Konu Dışı [Genel Sohbet]

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • Bu konular ciddi konulardır. İllegal tarafı, gizlisi saklısı da olmaz, çocuk oyuncağı değil. Meclise gelir, onaylanır ve yürürlüğe girer. İsmet İnönü'nün yanlışları çoktur, kendisini sevmem fakat ne olursa olsun savaş yıllarında cephede savaşmıştır ve sanki karşında akranın varmış gibi İsmet diye küçümseyici bir şekilde hitap etmen çok çirkindir. Siyasi görüşünü seversin sevmezsin o ayrı meseledir. Kadir Mısırlı gibi MI6 elemanı ve kimlere hizmet ettiğini belki çoğunuzun bilmediği çakma tarihçilerin dolduruşuna da gelmeyin. Ulus devlet kavramının altını oymak için senelerce kurucu devlet felsefesinin altını oymaya çalışan, Atatürk de dahil o dönemin saygın isimlerine çamur atan adamlar Lozan'ı bile kötüler oldu. Evet Sevr olmasaydı Lozan kötüydü ama Lozan imzalanmadan önceki durumunla Lozan imzalandıktan sonraki durumunu kıyasladığında artıda olduğun barizken Lozan'ı kötülemek neden? Neyin kuyruk acısıdır bu? Önce Sevr'i imzalayanları sorgulayacağına, Osmanlı'nın duraklama ve çöküş dönemini sorgulayacağına, gözlerini kapatıp sanki o yıllar hiç yaşanmamış gibi Lozan'a zıplarsan olayı sağlıklı bir şekilde muhakeme edemez ve yanlışa düşersin. Bu konular çok derin ve uzun konular satlerce anlatsan netice alınmaz onun için daha fazla sürdürme taraftarı değilim. Siz özelden arık beyle tartışmanıza devam edebilirsiniz.

    Kadir MISIRLIOĞLU'nu sevdiğimi neden işkembe-i kübrandan uyduruyorsun hocam :) ? Onu da sevmem.

    Bahsettiğin gibi derin konular, İNÖNÜ görevini başarıyla tamamlamadı, ATATÜRK'le de takıştı. Ben bu adamı sevmem - saygı da duymam. Uzatılmasın.

    AF-YOK

  • Mehterin Önemi Sizce Nedir?
    Bu konuyla ilgili Evliya Çelebi'nin, Sultan 4.Murat devrinde büyük bir ordu olayını Şöyle anlatır. "Mimarların mı, yoksa mehterlerin mi alayda önceliği konusunda karar verilemez. Bu hususda görüşmek üzere Mimarbaşı ile Mehterbaşı Sultan Murat'ın huzuruna çıkarlar; Mimarbaşı başlar söze: Padişahım! Mehterler pirsiz esnaf olup Cemşid sanatını tutmuş bir alay Deccal kavmidir, biz padişahımıza saraylar, selâtin camileri, köprüler yaparız, İslam ordusunda lüzumumuz, hizmetimiz vardır; elbet mehterlerden evvel geliriz! Der.
    Bunun üzerine mehterbaşı da şu iddiada bulunur.
    Padişahım! Hangi bir tarafa gitseniz mehabet, şevket, salâbet ve şöhretiniz için, dosta düşmana karşı davul, kudüm, nefir döverek gitmeniz lazımdır. Cenk Meydanlarında gaziler cenge salmak için köslere biz tokmak çalarız ve askeri şevke getirip biz kaldırırız, padişahımız bir şeye üzülse huzurunda oniki makam, yirmi dört şube, yirmi dört sul, kırk sekiz terkip musiki faslı edip, padişahımızı neşelendiririz. Eski hükema; saz ve söz hanende, âdemin gönlüne safa verir, demişler. Biz de ruha gıda verir esnafız. Bahusus ki nerede Resulullah'ın âlemi olsa, orada dabl-ı Al-i Osman bulunmak gerekir...
    Bunun üzerine Sultan 4.Murat, mehterlerin mimarlardan evvel geçmesini irade buyurur...

    İSTANBUL'UN FETHİNDE MEHTER
    Fatih Sultan Mehmet, Fethin devam ettiği bir sabah şafakla beraber topçularının yanına gitti. Toplar atılırken, Okmeydanı'na dolmuş binlerce ulema, hep bir ağızdan tekbir getirmeye başladılar. Yüzlerce davul ve zurnadan oluşan devasa bir mehteran düşünün. Osmanlı ordusuyla beraber, savaş meydanında bulunuyor. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul surlarının önüne geldiğinde, 300 kişilik mehter takımında, 100 zurna, 70 davul durmadan çalıyor; kalp ve ruhları coşku ve heyecana getiriyor. Okmeyda'nındaki ikinci mehter de Haliç surlarına hücum eden kıtaların harp şevkini artırıyordu. Gök gürültüsünü andıran korkunç ve insanın içini ürperten sesler çıkarıyorlar, topların seslerini bile susturuyorlardı. Yine Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'a giren muhteşem zafer alayının ortasında, gözlerini yıkılmış surlara dikti, sonra atını ileri sürdü. Maiyet bölükleri, yeniçeri arkasındaki mehteran, davul ve zurnalarını çalarak devirler açıp kapayan, asırlar önce müjdelenmiş olan bu mutlu güne mutluluk katıyor ve cenk havası çalıyordu. Zaferlerden sonra ezan okunur ve mehter çalınırdı.

