Konu Dışı [Genel Sohbet]

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
  • Türklerin doğu Asyadaki hakimiyetleri bitip, batıya çekilirlerken, burada Moğol gücü ortaya çıkmıştı. Göktürklerin eski vatanı olan bu bölgede Xlll.yy. başlarında Monghol, Merkit, Kereyit, Nayman, Tatar adında beş boy iktidar için mücadele halindelerdi. 1206'da Cengiz Han ünvanı ile hükümdar olan Temuçin bütün boyları birleştirmek suretiyle Monghol(Moğol) adını hepsi için ortak devlet ve millet adı haline getirdi.

    Türklerin, Moğollarla aynı soydan sayılması Batı ilim çevrelerinde Prof.Joseph De Guignes'in 1758'de yayınlanan eseriyle olmuştur. Burada da en önemli dayanak "Cami'üt-Tevarih" olmaktadır. Bu eser İlhan Gazan'ın emriyle vezir Reşidüddin tarafından yazılmıştı.
    Timur'un oğlu Şahruh zamanında yazılan, müellifi bilinmiyen "Muizzül-ensab fi Şecerti selatini Moğol" adlı eserde ve Şahruh'un oğlu Uluğ Bey tarafından yazılan "Şeceret-ületrakve ulusi Arbai Cengizi" adlı eserde, Ebul Gazi Bahadır Han'ın "Şecere-i Türki"sinde Türklerle, Moğollar aynı soydan gösterilmişlerdir.

    Prof.Dr.Z.V.Togan da Türklerin ve Moğolların Ural-Altay zümresinden olduğunu zikrederek, Moğolların bu Altay zümresinden Türklere en yakın, bilhassa sosyal teşkilatının benzerliği itibarıyla tamamen kardeş bir kavim olduğunu ileri sürmektedir. Dil konusunu da ileri sürerek "Eski Türk dili meselesi şimdi Moğolca ile mukayeseden başka öğrenilemez bir şekil almıştır" demektedir. N. Atsız da, bu iki kavmi Altay dilleri zümresinden kardeş millet saymaktadır. Hatta Türkçe ve Moğolcanın eskiden tek dil olup, ancak Hunlar çağında iki ayrı dil haline geldiğini ileri sürmektedir.

    XII.yy'larda Türk ve Moğol kavimleri arasında kuvvetli bir kaynaşma görülüyor. 1221'de Cengiz'i bizzat ziyaret eden elçi Çiao-Hong, O'nun Şato Türklerinden geldiğini söylüyor. Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu ise, Cengiz'in irken ve dil bakımından Moğol olduğunu ileri sürmektedir.

    Prof. Dr. Z. V. Togan ise "Cengiz'in kendisince Türk kelimesi, Moğol ile Türkün her ikisini ifade eden bir isim olarak anlaşıldığı görülüyor." diyor.
    Moğollara, Türk kültürünün izleri yoğun olarak Uygurlar vasıtasıyla geçmiştir. Moğollarda, kendilerine Gök-Türk (İlahi himayeye sahip Türk) kelimesinde olduğu gibi, aynı anlamda "Köke-Moğol" diyorlardı. Türklerdeki devlet ve cihan hakimiyeti anlayışı Moğollarda da kuvvetle görülür.

    Antropolojik bilgilere göre ise, Türkler ve Moğollar bir kardeş kavim olarak görülmüyorlar. L.Bartucz, Moğolları tıknaz gövdeli, geniş göğüslü, küçük gözlü, yassı burunlu, kalın boyunlu ve sakalsız bir yüz olarak tarif ediyor. H.Mathieu da hemen hemen aynı tipi tarif ediyor.

    Aknerli Gilgor da Moğolları, "Bunların başları öküz başı kadar büyük, gözleri kuş gözü gibi küçük, burunları kedininki gibi yassı, çeneleri köpek çenesi gibi kısa idi ve sakalları hiç yoktu" diye tarif ediyor.

    L.Bartucz'un tarifine göre ise Türkler uzuna yakın boyda, vücut yapısı güzel ve hareketli, kafatasına göre yüz normal idi ve Mongoloidlere benzemiyordu. Burun yüz sathından çıkık, düz veya gaga burnu biçimindeydi.

    İslâm ve Lâtin kaynakları da Moğol tipini tarif ederken hemen hemen yukardaki tanımlamaları aynen yapıyorlar.
    Moğol ve Türk dilinin Ural-Altay dil ailesinden sayıldığından bahisle bu iki kavmin kardeş sayıldığını söylemiştik. Fakat Türk dili ve lehçelerinin yalnız başına bir dil ailesini meydana getirdiği görüşünün kuvvet kazandığını düşünürsek, aynı dil ailesinden olduğuna dayanarak akrabalığı ileri sürmek zayıf kalmaktadır. Viladim Irtsov ve W.Kotwict adlı bilginler tarafından da, Türkçe ve Moğolcanın ortak bir dilden türedikleri, aralarında bir yakınlık bulunduğu iddiası çürütülmektedir.

