Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • Hedefim olan fen lisesini kazandım, insaallah üniversitede de iyi bir bölüm kazanırım.

    ozaman karşımda geleceğin doktor adayı var şuan :) Allah'ın izniyle iyi bir bölüm kazanıp istediğin mesleği yaparsın paşam önce inan-inanmak başarmanın yarısıdır ;) diyelimki şuan meslek sahibi oldun tercih yapacaksın ... hangi illeri yazardın ?

  • daha önce duydunuz mu hiç ? YAĞMUR KUŞU
    ea559fd8c.jpgforum.havaforum.com/attachment/1072/

    Familyası: yağmur kuşugiller (Charadriidae).
    Yaşadığı yerler: Dünyanın hemen her tarafında, tuzlu ve tatlı su kıyılarında.

    Özellikleri: Uzun bacaklı, tombul göğüslü bir kıyı kuşu. Uzunluğu 28 cm kadardır. Sonbaharda güneye göç eder. Eti pek fazla beğenilmez.

    Çeşitleri: 36 kadar türü vardır: Yaldızlı yağmur kuşu, büyük kolyeli yağmur kuşu, küçük kolyeli yağmur kuşu meşhurlarıdır.

    Bataklıklar ve çakıllı su kenarlarında yaşayan bir kıyı kuşu. Boyu 28 cm’dir. Kanat açıklığı 60 cm’ye ulaşır. Tombul göğüslü, uzun bacaklıdır. Parmakları birbirinden çok ayrıktır. Gagası bacaklarına oranla kısadır. 36 kadar çeşiti vardır. Bir kısmının sırtı siyah, kahverengi veya gridir. Karınları beyazdır. Üreme dönemlerinde sırtlarında çil çil altın sarısı benekler meydana gelir. Uzun ve sivri kanatlarıyla hızlı uçabilirler. Kuzeyde yaşayan türleri göçmendir. Pasifik yağmurkuşları hiç mola vermeksizin, Alaska ile Hawai adaları arasında 3500 km’lik mesafeyi katederler. Saatteki hızları 60-110 km’dir. Çoğunun göğüs veya karnında koyu bir leke bulunur. Gündüz ve gece aktif olduğundan gözleri oldukça büyüktür. Yeni Zeland yağmur kuşu diğer türleri gibi göç etmez. Yaşadığı bölgeden ayrılmaz.
    Üreme mevsiminde karın bölgesi kestane rengini alır. Yağmurkuşları böcek, böcek larvaları ve yumuşakçalarla beslenir. Yuvalarını karada basit oyuklara yaparlar.
    2-4 kadar benekli yumurta yumurtlarlar. Erkek ve dişi sıra ile kuluçkaya yatarlar. Islığa benzer sesler çıkarırlar.
    Yurdumuzda yaz aylarında kumlu ve çakıllı su kıyılarında yaygın olarak küçük kolyeli yağmur kuşuna rastlanır. Gagası sarı, ayakları pembe, sırtı toprak renginde, karın altı beyazdır.


    Kaynak: http://yagmurkusu.nedir.com/#ixzz44KhMjzGF

  • Orman Bakanlığı: 9 Asrın En Kötü Kuraklığı Türkiye İçin Geçerli Değil

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı, NASA araştırmacılarının 'Akdeniz havzasında 9 asrın en kötü kuraklığı yaşanacak' uyarısı için "Türkiye için geçerli değil" açıklamasını yaptı.


    Orman ve Su İşleri Bakanlığı, NASA'nın, Akdeniz havzasında 900 yıllık kuraklık değişkenliği üzerine araştırma haberine dikkat çekerek, "NASA'nın haberi ve haber kaynağı olarak kullandığı makale incelendiğinde, ayrıca bununla ilgili ülkemizde yapılan makaleler araştırıldığında son 9 asrın en kötü kuraklığının Türkiye için geçerli olmadığı kanaatine varılmıştır" bilgisini paylaştı.


    "TÜRKİYE İÇİN GEÇERLİ DEĞİL"

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) araştırmacılarının, Akdeniz havzasında 900 yıllık kuraklık değişkenliği üzerinde çalışmalar yaptığına dikkat çekti. Çalışmaların Türk medyasında Kıbrıs, İsrail, Ürdün, Lübnan, Filistin, Suriye ve Türkiye'yi kapsayan Doğu Akdeniz Levant Bölgesi'nde, 1998 yılında başlayan kuraklığın, muhtemelen son 9 asrın en kötü kuraklığı olduğu şeklinde yansıdığını vurgulayan bakanlık, "NASA'nın haberi ve haber kaynağı olarak kullandığı makale incelendiğinde, ayrıca bununla ilgili ülkemizde yapılan makaleler araştırıldığında son 9 asrın en kötü kuraklığının Türkiye için geçerli olmadığı kanaatine varılmıştır." bilgisini paylaştı.

