Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • NASA Tarihte İlk Kez Kara Delikten Çıkan Bir Cisim Gözlemledi

    Bugüne dek kara deliklerin maddeyi içine çeken yapıla olduğu gerçeği NASA'nın bu yeni gözlemiyle bir nebze sarsılmış oldu. Gezegenimizden 324 milyon ışık yılı ötede gerçekleşen olay bilim insalarını da şaşırttı. Detaylarını Galaxy Monitor'den derlemiş olduğumuz habere göre tarihte ilk kez bir kara delikten madde çıkışı gözlemlendi.

    Genel kabul gören inançlerımız ve bilimsel kanıtlar, kara deliklerin maddeyi dışarı atmaktan çok emdiği yönündedir. Ancak NASA, Markarian 335 adlı dev kara deliğin etrafında bazı merak uyandırıcı kanıtlara rastladı.

    Markarian 335, Dünya'dan 324 milyon ışıkyılı uzaklıkta bulunuyor.

    Nükleer Spektroskopik Teleskop Dizisi (NuSTAR) da dahil olmak üzere NASA'nın teleskoplarından ikisi, bu dev kara deliğin koronasının kara delikten fırlatılışını gözlemledi. Olaydan sonra ise büyük bir X ışını enerjisi darbesi meydana geldi.

    Saint Mary's Üniversitesi'nden Dan Wilkins, "Bu koronanın fırlatılmasını bir alevlenmeye bağlayabildiğimiz ilk kezdi," ve ekledi "Bu, süper büyük kara deliklerin evrendeki en parlak nesnelerin bazılarına nasıl güç verdiğini anlamamıza yardımcı olacak."
    NuSTAR'daki baş araştırmacı Fiona Harrison, enerji kaynağının "gizemli" olduğunu ifade etti.


    Fiona'ya göre olayı kaydetme imkanı olsaydı, teorik olarak kara deliğin (Markarian 335) boyutu ve yapısı ile birlikte kara deliklerin doğası hakkında değerli ipuçları sağlanacaktı.
    Bu diyagram, korona adı verilen kayan bir özelliğin kara delik çevresinde X-ışınları parlamasına sebep olduğunu gösteriyor.




    Korona (mavi renklerle temsil edilen), kara delikten(orta ve sağdaki) uzaklaşmadan önce, içeriye doğru(solda) toplanıyor ve daha parlak bir hale geliyor.

    Gökbilimciler koronaların neden bu şekilde yer değiştirdiklerini bilmiyorlar ancak bu işlemin teleskoplarla gözlemlenebilen X-ray ışınlarının parlak olmasına yol açtığını fark ettiler.


    Uzay bize beklenmedik bilgiler sunmaya ve şaşırtmaya devam ediyor.


    Kaynak:Onedio,GalaxyMonitor

  • Curiosity on Sol 1646 (2017-03-24 10:48:13 UTC)


    Curiosity on Sol 1646 (2017-03-24 10:49:40 UTC)


    Curiosity on Sol 1646 (2017-03-24 10:55:03 UTC)


    Curiosity on Sol 1646 (2017-03-24 10:45:56 UTC)


    Curiosity on Sol 1646 (2017-03-24 10:48:13 UTC)

  • Halley Kuyruklu Yıldızı
    (4 Dakikada okuyabilirsiniz)



    Eskiden teleskoplar olmadığı için gökyüzünde gördüğümüz herşeyi yıldız olarak isimlendirmişiz. Mesela Saturn gezegeni için “Zühal Yıldızı” demişiz. Göktaşlarının atmosferde yanmasına “yıldız kayması” demişiz. Aslında Dünya, Güneş etrafında göndüğü için izafi olarak yıldızlar yavaş da olsa hareket ediyor gibi görülürler. Ancak bizim halk dilinde yıldız kayması dediğimiz gerçekte bir göktaşının atmosferde yanmasıdır.
    Halley Kuyruklu Yıldızı aslında tozlu-buzlu bir göktaşı. 76 Yılda bir Dünya’nin yakınından geçer ve tarih boyunca bu kuyruklu yıldızın her gelişinde ilginç olaylar ortaya çıkmıştır. Daha doğrusu, zaten her zaman gerçekleşen ilginç olaylar, bu kuyruklu yıldızın geçişine yorulmuştur.
    İlk defa Edmund Halley (1656 – 1742) bu kometin Güneş’in yörüngesinde dönen bir göktaşı olduğunu tespit edip her 76 yılda bir Dünya’nın yakınından geçeceğini hesap etti. Bir sonraki ziyaretinin 1758 yılında olacağını hesapladı ve gerçektende Halley Kuyruklu Yıldızı 1758’de Dünya semalarından görüldü. Fakat Edmund Halley, 1758’e yetişemeden 16 yıl önce ölmüştü.