    Prof. Dr. Z.V. Togan Cengiz'in adına Maveraünnehir'de, Mengü Kaan'ın adına Tifüste basılan sikkeler üzerinde Türkçe cümleler olduğunu, Cengiz'in Türkçe konuştuğuna dair rivayetleri naklediyorsa da bunlar daha yakın devrelere aittir. Prof.Dr.Osman Turan ise daha kesin biçimde "Aslında Türkçe ile Moğolcanın akrabalığı ve aynı dil ailesine mensubiyetleri bile bugün ispat edilmiş değildir. Gerçekten Türkler ile Moğollar arasında dil ve ırk ayrılığından başka içtimai ve siyasi teşkilat ile kültür ve ananelerde de büyük fark hatta zıddiyetlerin mevcudiyetini tarih meydana koymaktadır." demektedir. Fakat Prof.Ahmet Temir ve Talat Tekin ise bu hususta tam zıt görüşü ileri sürerek Türkçe ve Moğolcanın akraba olduklarını ifade ediyorlar.

    Prof.Dr.İbrahim Kafesoğlu ise, Türkçe ve Moğolcanın aynı dil ailesinden sayılmasının bu iki kavmi kardeş kavim saymayı gerektirmiyeceğini, o takdirde Hind-Avrupa dil ailesine dahil Perelerin, Hindlilerin, Cermenlerin aynı soydan gelmiş olmaları gerekeceğini söylüyor. Ayrıca bu iki kavmin sosyal teşkilat bakımından da kardeş oldukları kanaatini de doğru bulmayarak, bu ortaklık ancak fiziki coğrafyanın, iklim etkilerinin yarattığı ortaklıktır demektedir.

    Eski devirlerde Moğollarla, Türkleri ayıran bir unsur da ekonomik faaliyetleri açısından domuz yetiştiriciliği oluyor; M.Ö. II.binlerde Moğollar diğer kavimlerden ayırdedilirken daha ziyade sığır ve domuz çobanı oldukları belirtiliyor. Türklerin ise ne beslemek, ne de yemek bakımından domuzla ilişkileri olmamıştır. Yine proto-Moğol kavimlerde köpek, ölülerle beraber ruhun klavuzu olarak görülürdü. Türk kavimlerinde ise kutsal hayvan Gök-Böri (Bozkurt) idi.

    Moğolların sosyal teşkilatı da, ana egemenliği üzerine idi. Fakat Türklerde münferit olarak ana egemenliği görülürse de, sosyal teşkilatta baba egemenliği esastı. Türklerde elbiseler sola açılmakta, Moğollarda ise sağa açılmaktaydı.

    Coğrafi açıdan ise; ilk Türk yurdu ile Moğol yurdu birbirlerinden pek uzakta bulunuyordu.
    İlk devirlere ait bu bilgiler rağmen, 1240 civarında yazılmış "Moğolların Gizli Tarihi"nde Cengiz Han'ın ataları, Yüce Tanrının takdiriyle yaratılmış bozkurt (Börte-Çine) idi. Şecere-i Terakime'de de Moğollar, Oğuz Han'ın kendi kemiğinden (soyundan) gösterilir. Cengizname'lerde ise Cengiz Han, Oğuz soyundan gösterilir. Cengiz'de, Oğuz gibi tarif edilir, fetihler yapar, O da boylara ad verir. Hatta Oğuz Han gibi Cengiz de Müslüman kahraman olarak geçer.

    Reşidüddin'in Oğuzname'sinde de Moğollar, Oğuz'un amcasından türemişlerdir. Oğuz onları Karakurum'a kadar sürmüş ve onlara "Muval" adını vermişti.
    Değişik kaynaklardaki bu bilgiler Moğolların,kendilerine Türk tarihinden hisse çıkarmak istemeleri biçiminde yorumlanabileceği gibi, daha isabetli olarak Türkleştikleri, Türk kültürüyle kaynaştıklarının işareti de sayılabilir.

    Sonuç olarak; Proto-Türk ve Proto-Moğol kültürlerinin ortaya çıktığından itibaren birbirleriyle ilişkilerde görülmesi, kültürel etkileşimler, yakın devirlerdeki coğrafi beraberlik, göçebe hayatındaki benzerlikler Moğollarla, Türklerin aynı soydan olduklarını düşündürmüştür.
    İlk devirlerde dil ve antropolojik özellikler bakımından farklı olan bu kavimler, birbirleriyle kültür alış-verişinde bulunmuşlardır. Türklerle, Moğolların aynı ırktan olduğu, M.Ö. 1500'lere doğru birbirlerinden ayrıldığı hakkındaki görüşler de artık gittikçe terkedilmektedir.

