Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • @Pangea
    Karışıklık olmuş olabilir son sözüm budur
    Ben zaten adamlar Marsa gidip Dünyadaki gibi yaşayacak demedim ki onunda bir programı var önce robotlarla uygun kapsüller yapılacak sonra içerisine koloni gönderilecek koloni içinde Nasa'nın sitesinde kayıt yeri var

    Hocam sorun yok zaten sadece ilk yazdığınızdan bu anlaşılmadığı için karşı çıkanlar oldu. uzatmaya gerek yok yani okeys13123
    Tartışmaya dönmesin burada kapatalım konuyu ^^

  • Evrendeki bütün elementler Hidrojenden türemiştir yani aslında hidrojen dışındaki herşey hidrojenin füzyonlanmış hali (detaylar için @Baybars :D )

    Tam sayılar kümesindeki bütün sayılar da 1'den türemiştir yani 1 olmayan her sayı 1'den elde edilebilir. Hatta bütün işlemler (toplama ve çarpma) kullanabiliyorsak rasyonel ve irrasyonel sayıları da elde edebiliriz. Tıpkı hidrojenden bütün elementlerin elde edilebileceği gibi. Peki ama 1 ve Hidrojen nasıl elde edilir? Hidrojeni Helyum'un füsyonuyla elde edebiliriz. Ama hiçlikten hidrojen elde edilmez aynı zamanda boş kümeden 1 elde edilemeyeceği gibi.

  • @Hüseyin Can Öksüz Rus bir bilim insanı bunu diyen.Kendisine göre Nibiru adlı bir gezegen Dünyamıza çarpacak.Bu meteor da ondan gelen parça olduğunu söylüyor.

    "Nibiru ve diğer gezegenler hakkındaki tutarsız söylentiler internet aldatmacalarıdır. Bu iddialar hiçbir gerçek zemine dayanmaz. Nibiru veya Planet X gerçek olsaydı ve Dünya’ya yaklaşıyor olsalardı, gökbilimciler en az on yıldır onları takip ediyor olurdu ve muhtemelen bu gezegenler çıplak gözle görülüyor olurlardı."

    Yani onun dediği gibi bir koskaca gezegen Dünya'ya yaklaşıyor olsaydı NASA'yı geçtim evinde uzay teleskobu olan insanlar bu gezegeni görebilirlerdi.

    Bunun doğru olup olmadığına son 5 gün kaldı yaşayarak öğreneceğiz :)

  • @4 Şubat öyle bir şey olsaydı en basitinden videonun 12-13.saniyelerinde etraf duman olurdu . :)
    Hadi videonun üstünde oynandı diyelim .
    İnternetten sürüsüyle insan canlı izledi ve o anı orda yaşayan binlerce insan vardı :)


    Not:Benimde aklıma ilk o gelmişti. :D

  • Galaksimiz Samanyolu Hakkında Ufkunuzu Açacak Gerçekler
    Herkesin evimiz olarak kabul ettiğimiz "Dünya" hakkında farklı bakış açıları vardır. Bazıları için üzerinde yaşadığımız topraklar, bazıları için de global olarak paylaştığımız galaksinin karanlığında kendi başına serüveni olan bir kaya parçası. Bir futbol sahasındaki solucan gibi sandığımızdan çok daha büyük bir galaksinin içinde yaşıyoruz. İçinde yaşadığımız dünya etrafındaki herhangi bir benzerinden o kadar küçük ki galaksimiz bildiğimiz herhangi bir duyu organımızla hiçbir şekilde anlayamayacağımız büyüklükte ve tüm bunları sadece bizim küçücük toz fırtınalarıyla kavrulan galaksimiz için söylüyoruz. Burası bizim galaktik evimiz.

    Orion Kolu

    Bilinen Samanyolu Galaksisi merkezinde düz bir barı ve spiral şeklinde kolları olan bir galaksi. Evrende gözlemleyebildiğimiz galaksilerin üçte ikisi spiral şeklinde ve bu galaksilerin de üçte ikisi merkezinde bar şeklinde yoğunluğu olan galaksiler. Bu da bizim galaksimizi bilinen en genel galaksi sınıfına sokuyor. Samanyolu galaksisi gibi spiral şekli olan galaksiler merkezinden bir çok sayıda kolun uzantıları ve bu kolları birbirine bağlayan toz bulutlarından oluşur.
    Güneş Sistemimiz bu kol içinde yer alıyor. Orion Kolu bir zamanlar Perseus Kolu ve Carina-Sagittarius Kolu gibi başlı başına bir uzantı olarak biliniyordu ancak son yıllarda yapılan araştırmalara göre Orion'un aslında Perseus Kolu'nun bir parçası olduğu ve aslında galaksimizin merkezine bağlanmadığı gözlemlendi.
    Buradaki asıl problem galaksimizin temiz bir görüntüsünü tam olarak gözlemleyemediğimizden kaynaklanıyor. Tıpkı Afrika Kıtası'ndaki bir merkezden Avustralya'yı tam olarak göremediğimiz gibi sadece bizim açımızdan sadece etrafımızı çevreleyen gezegenleri gözlemlebildiğimiz için bakış açımız çok sınırlı. Ancak gözlemleyebildiğimiz açıdan yaptığımız ölçümlerde Orion Kolu'unun ana koldan 550 parsek (1 parsek=3,26 ışık yılı) ve merkezden de 8,000 parsek kadar bir uzunlukta olduğunu görüyoruz. Bu da yaklaşık olarak 30,9 trilyon kilometre kadar bir uzunluğa denk geliyor. Sadece Samanyolu Galaksisi'nin içinde bile olabildğimiz kadar uzaktayız

