Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    berkay_tuku Bu eşlenik faylanma depremlerinin diziliminden tetiklenme yorumunu yapıp, yeni bir anaşok gelebilir yorumunu yapmak bazen daha kolay oluyor.Burda bilinmeyen Ridgerecst depreminde olduğu gibi depremler haritalanmamış bir fay üzerinde meydana geliyor bu yüzden tam risk nedir bilmek zor.

    Ridgerecst depremi sonrası tetiklenen faydaki dağılım anaşok’un artçı dağılımından daha kısa bir uzunluğa sahipti bu yüzden daha büyük bir depremi çok düşük yüzdelerde veriyordu tahminler, nitekim bir gün sonra 7.1Mw büyüklüğünde çok daha büyük bir deprem gerçekleşti (6.4/7.1) 7.1 Anaşok’undan sonra fayın tamamına yayıldı depremler.

    Hırvatistan depremi sonrası eşlenik faylanma dizilimi oluşmaya başladı yeni bir ana şok tetiklenme ihtimali mevcut.

    Ana şok büyük olasılıkla haritalanmış "sol-yanal" faya bağlanan haritalanmamış bir "sağ yanal" faya çarptı. Muhtemel olmasa da, başka bir büyük şokun gecikmeli olarak tetiklenmesi mümkündür.

    Bazılarıda 22 Mart 2020’de meydana gelen 5.3’lük Zagreb depreminin artçıları olarak yorumluyor.Bu olasılıkda ihtimalde dahilinde zaman ne gösterecek bakalım.

    2020 Yılı ülkemiz depremselliği açısından yoğun geçerken dünya genelinde +4M depremler 2019 yılında olduğu gibi ortalamanın baya altında kaldı.

    7.0-7.9M arasında deprem literatüründe büyük deprem olarak geçen deprem sayısı 9 adet olarak gerçekleşirken 2000'li yıllarda 2002 ve 2016'dan sonra 2020 yılındada mega deprem (+8Mw) bir deprem meydana gelmedi.

    Bildirilen , toplam 205 can kaybıyla 21.yüzyılda depremler için en az ölümcül yıl olarak kayıtlara geçti.Bu can kayıplarının neredeyse tamamı 3 yıkıcı depremle sarsılan ülkemizden geldi.

    Dünya genelinde meydana gelen +7Mw depremler; (büyüklükler global olduğu için USGS'nin verdiği değerlerdir.)

    1-ABD/Alaska Offshore 7.8Mw

    2-Jamaika/Hanover Offshore 7.7Mw

    3-ABD/Alaska Offshore 7.6Mw

    4-Rusya/Kuril adaları 7.5Mw

    5-Meksika/Oaxaca 7.4Mw

    6-Yeni zelanda/Kermadec adaları 7.4Mw

    7-Ege denizi depremi; Türkiye/İzmir , Yunanistan/Samos 7.0Mw

    8-Papua yeni gine/Oro Offshore 7.0Mw

    9-Rusya/Kuril adaları 7.0Mw

    Can kaybı meydana gelen depremler;

