Alles anzeigenŞimdi önümüzdeki süreçteki beklentimi paylaşmak istiyorum.
Şuan mevcut dizilim üzerinden konuşmaya başlayalım. En kuzeydeki İskandinavya haricinde tüm Avrupayı etkisi altına almış ve bize doğru genişlemeye başlayan Azor yüksek basıncını görüyoruz. İskandinavya'da birikmiş kuvvetli soğukların da kuzeyinde ise kırmızı ile çember içine aldığım kutup yüksek basıncı, tam kutup bölgesinde hazırda bekliyor.
Atlantik-Amerika taraflarına baktığımızda ise siyah ile çember içine aldığım bir Atlantik siklonu görüyoruz.
Dizilim şuanda son derece basit ve tahmin edilebilirliği kolay. Bu sebeple özellikle ülkemizi içine alan bölgenin diyagramlarında inanılmaz bir senaryo uyumu var. Şimdi ilk değişimi takip edelim. Üstteki görüntüden yaklaşık 100 saat sonrasındaki görüntüyü aşağıda görüyoruz. Atlantikteki siklon İngiltere'ye kadar gelmiş ve İskandinavya'daki soğukların desteğini alarak Avrupa'yı etkilemeye hazırlanıyor. Eski konumunda gelişen (gri çember) yeni atlantik siklonu ile arasında ise YB alanı yükselmeye başlıyor.
Avrupada ise ayın 9'unda bize etkileyecek zayıf sistemcik haricinde Azor pide formunda üstünlüğüne devam ediyor.
Hepsinden önemlisi kutuptaki yüksek basınç alanı orada ve soğukların kutupta toplanmasını engellemeye devam ediyor. Bu görüntüye göre İskandinavya-Sibirya-Japonya-Kanada bölgesine doğru dağılmış soğuklar görüyoruz. Kutup girdabı zayıf durumda.
100. saatteki bu görüntüden sonra işlerin lehimize döndüğünü anlamaya başlayacağımız döneme geliyoruz. Sistemciğin ardından, AB alanının kıtada yarattığı dönme etkisi ile pide halindeki azor doğrudan üzerimize doğru atağa geçecek ve bu sırada lodos fırtınası ile bir güzel ısınacağız. Bu süreçte diyagramın önce dallanıp budaklanmasını sonra da -13'lere doğru kümelenen bir hamak kurmasını bekliyorum. İşte o görüntünün sebebi bir sonraki görsel:
Lodostan hemen sonra siyah renkle işaretlediğim ve kıtaya dalan büyük ölçekteki Atlantik siklonu bize doğru genişleyebilir ve bu süreçte muhtemelen dağlarımız lodos arkası kar dediğimiz sistem türünü yaşayabilir. Bu sırada atlantikten gelen ikinci AB alanının ise dönüş açısının etkisiyle hareketlendirdiği Azora, iki AB arasından bir koridor yaratması muhtemel görünüyor. Bu sürede kuzeyde hala dirayetli olarak görünen YB alanımız ile Azor arasında oluşması muhtemel koridor ise soğukların Rusyanın batısından balkanlara doğru uzanıp bizi balyoz gibi vurmasıyla sonuçlanabilir.
Görseldeki dizilim elbette değişim gösterecektir ve belli konumlarda parazit AB alanları türeyebilir. Ancak genel hattıyla bu temiz sinoptik diziliminden yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi bir salınım bekliyorum. Burada kilit durumda olan parametreyi kutuptaki yüksek basınç olarak görüyorum. Bir süredir orada ve model çalıştırmalarına göre bir süre daha orada olacak gibi görünüyor.
Bu durağan süreçte, model çalıştırmalarını ve diyagramları çok fazla önemsemeden belli aralıklarla kutup YB alanını takip edeceğim. Yaklaşık 4 gün sonra ilk büyük AB alanı İngiltere'ye geldikten sonra çalıştırmaları sıkı takibe almayı planlıyorum.