    NASA'NIN ARAŞTIRMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı, National Aeronautics and Space Administration'ın (NASA) araştırmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu çalışmada bölgenin iklimini, bölgeye suyun nasıl geldiğini veya çıktığını anlamak için ağaç halkaları incelenerek Akdeniz'in kuraklık tarihi canlandırıldığına dikkat çekilmesi gerektiği belirtildi.

    "AĞAÇLAR YAŞANAN DÖNEMLERİN İKLİMLERİ HAKKINDA BİLGİ VERİR"

    Ağaç halkaları ile tarihleme metodu (dendrokronoloji), çeşitli devirlere ait ağaçlardan alınan kesitlerde görülen yaşlarını ortaya çıkaran halkaların çakıştırılması ile eskiye doğru giden bir halkalar çizelgesi yapılması ilkelerine dayanıldığı aktarılan açıklama şu şekilde devam etti:
    "Örneğin, 1960 yılında kesilen bir ağaçta 200 adet yaş halkası bulunduğu varsayılırsa bu bize, ağacın 1760 yılında büyümeye başladığını gösterir. Halkaların kalınlık ve incelikleri ise, bu 200 yıllık süre de meydana gelen iklim şartları hakkında bilgi verir. Ayrıca yine eski ahşap yapılardaki ağaçların kesitleri ile yaşayan ağaçların kesitlerinin karşılaştırılmaları suretiyle çakışan dönemler tespit edilerek yaşanan dönemlere ait nemli veya kurak dönemler hakkında daha fazla geriye yönelik bilgi sahibi olunabilir.



    "BAKANLIK DA ÇALIŞMA YAPTI, SON DÖNEMDEKİ KURAKLIK OLAĞAN ÜSTÜ BİR DURUM OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ"

    Levant Bölgesi, tarihsel ve kullanım olarak Doğu Akdeniz'e kıyısı olan bölgeyi kapsamaktadır ve Türkiye'nin Güneydoğu bölgesiyle sınırdır. Diğer yandan web sitesinde yayınlanan haritada, 2012 yılının, Akdeniz Bölgesi 2002-2015 ortalamasından farkını, yani su depolamasındaki azalmayı göstermektedir ve görüldüğü üzere Levant Bölgesi ve Mısır'da ciddi azalmalar söz konusu iken Türkiye için bu geçerli değildir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü bünyesindeki Kuraklık İzleme Sistemi'nde SPI yöntemi kullanılarak Hatay ve Adana için çalışma yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre son dönemde yaşanan kuraklığın olağanüstü bir durum olarak değerlendirilemeyeceği belirlenmiştir.



    "MAKALE YETERSİZ, ANADOLU İÇİN DOĞRUYU YANSITMIYOR"

    2007 ve 2009 yıllarında Doğu Akdeniz'de meydana gelen kuraklıklar sonrasında yazılan makaleler ve NASA'nın haberlerinde de benzeri durumlar yaşanmış ve ülke basını ile bazı sivil toplum kuruluşları tarafından kaynak kullanılarak duyurulmuştu. Bu tür haberler içerisinde özellikle ülkemizi gösterme çabalarının sebebinin ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden Levant Bölgesi'ne doğru akan sınırı aşan nehirlerimizden kaynaklandığı düşünülmektedir. NASA'nın haberi ve haber kaynağı olarak kullandığı makale incelendiğinde, ayrıca bununla ilgili ülkemizde yapılan makaleler araştırıldığında son 9 asrın en kötü kuraklığının Türkiye için geçerli olmadığı kanaatine varılmıştır. Makalede kullanılan uzamsal dağılım oluşturma yönteminin kullanılan örnekler dikkate alındığında yetersiz kaldığı ve bu dağılımla elde edilecek yorumların Anadolu için doğruyu yansıtmayacağı anlaşılmıştır."

    kaynak : sondakika.com

  • Meşe Ağacı İle İlgili Bilgi

    Kayıngiller familyası içerisinde yer alan Meşe ağacı, hem ülkemiz de hem de dünya genelinde en çok bulunan ağaç türlerinden birisidir.
    Anadolu’da yaygın görülen bir tür olan Meşe ağacı, ortalama 500 yıllık bir ömre sahiptir. Boyu ise tam gelişmiş durumda 30 metreye kadar yükselebilmektedir.

