Neden mi Fenerbahçe'yi seviyorum ? Bilmem. Mantıklı bir sebebi yok. Sevdim işte. Doğuştan değil, sonradan. Kendi kendime, ailenin tek Fenerbahçe'lisi oldum. Kazandıkça değil, kaybettikçe. Şampiyon oldukça değil, şampiyonluk kaçırdıkça daha çok sevdim. Kötülediler, iftira attılar, hakeret ettiler, sövdüler daha çok sevdim, daha çok aşık oldum. Ağladım. Çok ağladım. 4-5 kez ağladım ama hiçbir mağlubiyet ve ağlamamın ardından asla ama asla formamı çıkarmadım, montumu üzerime çekmedim. Bugünde. Atkımı çıkarmadım, formamı çıkarmadım, montumu önüme çekmedim, Fenerbahçe sevdalısı olduğumu anlasınlar diye. Ertesi gün giyecek miyim ? Evet. Yine giyeceğim. Ben Fenerbahçe'yi başarılı, kazanıyor diye sevmedim. Menfaat için, hava atmak için sevmedim. Hangi takımlısın sorusuna sırf yanıt vermek için tutmadım. Ben Fenerbahçe'yi karşılıksız, çıkarsız sevdim. Ben iyi gününde değil, kötü gününde bağlandım. Ben geçen sene şampiyon olunca değil, Bursa faciasından sonra, Galatasaray faciasından sonra aşık oldum Fenerbahçe'ye. Ben, 100. yılımızda şampiyon olurken değil, 3 Temmuz'da atılan o iftiralara, yalanlara, bizimle uğraşan siyasilere inat Fenerbahçe'yi savundum, sevdim, destek oldum. Buradan bütün iyi güncülere sesleniyorum ; YAZIKLAR OLSUN. Sizin gibi Fenerbahçe'li olmaz olsun. Benim istifa seslenişlerim iyi güncü olduğumdan değil, güneşli günler görelim diye. Aziz Yıldırım ve tayfası (yalakaları) bu klube maalesef zarar veriyor. Bunu görmemek olanaksız. Dün, bugün ve yarın, bir kez daha, daha yüksek sesle ; NE AZİZ, NE ANADOLU GFB, YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ FENERBAHÇE !
![]()
![]()
![]()

Beyin.exe silinmiş bu adamda.