    1-Ege denizi depremi 7.0Mw toplam can kaybı: 119

    2-Türkiye/Malatya/Doğanyol 6.8Mw toplam can kaybı: 41

    3-Türkiye/İran sınırı 5.9Mw toplam can kaybı: 10

    4-Meksika/Oaxaca 7.4Mw toplam can kaybı: 10

    5-Hırvatistan/Petrinja 6.4Mw toplam can kaybı: 7

    6-Çin/Yunnan 5.1Mw toplam can kaybı : 4

    7-Porto riko/Guayanilla 6.4Mw toplam can kaybı: 3

    8-İran/Tahran 4.6Mw toplam can kaybı: 2

    10-Filipinler/Doğu visayas 6.6Mw toplam can kaybı: 2

    11-Porto riko/Guanica 5.2Mw toplam can kaybı: 1

    12-Çin/Xinjiang 6.0Mw toplam can kaybı: 1

    13-Hırvatistan/Zagreb 5.3Mw toplam can kaybı: 1

    14-Peru/Ancash 4.5Mw toplam can kaybı: 1

    15-Türkiye/Bingöl/Karlıova 5.9Mw toplam can kaybı: 1

    16-Papua yeni gine/Oro offshore 7.0Mw toplam can kaybı: 1

    17-Endonezya/Batı sulawesi 5.4Mw toplam can kaybı: 1

    Her deprem sonrası olduğu gibi bu deprem sonrasındada sosyal medyada atıp tutmalar başlayacak.Bu tiplerin deprem hakkında en ufak bilgileri olmadığı gibi deprem sonrası ortaya koyulan raporları okumakdanda acizler birşeyler söylüyorsunuz bari raporları okuyup elle tutulur bir bilgiye dayandırın.. Bu deprem Sisam depremi artçısı değil,Kandilli bir bölgede meydana gelen büyük bir deprem sonrası çevre faylarda meydana gelen her depremi artçı olarak tanımlar,Geçen gün ki Elazığ depremide artçı değildi.

    Sisam depremi anaşoku sonrası depremler 5 ana bölgeye yayıldı bunların 3'ü belirgin deprem üretirken diğer 2'si çabuk sönümlendi.

    1-Mavi çizgi ;Sisam fayı 30-35km uzunluk normal fay (tamamen kırıldı).

    2-Siyah çizgi; Doğrultu atımlı İkeria fayı segmentasyon yapısı tam bilinmemekle birlikte üreteceği maximum deprem 6.7-6.8Mw civarı hesaplanmış (Yunan bilimciler) son deprem tarihi bilinmiyor. Sisam depremi sonrası deprem üretmeye başlayan fayda depremler 10-12km civarında bir uzunluğa dağılmış durumda ,bu uzunluğu baz alırsak üreteceği en büyük deprem 6.0-6.2Mw civarı olur.

    3-Sarı çizgi; Sisam'ın güneydoğusunda 7-8Km uzunlukda dağılım gösteren normal fay çözümü veren başka bir faylanma var oda uzunluğu göre maksimum 5.6-5.8 civarı deprem üretebilir.

    4-Kahverengi çizgi; Sisam fayının antitek fayı konumunda olan Gümüldür fayının (doğu ucu) uzunluk 10-15Km en az 3-4 Segmente ayrılmış durumda.

    5-Sarı daire depremler belirgin bir çizgisellik sunmazken çabuk sönümlendi.

    Son 30 günde gerçekeleşen +3M depremler (Kandilli) Ramazan hocanın dediğine göre derindeki faylanmayı bu büyüklüğün üstündeki depremler temsil ediyor.

    Farklı bir deprem raporunda depremleri gene 5 farklı ana gruba ayırmışlar. Gümüldür fayının doğu ucunu baz almayıp Sisam depremi artçılarını farklı zaman dilimleri içinde gerçekleştiği için 2 gruba ayırmışlar aslında 2 grupta Sisam depreminin artçıları (1 ve 2 no);

    Bu depremlerin derindeki dağılımı ve eğim açıları farklı faylarda meydana geldiklerini açıkca ortaya koyuyor; Özellikle İkeria depremleri tamamen bağımsız gelişiyor. Bugün meydana gelen depremde ikeria fayında meydana gelen bir deprem. Sisam depremi artçısı kesinlikle değil çözümde büyük ihtimal doğrultu atımlı faylanma vericekdir.

    Sisam depremi sonrası 1.0Barlık gerilimi gösteren columb stress haritası; İkeria ve Gümüldür fayının doğu ucunda meydana gelen depremlerin en büyük nedeni meydana gelen stress değişimi. Bu stress haritası 0.1Bar'a göre ayarlanırsa daha geniş bir alanda kırmızılık görülmesi olası.

    Sisam depreminde ölçülen en büyük ivme değerleri Kuşadası,Seferihiser,Çeşme gibi bölgeler olmasına rağmen düşük düzeyde olduğu için mühendislik hizmeti almış yapılarda ciddi bir hasar meydana gelmedi.

    İzmir merkez ve civarındaki yıkımların en büyük nedeni zemin , yüksek katlı binalar, kötü yapı stoğu özellikle bayraklı civarı deprem dalgalarını rezonansa sokarak aşırı derecede büyütüyor.

    Balkanlarda orta/büyük depremler çok nadir gelişiyor deformasyon hızı düşük seviyelerde son 100 yüzyılda Hırvatistan ve yakın çevresinde 6 adet +6M deprem gelişmiş.

    Yüzey faylanmasıda meydana gelmiş gibi görünüyor 6’dan büyük depremler özellikle sığsa yüzey kırığı oluşturur bu kırığın geçtiği yerlerdeki yapıların depreme dayanması çok zor.

