Konu Dışı [Genel Sohbet]

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • @baybarsky Allah bi kolaylık verir be hocam o hormanlar salgılanıyor evet ama benim vücudum uykuda değil toprakta doğada dinleniyor bugün 12de bi çıktım evden 3 te geldim hem köpeğimi gezdirdim antreman yaptırdım bıldırcınlarla (( yumurtada olduğu için ava tüfek atmam attırmam )) hemde salep tohumu topladım öyle oturdum toprağa bakındım ettim derken 4 saat geçti arazide eve geldim arı kovanlarının çıtalarını hazırladık babamla evin önündeki çiçekleri suladım odun doldurdum taşıdım derken arabayı yıkatmaya gittim merkeze geldim yemek yiyip kahveye çıktım cami altında masa tenisi oynadım 1 saat tekrar kahveye çıktım eve geldim babama iğne yaptım sobaya baktım duş aldım namaz kıldım yatağa girdim :) 1 günümü özetledim yani hocam :) :) :)

  • @baybarsky Allah bi kolaylık verir be hocam o hormanlar salgılanıyor evet ama benim vücudum uykuda değil toprakta doğada dinleniyor bugün 12de bi çıktım evden 3 te geldim hem köpeğimi gezdirdim antreman yaptırdım bıldırcınlarla (( yumurtada olduğu için ava tüfek atmam attırmam )) hemde salep tohumu topladım öyle oturdum toprağa bakındım ettim derken 4 saat geçti arazide eve geldim arı kovanlarının çıtalarını hazırladık babamla evin önündeki çiçekleri suladım odun doldurdum taşıdım derken arabayı yıkatmaya gittim merkeze geldim yemek yiyip kahveye çıktım cami altında masa tenisi oynadım 1 saat tekrar kahveye çıktım eve geldim babama iğne yaptım sobaya baktım duş aldım namaz kıldım yatağa girdim :) 1 günümü özetledim yani hocam :) :) :)

    oh oh maşallah daha ne yapacaksın:D

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • @Şaban Çilesiz işte herkesin hayatı başka, sen doğayla iç içesin bizde şehir havası soluyoruz,benim günlük işim baya yoğun laboratuvarda geçiyor,senin gibi doğa toprak mantar salep toplamadığımız gibi birde kimyasallarla muhattap oluyoruz:)

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • @baybarsky he en önemli konu bi sevdiğim var seneyede yaza düğün var niyetimde Allah'ın izniyle ve işin en güzel yanı oda benim köyümden hani köy sevdası o derece bende :D :D dahada güzeli onuda sağlıkçı yaptım laboratuvar son sınıf bitiyo bu sene :D

    ailesi veriyorsa tamamdır:) ne güzel inşallah güzel mutlu bir yuvanız olur,vatana millete hayırlı evlatlar büyütür yetiştirirsiniz..

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • @Şaban Çilesiz işte herkesin hayatı başka, sen doğayla iç içesin bizde şehir havası soluyoruz,benim günlük işim baya yoğun laboratuvarda geçiyor,senin gibi doğa toprak mantar salep toplamadığımız gibi birde kimyasallarla muhattap oluyoruz:)

    benim doğada gezme sebebimde var hocam doğaya olan sevdamında bir nedeni var ...röntgen tomografideki Radyasyon .. bende radyasyonlu ortamda çalışıyorum ve kendime yapabileceğim en büyük iyilik doğayla içiçe olmak toprakla uğraşmak ve yoğurt yemek ;)

  • radyasyonlada çalışmak zor iş, her sene kontrol ettiriyormusun kendini? @Şaban Çilesiz

    dozimetre var hocam TAEK kontrollerini sağlıyor 2 ayda bir değişiyor dozimetreler ve ölçümleri geliyor .. 2 kez aştım sınırı oda bebekleri aileleri tutamıyor pozisyon vermem gerekiyor ama bebek durmuyor ben tutuyorum artık içerde çekimi başka arkadaşa yaptırıyordum üstüste olmuştu bi kaçdefa sebebi bu .. senelik 1 ay fazladan iznimiz var hocam Radyasyon izni ... şükür şimdilik bi sorun yok ailede kanser riski yoksa pek sorun yok ama varsa büyük ihtimalle kanser oluyor meslektaşlarımız ...