    Meşe Ağacının Genel Özellikleri Nelerdir
    Dünya genelinde yetişen meşe türü sayısı 200 olup ülkemizde 20’ye yakın tür bulunmaktadır. Genellikle meşe ağacı, yağışın bol olduğu sulak alanlarda daha iyi yetişmektedir.
    Güneşle doğrudan teması olmayan gölge sıcaklığı olan yerlerde yine ağaç gelişimi daha iyidir.

    Meşe ağacından palamut isminde bir meyve elde edilmektedir.
    Palamut genellikle boya sanayisinde kullanılmakta ve sert olan pelitleri hayvan yemi olarak ayrılmaktadır.
    Meşe ağacından palamut alabilmek için ortalama 50 yaşına gelmesi gerekmektedir.
    Meşe ağacı, özel olarak yetiştiriciliği yapılmasa da bazı ülkelerde süs bitkisi olarak da kullanılır.
    Genellikle geniş ormanlık alanlarda yetiştirilmektedir.
    Boya sanayi dışında mobilya ve süs eşya üretiminde de meşe ağacından faydalanılır.
    Ayrıca ağacın oldukça dayanıklı olması, gemi ve iskele yapımında tercih edilmesine neden olur.

  • ÇAM nasıl bir ağaçtır ? Çam ağacının özellikleri, çam ağacı çeşitleri, faydaları nelerdir? Kozalak nedir ? hakkında bilgi
    b0a725.jpg

    Çam; kozalaklıların çamgiller familyasından olan ağaçlara genel olarak verilen addır.Çamlar değişik ortam şartlarında yetişerek ormanlar meydana getirirler. Ayrıca yaz, kış yapraklarını dökmedikleri, havayı saflaştırdıkları için bahçelerde, parklarda da yetiştirilirler.Genel olarak çam ılık ve bilhassa soğuk memleketlerin bitkisidir. Açıktohumlular şubesinden olan çamların birçok çeşitleri vardır. Bunların hemen hepsi de iğneyapraklıdır. Belli başlı örneği sarı çamdır.
    Sarı çam Akdeniz ve Karadeniz kıyısındaki ormanlarımızda 1200 m.den 1600 m.ye kadar olan yerlerde yetişen 40 m. kadar yükseklikte sağlam bir ağaçtır.
    Sarı çamın gayet kuvvetli kökleri gövdenin sağlamca yere tutunmasını sağlar. Civardaki bütün besin maddelerini sömürdüğü için yakınında pek bitki barınamaz. Gövdenin üzerinde kırmızı veya kahverengi kabuklar vardır. Bu kabuğu sivri bir demirle oyarsak bir müddet sonra içinden hoş kokulu sarı yapışkan bir sıvı damlası çıkar, aşağıya doğru uzar. Bu, çamın reçinesidir. Bitki bunu yarasını kapatmak, dış etmenlerden korumak için salgılar. Reçinenin kokusu aynı zamanda böcekleri, sinekleri de uzaklaştırır.
    Çamın tepedeki tomurcuğu koparsa büyümesi durur. Keçiler, tırmanarak, fidanların tepe tomurcuklarını yediklerinden, çam ormanlarına büyük zarar verirler. Sarı çam, ışığı çok sever, başka ağaçlardan sıyrılıp daha bol güneş almak için göğe doğru yükselir.


    KOZALAK NEDİR ?
    forum.havaforum.com/attachment/1081/forum.havaforum.com/attachment/1079/

    Kozalaklar çamın dişi çiçekleridir. Baharda yeni çıkan dalların uçlarında kozalaklar meydana gelir. Kozalağın üstü, bir kiremit gibi üst üste sıralanmış, sert pullarla kaplıdır. Her pul bir meyva yaprağıdır. Meyva yaprağının iki yanı başka bitkilerde olduğu gibi kapanmayıp, tersine, açıkta kalır. Bundan dolayı çamlar ve benzeri bitikler açık-tohumlulardandır.
    Havada uçuşan çiçek tozları bu çiçeklere konunca döllenme meydana gelir. Dişi kozalağın önceleri sıkışık olan pulları döllenme zamanında aralanır. Tozlar da aralarına dolar, ertesi yılın baharına kadar kalır. O zaman, dişi çiçeği döllendirir. Kozalağın içinde tohumlar meydana gelir. Daha ertesi yıl kozalak kendiliğinden açılır, tohumları yere atar. İşi sona eren kozalak da kuruyarak düşer.