    İki kavim arasındaki kültürel ilişkilerin de, Türkleşme biçiminde tezahür ettiği anlaşılmaktadır. Bunun Türk toplumu üzerindeki etkisi mutedil bir mongoloid tipin doğması olmuştur. Bu kaynaşma sırasında bir kısım Türk kabileleri Moğolca bile konuşmaya başlamışlardır. Nitekim Cengiz'in mensup olduğu aile böyle bir Türk ailesiydi.

    Cengiz Han'in devleti de başlangıçta bir Moğol devleti iken, kısa zamanda bir Türk-Moğol cihan devleti haline gelmiştir. Devletin esas nüfus kitlesi Türk idi. Moğolların, İslam ülkelerinde yaptıkları tahribatlarda, onları İslam tarihçileri gözünde sempatik yapmamıştır. Fakat kültür bakımından Türklerin içinde eriyen Moğollar, Müslüman olunca da tamamen Türkleşmişlerdir. Bir kısmı da Moğolistan'a dönmüşlerdir. Böylece Cengiz'in devleti parçalanırken bulunduğu coğrafyada Türk devletleri ortaya çıkmıştır.

    Kaynakça
    Kitap: TANRININ ASKERLERİ
    Yazar: NAZIM TEKTAŞ

  • Bak tam on ikiden vurdun. Evliya Çelebi de öyle diyor ki öyle. Afyonlular da sarımtıraktır. Özellikle Merkez. Güneş gördükçe ise karalaşıyoruz.

    ? moğolları sevmiyorum diyosun hocam sonrada tam on ikiden vurdun biz öyleyiz diyosun :) Türklerle Moğollar arasında kültürel bağ Moğolların Türkleşmesiyle oluşmuştur tarihçilere göre Moğolların büyük bir kısmı Türkleşmiştir . . .

  • Bu Moğol - Türk mevzusunu biliyor musunuz? Kuzen bağı olarak düşünün diyorlar ama bilimsel açıklaması nedir? Moğolları sevmiyorum. Maneviyatsız geçici bir barbar toplum.

    Ben seviyorum. Onların hala göçebe yaşamasının nedeni Türkler gibi batıya açılamamaları. Biz de açılamasaydık emin ol öyle olurduk. Yani hala göçebe, avcılıkla geçinen insanlar olurduk. Okula üniversiteye gidemezdik sadece koyun otlatırdık.

    Ayrıca kuzen gibi değil bizzat kardeştirler. Sadece zaman geçtikçe birbirlerini unuttular. Şu an ki Moğol kültürü Asya Hunları veya Gök Türk kültüründen farklı değil. Yani bir nevi kendi geçmişinde ki kültüründen nefret etmiş oluyorsun.Dil yönünden konuşunca hiç bir şey anlamazsın ama yapı bakımından en yakın dil Moğolcaydı yanlış hatırlamıyorsam. Biz batıya geldikçe yerleşik hayata geçtik. Gelişme fırsatımız oldu. Oralar öyle değil. Donarsın. Arazi bozuktur. Yağmur yağmaz soğuk çöldür. Bizim bu kadar kültür yönünden farklılaşmamızın nedeni Arap kültür emperyalizmi. Yani İslam. İslam dinini seçmemiz insanların bakış açısına göre değişir iyi midir kötü müdür benim dünya görüşüme göre iyidir, ama kendi kültürümüze Arap kültürünü katmamız bence bir felakettir. Türkçe yerine Osmanlıca denilen Arap-Fars karışık bir yazı yazılmış Osmanlı da. Türkçeyi yok olmaktan yine Türk milleti kurtarmış. Kendi arasında konuşarak Selçuklu dan beri gelen Fars-Arap dili kullanma geleneğine rağmen belki de 1000 yıldan fazla halk kendi arasında konuşarak yaşatmışdır bu dili.

  • ? moğolları sevmiyorum diyosun hocam sonrada tam on ikiden vurdun biz öyleyiz diyosun :) Türklerle Moğollar arasında kültürel bağ Moğolların Türkleşmesiyle oluşmuştur tarihçilere göre Moğolların büyük bir kısmı Türkleşmiştir . . .

    Afyonluların geneli öyle yani. Benim babam Türk annem Çerkez. Ben Moğol değilim. Buradaki halk da Moğol olduğunu kabul etmez zaten. Genel itibariyle Moğol'ları sevmiyorum yani.