  • Rabbim korusun ,hasta arkadaşlarada şifa versin, kısmetse şu kansere çözüm bulunacak bulunduğunda inşallah kimse kanserden korkmayacak ölmeyecek, ama biraz zaman var bu iş için..

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • Rabbim korusun ,hasta arkadaşlarada şifa versin, kısmetse şu kansere çözüm bulunacak bulunduğunda inşallah kimse kanserden korkmayacak ölmeyecek, ama biraz zaman var bu iş için..

    kanserin çözümü var zaten hocam biz bilmiyoruz ''milyar dolarlar'' (hemde kaç milyar dolar) dönen ilaç sanayi izin vermiyor bilinmesine .. Allah her derdin bi dermanını vermiştir yeryüzünde (bence) hocam

  • Tartışılır bir mevzu bu, bulunup bulunmadığı şuanki ilaç sanayi ve tedavi yöntemlerinin parası vs herşey içerisinde. Ancak Aziz Sancar ve çalışma arkadaşlarının nobel aldıkları konu çok önemli bir gelişmedir.

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • bu aralar forumda tartışma kelimesini kullanmasak hocam ne olur ne olmaz :D :D :D

    Keşke böyle güzel konular hakkında tartışılsa, bizim insanımız saygı unsurunu tartışırken kaybediyor.. Buarada sorun olmaz ben varsam:)

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!

  • Prof. Dr. Aziz Sancar, Lindahl ve Modrich; hücrelerin hasar gören DNA'ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları ... bu işin bilinen yüzü hocam bence Aziz Sancar'da bu araştırmalar sonucu kanserin çözümünü buldu

  • İBNİ SİNA KİMDİR?
    İBNİ Sina 16 yaşında tıp ilmini öğrenmek için kitaplar okumaya başlar. Kısa zamanda tıbbi bilgileri öğrenmek bir yana, yeni tedavi yöntemleri de geliştirir. 19 yaşına geldiğinde ise artık o bir tıp doktorudur. Küçük ve büyük kan dolaşımını birbirinden ayıran âlim olarak bilinen İbni Sina, yasak olmasına rağmen kadavralar üzerinde de çalıştı. İbni Sina’nın Kanun adlı eserlerinin ölümünden 100 yıl sonra Latince’ye çevrildiğini ifade eden Prof. Keskinbora “Bu çeviriler Batı dünyasında adeta patlama etkisi yarattı. Eserleri başta Fransa’nın en meşhur tıp fakülteleri olan Montpellier ve Louvain Üniversiteleri olmak üzere Avrupa’daki tıp fakültelerinde temel kitap olarak okutuldu. Bir bakıma İbni Sina 700 yıl Avrupa’nın da tıp hocası oldu” dedi. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç ise “İbni Sina bin yıl önce Hidrosefali adı verilen hastalığın beyin ve omurilik sıvısının bir dolaşım bozukluğu olduğunu düşünmüş ve beyin sıvısının boşaltılmasının gerekli olduğunu kanunda bildirmiştir. İbni Sina’nın bin yıl önce gördüğü bu gerçek bu alandaki güncel tedavinin esasını oluşturan temel ilkedir’’ diye konuştu. 980-1037 yılları arasında yaşayan İbni Sina kulunç hastalığı nedeniyle öldü.

    Baş ağrısından kurtulmak için kan verin, yumurta yiyin

    BAŞ AĞRISINA HACAMAT
    “Ateşli baş ağrısı kandan olur. Alameti ise yüz kızarması, damarların barizleşmesi, nabız atılının büyümesidir. İlacı kan vermek ve hacamat (vücuttaki pis kanın atılması) yaptırmaktır. Alınması gereken gıda yumurta sarısı, hindiba ve sirkedir.’’