Ayın 16'sı ila 19'u arasında giriş yapmasını beklediğim sistem ile kış koşullarına tekrardan giriş yapacağımız düşüncesindeyim. Bu sistemin kıyılarımızda dahil kar kar yapma ihtimalini daha şimdiden %30'un üzerinde görüyorum
Herkese selamlar arkadaşlar,
Alıntıladığım mesajımdan beri yaklaşık 1 hafta geçmiş, şimdi durumumuzu bir gözden geçirelim. Yukarıdaki gibi İskandinavya'yı kasıp kavuran soğuklar ve etkisi altında kaldığımız Azor YB alanıyla bu haftayı tamamladık. Bu süreçte atlantikten kopup gelen (siyah) siklon Avrupa'ya dalışını gerçekleştirdi ve Azoru üzerimize doğru yatırarak bahsettiğim lodos fırtınasını bize yaşattı. Kutbun tam göbeğindeki YB alanı da beklenen doğrultuda aynı konumda bulunmaya devam etti. (beni en çok heyecanlandıran şey buydu)
Buraya kadarki kısımda diyagramlarda da gördüğümüz şekilde oldukça tutarlı bir bekleyiş vardı. Şuandan itibaren ise atlantik siklonlarının etkisiyle farklı oluşumlar ve senaryolar görüyorduk. Alıntıladığım görsellerdeki senaryoda şu sıralar beklenti, Şuanki atlantik AB'si ve bir sonraki (gri) AB alanı arasından yükselecek olan Azor YB alanıydı. Bunun sonucunda kutup ile bağlantı kurup bize kutup üzerinden sistem göndermesi üzerineydi. Bu süreçte değişiklik olabileceğini elbette biliyorduk ve ufak bir sapma günüyle beraber 16-19'u arasında giriş yapan bir sistem beklentim vardı. (Bugün hala aynı beklentideyim, biraz daha açıklamaya devam)
Mevcut görüntüde siyah ve gri atlantik AB'leri arasında yükselemeyen bir azor görüyoruz. Bunun sebebi ise Grönland'dan İzlandaya doğru kopan soğuk bir parçanın azorun yükseliş istikametine duvar örmesi. Bu soğuk parça Avrupaya doğru dalışa geçerek bu bölgedeki dizilimi değiştirecek gibi görünüyor. Tam şu sıralar bahsettiğim tarihler için diyagramda -13'lere doğru bir kümelenme beklentimden bahsetmiştim. Bunu göremiyoruz çünkü araya bir duvar örüldü.
Güncel dizilime göre yaklaşık 90-100 saat sonraki beklenti aşağıdaki şekilde. İzlanda'dan kopan soğuk parçası üzerimize doğru akışta. Azor ise hala kutuptaki YB alanına doğru tırmanışa geçmeye çalışıyor. Atlantikten gelen AB'nin desteği ve İzlanda duvarının bize akışı sonrası, Azor kendisine yükselecek bir alan buluyor. Ancak bu sefer de kutup konumunu kaybederek 100 saat boyunca X noktasından işaretlediğim şekilde güneydoğuya doğru yer değiştiriyor.
Artık Rusya karasallığına ulaşmış bir 1050'lik YB alanımız ve ona doğru ilerlemeye çalışan Azor haricinde Hazar denizi dolaylarından başka bir YB alanı daha var. Bu "Ural YB alanı", Rusyada karasallık kazanan geniş kutup YB alanının dönme açısıyla Sibirya'dan bize doğru akıtacak soğuk deposuna (mor ok yönü) duvar örmeye malesef çok hevesli.
Muhtemelen yukarıdaki senaryoya üç aşağı beş yukarı bir görüntü ile 15 Şubat'a ulaşacağız. Bu süreçte geçen hafta bahsettiğim şekilde dağlarımızda lodos arkası kar bekliyorum. Istrancalarda hatta İstanbul'daki uzantılarında bile kar görmemiz olası duruyor. Tam yukarıdaki görüntüden sonrasında ise daha önceki beklentimde kutup YB alanının bize kutup kökenli bir sistem yollamasını bekliyordum. Artık kutup YB alanı Rusya karasallığında bulunuyor ve bize yollaması muhtemel sistem Sibirya kökenli olacaktır. Şimdi bu ihtimalleri tartışalım.
ECMWF modelinin beklentisi Ural YB alanının soğukların akışına duvar öreceği yönünde. (her senaryoda bu duvarın gücü azalıyor) Bu tip dizilimlerde genellikle o Ural YB alanı bizim önümüzü keser ve soğuklar Kazakistan taraflarına doğru yönelir. Ancak daha zayıf ihtimalle de olsa (%20-30) UKMO modelinin gösterdiği gibi bu duvar bize çomak sokmayabilir. Böyle bir durumda Rusyadaki YB alanı, dönme açısıyla kuzeydoğudan tüm sibirya soğuğunu balkanlara doğru süpürebilir.