    Galaksimizin Merkezindeki Kara Delik

    Ölçebildiğimiz bu süpergalaktik kara delik biricik yıldızımız Güneş'in yaklaşık 200.000 katı kütleye sahip. Güneşin sadece 10 katı büyüklüğe sahip sıradan bir kara deliğin kütlesi galaksimizin merkezindeki bu kara deliğe olan uzaklığına göre bir mum ışığı kadar enerji yayıyor. Son 10 yılda astronomlar Sagittarius kolundaki yıldızları ve bu yıldızların yoğunluklarını gözlemlediler. Bu yıldızların hareketlerine göre Sagittarius "A" yıldızlarının toz ve gaz bulutlarının arkasında esrarengiz bir kütle olduğunu gördüler. Aslında gördükleri 4.1 milyon solar kütlesi olan galaksimizin merkezindeki bu kara delikten başka birşey değildi.. Nötron yıldızlarının bile çoğu 1 buçuk solar kütleye sahiptir. 1997'den 2011'e kadar galaksimizin merkezinde yapılan gözlemlerde yıldızların bu kara deliğe yaklaştıklarında saatte 18 milyon kilometre gibi bir hızla çekildikleri ve merkeze ulaşamadan daha uzağa fırlatıldıkları gözlendi. Daha güncel araştırmalardan birine göre de bu kara deliğe yaklaşan bir gaz bulutunun merkezin yoğun kütle çekimi yüzünden tıpkı bir spagetti gibi gerildiği ve merkeze doğru 160 milyar kilometre uzunluğunda kolları olduğu görüldü.

    Gayzer Partikülleri

    Galaksimizin merkezindeki bu bildiğimiz madde emici süper galaktik kara delik aynı zamanda birçok aktivitenin de merkezi. Burada yıldızlar sonsuz bir döngüde ölüyor ve tekrar hayata geliyor ve son zamanlarda bu galaktik merkezde çok farklı olaylar gözlemledik. Bu yüksek enerjili partiküller galaksimizin bir ucundan diğer ucuna 50 bin ışık yılı kadar bir uzunluğa kadar geriliyor. Bu galaksimizin neredeyse yarı çapı kadar bir genişiğe uzanıyor. Çıplak gözle görülmeleri imkansız ancak magnetik gözlüklerle baktığımızda Gayzer Partikülleri evrenimizin üçte ikisini kaplıyor.
    Bu fenomene sebep olan şey galaksimizdeki yıldızların hiç bitmeyen jet yakıtına sahip olmaları ve galaksinin içinde süpersonik hızlarda hareket etmeleri. Gayzer Partikülleri'nin toplam enerjisi 1 milyon süpernovanın yaydığı enerjiden daha fazla ve sandığımızın tam tersine rastgele hareket etmiyorlar. Uzay bilimciler tüm galaksimizde yayılan bu enerjinin bir model haritasını inşa etmeye çalışıyorlar.

    Yüz Milyar Gezegen

    Samanyolu Galaksisi'nin tüm bu doğum ve ölümlerine rağmen yaklaşık olarak 100 milyar yıldıza ev sahipliği yapıyor ve yeni yapılan çalışmalara göre her yıldız en az bir ve daha çok gezegene sahip. Bir diğer deyişle galaksimizin köşelerinde 100 milyar yıldız ve en az 200 milyar gezegen var. Araştırmacılar bu sonuçlara cüce yıldızlar olarak nitelendirdikleri "M" Dwarf yıldızları üzerindeki çalışmaları sonucunda ulaştılar. Bu yıldızlar Güneş'imizden daha küçük ve yaklaşık olarak Samanyolu Galaksisi'ndeki yıldızların %75'ini oluşturuyorlar. Daha küçük ölçekte Kepler-32 ve hemen hemen aynı kütleye sahip yakınındaki diğer 5 gezegeni gözlemlediler. Gezegenlerin yıldızların aksine gözlemlenmeleri çok daha zor çünkü yıldızlar gibi kendi ışıklarını yaymıyorlar. Bir kütlenin gezegen olarak tanımlanabilmesi için bildiğimiz bir yıldızın etrafında yörüngesi olması ve bize göre yıldızla aramızda konumlandığı zaman yıldızdan gelen ışığı keserek karanlık bir nokta oluşturması gerekiyor. Kepler-32 gezegenleri diğer exoplanet'lere (dünya dışındaki tüm gezegenlere) göre spesifik davranışları olan ve dünya ile güneş arasındaki uzaklıkları ile birçok etkende dünyamıza benzeyen gezegenler. Toplanan tüm bu bilgilere göre Kepler-32'yi tüm galaksi içinde yaşanabilir gezegenler statüsüne koyabiliyoruz. Dünyamızla tam olarak aynı olmasa da bu gezegenlerin yıldızları etrafındaki dönüşlerini tıpkı eski lahitlerde okumaya çalıştığımız eski bir dil gibi çözmeye çalışıyoruz.

