Hocam dewpoint haritasını veren sitede bir sıkıntı var, 3 aralığa kadar bakımdaymış. Ama nem il geneli %95-100 civarında. Bu nedenle Aydos dağında dahi, dewpoint 3 derece.
O halde o iş patatese baglar 😊 dew point 0 olsa bile kalitesiz oluyor
Hocam dewpoint haritasını veren sitede bir sıkıntı var, 3 aralığa kadar bakımdaymış. Ama nem il geneli %95-100 civarında. Bu nedenle Aydos dağında dahi, dewpoint 3 derece.
O halde o iş patatese baglar 😊 dew point 0 olsa bile kalitesiz oluyor
dew point haritasi atinda bi bakalim yagarmi yagmaz mi diye. Bu isin bi dogasi var arkadaslar. Atmosferin doganin vs kurallari belli.
aksam saatlerinde yagisi yakalamasi durumunda aydos icin bi ihtimal kar gorulebilir. Bunun disinda istanbul da boyle bir ihtimal yok. Gerek yuksek nem gerekse dew point zaten buna izin vermiyor
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) yapılan açıklamaya göre, bugün saat 05.36'da merkez üssü Yalova'nın Çınarcık ilçesi olan 4,1 büyüklüğünde yer sarsıntısı meydana geldi.
İLK 5 SAATTE 5 ARTÇI DEPREM
Açıklamada, 4,1 büyüklüğündeki depremden sonra ilk 5 saat içinde büyüklükleri 1,5 ile 2,3 arasında değişen 5 ayrı artçı depremin kaydedildiği bildirildi.
Narsil hocam bi ince sıkıntısı var o dogru 😊 6.5 gecmez seklinde ki beyani 1894 de enerji bosalmasindan dolayi tek kirilma olmayacagi gorusunde. Tek kirilmada 7 yi bulacagini oda biliyor 😊
Hava_Forum hocam, bir demeci daha var bu profesorun ancak onu bulamadim. Demecinde " 1894 yilinda yesilkoy aciklarinda 8 km derinlikdeyasanan depremin büyük bir stres bosalttigini bu sebeple tek kirilma olamayacaginj ve 2045 den once yasanmasinin güç oldugunu soyledi" Ayrica kanalistanbul projesinin bir tetikleme yapma durumu var mi diye soruldu kendisine cevap şuydu " bakin bunlar safsata, o projede cok sayida jeofizik muhendisi calisiyor. Oldu ki tetikledi bu durumdada bogaza yardimci olup denizjn stresinj ikiye boler ve tsunami riskinden az zararla cikariz". Demisti.
berkay_tuku iste bu harita cinarcik fayinin üst diliminin vertikal yapida oldugunu gosteriyor. Cinarcik cukurunda ki fay hattinin tsunami getirmesi riski ise vertikal yapida olmasindandir.
Ünlü profesörün yakın gecmiste şöyle bir beyanı var;
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy (İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği): ”Marmara Denizi’yle ilgili tüm yayınlar çürümüştür. 1999’dan sonra 180 km’lik fay bir seferde kırılacak 7.8-8.1’lik deprem olacak dendi. Yeşilköy’den Gaziköy’e kadar olan 10 km’lik fay kırılabilir, 7.5 şiddetinde deprem olacak tezleri de çürüdü. Yaklaşık 50 km. uzunluğundaki Çınarcık Çukurluğu’ndaki büyük deprem 1894’te 7.4 büyüklüğünde oldu ve stresini boşalttı. Yeni bir deprem için en az 250 yıl gerekir. Ama aynı kırılma Körfez’de 6 metrelik atım yaptı. Onun için bu fayda hiç bir stres yok. 1912’de kırılan diğer fay (Tekirdağ-Ganos fayı) yeniden kırılma için çok uzun süre bekleyecektir. Orta sırtta Arminjo’nun 50 km. dediği, bence yaklaşık 30 km.’lik fay da 6.5’tan yukarı deprem yapmaz.”
2 gün önce de "The Quake" adlı filmi izlemiştim. Valla ben bile şüpheliyim acaba sebebi ben miyim ?
![]()
Sen ders calismana bak kardesim bosver. Hepsi isin esprisi😊
Saat 05.15 civarı coğrafya dersini çalışıyordum. Sıkıntıdan depremler ile alakalı videolara bakıyordum. 15-17 dakika sonra deprem olması çok tuhaf oldu benim için
Allah yardımcımız olsun. Herkese geçmiş olsun.
