gece gece güzel sohbet oldu teşekkürler @EFE(SnowMan) ve @baybarsky ![]()
bol gök gürültülü yağmurlu saatler diliyorum size ![]()
yanlış anlaşılmasın hala forumdayım benim nöbet 4 e kadar
![]()
Konu Dışı [Genel Sohbet]
-
UmuTCaN -
31. August 2015 um 19:20 -
Geschlossen
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
@baybarsky ve @Şaban Çilesiz yazdıklarınıza harfiyen katılıyorum.Bu arada muhabbet o kadar keyifliki anlatamam dışarda şimşek yıldırım burda dostlar uyuyasım gelmiyor

-
@EFE(SnowMan) şimşek varken uyuma zaten hocam ya uyunmazki o zevk bırakılıp uyunurmu hiç

-
@Şaban Çilesiz Çocukluğumdan beri en büyük keyfim böyle havalarda camı aralayıp uyumaktır.Hatta uyku tutmadığı geceler netten gökgürültülü yağmur sesi açar uyurdum

-
hocam şu nisan yağmurları geçsin 5. ayda haberleşim gayet ciddiyim yiğenim için gönderirim tabiki

Kardeşim düşünmen ve iyi niyetin yeter.Allah gönlüne göre versin yolun açık olsun...
-
Kardeşim düşünmen ve iyi niyetin yeter.Allah gönlüne göre versin yolun açık olsun...
bazı şeyler düşüncede kalmamalı hocam
Allah razı olsun niyet hayır akıbet hayır sözü aklıma geldi bi an hocam 
-
@Şaban Çilesiz Çok doğru ve manevi açıdan dolu bir söz.Allah inşallah hep niyetimizi hayır akıbetimizi hayır etsin