    Yamyam Galaksi

    Bir yıldızın doğması ne sıklıkla olursa olsun galaksimizin büyümesi için başka bir çekim gücü olmadığı sürece galaksimiz büyüyemez. Ama galaksimiz gerçekten de büyüyor. Yakın bir zamana kadar bu büyümenin farkında değildik ama galaksimiz tam bir yamyam galaksi. Geçmiş zamanlarda başka galaksileri tüketti ve gelecekte de tüketmeye devam edecek.
    Son 7 yılda Hubble Uzay Teleskobu'ndan yaptığımız gözlemlere göre Samanyolu Galaksimiz'in etrafındaki tüm maddelerin hareketleri merkeze olan çekim güçü yüzünden merkeze çekilmek ya da başka bir yörüngeye itilmek yerine bildiğimiz "teğet geçme" hareketine maruz kalıyorlar. Bu da maddelerin galaksi içinde daha fazla yol alarak sahip olduğumuz diğer yıldızlar ve toz bulutları tarafından yenilmelerine olanak sağlıyor.
    Bu çarpışmalar milyarlarca yıl önce başladı ve tahminen milyarlarca yıl daha sürecek. Bizim hareket ettiğimiz oranda Andormeda galaksisini yaklaşık olarak 4 buçuk milyar yıl içinde yiyeceğiz.

    Kozmik Eğim

    Samanyolu Galaksimizin tanımı spiral olsa da yazının başında belirttiğim gibi bu tam olarak doğru değil. Merkezinde tıpkı iki yüzü krema kaplı bir krep gibi bir çıkıntı var. Eğilmiş yüzey spiralin iki farklı yönünde gerilmiş hidrojen gaz moleküllerinin oluşuyor.
    Yıllardır bu gerilimin açıklanamaz olduğunu düşünüyorduk. Ama şimdiki mantığımızla bu gaz diskinin sandığımızın aksine merkezin itme gücü yerine merkeze olan çekim gücünün oluşturduğu titreşimden kaynaklandığını biliyoruz.
    Peki buna ne sebep oluyor? Bildiğimiz kadarıyla karanlık madde ve Macellan Bulutları olarak bildiğimiz birkaç küçük galaksinin düetiyle oluşuyor. Tüm bunlar bir araya geldiğinde Samanyolu Galaksi'mizin sadece yüzde 2'sini oluşturuyor ancak karanlık madde bu bulutların içinde gezindiği zaman galaksinin merkezindeki çekim gücüne etki ededek bu gördüğümüz mükemmel manzarayı gözlerimiz önüne seriyor.

    Kaynak: https://onedio.com/haber/galaksim…0-gercek-455735

  • İnsanlık uzayda hızlı bir yolculuk yapmak istiyorsa bunu ışık hızına ulaşmakla yapmaya çalışmak vakit kaybı olacaktır. İnsanoğlu 4. boyut dışında bu kadar uzun mesafeleri insan ömrü süresinde katedemez. 10. sınıfta fizik derslerinde bağıl hız diye bir konu vardır 2 boyutta bağıl hareket. Mesela K aracı doğuya L aracı kuzeye eşit hızlarla(v) gitsin. K aracı L aracını karekök 2. v hızında kuzey batıya doğru gittiğini görecektir. Bunu 3 boyutlu düzlemde de düşünebiliriz. Hatta bu bağıl hızı 4. boyuta da uyarlayabiliriz. Mesela Dünya Mars'a göre +x yönünde v hızında gittiğini düşünelim bu iki gezegenin z bileşenleri sıfırdır ama bunun bir de zaman ekseni var. Hangisi daha hızlıysa zaman ekseninde de daha ileridedir yani bağıl hız zamanda da yapılabilir. Bunun uzayda yolculukla ne alakası mı var? Çok basit bir fizik kanununu 4. boyuta uyarlayarak ışık hızını rahatlıkla geçebiliriz bunu demeye çalışıyorum.

  • NASA, bizden 40 ışık yılı uzakta bir yıldızın etrafında Dünya büyüklüğünde ve su bulunma olasılığı yüksek 3 gezegen bulunduğunu açıkladı.

    Haber ayrıntıları birazdan.

    40 ışık yılı : 378429218903230 Kilometre

    Işık hızında 40 yılımızı alan yol normal bir uzay aracıyla gerçekten çok uzak...