önce. Epey soğuk ve esintili bir hava var ormanda. Bahar hala gelmiş değil, zaten daha dün kar yağdı zirvede.
    Böcekler, mantarlar ve çiçekler çıkmış fakat çok az. Bulmak için aramak gerek. Güzel bahar fotoğrafları için biraz daha bekleyeceğiz.

  • Dünyanın En Büyük Gölünde Turkuaz Renginde Buz Tümsekleri Yükseliyor

    Şeffaf ve parlak turkuaz rengindeki buz kütleleriyle dünyanın en büyük tatlısu gölü Baykal Gölü .

    gfseu-2-60.png

    Rusya'da doğu Sibirya'nın güneyinde yer alan Baykal Gölü herkesin hayatında en az bir kere ziyaret etmesi gereken inanılmaz bir doğa harikası. Burası dünya üzerindeki en eski tatlısu gölü (tarihi 20-25 milyon yıl eskiye dayanıyor) olmasının yanı sıra, dünya üzerindeki tatlısuların beşte birini içeren en büyük ve en derin göllerden biri.
    Kışın, ocak ayından mayıs ayına kadar yaklaşık 5 ay boyunca göl donuyor, ama su o kadar berrak ki, şaşırtıcı bir şekilde yüzeyden 40 metre aşağısı görünüyor. Fotoğrafı çekilesi bu doğal fenomen her yılın mart ayında meydana geliyor. Rüzgar, sıcaklık farkları, buz ve buz kütlelerine düşen güneş, çatlaklar ve buz tepeciklerinin oluşmasına neden oluyor. Şeffaf ve parlak turkuaz rengindeki bu buz kütleleri gökyüzüne doğru yükselen cam kırıklarını andırıyor. Bu oluşumlar, tek parça bir buz kütlesinin üzerine gelen, yavaş ve eşit olmayan basınç sonucu veya eşit olmayan buz yapısı ve sıcaklık nedeniyle oluşuyor. Burası kesinlikle ölmeden önce görülecek yerler listesinde yerini alıyor

    forum.havaforum.com/attachment/1053/gfseu-0-324.pngforum.havaforum.com/attachment/1055/forum.havaforum.com/attachment/1056/forum.havaforum.com/attachment/1057/forum.havaforum.com/attachment/1058/

  • kestane zamanından bi kaç kare .. bulunduğumuz bölgenin en yüksek dağına çıkalım dedik 1,5 saat yürüyerek ancak ulaştık zirveye . üşüdük, yağmurda sağlam ıslandık , kayaların arasından çıkan sudan içtik ... nasipse önümüzdeki kestane döneminde yine gideceğim ama bu sefer yağmursuz havada :)

    bazı bölgelerde ağaçlar okadar sıklaşıyorki sisle birlikte önünüzü zor görüyorsunuz ...

    forum.havaforum.com/attachment/1059/forum.havaforum.com/attachment/1060/forum.havaforum.com/attachment/1061/forum.havaforum.com/attachment/1062/