Amin
Ancak kardes sen ders calismasan iyi olur bence, çünkü resmen cagirmissin yahu 😏
Hocam, devamlı konuşuyoruz. Marmara Denizi önemli bir risk taşıyor. Bana göre Ganos fayı dahil, kısa bir zaman dilimi içinde bütün sistem kırılacak. Ganos soru işareti olmak üzere, tüm kırıklar tarihi döngülerini doldurdu.
Bu kırılma esnasında dediğiniz gibi Tsunami de oluşacak, bina stoğumuzun kalite sorunları, altyapıve üstyapı sorunlarımız yüzünden ciddi yıkımlar da gözleyeceğizç
Hemen, bugün, şu anda tedbir almaya başlamamız gerekiyor. Her kim olursa olsun, hangi siyasi düşünceyi paylaşıyor olursa olsun, tedbir almayan, alınan önlemlere engel teşkil edenler, bu ülkenin geleceğine, çocuklarımıza ihanet edenler olarak tarihe gececeklerdir.
Allah cümlemizi felaketlerden ırak tutsun inşallah.
Amin Rabbim hepimizi korusun..
Tek korkum tam kırılma seklinde tamaminin kırılması. Momentum tetikleme yani. Parca parca olma sansi seninde dedigin gibi coktan miadini doldurdu
Çınarcık fayının üst diliminin İstanbul’a doğru kaydığını, tek parçalı bir kırılma olduğunda da gerilim birikme ve boşalma hızlarına bağlı olarak önemli bir deprem olacağını biliyoruz. 30 km uzunluğundaki Çınarcık fayının hareketlerinin vertikal olması, üst dilimindeki kırılma durumunda dev bir tsunami yaratacağını gösteriyor. Bu sadece İstanbul değil, tüm Marmara sahilleri için felaket olur. İstanbul’un geçmişinde tsunami olduğuna dair çok sayıda veri var.
Tam işe gitmek icin yataktan kalkmaya hazirlaniyordum ki bi an da yataktan firlamama sebep oldu. Gecmis olsun hepimize
Hayirli sabahlar... herkesin cuması mübarek olsun..
Basta Samet hoca olmak uzere bu organizasyonda bulunan herkese tesekkurler
Ben sırf şu sayfadaki gırgır ortamı için alıyorum bileti erkenden:) yoksa yeterince puanım var havaforumun nazik hediyesi olan istasyon da var:) Ama buradaki samimi ortam bambaşka.
O gırgıra bende dahil oluyorum eglenceli oluyor hocam. Ama diger turlu olunca bedavadan seviye derdinde olanda var
ben biletleri hf puani icin almiyorum. Amacim cekilise katilip termometreyi kapabilmek bu yuzden ne kadar cok bilet o kadar cok sans. Bir kac gereksiz mesaj okudum hf puani yukseltip seviye atlama derdinde millet. Burada seviyesini yukseltmek istiyorsa eger bu kisiler, ögrenerek forumda bilgi alis verisi yaparak dahasi hizmet icin. (Sözüm herkes icin degil o kisiler kendini zaten biliyor). Samimi soyluyorum ki; meteoroloji sevgim o kadar buyuk ki, burayi bir okul bir bilim yuvasi olarak göeüyorum...
İyi forumlar...
koca koca met.mühendisleri boyle aciklama yaparsa bu bilim olmaktan cikar. Atmasyon kurumu olur. Bizim poligon sahasi veya karalama defterine davet edelim kendilerini
Kandilli Rasathanesi ziyaretimden anı defterime kendi kalemimden...
