Ramazan demirtaş;
ANKARA ve Civarının DEPREM TEHLİKESİ'ne ilişkin ZORUNLU AÇIKLAMA;
1-Deprem bilimi ve deprembilimcilerdeki en büyük sorun ya da çıkmaz, DİRİ FAYLARIN TEHLİKE PARAMETRELERİni bilmeden tehlike ya da deprem üretme potansiyelinin olduğunu, sanki hepsinin aynı anda insan ömrü içerisinde deprem üretecekmiş gibi açıklama yapmalarıdır.
2-Tehlike parametrelerinden söz edemiyorsak, Ankara ve çevresinin diri faylarla çevrili olması TEHLİKE ya da deprem üretme potansiyeli açısından hiç bir bilimsel anlam ifade etmiyor.
3-Ne demek istediğimi açıklamaya çalışayım: (1) Yaklaşık 200 km uzunluktaki TUZGÖLÜ FAYI 'nın tehlike parametrelerin belirleyen (a) deprem üreten kaç segmentten oluştuğu?, (b) kayma hızı ne kadar?, (c) en son ne zaman deprem üretmiştir? (d) deprem yinelenme aralıkları nedir?,
4-(e) yaşadığımız bina ömrü içerisinde deprem üretme olasılığı nedir? gibi tehlikeye ilişkin parametreler ilgili bilgiler verilmeden Tuzgölü fayının depremselliği ya da deprem potansiyeli konusundan bahsedilmesi deprem bilimi açısından hiç bir bilimsel anlam taşımaz.
5-Demirtaş vd. 2008, Kürçer vd. 2010? yapılan fay kazıları Tuzgölü fayının yinelenme aralığının 5 bin ile 10 bin yıl arasında değiştiğini ortaya koymuştur. En son ne zaman deprem ürettiği konusu tartışmalı olup, tarihsel dönemde büyük deprem üretmemiş,
6-ancak tarihsel öncesi yakın jeolojik zamanda büyük depremler üretmiştir.
7-(2) Ezinepazarı-Kırıkkale Fayı'nın deprem yinelenme aralığı birkaç on bin yıl; (3) Akpınar Fayı 19 Nisan 1938 tarihinde M6.5 büyüklüğünde deprem üretmiş, ancak yıllık kayma hızının çok düşük olması nedeniyle benzer depremi birkaç bin-birkaç on bin yıl sonra üretecektir.
8-(4) KAFZ'nun Bolu-Gerede segmenti, en son 1 Şubat 1944 tarihinde 180 km uzunluğun yüzey kırığı oluşturan Ms 7.6 büyüklüğünde deprem üretmiştir. Bu segmentin yıllık kayma hızı 18 mm/yıl civarında olup, benzer büyüklükte bir depremin yinelenme aralığı yaklaşık 300-400 yıldır.
9-En son depremden (1944) itibaren 75 yıl geçmiştir. Dolayısıyla Ankara'yı tehdit eden bu segmentin en az 200-300 deprem üretmesi söz konusu değildir.
10-Ankara ve civarı Orta Anadolu Ova rejimi içinde yer almaktadır. Orta Anadolu bölgesinin yükselmesine bağlı olarak, Çubuk, Kazan, Mogan, Polatlı gibi ovalık bölgelerin kenarlarında 3.0 <M <5.0 arasında deprem üreten çok kısa gerilme ya da kesme kırıkları bulunmaktadır.
11-20 Ağustos 2019 günü Mamak ve Kazan'da olan M 3.0 ve 3.4 büyüklüğündeki depremler de bu tür faylar tarafından üretilmiş küçük depremlerdir.
12-Bu depremlerden hareketle, yukarıda söz ettiğim TEHLİKE parametrelerini belirtmeden "Ankara ve çevresi büyük deprem üretecek faylar tarafından çevrilmiş" şeklinde ifade etmenin savunulacak bilimsel bir yanı yoktur. Saygılarımla..