    1758’ de Edmund Halley’in hesaplarının doğru çıkması üzerine bu kuyruklu yıldıza Halley ismi verildi. Edmund Halley aynı zamanda herkese küsmüş, Cambridge Universtesinde kendi halinde bilimsel araştırmalarda bulunan ve kimse tarafından çok da bilinmeyen Sir Isaac Newton’un eserlerinin basılıp gün yüzüne çıkmasını da sağlayan kişidir.

    Astronomlar ve tarihçiler Edmund Halley’den sonra geriye doğru hesap yaparak Dünya literatüründe inceleme başlattılar ve milattan önce 240 yılında Çinlilerin Halley Kuyruklu Yıldızını resmettiklerini buldular. Hz İsa’nın doğumunda görüldüğü söylenen kuyruklu yıldızın da Halley olabileceğini hesapladılar. Hz Isa’nin doğum günü tam olarak bilinmemekle birlikte 24 Aralık 0000 olduğu tahmin ediliyor.

    Ünlü Yazar Mark Twain 1835’te Halley Kuyruklu Yıldızı görüldükten 15 gün sonra doğmuştu. Otobiyografisinde ise Halley’in bir sonraki görünmesinde öleceğini yazmıştı. Hakikaten 21 Nisan 1910’da Halley Kuyruklu Yıldızının görülmesinden sonra öldü.



    Halley Kuyruklu Yıldızı Dünya’yı en son 1986 yılında ziyaret etti. Bir sonraki ziyareti 2061 yılında olacak. 15 km uzunluğunda ve 8 km genişliğinde olan bu komet Güneş’e yaklaştığında; buharlaşıp Güneş rüzgarı ile arkasına doğru saçılan toz ve buz bulutu parlıyor ve kuyruk gibi görülüyor. Kuyruklu yıldızın gerçek şekli ise, bir fıstık gibi.

    Yörüngesi ise sıradışı bir elips biçiminde. Güneşe Venüs’ten daha yakın olabildiği gib Plüton’dan da daha uzağa gidebiliyor. Kömürden kara bir yapıya sahip, Güneş’ten aldığı ışığın sadece %4’ünü geri yansıtıyor.
    Bir sonraki ziyaretinde üzerine kameralı bir uzay aracı bindirebilirsek 76 yıllık serüvenini de takip etmiş oluruz. Eğer 80 yıl yaşarsanız ve doğru zamanda doğduysanız Halley’i bir çocukluğunuzda bir de yaşlılığınızda görürsünüz. Halley’in üçüncü gelişinde ise, siz olmayacaksınız.

    Kaynak:KozmikAnafor

  • Mars’ta Kar Yağar

    (2 Dakikada okuyabilirsiniz)



    Mars’ta elbette kar yağar. Ama bizim bildiğimiz kardan biraz farklı: Mars, Dünya’ya göre çok soğuk olduğundan, var olan su neredeyse tümüyle donmuş halde toprakta ve buzullarda hapsolmuş durumda. Atmosferde bulunan su buharı ise bulut oluşturup yağışa sebep olabilecek kadar yoğun değil.

    Fakat Mars atmosferinin neredeyse tümünü oluşturan karbondioksit gazı, kutup bölgelerindeki çok soğuk ortamda yoğunlaşıp, yağış oluşturabilecek kadar kalın bulutlar meydana getirebiliyor.
    Bunun sonucunda dönem dönem Mars kutuplarında “karbondioksit karı” yağışları görülebiliyor. Bu yağışlar, yüzeyde birikerek karbondioksit karı katmanları ve buzullarını oluşturuyor.


    Mars’ın kutup bölgelerinde görülen, Dünya’nın kutuplarına benzeyen “beyaz takke” sanıldığı gibi su buzundan değil, çoğunlukla karbondioksit buzundan (marketlerde satılan kuru buz) oluşuyor. Bu kalın karbondioksit buzu tabakasının altında ise, su buzundan oluşan bir diğer buz tabakası yer alıyor.

    Bu alttaki su buzu tabakası maalesef Mars atmosferi ile karşılaştığında atmosfer yoğunluğunun çok az olması sebebiyle hızla buharlaşıp atmosfere karışıyor, yükseliyor ve düşük kütle çekimi nedeniyle Güneş rüzgarlarına yenik düşerek uzay boşluğuna saçılıyor.
    Bu nedenle, öğle saatlerinde Mars ekvatorunda hava sıcaklığı +20 santigrat derecelere yükselse bile, suya bağlı bulut oluşumları veya nem yoğunlaşması gözlenemiyor.