Sağ tarafta UKMO'nun bu çalıştırmasını görebilirsiniz. O sırada Romanyada 850hpa'da -20'lik bir soğuk çekirdeği bulunuyor. Modelin vadesi yetmiyor ancak sonraki durumda balkanlarda bize doğru akan -14'lük soğuklar görmemiz kuvvetli muhtemeldi.
Bu tip bir senaryoda gerçekleşmesi muhtemel durum, geçen hafta bahsettiğim tarihlerde giriş yapan (artık) Sibirya kökenli bir sistem ile kıyılarda dahil kar yapan kuvvetli bir sistem ihtimalidir. Şahsen bu ihtimali hala %30 civarlarında görüyorum.
Peki Ural YB alanı bize set çeker ve doğudan gelen soğukları engellerse sonrasında ne olur? Hadi vade uzunken bunun üzerinden bir tahmin oluşturalım.
Yukarıdaki görselin sol tarafında (ECMWF) doğudan gelen soğuğa set çeken Ural YB alanı, İskandinavya kuzeyinden bize doğru bir sistem akışına fırsat veriyor. Bu akış ile Azor YB alanının önü açılıyor ve çizdiğim rotadan bir tırmanış gerçekleşiyor. Aynı sırada Alaskadan kutba doğru uzanan bir sırt ile tekrardan yerleşen bir kutup YB alanı görüyoruz. Evet önü açılan Azorun tırmanışı ise o kutup YB alanına doğru ve bu sefer sinoptik buna çok daha uygun durumda. (soğuklar Sibiryada birikerek kutup bölgesini tamamen boşalttı)
İşte yukarıdaki senaryonun sonrasındaki dizilime bakalım:
Azor nihayet kolay bir tırmanış ile kutup yükseği ile bağlantısını kurdu. Kutuptaki yükseğin dönme hareketi ise Sibiryadaki soğukların doğrudan Avrupaya akışı ile sonuçlandı. Bu soğuklar çok geniş ölçekli ve soğuk deposu bakımından inanılmaz kuvvetlidir. 2018 Şubatının sonu ve bir kaç mesaj önce Berkay34 'ın paylaştığı 2012 şubatında bu soğukların kıtaya akışını görmüştük. İkisinde de asıl akış Avrupaya doğru oldu. (bu tip sistemlerin genel rotası kara üzerinden Avrupa şeklinde oluyor) Ancak kırıntıları bile kıyılarımızda net kar yağışlarına sebep oldu.
En son bir özet yaparsam,
1 haftalık ısınmamızı lodos fırtınası ile yavaşça uğurluyoruz. Sırada dağlarımıza (hatta belki bölgemizin tepelik alanlarına) lodos arkası kar bırakmasını beklediğimiz yağışlı bir süreç var. Bu süreç bahsettiğim "kış koşullarına dönüyoruz" mesajımın başlangıcı.
Üzerimizde blokaja gidecek olan AB alanlarına doğru geçen hafta bahsettiğim tarihlerdeki sistem ihtimalini takip edeceğiz. Kutuptaki YB alanının konumunun Rusya'ya doğru kayması ile kökenini Sibirya olarak revize edebileceğim sistemin, Ural tarafından önü kesilmeden bizi etkileyip kar yağışlarına sebep olma ihtimalini %30 civarlarında görüyorum.
Eğer Ural bize set oluşturur ve doğunun önünü keser ise, kıyılara kar yapmayacak olan bu sürecin (evet hala soğuk taraftayız ve kış koşullarında devam etmemiz muhtemel) sonunda kademe kademe artışa geçen İzlanda-Kutup soğukları ardından Şubatın son haftasında Sibirya'dan kıtaya gelen ciddi ölçekli soğuklar beraberinde, şubatın son haftası içerisinde "efsane" diyebileceğimiz bir sistem alma ihtimalimizi de yine benzer oranlarda görüyorum.
Yani; şubatı bitirmeden kıyılarda kar yapan bir sistem alma ihtimalimizi %50 civarlarında, aynı süreç içerisinde "gelecek yıllarda hatırlayacağımız türde" bir sistem alma ihtimalimizi ise yaklaşık %30 ihtimallerinde görüyorum ![]()