    Son rapora göre can kaybı sayısı 6 olmuş kasaba’nın yarısının yıkıldığı bildirilmiş,Hırvatistan’ın 1962’den beri yaşadığı en büyük deprem.

    Bu can kayıplarıyla beraber 2020 dünya genelindeki depremlerde ,toplam can kaybı sayısı 203 oldu ilk defa 21.Yüzyıl depremlerinde can kaybı sayısı 200’ün altında kapanacakdı olmadı.

    Haberleri okumadım dışardaydım can kaybı varmı bilmiyorum ama en büyük artıları zagreb’e 44-45km gibi bir mesafe olması ve yapıların yüksek katlı olmaması. Ortalama 1 senelik süreç içinde gerçekleşen doğrultu atımlı fay sistemi depremleri en büyük 6.3M oldu (şuan için) 5.4Mw’de ciddi hasar yapmıştı bu depremde can kaybı muhtemel. 21.Yüzyılda ilk kez bir yıl içinde gerçekleşen depremler sonucu can kaybı toplam 200’ün altında gidiyordu bu can kayıplarının %80-85’i 3 yıkıcı deprem yaşayan ülkemizden geldi 7.0/6.6(afad) Ege denizi depremi 6.8Mw Malatya/doğanyol ve 6.0Mw Türkiye/İran sınırı Van/Başkale/gelenler 5.9Mw Bingöl/karlıova

    Ülkemiz karasallığında daha büyük bir deprem üretebilecek belirgin bir çizgisellik yok, Erzincan batısından başlayan kuzey anadolu fay sisteminin segmentleri 1939 depreminde 350km uzunluğunda bir alanı yırtarak 7.9Ms yüzey dalgası büyüklüğü ortaya çıkarmışdır.Erzincan ,Suşehri,Koyulhisar,Reşadiye,Niksar,Erbaa,Taşova gibi fay zonu üzerinde alçak havzalarda, ovalara kurulmuş il ve ilçeler başta olmak üzere çevre il ve ilçeler bir sonraki yıkımını bekliyor.. Ölenlere Allahdan rahmet diliyorum.

    Büyüklük 5.5/5.4Mw arasında değişiyor çözümler farklı OCA/GFZ normal faylanma derken Kandilli ve USGS oblik faylanma demiş.Doğanyol depreminin artçısı değil,bağımsız bir deprem gibi görünüyor, büyük bir deprem sonrası çevre faylar uzunluğuna göre farklı büyüklükte depremler üretir bunlar artçı deprem değil meydana gelen anaşok sonrası tetiklenen bağımsız faylardır.Birde anaşok sonrası ,kırılan fay kendi içinde çok düşük seviyelerde atıma devam eder onlarda artçı şok olarak isimlendiriliyor.

    Edit: ben yazarken ramazan hoca yazmış ve paylaşılmış :)

    Hocam iki çocuğum okuyor , ben bu sene özellikle çok şey kaybettiğimizi düşünmüyorum. Genel olarak eğitim sistemimiz yerlerde idi. Hatta geçen gün cb nımız eğitim de köklü reform ihtiyacından bahsetti.

    Kendi çocuğunu baz alıp genelden bahsetmek yanlış ,ben genel için konuştum aylardır kitap açmayan bir topluluk var.Yazmayı unutanmı dersin, matematiği unutanmı dersin eğitim sistemi zaten kötüydü şuan dibe vurduk bunun acısı sonra çıkar ilkokul/ortaokul seviyesinide geçtim çoğu üniversitenin sistemide hala rezalet..

    şu online derslere daha sıkı kurallar koyup şart getirmeleri lazımdı oda olmuyor gerçi imkanlar aynı değil neresinden tutarsan elinde kalıyor.

    Sisam depremi güncel rapor (AFAD);

    Artçı şokların dağılımlarına bakıldığında; depremin ardından geçen 41 günlük süreçte 5099 adet artçı deprem değerlendirilmesi normal gözükmektedir. Artçı deprem dağılımları aslında bölgede 3 fayda aktivite ve enerji boşalımlarının olduğunu göstermektedir (Şekil 1.1). Artçıların büyük bir çoğunluğu 6.6 büyüklüğüne neden olan yaklaşık 30 km. uzunluğundaki doğu-batı uzanımlı normal fay türündeki fay üzerinde meydana gelmiştir. Adanın en doğu ucunda karada yaklaşık 7 km. uzunluğundaki normal fay ile adanın yaklaşık 15 km. kuzeybatısında denizde sağ yanal atımlı fay üzerinde de deprem dağılımları saptanmıştır.