    Karbondioksit molekülleri, su moleküllerinden epeyce daha ağır olduğundan, yüzeyde ve atmosfer içinde varlıklarını sürdürmeleri daha kolay oluyor, Güneş rüzgarlarının aşındırıcı etkisinden daha az etkileniyor. Bu da, Mars’ın bir su dünyası yerine karbondioksit dünyası olmasının ana nedeni.

    Kaynak: KozmikAnafor


  • Kütleçekimsel sapan
    (Gravitational Slingshot)

    Yörüngesel mekanikte ve uzay mühendisliğinde, kütleçekimsel sapan veya çekim etkili manevra, yakıt, zaman ve gider açısından tasarruf yapmak için uzay araçlarının hız ve yönünün bir gezegenin veya başka bir astronomik aracın çekim etkisiyle değiştirilmesidir. Çekim etkisi, uzay araçlarının ivmelendirilmesi, hızlarının artırılıp veya azaltılması ve yönlerinin değiştirilmesi için kullanılabilir. Bu etki, kütle çekimi uygulayan gök cisminin uzay aracını çekmesiyle sağlanır. Bu teknik, ilk olarak 1961’de üç cisim problemi üzerinde çalışan Michael Minovitch tarafından önerildi. Gezegenler arası araştırma yapan Mariner 10 dan itibaren (Jüpiter ve Satürn arasında araştırma yapan Voyager-1 ve Voyager-2 araştırma araçlarını da dahil) bu teknik kullanılmıştır.

    Bu sapan sayesinde ilk başlarda zaman kaybı yaşansa da ilerleyen vakitlerde uzay araçlarına çok fazla hız ve zaman kazandıran bir yöntemdir.

    Derin uzay Ağı
    (Deep Space Network)

    Dünyanın 3 farklı noktasında bulunan radyo teleskop istasyonundan oluşan ağ kompleksi. Avustralya, İspanya ve ABD'deki bu 3 istasyon NASA tarafından işletilmektedir.Başlıca görevi NASA'nın sağa sola yolladığı sondalar, robot ve diğer ıvır zıvırla iletişimi sağlamak, gerekli durumlarda bu cihazlardaki sistemleri güncellemek vs. dir. misal Dünyadan milyonlarca km ötedeki voyagerların gönderdiği zayıf sinyalleri yakalamak deep space network'ün görevlerinden biridir. belli açılarla 3 farklı istasyona yayılmasının nedeni gökyüzünün tüm noktalarını her an dinleyebilmek ve iletişimi sürekli kılmaktır.








    Kaynak:Wiki ve EkşiSözlük

  • Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 09:27:34 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 09:28:32 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 07:59:42 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 07:58:24 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 07:58:56 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 07:56:42 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 07:53:52 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 07:52:13 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 07:51:43 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 07:47:16 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 07:47:29 UTC)


    Curiosity on Sol 1647 (2017-03-25 07:41:37 UTC)


    ==============================


    Opportunity
    Sol 4681


  • Dünyamızın,ayımızın hatta güneşimizin evrende bir kum tanesi bile olmadığını gösteren,ışık hızı ve uzaklığını anlatan harika bir video :)

    Video sonlarına doğru ise bir tez olan evrenimizin ve başka evrenlerin içinde olduğu bir ana evren tezini göstermiş.

  • Bilinen en büyük yıldız VY Canis Majoris

    VY Canis Majoris veya kısa adıyla VY CMa, Büyük Köpek Takımyıldızı'nın içinde bulunan ve evrendeki bilinen en büyük yıldızlardan birisi olmasıyla beraber bir kızıl üstündev yıldızdır. Yarıçapı 1.420±120 güneş yarıçapı genişliğindir. Ayrıca aydınlatma gücü en yüksek yıldızlardan biri olan VY CMa, Dünya'dan yaklaşık 3.840 ışık yılı uzaktadır. Çift veya çoklu yıldız sistemlerinde bulunan çoğu yıldızın aksine, VY CMa tekil bir yıldızdır ve herhangi bir yıldızsal yoldaşı bulunmamaktadır. Bu yıldız yarıdüzenli değişen olarak kategorilendirilmiştir ve 2.000 günlük bir yörünge süresi vardır.