    ACI ÇEKENİ HAMAMA GÖTÜRÜN
    “Aşktan hüzün, uykusuzluk, sayıklama meydana gelirse akli dengesini kaybetmesinden korkulur. Bu durumda çorba türü sıvı yiyeceklerle beden nemlendirilmelidir. Her gün hamama götürülür. Menekşe yağı koklatılır. Bu bedenin ilacıdır. Ruhun aşkına gelince bu bir psikolojik hastalık türüdür. Bu kişiye nasihat edilmelidir. Ta ki duyguları olabildiğince hafiflesin. Ya da daha başka işlerle düşüncesinin meşgul edilmesi gerekir.’’

    ASTIMA BAL-BADEM
    ‘Hekimlerin Piri’ astım hakkında da şu şifalı bitkileri öneriyor: “Bir kimse yürürken hareketlerinde nefes darlığı ile birlikte sert sallantı ve göğsünde ağırlık varsa pişirilmiş kuru zufa otu yedirilir, ada soğanı sıyrığı (yalamtık), geven, sarı incir, kabuksuz badem ve bal ile birlikte yedirilerek içirilir. Ceviz yağı ile birlikte nohut suyu, dereotu, yedirilir ve sıcak su içirilir.’’

    BÖBREK TAŞI FORMÜLÜ
    “Böbreklerde şiddetli ağrı meydana gelir ve hastanın idrar kabında kum kalırsa böbreklerde oluşmuş taşlardan dolayıdır. Hastaya şu ilaçlardan biri verilir: Kabuksuz karpuz çekirdeği veya çekilmiş üzüm çekirdeği veya kereviz ve anason çekirdeği verilir. Diken çekirdiği, gül çekirdeği, gül, hatmi tohumu, molehiya tohumu birer dirhem ağırlığında öğütülür, taze, mayhoş meşrubatla ezilerek içilir. Ağır yemekler ve süt ürünlerinden men edilir, acı badem yağı ile siyah nohut yedirilir.’’

    UÇUK VE MANTARA SİRKE
    “Uçuk ve mantar tedavisine bölgeye uygulanacak olan ilaç, sarı terminalia tohum özü, meyan kökü yaprağı karışımının ezilmesi bölgeye sirke yağ ve petekle sürülmesidir. Gıda hafifletilir.’’

    CİNSEL İSTEKSİZLİKTE YAPILACAKLAR
    “Hastaya yağlı acı yayık, şekerli süt ve zencefil içirilir. Beline menekşe yağı sürmüşse tatlı içeceklerden alıkonulur, balık eti yedirilir. Şayet soğuk tabiatlı bir kimse ise terbiyelenmiş zencefil, rafadan yumurta ve uzun biber yedirilir. Keza bal ile soğangiller, şişman piliç, kuş eti yedirilip bayat içecekler içirilir. Beli yoğurt ve yasemin yağı ile yağlanır.’’

    ‘Sportif hareketlerin en dengelisi yavaş yürümektir’

    * Özel olarak yüksek sesle okumak, başı ve baştaki organların hareketini sağlar. Onları ısıtır, temizler ve yeniden güçlendirir.

    * Hızlı yürüyüş kalçaları, uylukları, bacakları ve ayakları hareket ettirir; bunları ısıtır ve güçlendirir. Sportif hareketlerin en dengelisi yavaş yürümektir.

    ‘YEMEKTEN ÖNCE BİR MİKTAR SPOR YAPIN’

    * Hareket doğal ısıyı harekete geçiri, geliştirir. Hareketsizlik doğal sıcaklığı dondurur ve söndürür.
    * Yemekten önce bir miktar spor yapın. Öncesinde ve sonrasında dinlenin. Yemekten sonra hareket etmeyin.
    * Tek cins yemek ile yetinilmemeli, farklı yemekler yenmeli. Çünkü bu tedbir bakımından önemlidir.
    * Yemeklerin farklı renklerde olması da önemlidir. Ancak her zaman olması gerekmez.
    * Yemek yağlı ise bunun yanında tuzlu veya acı yerse; yine tuzlu ve acı yerken yağlı bir şey yemesi iyidir. Yemek ekşi ise yanında tatlı yemesi zorunludur. Tatlının yanında ekşi de böyledir.