    AF-YOK

  • Ben seviyorum. Onların hala göçebe yaşamasının nedeni Türkler gibi batıya açılamamaları. Biz de açılamasaydık emin ol öyle olurduk. Yani hala göçebe, avcılıkla geçinen insanlar olurduk. Okula üniversiteye gidemezdik sadece koyun otlatırdık.
    Ayrıca kuzen gibi değil bizzat kardeştirler. Sadece zaman geçtikçe birbirlerini unuttular. Şu an ki Moğol kültürü Asya Hunları veya Gök Türk kültüründen farklı değil. Yani bir nevi kendi geçmişinde ki kültüründen nefret etmiş oluyorsun.Dil yönünden konuşunca hiç bir şey anlamazsın ama yapı bakımından en yakın dil Moğolcaydı yanlış hatırlamıyorsam. Biz batıya geldikçe yerleşik hayata geçtik. Gelişme fırsatımız oldu. Oralar öyle değil. Donarsın. Arazi bozuktur. Yağmur yağmaz soğuk çöldür. Bizim bu kadar kültür yönünden farklılaşmamızın nedeni Arap kültür emperyalizmi. Yani İslam. İslam dinini seçmemiz insanların bakış açısına göre değişir iyi midir kötü müdür benim dünya görüşüme göre iyidir, ama kendi kültürümüze Arap kültürünü katmamız bence bir felakettir. Türkçe yerine Osmanlıca denilen Arap-Fars karışık bir yazı yazılmış Osmanlı da. Türkçeyi yok olmaktan yine Türk milleti kurtarmış. Kendi arasında konuşarak Selçuklu dan beri gelen Fars-Arap dili kullanma geleneğine rağmen belki de 1000 yıldan fazla halk kendi arasında konuşarak yaşatmışdır bu dili.

    Senin Moğolları sevdiğini biliyorum senin. Peki Moğollar'ın Türk'lere karşı saf almasına ne diyeceksin?

    AF-YOK

  • Bak mesela bu konuda Atatürk'ün düşüncelerini aktarıyorum:

    "Malumldur ki Moğol adı Cengiz Han'ın muvaffakiyeti ile duyulur. Cengiz, Baykal Gölü'nün Güneydoğusu'nda, Kerulen ve Onon Vadisi'nde yerleşmiş olan küçük Burçigin Kabiles'ndendir. Türkler gibi Bozkurt' tan ve Alageyik'ten indiklerini söyleyerek övünen bu kabile aslen Tunguz kolundandır. Türk kerait Hanı Tuğrul Han'a tabi olan bu kabileye Radlof'un ve Çağatay Lügatlarının ifadesine göre safdil manasına olmak üzere Moğol sonradan takıldı."

    "Moğol adını almış olan küçük Burçigin Kabilesi dahi büyük Türk kütlesi içinde Türklerle karışmıştır. Nitekim Cengiz Han'ın anası Ulun Eke bir Türk kadınıydı. Eğer bu karışmadan dolayı müşterek bir ırk adı olmak lazım gelirse, koskoca Türk ırkının adı anılmak tabiidir. Herhalde, bir ırktan bahsolunurken düşünülecek cihet o ırkı vücuda getiren insanların büyük ekseriyetidir"

    1. Türk Tarih Kongresinde Atatürk'ün sözcüsü Afet İnan ifade etmiştir.

    Einmal editiert, zuletzt von MKA1881 (10. August 2016 um 04:38)

  • Annesinin has Türk olduğunu biliyorum da babası tarafı kaç asırdır Moğol diye geçiyor. Dolaylı olarak Cengiz Han da Moğol. Bak Moğol'ların durumuna. Tanınmayan pasif ülke konumundalar. Eli kanlı bebek bekliyorlarmış diriliş için. Haha.

    Sana bir sualde bulundum fakat cevap vermedin.

    AF-YOK

  • Senin Moğolları sevdiğini biliyorum senin. Peki Moğollar'ın Türk'lere karşı saf almasına ne diyeceksin?

    Gök Türk Devletini eminim ki çok iyi biliyorsundur. Gök Türk Devleti de birbirini vurdu, onlar farklı mıydı. Ya da Timur un Osmanlıyı vurması?

    Göktürkler Ak hunları vurdu?

    Harzemşah Devleti Selçukluyu vurdu?

    Safevi Devleti ile Osmanlı Devleti?

    Akkoyunlular ve Karakoyunlular?

    Timur ve Altın Orda Devleti?

    Say say bitmez bunu savunarak bir yere varılamaz.

  • Onları biliyoruz da en son Moğol'larla kavgalıyız. Moğol Devleti de ayakta Türkiye Devleti de ayakta. O saydığın devletler artık yok. Moğollar kendilerine düşkün Türk düşmanı, safkan ırk olmayan. Türkler'le uzaktan kan bağı olan ama asırlar geçtikçe farklı bir ırk haline gelen bir ırktır.

    Moğol deyince aklıma hep bir eziklik geliyor benim :) .

    AF-YOK