    -Türkler m.ö orduda takım halinde müzik aletleri çalarlardı. İlk yazılı türk belgesi göktürk kitabelerinde tuğ takımlarından bahseder. Divan-i lugatit-türk te Hakan'ın huzurunda nevbet vurulduğu anlatılır. 16 türk devleti 12 asır boyunca mehter'i egemenliklerinin simgesi olarak kullanmışlardır.
    Mehter takımı Mohaç Meydan Muharebesinde 500 kös, Çaldıran seferinde 300 kös ün bulunduğu bilinmektedir.
    İstanbul'un fetinde ise 270 zurna 150 boru 300 davul ve sayısız kös'ün olduğu bilinmektedir.
    Mehter 1826 dan 1911 yılına kadar kapalı kalmış 1911 yılında Ahmet Muhtar Paşa'nın Çabaları ile Askeri müzede 1914 yılında tekrar nevbet vurmaya başlamıştır.Daha sonra 1917 de Enver Paşa tarafından kurulan Mehterlerle devam etmiştir.Bu dönemde mehter marslarinda eksiklik hissedilmiş ve mehter kendine türk müziğinin farklı eserlerini katmıştır.
    1935 yılında dönemin Milli Savunma Bakani Zekai APAYDIN tarafından aslına uygun olmadığı gerekçesi ile tekrar kapatılmış ve 1952 yılında genelkurmay başkanlığı tarafından kapsamlı bir araştırma sonucu 1953 yılında 6 katlı olarak kurulmuş ve istanbul'un fethinin 500. yılında vurmaya başlamıştır.
    1968 yılında yurt içi ve yurt dışı görevleri yoğunluğu dolayısıyla 9 kata çıkarılmış.
    1980 yılında dönemin hükümeti tarafından askeri müze dışında mehter kurulması yasaklanmış bu yasak 1993 te kaldırılmış ve bu yasaktan sonra özel mehterler kurulmaya başlanmıştır.

    Mehter çalınca hisseden yürek kendine dönmezmi?
    Birlik ruhu vermezmi?
    Kılınçtan, oktan, gürzden, canım yanar endişesi kuş olup gitmez mi?
    Türk oğluna, kim olduğunu hatırlatmazmı?
    Dünya malının kıymetsiz olduğunu, onurlu yaşamın her şey ve gelecek zürriyetlere onurlu bir yaşam bırakma gereğini yüreklere mühürlemez mi?


    Mehter, dostluk, sevgi ve sohbet ocağıdır eski dönemlerde. Farsça Mıhter kelimesi, Osmanlılarca Ulu-büyük anlamına gelen bir kelimeden alınmış en son hali ile ”Mehter” olarak kalmıştır. Mehter,dünyanın ilk ve en eski ordu bandosu ünvanını taşımaktadır. Dünyanın en eski bandosuna ilk olarak Orhun Kitabelerinde rastlanmıştır. Mehter takımının savaşlarda büyük etkisi vardı.Düşmanın psikolojisini bozmak amacıyla hareket eden Mehter Takımı uzaktan gelen ve gök gürültüsünü andıran sesle birlikte düşmanın gözünü korkutmakta ve onları olumsuz etkilemektedir. Bu durum bizim askerlerimize avantaj olarak geri dönmektedir.
    Mehter Takımı Tarihçesi:
    İlk olarak Hunlarda görülen müzik taktiği Osmanlı döneminde Mehter Takımı adı altında toplanmıştır. Farklı şekillerde devam eden bando günümüze kadar da birçok değişikliğe uğramıştır. Bizler Anadolu Selçuklularından alıyoruz müzik kültürünü olay ise şu şekilde gerçekleşiyor, büyük başarılar sonrası Osman Gazi’ye davul ve sancak hediye olarak gönderiliyor. Daha sonra Osman Gazi ve askerlerinin ayak üstü dinledikleri Nevbet(Konser) sonrası Osman Gazi Mehter Takımını oluşturuyor. Askeri bakımdan yeri tartışılamaz ancak bunun yanı sıra özel etkinliklerde,kutlamalarda Mehter Takımı Osmanlıda yer almış ve halkın büyük ilgisini toplamıştır. Mehter Takımı diziliş ve yer aldıkları konum bakımından 2’ye ayrılır ve bu düzen bozulmaz.


    Mehter Takımı Bölümleri:

    Yürüyüş merasiminde diziliş şu şekilde gerçekleşir. Önde Mehteran bölümü komutanı, arkasında sol tarafında zırhlı muhafızı ile birlikte yeşil sancak yer alır. Ortada Ak sancak, sağ başta ise kırmızı sancak mevcuttur. Sancakların arkasında üçerli koldan üç sıra halinde dizilmiş dokuz tuğ gelir. Tuğlardan sonra ortada mehterbaşı yer alır. Mehterbaşından sonra,mehterin iki katı adedince çevgenler, zurnazenler, boruzenler, nakkarezenler, zilzenler ve davulzenler gelmekte. En arkada ise at sırtında taşınan kös bulunmaktadır. Yürüyüşe daima Besmele ve sağ ayak ile başlanır. Yürüyüş yapılırken esas kural her 3 adımda bir sağa ve sola dönülerek yürüyüş devam eder. Rahimallah ve Kerimallah manasına gelen selam biçimidir bu yürüyüş.