Efendim hemen hepimiz bol yıldızlı bir gökyüzünün altında sevgilimiz ile birlikte romantik bir gece geçirmeyi ve yıldızları seyretmeyi severiz öyle değil mi? Tam o sırada da artık adetten midir bilinmez, gök yüzünde bir yıldızın kaydığını gördüğümüzde heyecanlanır ve akabinde de ileride gerçekleşmesi adına bir dilek tutarız. Peki tam o sıra hiç düşündüğünüz oldu mu? Gökyüzünde gördüğünüz o bir anlık parıltı ve ışık huzmesinin sebebi gerçekten de durduğu yerde dururken bir anda kayan bir yıldız olabilir mi? O andaki romantizminizi bozmak istemem ama maalesef durum hiç de öyle değildir….
Astronomi biliminde bir yıldızın durduğu yerde aniden kayması gibi bir olguya yer yoktur çünkü böyle bir durumun gerçekleşmesi Evren’de çok ciddi kütleçekimsel dengelerin altüst olması anlamına gelir... Bir yıldızı, yörüngesi haricinde bir yöne doğru, normal hızından bambaşka bir hızla hareket ettirmek için gerçekten aşırı kütleli cisimlerin etkisine ihtiyaç vardır. Hele ki bizden on milyonlarca ışık yılı uzaktaki yıldızların, gökteki o hızla "kaydığını" görebilmemiz imkansızdır; hiçbir bilinen gök cismi o kadar hızlı hareket edemez. Bunu anlamak için gökyüzünde bize en yakın olan yıldızı düşünebiliriz: Güneş! Güneş’imizin "kayması", takdir edeceğiniz gibi mümkün değildir. Aynı şekilde, diğer yıldızlar da bir yere "kaymazlar".
Halk arasında “Kayan Yıldız” yada “Akan Yıldız”olarak adlandırılan gökyüzündeki bu ışık huzmelerine astronomide "meteor” denmektedir ve meteorların oluşmasında yıldızların hiçbir rolü bulunmamaktadır. Daha da ötesi gökyüzünde gördüğümüz bu olay, Dünya’nın dışında, uzayda ya da yıldızların olduğu mesafede değil, tamamen Atmosfer içerisinde 80-100 kilometrelik yüksekliklerde gerçekleşmektedir. Yani neredeyse "başımızın üzerinde" oluyor diyebiliriz.
Her gün Dünya atmosferine bin tondan fazla küçük göktaşları ve uzay tozları dökülmektedir. Bunlar arasında çapı 10 metreden büyük olanlarını bilim insanları “meteoroit” olarak adlandırırar ve bunlar çoğunlukla asteroidlerden yada kuyrukluyıldızlardan kopan parçalardır. Çapları birkaç santimetre yada birkaç milimetre olan meteoroitler saatte 100.000 kilometreye yakın hızlarla Dünya atmosferine girerler ve sürtünmenin etkisi ile yanarak buharlaşırlar ve bu sırada da gökyüzünde ışıltılı bir huzme oluşturarak yok olurlar. Gökyüzünde geceleri gördüğümüz yıldız kaymalarının sebebi tamamen bundan ibarettir.
Atmosfere girerek yanan bu meteoroitler her zaman bu kadar küçük boyutlarda olmayabilirler. Çok daha büyük boyutlardaki parçalar dünya atmosferine girdiklerinde gökyüzünde çok daha uzun süreli ve parlak ışık huzmelerine sebep olurlar ve atmosferde tüm maddesini kaybetmeyerek küçük parçalar halinde Dünya yüzeyine yağabilirler. Dünya yüzeyine ulaşabilen bu tarz parçalara da “meteorit” denmektedir.
Her gün atmosferi geçerek Dünya yüzeyine ulaşabilen bu meteoritlerden en büyüğünün çapı ortalama olarak 50 cm civarındadır fakat bunlar genellikle insanların yaşamadığı okyanuslara, yüksek dağlık alanlara yada çöllere düşerler. İnsanların Dünya üzerinde bu kadar kalabalık göründüklerine bakmayın... Dünya yüzeyinin yalnızca % 5 lik bir kısmında insan yerleşimleri yer alır ve geri kalan % 95 lik kısım tamamen boştur.
Yine aynı şekilde Dünya yüzeyine çarpan meteoritlerin yılda yalnızca bir tanesi ortalama 4 metre çapını bulabilir. Bunun haricinde 100 yılda bir dafa ortalama 20 metre çapında bir meteor dünyaya çarpabilmektedir. Çok daha büyük boyutlarda yani çapı 300 metreyi geçebilen meteorlar yaklaşık 2 milyon yılda bir Dünya’ya çarparak kilometrelerce çaplı dev meteor çukurlarının oluşmasına neden olabilmektedirler. Daha da fenası düştükleri noktada yüz binlerce kilometrekarelik bölgesel yıkımlara da rahatlıkla yol açabilmektedirler.
Gördüğünüz üzere konunun bilimsel yönden açıklaması tamamıyle bundan ibarettir. Güneş Sisteminin oluşmaya başladığı 4,5 milyar yıllık süre ile aynı yaşlardaki bir göktaşının, milyarlarca kilometre ötelerden yola çıkarak yıllarca süren bir yolculuğun ardından tamamiyle bir şans eseri Dünya’mızın yakınından geçmesi ve kütleçekim etkisi ile de atmosfere girerek gökyüzünde birkaç saniye de olsa bu şekilde bir görsel şölen sunması “yıldızın kaymasının” yarattığı romantizm havasından çok daha romantik bir hikaye değil midir?
İslam İnancına Göre YILDIZ KAYMASI Nedir?
>
http://haber.star.com.tr/guncel/kurani-…or/haber-919132