22 Mayıs 1766 Büyük İstanbul Depremi
izmit'ten gelibolu'ya kadar uzanan marmara fay hattını kıran depremde tsunami dalgaları oluştu, camiler topkapı sarayı ve anıtlar büyük zarar gördü. 22 mayıs 1766 depremi marmara denizinin doğusunda oluşmuş ve izmit'ten tekirdağ'a (rodosto) kadar uzanan geniş bir bölgede büyük hasarlar yapmıştır. izmit, bursa, edirne ve muhtemelen gelibolu'ya kadar uzanan bir bölgede yüksek binalarda ve yapılarda hasar gözlenmiştir. bu deprem sonucunda yüksek deniz dalgaları (tsunami dalgaları) oluşmuş, istanbul boğazı ve mudanya körfezinde önemli ölçüde hasar gözlenmiştir. Bu depremi izleyen birçok artçı deprem rapor edilmiştir. en önemli artçı deprem muhtemelen aynı büyüklükte belki de
daha büyük 5 ağustos 1766 mürefte yakınlarında oluşmuştur. gözlenen hasarın büyüklüğü ve etki alanından dolayı bu depreme ait oldukça fazla bilgi ve belge mevcuttur ve belki de marmara denizi ve çevresinde gözlenen, en ince ayrıntısına kadar detaylı rapor edilmiş tarihsel depremdir. osmanlı arşivlerinde bu depremin ardından izmit ve istanbul'da hasar gören cami ve külliyelerinde başlatılan onarım çalışmalarına ait belgeler mevcuttur. özellikle yunan kaynaklarında istanbul'da bulunan yabancı ataşe ve elçilerin avrupa'daki basın aracılığıyla rapor ettiği bu deprem doğrulanmaktadır. çok ilginçtir bu depremden 11 yıl önce oluşan ve lizbon (portekiz)'u harabeye çeviren büyük deprem ile olan ilişkisi ve depremlerin oluşumu hakkında oldukça fazla spekülasyona sebep vermiştir. 22 mayıs 1766 depremi kurban bayramının üçüncü günü gün doğuşundan yarım saat sonra perşembe sabahı oluşmuştur. rapor edildiği üzere güney-kuzey doğrultusunda hissedilen yeraltı gürültülerinden sonra yaklaşık 2 dakika süren ana depremıden 4 dakika sonra daha küçük ölçekli bir deprem oluşmuştur. deprem'den hemen sonraki ilk kayıtlara göre istanbul'da 850'den fazla ölü ve birçok yaralı rapor edilmiştir. ancak, ölü sayısının az olması depremin sabah namazını takiben camiler boşaldıktan sonra oluşmasına bağlanmaktadır. maalesef, yıkımlar arasından daha sonra çıkarılan ölü sayısının toplam 4.000-5.000 civarında olduğu rapor edilmiştir. istanbul'daki hasar oldukça geniş bir alanda gözlenmişti. galata ve pera &WCF_AMPERSAND'daki önemli hasarların yanısıra boğaziçi'ndeki köylerdede nisbeten küçük oranlarda hasar gözlenmiştir. istanbul'u çevreleyen surlar , özellikle yedikule ve eğrikapı arasında önemli ölçüde yıkıldı. yedikule'deki bir-iki kule yıkıldı, edirnekapı hasar gördü ve bahcekapısı ve odunkapısı'nın çöktüğü rapor edilmektedir. en önemli hasar fatih sultan mehmet camisi ve külliyesi'nde gözlendi. caminin kubbesi, imaret ve medrese çöktü. medrese'de eğitim gören 100'den fazla öğrenci yaşamını yitirdi. depremden sonra caminin onarımı oldukça zaman aldı. sultan ahmet camisi'nin minaresi yıkıldı ancak ayasofya ve diğer camiler (selimiye, süleymaniye, şehzade, valide ve nuruosmaniye ve laleli) hafif hasar ile bu depremden etkilendiler.istanbul'daki bu yıkımlar yabancı ateşe, elçiler ve misyon şeflerince de rapor edilmiştir. bu depremden kiliseler de oldukça etkilenmiş olmasına rağmen, ayrıntılı kayıt pek yoktur. topkapı sarayı' ndaki ağır hasardan dolayı osmanlı sultanı saray bahçesindeki çadırında uzunca bir süre ikamet etmek zorunda kaldı. saray'daki mutfak ve bacaları tamamen yıkıldı. eski saray bahçesinde bulunan cezaevinin duvarlarının yıkıldığı ve savaş esirlerinin kaçtığı ayrıca rapor edilmiştir. kadırga sarayın onarımı ve beşiktaş'taki