    ÇAM ÇEŞİTLERİ

    Sahil çamı. — Sıcak yerlerde, denize yakın yüksekçe yerlerde yetişir. Yurdumuzda İstanbul, Marmara, Karadeniz kıyılarında çok bulunur. Toroslar’da da 2000 m. yüksekliğe kadar olan yerlerde de rastlanır. Sarı çamdan başlıca farkı kozalaklarının sapsız, daha büyük, iğne yapraklarının da daha uzun olmasıdır.

    Fıstık çamı. — Yapraklı dalları bir şemsiye gibi ağacın tepesinde toplanmıştır. Denizden +500 m. yükseklikteki yerlerde bulunur. Akdeniz, Ege, Marmara Denizi kıyılardaki ormanlarda çokça bulunur. İstanbul’da Boğazlar ve Adalar’da bulunan çamlar bunlardandır. «Çam fıstığı» denilen yağlı, lezzetli tohumlan toplanıp satılır, pilâvlara, dolmalara konur.

    Akçam — Daha çok, dağlık yerlerde yetişir. Dallan düzgün ve düz olduğundan uzaktan sivrice bir piramidi andırır. İğne yaprakları öteki çamlardakinden daha düz, daha kısadır. Yurdumuzda Kuzeydoğu’da, Doğu’da bulunan bir türü vardır.

    Karaçam. — Birçok bakımlardan akçamı andırır. Yurdumuzda Uludağ’da çoktur.

    Lâden. — Görünüşü akçama benzerse de daha kısa, daha eğik dalları vardır. Kozalakları pullanmadan yere düşer. Lâden 50-60 m. kadar yükselir. Gövdesi düzdür. Kerestesi, reçinesi çok makbuldür. Kozalakları aşağıya doğru sarkıktır.

    Venedik çamı. — Çok iri, kuvvetli bir çam cinsidir. 2000 m. yüksekliğe kadar olan
    yerlerde görülür. Tatlı yeşil yaprakları vardır, Kışın yaprakları dökülür.

    Kaliforniya çamı. — Dünyanın en yüksek ağaçlarındandır, boyu çok kere 100 metreyi geçer. Daha çok, Kaliforniya ormanlarında bulunur.

    Köknar. — Ormanlarımızda pek çok sayıda olan bu ağaç akçama benzer. Karadeniz kıyılarında, Uludağ’da, Kazdağı’nda çok bulunur. Yaprakları teker teker sıralanmıştır. 2, 3 cm. kadar uzunluktadır. Kozalakları silindir biçimindedir, dalın üzerinde dik durur. Kerestesinden daha çok kağıt yapımında faydalanılır.


    Faydaları

    Çıra ve yakacak olarak kullanıldıktan başka reçinesinden de faydalanılır.
    Reçine endüstride çok kullanılan bir maddedir, terementin ruhu çıkartılır.
    Ayrıca, çamlar yakılarak elde edilen isten de baskı mürekkebi yapılır. Bundan dolayı, çam ormanlarına aşırı bir dikkat göstermek gerekir. Bu ağaçların dallarını kesmemek, gövdeyi gelişigüzel yaralamamak lazımdır. Zedelenen ağaçlar zamanla kuruyup gider.

    Tıpta Çam

    Çam tomurcuklarının kaynatılmış suyu mesane ve böbrek hastalıklarında sancıyı dindirmek için kullanılır.
    Ayrıca, ciğerlerinden hasta olanlara, yakınında geniş çamlıklar bulunan yerlerde, çam kokulu saf hava teneffüs etmeleri tavsiye edilir.