-
Artık ben yatar.Hayırlı Sabahlar.Allaha Emanet Olun...
-
Artık ben yatar.Hayırlı Sabahlar.Allaha Emanet Olun...
hayırlı geceler hayırlı sabahlar hocam Allah rahatlık versin
-
Şu sıralar mariana çukuruna kafayı aşırı derecede taktım, Araştırdıgım bilgilere göre Basınç aşırı yüksekmiş Ve aşağıya inilmesi neredeyse imkansızmış ve Orada Eşi benzeri olmayan Canlılar Olabilirmiş. Cidden bu tür şeyleri hep sevmişimdir Acaba neler vardır orda?????
-
BİR OSMANLI SANCAĞI, 1828
-
Mariana Çukuru
forum.havaforum.com/attachment/1203/forum.havaforum.com/attachment/1204/
Mariana Çukuru
Mariana Çukuru (Challenger Çukuru), Dünya üzerinde bilinen en derin noktadır. Büyük Okyanus'ta, Guam Adası'nın güney batısında, Japonya ve Endonezya arasında, iki ülkeye de aşağı yukarı eşit uzaklıkta yer alır. Yapılan son ölçümlere göre en derin noktası yaklaşık 10.994 metredir. Uzunluğu 2.542 kilometre, genişliği ise 69 kilometredir.
Okyanusal nitelikte iki plakanın çarpıştığı sınırda derin çukurlar oluşabilir. Mariana çukuru da, Pasifik Plaka ileMariana Plakası'nın çarpışması sonucu oluşmuş bir çukurdur ve iki plaka sınırındadır.
Suyun içine atılan 1 kilogram kütleli metalin tabana ulaşması, yaklaşık olarak 1 saat sürer. Ancak, suyun yoğunluğu ve metalin özkütlesi de hesaba katıldığında, tabana ulaşma süresi artıp azalabilir. Dip noktasındaki basınç ise yeryüzündeki basınca göre yaklaşık 1000 kat daha fazladır.
Mariana Çukuru'nda hayat belirtileri vardır. Yapılan araştırmalar, aşırı basınçlı ve soğuk ortamda yaşayabilen birçok mikroorganizma, balık ve yengeç türünü ortaya çıkarmıştır. Buradaki yaşamın temel dayanağı, 300 dereceye ulaşan volkanik püskürmeler ve buradan çıkan sülfürü metabolize edebilen bakterilerdir. Bu kadar derinde yaşayan balık türlerinin hayatları yüzlerce yılı bulabilmektedir. Buradaki canlıların, çok eski prehistorik dönemlerden bu yana aynı kaldığı düşünülmektedir.
23 Ocak 1960'ta, İsviçreli bilim adamı Jacques Piccard ile ABD Donanması'ndan Teğmen Donald Walsh, Trieste Batiskapı içinde Mariana Çukuru'na inebilmeyi başaran ilk insanlar olmuşlardır. İlk anda 11.521 metre (37,799 feet)'lik bir derinliğe inildiği hesaplanmış, ancak 1995 yılında yapılan ölçümlerde doğru derinliğin 10.916 metre (35,814 feet) olduğu anlaşılmıştır. Derin noktaya iniş yaklaşık 3 saat 15 dakika sürmüş, burada 20 dakikalık bir sürenin ardından tekrar yüzeye çıkılmasıyla toplamda 5 saatlik bir sürede dalış ve yüzeye çıkış tamamlanmıştır.
25 Mart 2012'de, Kanadalı yönetmen James Cameron “Dikey Torpil (Deepsea Challenger.)” adlı özel denizaltısıyla Mariana Çukuru’na tek başına inmeyi başardı. 156 dakikada dünyanın tabanına inen, 3 saat incelemelerde bulunan Cameron, beklenenden daha kısa sürede, 70 dakikada yüzeye çıktı. Cameron tarafından bizzat tasarlanıp Avustralyalı mühendislerce inşa edilen denizaltı, Çukur’da bulunan metrekare başına 7.250 tonun üzerindeki basınca dayanıklıdır. -
Şu sıralar mariana çukuruna kafayı aşırı derecede taktım, Araştırdıgım bilgilere göre Basınç aşırı yüksekmiş Ve aşağıya inilmesi neredeyse imkansızmış ve Orada Eşi benzeri olmayan Canlılar Olabilirmiş. Cidden bu tür şeyleri hep sevmişimdir Acaba neler vardır orda?????
balık ve yengeç türleri olduğu yazıyor diğer mikroorganizmaları saymazsak... yeryüzünden 1000 kat daha fazla basınç olan bi yerde nasıl canlı yaşar çok çok ilginç
-
balık ve yengeç türleri olduğu yazıyor diğer mikroorganizmaları saymazsak... yeryüzünden 1000 kat daha fazla basınç olan bi yerde nasıl canlı yaşar çok çok ilginç
İşte Dedigim Gibi Belki O çukurun altında Yeni bi dünya var ? Belki Dinazorlar Hiç gitmedi Hepsi orada..... Çok ilginç ve güzel şeyler
-
@RulingSnow dinazor demişken ...
Dinazorlar Gerçekten Var mıdır ?
Dünyanın yaratılmasının ardından ilk insanların yer yüzünde yaşamaya başlaması arasında belli bir süre geçmiştir. Bu süre içerisinde bu varlıklar dünya üzerinde yaratılmıştır. Bunun hikmetine gelince, bugun yeryüzünde insanlığın kullandığı enerji kaynaklarının çoğu dinazor gibi büyük mahlukların fosillerinin ürünüdür.
Cenab-ı Allah yeryüzünün asıl sahipleri gelmeden önce onlar için yeryüzünde hertürlü ihtiyacı görecek ortamı hazırlamıştır.
Dinazorların ölmesine gelince, bu mahlukların yaşamasına Cenab-ı Allah izin verseydi, bu devasa mahluklar insanlık için büyük bir tehlike arzederdi. Bu nedenle vazifesini yapan bu yaratıklar, Allah'ın hikmetinin neticesi olarak vazifeden terhis edilerek baki ruh konumuna geçmişlerdir.
Korkunç sürüngen anlamına gelen "dinozor" sık sık duyduğumuz, pek de yabancı olmadığımız bir kelime. Bu yaratıklar, fosillerinden anladığımız kadarıyla 225 milyon yıl önce yeryüzünde yaşamaya başladılar ve 65 milyon yıl önce aniden tamamen yok oldular.
Halkın merakını uyandıran bu yaratıkların gündeme gelmesi, eskiden beri bazı yerli ve yabancı dergilere evrim konusuna zemin hazırlama fırsatı verir. Mesela TüBİTAK'ın Bilim ve Teknik dergisi, Ekim 1993 sayısında, kapak yaptığı dinozorların hayatı ve yok oluşları ile ilgili yazının devamında Darwin'in görüşlerini yayınlıyordu. Aynı derginin Ağustos 1983 sayısında da dinozorların yok oluşları kapak yapılmış, ardından da "Hayat Nasıl Başladı?" başlıklı evrim senaryolarına yer verilmişti. Ağustos 1978 tarihli National Geographic adlı araştırma dergisinde de, dinozorların hayatları ve ölümleri ele alınarak, evrimleşerek nasıl kuş oldukları izah edilmeye çalışılmıştı.
Ne var ki bu iddia, 1986 yılında ilim dünyasına açıklanan Protoavis adlı 225 milyon yıllık bir kuş fosili tarafından bir anda yıkılıverdi. Anlaşıldı ki, dinozor lar ilk tarih sahnesinde görüldüğü sıralarda, kuşlar gökyüzünde serbestçe kanat çırpıyorlardı.
Dinozorların ortaya çıkışları hayatları ve yok oluşları, evrimi çağrıştırmak şöyle dursun, tamamen aleyhinde bir takım deliller sergiliyor. Onlar tarih sahnesinden nasıl ve neden silindi? Bu soruya verilen cevaplardan evrime bir pay çıkarmak, pek de inandırıcı gözükmüyor. çünkü evrim görüşüyle asıl cevaplandırılmak istenen, türlerin nasıl yok olduğu değil, nasıl ortaya çıktığı problemidir. Ne enteresandır ki, evrimle ilgili kitaplarda dinozorların kökeni konusunda hemen hemen hiçbir bilgiye ve tatmin edici delile rastlanmaz.
Ayrıca şu bilinmelidir ki, dinozor türlerinin felaketlerle aniden yok oluşu gerçeği, tedrici Darwinist evrime izin vermemektedir. Eğer bu yaratıkların başka bir türe dönüşerek zamanla yok oldukları gösterilse idi, bu evrimcilerin bir malzemesi olabilirdi. -
@ilginç evet ... ALLAH'ın yaratma sanatı dünyanın ve evrenin heryerinde ...
belkide kıyamet oradan başlayacak -
Atam Ertuğrul Gazi'nin Türbesi...
Mekanı cennet olsun... -
benim nöbet bitiyor

Hayırlı Sabahlar Havaforum , Allah yar ve yardımcınız olsun -
İyi geceler herkese...
-
uyuyamadık iyimi

-