    Artçı depremlerin büyüklük ve sayı açısından günlük dağılımına bakıldığında (Şekil 1.2); büyüklük ve sayı açısından çok keskin bir düşüş olmadığı, zamana yayılmış uzun bir süreçte artçı depremlerin sönümleneceği öngörülmektedir. Bu bölgede özellikle normal fayların neden olduğu depremlerde artçı deprem aktivitesinin uzun sürelerde sönümlenmesi deprem sismolojisi açısından normal bir süreçtir.

    30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen Mw 6.6 büyüklüğündeki deprem de bu tektonik rejim etkisinde gelişmiş olan Sisam Adası’nın kuzeyinden geçen D-B uzanımlı düşük açılı normal bir fay üzerinde meydana gelmiştir. 30 Ekim 2020 depremi Sisam Adası’nın kuzeyinden geçen BKB-DGD gidişli, 40o-50o kuzeye eğimli Sisam Fayı’nın yaklaşık 30 km'lik parçasında yırtılma oluşturduğu düşünülmektedir. Ana şok sonrası ana yırtılmanın batısındaki 10 km'lik ve güneydoğusundaki 7 km'lik parçalardaki depremler artçı depremlerden ziyade, ana kırığın bitişiğindeki normal faylara gerilim aktarılması sonucu bağımsız depremler olarak geliştiği görünmektedir. Bir başka deyişle, normal faylanma karakteri gösteren Sisam ana kırığının doğu ve batısındaki aynı mekanizmaya sahip normal veya yanal atımlı küçük kırıklar (10 km ve 7 km uzunluklarda) üzerinde, ana şok sonrası bağımsız küçük depremlerin yoğunlaşmış olduğu gözükmektedir (Şekil 2.1).

    Kuşadası Körfezi ile İzmir Körfezi arasındaki alan Seferihisar-Değirmendere Yükselimleri ve Çubukludağ çöküntüsü; Paleozoik yaşlı Menderes Metamorfikleri, Üst Kretase yaşlı İzmir Flişi, Miyosen yaşlı sedimanter ve volkanik birimlerin bir arada olduğu kayalık zeminler’den oluşmaktadır. Bir çanak ya da çöküntü oluşturan İzmir Körfezi ise yaklaşık 600 m. kalınlıkta gevşek ve suya-doygun bataklık-kıyı-delta çökellerinden oluşmaktadır. İzmir çanağındaki 600 m. kalınlıktaki gevşek-suya doygun zemin 70 km. uzaklıktaki bir depremin (Mw=6.6) hareketini birkaç kat büyütmüş ve süresini artırmıştır. Türkiye Deprem Tehlikesi Haritasına göre Bayraklı'da beklenen PGA 475 değeri 0.436 g’dir. Yani yıkımların olduğu Bayraklı'da ivme, beklenen ivme değerinden 4-5 kat daha düşük olmuştur (Şekil 2.2).

    BÖLGENİN GEÇMİŞ DÖNEM DEPREM AKTİVİTESİ

    Bölge depremsellik açısından dünyanın en aktif bölgelerinden biri olup (Şekil. 3.1) tarihsel deprem kayıtları 2500 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Batı Anadolu ve Adalar bölgesinde MÖ 412-411 İstanköy, MÖ 26 Aydın Efes, MS 17 Manisa’dan Efes’e kadar olan bölge, 105 Ön Asya , 178 İzmir, 334 İstanköy, 688, 1039, 1654, 1680, 1688, 1690, 1723, 1739, 1778 İzmir, 1862 Turgutlu, 1880 İzmir Menemen, 1883 İzmir Çeşme, 1890 Efes Depremi, 1895 ve 1899 Aydın Nazilli depremleri ciddi yıkıma ve can kaybına neden olmuş önemli depremlerdir (Guidoboni ve diğ. 1994, Papazachos ve Papazachou 1997, Ambraseys 2009). Bunlardan 688 Depreminde 20000 can kaybından bahsedilirken (Ergin ve diğ. 1967), İzmir kent merkezinde ve civarında çok ciddi yıkıma neden olan 1688 depreminde 15000’in üzerinde insan hayatını kaybetmiştir.