    Güneş ile VY Canis Majoris karşılaştırması

    Boyutu

    Minnesota Üniversitesi profesörü Roberta M. Humphreys, VY CMa'nın yarıçapının 1800-2.100 güneş yarıçapı genişliğinde olduğunu ileri sürüyor. Boyutunun daha iyi anlaşılabilmesi için, eğer VY Canis Majoris'i Güneş'in yerine koyarsak VY CMa yaklaşık Satürn'ün yörüngesine kadar bir alan kaplar. Yarıçapı için üst limit olan 2.100 güneş yarıçapını kabul edersek, ışığın yıldızın yüzeyinde tam bir tur atması için 8 saat gerekir; bu süre Güneş'te 14,5 saniyedir. VY Canis Majoris'in içini doldurmak için 7.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000 (7 Desilyon)'dan fazla Dünya gerekir. VY CMa'nın çapı yaklaşık 3.063.500.000 kilometredir. VY CMa, Güneş'in yerine konulunca Jüpiter'in yörüngesine ulaşan boyutuyla VV Cephei A'dan %15 daha büyüktür. Eğer saatte 980 km hızla giden bir uzay mekiği VY Canis Majoris'in etrafında bir tur atmak isteseydi bu tur yaklaşık 1100 yıl sürerdi. Eğer dünyayı 1 cm çapında var sayarsak, VY Canis Majoris yıldızının çapı 6,5 km büyüklüğünde olurdu. Eğer Dünya'dan VY CMa'ya 2000 KM hız yapan bir uzay mekiği ile gitmek istesek bu yaklaşık 10 bin trilyon yıl sürerdi.

  • Mars'ta tsunami sonucu oluşan krater bulundu
    Gökbilimciler, Mars'ta tsunami sonucu oluşan bir krater tespit etti. Bulgulara göre Mars'ta bir zamanlar okyanus vardı.

    Mars'ta tsunami sonucu oluşan çarpma krateri keşfedildi. BBC'de yer alan habere göre, ABD'nin Teksas eyaletinde düzenlenen 48. Ay ve Gezegen Bilim Konferansı'nda keşiflerini sunan gök bilimciler, kraterin, yaklaşık 3 milyar yıl önce Mars'ın kuzeyinde var olduğu düşünülen okyanusa düşen bir asteroitin yüksekliği 150 metreye varan dev dalgaları harekete geçirmesi sonucu ortaya çıkmış olabileceğine işaret etti.

    DEV DALGALAR KRATER OLUŞUMUNA YOL AÇTI

    Kızıl Gezegen'in kuzeyindeki Lomonosov Krateri'nin de yüzeyde belirlenen tsunami birikintilerinin kaynağı olduğu saptandı. Keşif, daha önce tsunami meydana geldiğine dair kanıtlar bulunan gezegende dev dalgaların krater oluşumuna yol açtığını ilk kez gözler önüne serdi.

    MARS YÜZEYİNDE KAYDA DEĞER MİKTARDA SU VARDI

    Paris-Sud Üniversitesinde görevli Dr. François Costard ve ABD merkezli Ay ve Gezegen Enstitüsünden Dr. Steve Clifford'ın öncülük ettiği çalışmada, kuzeydeki ovalarda oluşan ve güneyde olası bir kıyı şeridine akan çökelti dağılımı belirlendi ve haritalandırıldı. "Mars'ta 3 milyar yıl önce tsunami olduğuna dair kanıtımız varsa kuzeydeki ovalarda bir zamanlar okyanus var olmalı." ifadesini kullanan Clifford, o zamanlarda Mars yüzeyinde kayda değer miktarda su olduğunu belirtti. Araştırmanın sonuçları "Journal of Geophysical Research" dergisinde yayımlandı.

    yeniakit.com

  • Mars eskiden canlı yaşamın olduğu yeşil ve mavi bir gezegen olduğu düşünülüyor.Bugün ki halini almasının nedeni belirlenemeyen bir nedenden dolayı Atmosferinin Güneş rüzgarı ile yok olmaya yaklaşması.Atmosferdeki bu kötü durum direk gezegenin canlı yaşamını hatta gezegenin kendisinin değişmesine neden oldu deniliyor.

  • Space X'e ait Falcon 9 roketi saat ülkemiz saatiyle 01:37 de fırlatılacak.

    Roket yörüngeye uyduyu bıraktıktan sonra geri iniş denemesi yapacak.Tarihi anlar olacak.Roket başarılı iniş yaparsa cidden büyük başarı olacak.Eğer başarısız iniş yaparsa canlı yayında maalesef patlamasını izleyeceğiz gibi duruyor.

    Uzaya gidecek olan roket daha önce fırlatıp başarılı iniş yapmış olan bir roket.

    Canlı yayın linki

  • Nerdeyse 0 ışık kirliliğinin olduğu 1200m rakımlı köyümdeyim. Gökyüzünde sayısız yıldız görüyorum harika..Hava açık 1-2 C
    Şartları zorlayıp düşük odak çekim yapmayı denicem .(telefondan) :)