saray'ın duvarlarındaki yıkım kayıtlarda yer almaktadır. bu depremde ayrıca birçok han yıkıldı, özellikle vezir hanı harabeye döndü ve birçok ölüme sebep oldu. hırkacılar,şekerciler, baltacılar, çuhacılar ve kalpakçılar hanları ağır hasar gördü. kapalıçarşı, örücüler çarşısı ve mercan ağa'daki yıkımlar, yerebatan sarnıcı ve askeri birliklerde hasar rapor edilmiştir. Ayrıca, şehir su şebekesinde ve kanallarında kırılmalar gözlendi. Galata ve pera önemli bir hasar almadan bu depremden etkilendiğinin rapor edilmesine rağmen, pera'da birçok duvarın ve bacaların yıkıldığı gözlenmiştir. galata kıyılarındaki birçok yerleşim birimini ve daha kuzeyde istinye koyunda yıkımlar oluşmuştur. bu depremde istanbul'un 22 km kuzeyindeki ayvadbend barajı hasar gördü. Depremde ki hasarın daha çok istanbul'un batısında yoğunlaştığı rapor edilmiştir. çatalca, küçük-büyük çekmece, kumburgaz, burgaz, lüleburgaz, çorlu ve tekirdağ (rodosto)'da deprem hasarlarının gözlendiği güvenilir kaynaklarda yer almaktadır. tekirdağ'ın daha batısında deprem hasarı ile ilgili pek güvenilir bir kaynak yoktur. ancak gaziköy, gelibolu ve çanakkale boğazında bazı hasarların gözlendiği rapor edilmesine rağmen bu izlenimler 5 ağustos 1766 -mürefte artçı depremiyle ilişkili olabilir. Bu depremde gözlenen yıkımlar istanbul'un doğusunda daha çok izmit körfezi'nde yoğunlaşmıştır. bölgede ki birçok kasaba ve köy de ağır hasarlar gözlenmiştir. yaklaşık iki dakika kadar sürdüğü rapor edilen bu depremde izmit mehmet bey camisinin kubbesi ve çalık ahmet camisinin duvarlarının yıkıldığı ve depremden sonra gözlenen deniz dalgalarının (tsunami dalgalarının) limanları kullanılamıyacak derecede yıktığı rapor edilmektedir. Marrmara denizi'nin güneyinde karamürsel'in batısında birçok köydede (hersek) ağır hasarlar gözlendiği bilinmektedir. Bu deprem bozcaada, selanik, izmir ve güney balkan'larda sırp kaynaklarına göre istanbul'un 240 km kuzey-kuzeybatı'sında yer alan aytos'da hissedilmiştir. Galata, boğaziçi ve mudanya kıyı şeridinde deniz seviyesinde yükselmeler gözlenmiş ve marmara denizi'ndeki küçük adacıkların yarı-yarıya suların altında kaldığı rapor edilmiştir. Depremden yaklaşık iki ay kadar sonra inşaat malzemeleri, bina ustaları midilli'den kayseri'ye kadar uzanan geniş bir bölgeden getirilerek yapım ve onarım çalışmaları başlatılmıştır. birçok kamu (idare) binası yıkılarak yeniden yapılmış ve fatih sultan mehmet camisi ancak 5 mayıs 1771'de kullanıma açılabilmiştir.
Özetle, ulusal deprem istasyonları ağından, zemin etüdlerine, neotektonik araştırmalara ve konut tipi seçimlerine kadar bir dizi araştırmayı başlatmalıyız. önce, sağlıklı bir veri-bankası oluşturarak, deprem olayına hazırlanmalıyız...
İyi forumlar..
Evet orası öyle hocam. Ama demek istediğim şimdi asgari ücrete zam yapılması ile birlikte, kısa vadede alım gücünü dövizin bu kadar yükselmediği zamana kadar yani yaz başındaki haline kadar anca yükseltir. Orta ve uzun vadede ise alım gücü yine düşer çünkü fiyat seviyeleri daima yükselir, Türkiye'de enflasyon oranı yıllardan beri maalesef oldukça yüksek. Bunun çözümü ya tl'nin değerli bir para birimine dönüşmesi(ki bu seçenek çok gerçekçi görünmüyor) ya da ekonominin sağlam temellere, yani katma değer üretimine bağlanmasıdır. Sadece inşaat ve sadece körfez ülkelerinden alınan içi boş yatırımlar sürdürülebilir değil.
Kisa ve öz bi cumle kurayim size hocam. Üretim ve ihracat.. tüketen oldgumuz muddetce dövizle hirpalamaya devam ederler bizi