    4 Nisan 1739 tarihinde meydana gelen deprem de benzer şekilde İzmir Körfezi ve Sakız Adasında yıkıma neden olmuştur. Tarihsel kayıtlar 30 Ekim depreminin dış merkezine en yakın yerleşim olan Sisam Adası’nda 19’ncu yüzyıldan önce MÖ 200, MS 47, 1831, 1751, 1873 ve 1877’de de yıkıcı depremlerin olduğunu göstermektedir (Guidoboni ve diğ. 1994, Papazachos ve Papazachou 1997, Ambraseys, 2009).

    Adanın 6’ncı yüzyılda yükselmesi MS 500’lerde başka bir depremin kanıtı olabileceği gibi 1476’da Cenevizlilerin burayı terk ederek Sakız Adası’na göç etmelerine de yıkıcı bir deprem neden olmuş olabilir (Guidoboni ve diğ., 1994, Papazachos ve Papazachou, 1009).


    DEPREMİN BÜYÜKLÜK DEĞERİ

    30 Ekim 2020 tarihinde Sisam Adası’nın hemen kuzeyinde meydana gelen depremden sonra deprem konusunda çalışma yapan ajanslar depremin büyüklük ve derinlik değerlerini birbirlerinden farklı ölçütlerde verdiler. Bu deprem biliminde normal bir durum olup önemli olan kriz yönetiminin bu değerlendirmelere nasıl tepki vereceğidir. Deprem sonrasında kanun ile yetkilendirilmiş olan AFAD Başkanlığı tarafından verilen büyüklük değeri ve ilksel hasar tahmini değerlendirmeleri ile bölgeden gelen haberler çerçevesinde Türkiye Afet Müdahale Planı seviye 3 “Ulusal Seviye” ile kriz yönetimi faaliyetleri planlanarak yürütülmüştür. ABD nin jeoloji kurumu olan ve kendi ülkesi dışında diğer ülkelerdeki deprem aktivtesini uzak istasyon çözümleriyle yapan USGS (Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Kurumu) bu depremin büyüklüğünü 7.0 olarak hesaplamıştır. Genellikle tartışmalar da bu büyüklük ile Başkanlığımızın hesaplamış olduğu 6.6 değeri arasında olmuştur. 30 Ekim 2020 tarihinde Sisam Adası’nın hemen kuzeyinde yerel saat ile 14.51’de meydana gelen depremin büyüklüğünün 6.6 olarak hesaplanmasının bilimsel açıdan açıklamaları aşağıda verilmiştir:

    Ülkemizin en büyük, Avrupa’nın 2. büyük deprem gözlem ağı AFAD Başkanlığınca işletilmekte olup 2020 yılı sonu itibariyle bu sayı 1111 dir (Şekil 4.1).

    Bu depremin çözümü 124 istasyon ile hassas bir şekilde tekrar yapılmış olup bu kadar istasyonla çözüm yapan herhangi bir ajans bulunmamaktadır. Depremin çözümünde kullanılan istasyonlar Tablo 4.1’de verilmiştir.

    Söz konusu depreme ait tüm okunan P ve S dalga fazlarının varış zamanı ve mesafe bilgilerine, https://deprem.afad.gov.tr/depremdetay?eventID=483762# linkindeki “Varış Zamanı” butonundan ulaşılabildiği gibi “Kaydet” butonunun altındaki “sfile” ile de tüm okuma bilgilerinin ayrıntılı çözümüne ve Magnitüd değerlerine ulaşılabilmektedir. Aynı şekilde https://deprem.afad.gov.tr/depremdetay?eventID=483762 linkinde depreme ait Moment tensör çözümü “fay çözümleri” başlığı altında tüm kullanıcılar ile paylaşılmaktadır.

    b) Magnitüd tayini hesaplarımızda AFAD Başkanlığı ülkemize özgü magnitüd hesaplaması gerekliliğinden yola çıkarak 2014 yılında UDAP kapsamında konusunda uzman Norveç bilim adamlarının da katılımıyla bir Ar-Ge çalışması yaptırmış ve tamamen ülkemizde meydana gelen depremler kullanılarak geliştirilen ülkemize ait magnitüd formülünü saptamıştır (Kılıç et all., 2016)

    değerleri doğal olarak farklılık gösterecektir. Başkanlığımız moment magnitüd hesaplamalarında aşağıdaki formül ve katsayılar kullanılmaktadır;

    Magnitüd Formülü:

    MLnew =(1.18±0.07)xMlold-(1.08±0.36) Mw = (2/3) log Mo - 10.7

    Hesaplamalarımızda kullanılan kabuk modellerimiz Tablo 4.2’de verilmiş olup yazılımda değerlendirme esnasında en doğru sonuca göre kabuk modeli seçilebilmektedir. Ayrıca dünya standartı kabul edilen Caldera kabuk modelinin yanısıra Herrin, Ak135 ve IAS91 kabuk modelleri de yazılımda kullanılmaktadır.

    c) İleriki bölümlerde de anlatılacağı üzere Başkanlığımızın ülke geneline yayılmış hızölçer deprem gözlem istasyonlarının yanı sıra ivmeölçer istasyonları da vardır. Meydana gelen deprem sonucunda elde edilen en yüksek ivme değeri depremin merkez üssüne 43 km. uzaklıktaki Kuşadası istasyonunda ölçülen 179.3 gal’lik değerdir. İzmir kent merkezi olan alanlarda da (yaklaşık depremin merkez üssüne 70 km. uzaklıklar için) ortalama ivme değerleri 100 ile 150 gal arasında saptanmıştır. Ülkemizde günümüze kadar olan depremlerde ortaya çıkan sonuçlara göre; 7.0 büyüklüğünde bir depremin belirtilen yerde olması durumunda sözkonusu istasyonlardan çok daha büyük ivme değerleri elde edilmesi beklenirdi.

    d) Deprem sonucunda yapılan hasar tespit çalışmaları neticesinde (30.11.2020 tarihi itibariyle) İzmir genelinde 511 binanın orta hasarlı, 449 binanın ağır hasarlı, 24 binanın ise yıkık olduğunu; Manisa il sınırları içinde de 1 binanın ağır hasarlı 1 binanında yıkık olduğu sonuçlarını vermiştir. Yapmış olduğumuz senaryo çalışmaları ve bölgedeki yapı stoğu dikkate alındığında depremin büyüklüğünün

    7.0. olması durumunda çok daha ağır bir tablo ile karşı karşıya kalınacağı kesindir. Özellikle 5000’e yakın bina türü yapı içeren ve merkez üssüne en yakın nokta olan Seferihisar ilçesinde yıkık/ağır hasar olmaması ilginçtir.

    Deprem merkez üssüne yakın hatta ada üzerinde de deprem kayıt istasyonu olan ve Ege Denizinin özellikle güney kesimini, işlettiği deprem gözlem ağlarıyla sürekli gözleyen Yunanistan’ın NOA (National Observatory of Athens) kurumuna ait ada üzerinde ana kayadaki ivme ölçer istasyondaki maksimum ivme değeri 169.6 gal olarak saptanmıştır.

    4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 40 ıncı maddesinin 2. fıkrasının “Deprem gözlemi yapan üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlar deprem gözlem verilerini eşzamanlı olarak Başkanlığa aktarır. Meydana gelen depremin büyüklük ve şiddeti gibi temel veriler kamuoyuna resmî olarak sadece Başkanlık tarafından duyurulur.” hükmü gereğince ülkemizde depremler 7/24 esasına göre gözlenmekte, değerlendirilmekte ve kamuoyuna açıklamalar resmi olarak AFAD tarafından yapılmaktadır. Bununla birlikte medyada yer alan bu konunun uzmanı olduğunu kabul ettiğimiz değerli akademisyenler Başkanlığımızın açık kapı politikasından faydalanarak deprem verilerine https://tdvms.afad.gov.tr adresinden kolaylıkla ulaşabilir, depremi çözüp sonuçları görebilirler.

    Sonuç olarak 7 gün 24 saat süreyle ülkemizin deprem aktivitesini izleyen, değerlendiren ve kamuoyu ile paylaşan kurumumuz kanuni yetkisi, konusunda uzman elemanları ve Avrupa’nın 2. büyük gözlem ağını sorunsuzca işleten anlayışı ile çalışmalarını sürdüregelmekte olup bu depremin momment magnitüd değerini de 6.6 olarak hesaplamıştır.