  • DOĞA İLE İLGİLİ İLGİNÇ BİLGİLER


    *Bir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir.
    *Arılar yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorunda.
    * Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır.
    *Bir mayıs sineğinin ömrü sadece birkaç saattir.
    *Kangurular geri geri yürüyemezler.
    *Penguenler, enerji tasarrufu yapmak için sarkaç hareketiyle yürür.
    *Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur.
    *Filler, zıplamayan tek memelidir.
    *Bir inek, hayatı boyunca yaklaşık 200 bin bardak süt üretir.
    *Erkek penguenler kuluçkaya yattığı 4 ay boyunca hiçbir şey yemez.
    *Dünyada yaşayan aşağı yukarı 1 milyon böcek türü var, her yıl aşağı yukarı 8 bin yeni tür keşfediliyor.
    *Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gerekir.
    *10 gramlık bir sümüklü böcek, 1 kilogramlık yükü çekebilir.
    *Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir.
    *Son 4 bin yılda herhangi bir yeni hayvan evcilleştirilmedi.
    *Dişi morina balığı yılda yaklaşık 4 milyon adet yumurtlar.
    *Göç eden kuşlar (V) biçiminde sıralanarak uçar ve bu sayede harcadıkları enerjiden yüzde 23 tasarruf sağlar.
    *Yılda 100 milyon köpekbalığı, sadece yüzgeçleri için öldürülüyor.
    *Bir yıl içinde bir milyon balıkçıl kuş ve 100 bin deniz memelisi ve deniz kaplumbağası, plastiklere dolanıp havasızlıktan ölmekte.
    *Hastalanmayan tek hayvan köpek balıklarıdır.
    *Bir çift sineğin sadece nisan-mayıs aylarında bıraktıkları yumurtaların tamamından sinek çıksaydı, dünyayı 14 metre kalınlığında bir sinek tabakası kaplardı.
    *İngiltere’deki bazı kuşlar evlerin kapısına bırakılan süt şişelerinin kapağını delerek beslenmeyi öğrenmiştir.
    *Bir yıl içinde denizlerden avlanan balıkların ağırlığının üç katıkadar atık denizlere atılmaktadır.
    *Bir litre motor yağı 530 bin litre içme suyunu kirletebiliyor.
    *Yaban kazları 8 bin metre yüksekte uçabilir.
    *Her yıl tankerlerle taşınan petrolün binde biri denizlere sızıyor. Bu miktar 2 milyon 200 bin ton

  • Türkiye'de Keşfedilmeyi Bekleyen Mükemmel Yerler

    Sadece denizden ulaşılıyor : Büyük Çatı Koyu



    Gökova Körfezi Bördübed Limanının içinde bir S çizen Küçük ve Büyük Çatı koyları muhteşem birer doğal liman. Bu koylara karadan ulaşılamaması, koyların doğal şekli ile korunmasını da sağlıyor. Koylar aynı anda sadece 1-2 tekne alabiliyor. Koyların çevresinde ise çam ve günlük ağaçlarıyla kaplı muhteşem yürüyüş alanları var, ancak karadan ulaşım olmadığı için konaklama tesisi bulunmuyor. Rüzgar almadığı için deniz mavi bir çarşaf gibi. Datça ve Marmaris arasındaki Amazon Mevkii’ne dört kilometre mesafede.


    Gözlerden uzak küçük bir balıkçı köyü: Akyaka



    Antik çağlardan beri üzerinde yerleşim olduğuna inanılan Akyaka, gözlerden uzak küçük bir balıkçı köyü. Türkiye’nin en Güney Batı ucundaki Muğla ilinin sınırları içinde yer alan Akyaka, Gökova Körfezi'nin doğu ucunda. Marmaris ile Muğla’nın ortasında Ula ilçesi sınırlarında bulunuyor. Gökova Körfezi'nin bittiği yerde, kuzeyinde bin metrelik Sakartepe Dağı, güneyinde ise Gökova Ovası bulunan Akyaka'nın bu konumu nedeniyle ilgi odağı.



    Fethiye’nin gizli kalmış güzelliklerinin bulunduğu bir köy: Faralya



    Fethiye’nin gizli kalmış güzelliklerinin bulunduğu bir köy. Köyün bulunduğu 40 kilometrelik bölgede tarihi Roma ve Likya kalıntılarına, Kelebekler Vadisi’ne ve çeşitli doğal zenginliklere ulaşmak mümkün.


    Bir doğa harikası : Selimiye



    Bodrum ve Marmaris yakınlarındaki Bozburun Yarımadası’nın batı kıyısında bir doğa harikası. Orhaniye’den 10, Turgut ayrımından 7 kilometre uzaklıkta bulunan Selimiye, Bodrum-Marmaris arasında seyreden mavi yolculuk teknelerinin uğrak yerlerinden biri.


    Av ve doğa turizmi hazinesi: Kocayayla



    Bursa'nın tarihi oldukça eskilere dayanan Keles ilçesinde bulunan Kocayayla, av ve doğa turizmi vazgeçilmez yerlerden. Doğayla iç içe inşa edilen ahşap evlerde, temiz ve serin havada tatil yapmak isteyen tatilciler için yeni bir yaşam alanı sunuyor.




    Zonguldak'taki ''Arboretum''un büyüsü



    Zonguldak'ın Gökçebey ilçesine bağlı Bakacakkadı beldesindeki tatil köyünde, ağaçların ve odunsu bitkilerin yetiştiği bir tür botanik bahçesi olarak adlandırılan ''arboretum'' bölgedeki önemli keşfedilmeye değer yerlerden.