    ‘Hamurlu tatlılar damarları tıkar’

    İbni Sina, tatlılar hakkında bin yıl önce şu çarpıcı değerlendirmeyi yapmış: “Tatlılar iki türlüdür. Ballı ve hamurlu. Ballı olanlar ağızda eriyip mideye giderse sindirime yardımcı olur. Hamurlu olanlara gelince, bunlar katıdır, sindirimi ağırdır. Damar ve eklem tıkanıklarına sebep olur. Tatlılar kan yapıcıdır, cinsel iktidara yardımcıdır.

    ‘Aşırı seks akla ve gözlere zarar’

    “Cinsel iktidarın varlığının göstergesi yaş ne kadar ilerlerse ilerlesin cinsel ilişkiye şehvet duymaktır. Çocuk denecek kadar küçük yaştaki arzuya cinsel iktidar denilemez. Bu haldeki bir cinsel arzunun terk edilmesi kişiyi bunaltır, yemeğe olan isteği iptal eder. Bu konuda aşırı gitmek bedeni bitkin düşürür, görmeyi zayıflatır ve akıl dengesini bozar.’’

    ‘Yemekten sonra ılık su içmeyin’

    “Yemekte hoş olmayan çeşide gelince; kızartma ile haşlama, kırmızı et ile balık, kurutma ile taze, et ile süt, yumurta ile et, baklagiller ile balık bir arada yemek doğru olmayan karışımlardır. Su içmek yemek üzerine susuzluğu giderir. Bunun yemekten çok olmaması gerekir ki söndürücü olsun. Yemek ile midenin kütlesi arasına girsin. Soğukluk derecesi ise insana çok açık biçimde kendisini göstermeyecek kadar olmalı. Ilık suda bir hayır yoktur.’’

    ‘İbni Sina’ya göre eğitim yaşı 7 mi?’

    “Çocuk yedi yaşına girmeden önce yorucu ve rahatsız edici işlerin altına itilmemeli, bu şekilde bir eğitim ve terbiye etme yoluna gidilmemelidir. Çünkü bu çocuğun dinamizmini kırar, güzel yetişmesine engel olur.’’

    ‘Aşırı uyku kişiyi aptallaştırıyor’

    “Uyku organları dinlendirir ve yemekleri sindirir. Kişiyi ve nefsi korur. Bedendeki doğal hareketler uyku ile olgunlaşır. Aşırı uyku bedeni soğutur, kişiyi aptallaştırır, yüzü kurutur. Uykusuzluk ise cesedi kurutur, nemini temizler, güçleri çözer, iradeyi engeller, mizacı bozar. Aşırı uykusuzluk hali akli dengesizliğe sebep olur.’’

    ‘7-14 yaşta meyve suyu içirmeyin’

    “Anne bebeğini sütten kestiği zaman yemeğe dönmelidir. Yemeklerin en hafif ve yumuşağı ile başlanmalı, ağırlarına doğru yavaş yavaş ilerlemelidir. Yedi yaşından sonra, 14 yaşına erişinceye kadar çocuğa meyve suyu içirilmemelidir. Çünkü bu beyin ve sinir sistemini zayıflatır.’

  • Bunu inkar eden yok zaten şuanda dünyada kanser hastalığı için inanılmaz rakamlar var(ilaç ve tedavi yöntemleri vs) ama biryerde buda bitecektir. Senin dediğin gibi olsaydı birtek aspirin ağrı kesicisi olurdu ama eczaneye girdiğinde birsürü ağrı kesici var artık. Kısacası kanserin ilacıda eczanelerde yerini alacaktır(tabiki güzel bir rakamla). Ben Dr. bir bilim adamı olarak henüz kanser ilacı bulunmadığı kanaatindeyim. Çok önemli gelişmeler var ama henüz değil, bir şeyin ilaç olması cidden çok önemli çalışmaları ve deneyleri gerektiriyor, artı birde hukuki ve sanayi ile ilgili etik prosedürlerde cabası..

    Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik!