En yüksek 20.5
En düşük 11.3
En yüksek 20.5
En düşük 11.3
PergamoN hocam sayisi giderek artan bu depremler Anadolu da büyük bir depremin habercisi olabilir mi?
Hayır, bugün ki Erzurum depremi artçı bir deprem hala derindeki kırılmayı simgeleyen +3'Mwlik depremlerin çok az olması hatta hiç olmaması ilginç.Bir depremden sonra depremin hangi faydan kaynaklandığı bilmeden ve o depreme neden olan kaynak fayın parametrelerini bilmeden yapılan her yorum boş yorumdur ve bu işle amatör olarak ilgileniyorsan abesle iştigal ediyorsun demekdir.
Karayazı fayını çok araştırma fırsatım olmadı Ramazan hocanın dediğine göre 7-10-16-20-22km uzunlukda 5 ayrı parçadan oluşuyor.Geçmiş büyük depremleri bilinmiyor ve yakın dönemde (aletsel) 120 yıldır en azından büyük bir deprem üretmedi.Fayın bu uzunluklarını biliyorken ve en azından 120 yıldır üzerinde etkili bir deprem gelişmemişken 5.2'lik bir depremden sonra daha büyüğü gelmeyecek,gelmez demek imkansız.
Bu bölgeyi doğrudan KAF etkisi altında değerlendirmek yanlış isim olarak Kuzey Doğu Anadolu fay hattı olarak isimlendiriliyor olsada sistemin çalışma şablonu değişiyor KAF parametreleri bu bölge için geçerli değil.
Karayazı segmentlerinin sadece uzunlukları dikkat alınarakdan 20-22km uzunlukdaki segmentlerin 6.5/6.6Mw'lik 2 ayrı deprem üretme potansiyeli var.Fay geometrisi gereği birlikte kırılma ihtimalleri varmı bilmiyorum ama 3-4 segmentin aynı anda kırılması durumunda +7'Mwlik bir deprem muhtemel, Karayazı fayı doğrultu atımlı ve belirgin bir çizgiselliği mevcut segmentlerin birlikte kırılması göz ardı edilemez.
Sayısı artan depremler ise tamamen rastlantısal depremlerin belli bir oluş düzeni yok ve istatistiki verilerinden yola çıkarak yorumlarda bulunmak yanlış.Yılın 10 Ayı deprem gelişmezken 1 Ay'da onlarca deprem meydana gelebilir.Bu depremlerin üzerine anadolunun farklı veya bu depremlerin meydana geldiği kesimlerinde daha büyük bir deprem meydana gelmez diyemezsin ama bu depremlerle bağıntısı olmadığı kesin.Bir depremin başka bir segmenteki depremi tetikleme olasılığı, çok büyük depremler hariç oldukça düşük.Zaten büyük bir deprem beklenen segment üzerinde meydana gelen bir deprem mevcut ise daha büyük bir deprem tabiki meydana gelebilir bu durumda önceki deprem tetikleyici değil öncü deprem konumuna düşer.
Elazığ depreminin (6.8Mw )Columb stress çalışmalarından örnek;
Doğu Anadolu Fay Sistemininin Palu-Sincik segmenti üzerindeki yıllık kayma hızı 10.5±0.6 mm/yıl dır (Aktuğ vd., 2016).Söz konusu yıllık kayma hızları kullanıldığında, Doğu Anadolu Fay Sistemi için yıllık gerilme birikimi ortalama 0.1-0.2Bar civarında bulunmaktadır. Sivrice depreminin yarattığı gerilme değişiminin 1 bar’ın altında olduğu düşünüldüğünde bu rakam en fazla 5-10 yıllık bir enerji birikimine karşılık gelmektedir. Diğer bir deyimle, Sivrice Depreminin etkisi zaten olacak bir depremin en fazla 5-10 yıl öne alınmasına karşılık gelmektedir. Bu bölgedeki depremlerin tekrarlanma aralıkları dikkate alındığında (150-500 yıl) söz konusu statik gerilme değişiminin etkisinin oldukça küçük kaldığı değerlendirilebilir.
Sivrice Depreminin Çelikhan-Türkoğlu fay segmenti üzerindeki etkisi ise 0.1 bar’ın altında kalmaktadır.
Bölgedeki mevcut gerilme bütçesi kesin olarak bilmek mümkün olmamakla birlikte, dünyadaki benzer sistemler ile uyumlu olarak 100-200 bar dolayında olduğu tahmin edilmektedir. Depremler sonrasındaki dinamik gerilme değişimleri çok daha büyük değerler alabilmekle birlikte, depremlerden sonra yakın çevrede oluşan statik gerilme değişimleri yaklaşık 1 ile 3 bar mertebesindedir. Bu rakam, yerin mevcut gerilme bütçesi (100-200 bar) içinde oldukça düşük kalmaktadır. Diğer yandan, güncel araştırmaların yerin mevcut gerilme bütçesinin konumsal değişiminin 50 bar’a ulaştığını gösterdiği değerlendirildiğinde, depremlerden hemen sonra oluşan statik gerilme değişimi nedeniyle komşu faylarda depremlerin tetiklenmesi arasındaki bağlantıyı kurmak oldukça güçtür. Statik gerilme değişiminin bir diğer özelliği ise, deprem sonrası oluşan gerilme değişiminin mesafeye bağlı olarak çok hızlı sönümlenmesidir. Statik gerilme değişimleri yaklaşık olarak uzaklığın küpü ile ters orantılı olarak azalmaktadır. Çok büyük depremlerde (örneğin 2011 yılında Japonya’da yaşanan 9.0 büyüklüğündeki Tohoku depremi gibi) dahi statik gerilme değişiminin 200-300 km. de sönümlendiği görülmektedir. Uzak alandaki etki, Tohoku Depremi için bile azami 5-10 bar civarındadır. Bu nedenle, mevcut gerilme transferi kapsamında Sivrice depreminin bölgedeki diğer fayları tetiklemesi beklenmemektedir.
6.8'Lik bir depremde bile Columb stress analizde değerler bu denli düşük kalırken her +5'lik +4'lük depremden sonra komşu fayı tetikleyebilir yorumunda bulunmak gülünç bir durum bu büyüklükdeki depremlerin mevcut gerilmeye etkisi yok denecek kadar az.
Yedisu segmenti gibi zaten üzerinde aşırı stress birikmiş segmentlerin çevresinde meydana gelen depremler ayrı önem arz eder.Çünkü bu segment son aşamalarında (mevcut gerilim birikimini tam olarak bilmek imkansız) çevresindeki en ufak stress değişiminden sonra tetiklenme ihtimali mevcut Yedisu ve çok yakınındaki her 5-6 arası depremden sonra büyük bir depremi tetikleyebilir diyen kişi önümüzdeki 10-15 yıllık belkide daha kısa bir süre zarfında bu büyük depremi doğru tahmin edebilir.
Gelelim Erzurum'a tarihsel dönemde çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği onlarca deprem mevcut en yakını 1859 Depremi 15.000 Ölü hangi faydan kaynaklandığı tarihsel dönem olduğu için meçhul , o zaman ki nüfus yoğunluklarına göre +10.000'den fazla kişinin hayatını kaybettiği daha eski tarihlerde 2-3 adet daha deprem mevcut.Sadece Erzurum değil Kars ve Kars/Ermenistan sınırı ve Gürcistan'da büyük depremlere gebe bir coğrafya KD'ya çıkıldıkça depremler bindirme özelliği (ters fay) kazanıyor Doğu anadolunun yükselme sebebide bu bindirme depremleri . Yakın tarihli 1988 Ermenistan/Spitak depremi (Gümrü depreminde) (6.8 veya 7.0Mw) 20.000 Kişi hayatını kaybetti. O depremde gelişen yüzey kırığı;
deprem sırasında Spitak'ın kuzeydoğuya bakan kesimi güneybatıya bakan kesimin üzerine çıkmıştır.
forum.havaforum.com/attachment/119318/
Erzurum'un en yoğun depremsellik gösteren bölgeleri Aşkale,Pasinler,Horasan,Köprüköy bölgeleri Aşkale'de aletsel dönemde meydana gelen depremler çok daha yoğun,paleosismoloji çalışmalarında yüzey kırığı oluşturan büyük depremlerde mevcut olmasına karşın aletsel dönemde üzerinde büyük bir deprem meydana gelmedi. Erzincan/Çayırlı ve Erzurum/Aşkale arasındaki kesim Demirtaş tarafından (1997) sismik boşluk olarak tanımlanmıştır bu tarihden sonra meydana gelen 2004 Erzurum/Aşkale depremleri 5.5/5.4Mw bölgede ciddi hasara neden olmuş 9 Kişi hayatını kaybetmiş 51 kişi yaralanmışdır o depremin raporu ;
forum.havaforum.com/attachment/119317/
Aletsel dönem büyük depremler;
1924 Pasinler/Erzurum depremi 6.8Ms
1952 Pasinler/Erzurum depremi 5.8Mw
1983 Narman/Erzurum Depremi 6.9Ms
1984 Şenkaya/Erzurum 6.4Mw
PergamoN Hocam Düzce de 5.0 lık deprem 330 gal ivme yaratırken
2019 yılındaki 5.8 lik Silivri depreminin 84.93 gal gibi ivmenin düşük kalması
Düzce’nin zemin olarak İstanbul dan daha kötü olduğunu mu gösterir ya da denizde olduğu için enerjinin bir kısmı denizde zayıfladığı için mi ivme düşüktü Silivri depreminde 84.93 gal de bile İstanbul da bissürü binada çatlaklar vardı boşaltılan evler olmuştu
Depremin büyüklüğüne göre salınım süresi artıyor.Birde Silivri açıkları depreminde mesafe farkı mevcut en büyük ivme Büyükçekmece'de D-B 84.93 ölçülmüş istasyonun episantr'a uzaklığı 36km Düzce depreminin (4.9Mw) büyüklüğe oranla yarattığı ivmeyi ben şahsen doğrudan zemine bağlamam (zemin en büyük etken) kırılma mekaniği açısındanda (derinlik vb.) iyice araştırılması lazım.Aynı büyüklükdeki depremlerin yarattığı hasar dağılımı bazen depremden depreme değişebiliyor kırılmanın nasıl geliştiğine bağlı .Bina hasarları tamamen yapısal kaynaklı sorun 5.8'lik bir depremde o mesafeden (hasarlar nerede gerçekleşti bilmiyorum) 30-40km uzaklıkdan bu ivme değerlerinde hasar gelişiyorsa durum vahim demekdir.
Sisam depremindede ölçülen ivmeler düşükdü ama salınım sürelerinin spektrumları özel olarak çıkarıldı.Zemin gelen ivmeyi 4'kata kadar (bazı noktalarda) büyütüyor İzmir'de 65-70km uzaklıkdan bu denli hasarın gelişmesi 1.derece zeminden 2.derece yapısal sorunlardan kaynaklı
Marmara denizinde minumum 7.2'lik bir deprem geliştiğini varsayarsak bu deprem Sisam depreminden 2 kat daha büyük bir deprem olacak.
Richter ölçeğindeki büyüklük katsayıları 10'lu logaritmik artıyor bilindiği gibi 7.0'lık bir deprem 6.0'lık bir depremden 10 kat 5.0'lık bir depremden 100 kat daha büyük bir deprem.
Görüntüler hangi konumdan bilmiyorum, çok fazla videoyada ulaşamadım ilk baştaki videoda ivmelerin yüksek olduğu belli oluyor 4.9-5.0Mwlik bir depremde 0.33g gibi bir değeri sadece zemine bağlamak ne kadar doğru bilmiyorum zeminin etkisi tartışılmaz tabi.Videodaki küçük çocuklar büyük bir deprem yaşamamasına rağmen ruhsal travma geçiriyor psikolojik etkileri uzun yıllar devam edebilir.
Geçtiğimiz günlerde meydana gelen Düzce depreminin ivme değerleriyle ilgili bir çalışma yapıp paylaşmış.(Haluk Eyidoğan hoca)
Düzce depreminin ivme değerleri depremin büyüklüğüne göre çok fazla çıkmıştı hatta bu değerler Düzce/Gölyaka'da K-G bileşeninde 330.5822 (0.33g) 7 km uzaklık gibi oldukça yüksek bi değerdi. Elazığ/Sivrice 6.8Mw depreminde en yüksek ivme Sivrice'de episantr'a 24km uzaklıkda (0.292g) Sisam depreminde Aydın/Kuşadası'ında (0.179g)'di (43km uzaklık mevcut) Tabi Sivrice ve Sisam depremlerinde depremin büyüklüğüne oranla salınım katsayıları (deprem süresi) daha yüksek değerlerde.
Haluk Eyidoğan'ın çalışması;
Sismik moment büyüklüğü 4.9 olması nedeniyle orta/hafif kuvvette bir deprem olarak ölçeklediğimiz 17 Kasım 2021 Düzce depremi, İstanbul ve Kocaeli’nde oldukça geniş bir alanda hissedildi ve ilk anlarda sosyal medyada Marmara Denizi’nde deprem olduğu şeklinde haberler dolaştı. Daha sonra deprem merkezlerinden gelen bilgilerden depremin Düzce İli’ne yakın bir alanda olduğu anlaşıldı. Orta/hafif kuvvette olan bu depremin İstanbul’un bir çok ilçesi dahil 200 km uzaktaki yerleşim birimlerinde hissedildiğine dair haberler medyada yer aldı. CSEM deprem merkezinin WEB ve mobil cihazlardan gelen bilgilerden derleyerek oluşturduğu depremin hissedilen şiddetinin uzaklıkla değişimi grafiğini (Şekil 2) incelediğimde bu büyüklükte bir deprem için 200 km uzaktaki İstanbul ilçelerinden çok sayıda “depremi hissettik” bilgisi gelmesi, depremin sismik dalgalarının beklenenden daha çok büyük şiddette geldiğini anlıyoruz.
forum.havaforum.com/attachment/119240/
Deprem merkezine en yakın ivme kayıt istasyonu 7 km uzaktaki AFAD’a bağlı TK8109 Düzce Gölyaka İstasyonu’dur ve bu istasyonda KG yönünde en büyük ivme (PGA) 331 cm/sn2 (0.33 g) değerine ulaşmıştır. Bu değer depremin büyüklüğüne oranla oldukça yüksektir.
Literatürde bazı orta kuvvetli depremlerin beklenenin üzerinde yer hareketi şiddeti oluşturduğuna dair örnekler vardır (Sarah, 2020). Acaba 17 Kasım 2021 depremi bu tür bir deprem midir? Bu durumu açıklığa kavuşturmak için depremin çeşitli uzaklıklarda rapor edilen hissedilen şiddet ölçeği ve AFAD’ın sahadaki deprem ivme şiddeti ölçen kayıtların analizini yaptım. Depremi kaydeden ve AFAD’a ait olan 85 deprem istasyonunun rapor edilen yatay ve düşey maksimum ivme değerlerini uzaklığın fonksiyonu olarak çizdim, Kale (2014)’nin çalışmasında saptadığı ve 5.0 ve 6.0 büyüklüğündeki deprem için hesapladığı maksimum ivmenin (PGA) uzaklıkla değişim fonksiyonunu Şekil 3’deki grafik üzerine çizdim.
forum.havaforum.com/attachment/119239/
Şekil 3’deki grafikte mavi noktalar KG yönündeki PGA değerini, kırmızı noktalar DB yönündeki PGA değerini ve yeşil noktalar düşey yönde PGA değerini gösterir. Grafik üzerine çizilen mavi ve kırmızı renkli eğri çizgi, Kale (2014)’nin çalışmasında 5.0 büyüklüğünde (mavi çizgi) ve 6.0 büyüklüğünde (kırmızı çizgi) depremlerin deprem merkezinden uzaklığa bağlı olarak azalımı (soğurulma) gösterir. Düzce depremi örneğinde gözlenen değerler, hesaplanacak standart sapmalardan daha büyük değerlere sahip gibi görünmektedir. İvme kayıtçılarından elde edilen verilerle hazırladığım bu grafiği değerlendirdiğimde 4.9 büyüklükteki depremin, 5.5 ile 6.0 arasındaki büyüklükteki bir depremin yaratabileceği oranda bir yer hareketi ivme şiddeti oluşturduğu yönünde kanaatim oluşmaktadır.
17 Kasım 2021 tarihinde olan Mw=4.9 büyüklüğündeki depremin oluşturduğu yüksek yatay ivme değerleri bulgusunun, deprem tehlike belirleme çalışmalarında kullanılan ivmenin uzaklıkla azalım ilişkileri bağıntılarına etkisi açısından önemli bir örnek olduğunu düşünmekteyim.
Erzurum/Köprüköy depreminin artçılarının büyüklükleri çok düşük kaldı hala derindeki kırılmayı simgeleyen +3Mw'lik bir deprem meydana gelmedi, microdepremler ise 20km uzunluğa kadar saçılmış durumda 5.2'lik bir depremle bu uzunluk doğru orantılı değil.Microdepremler KB/GD dağılıyor Kandillinin hızlı çözüm büyük ihtimal hatalı KD-GB gidişli sol yanal atımlı değil , Ramazanın hocanın dediği KB-GD gidişli sağ yanal doğrultu atımlı faylanma depreme neden oldu microdepremler ve bu çözüm Karayazı fayıyla uyumlu.
Edit:Afad'daki dağılımda tam tersi KD/GB yönlü dağılıyor depremin ayrıntılı çözümlenmesi lazım.
Hocam karasallık 5+ depremlerde ciddi artış var 2021 yılının ilk 10 ayında karasal deprem sayısı 2 iken
Sadece kasım ayında 5+ deprem sayısı 4 adet toplam 6 adet 2021 de
Türkiye gibi geniş bir coğrafyada hiç birşey ifade etmiyor , depremlerin belirli bir düzeni yok çünkü.
5 Mart 2019'da paylaştığım bir gönderi mevcut aktif/faal noktalar olarak bazı yerleri işaretlemiş ve bu bölgeleri yazmışım bu tarihden sonra gerçekleşen sadece +5'lik depremleri baz alarak paylaşıyorum (Tamamında +4'lük deprem gerçekleşti) .Faal bir nokta er yada geç bir deprem üretiyor bu aktif bölge sismik boşluk konumundaysa risk çok daha büyük demektir.Türkiyedeki sismik boşlukların tamamını bilmiyoruz bu konuda sadece Ramazan hocanın (1997) çalışması mevcut oda bana göre kısıtlı. Sismik boşlukları geçtim Van fayı gibi sonradan haritalarda güncellenen ciddi faylar hatta hiç haritalanmayan,haritalanamayan gömülü faylar mevcut,depremselliği çok yüksek bir ülkeyiz.
Ben diğer tahminciler gibi birde geniş coğrafyaları baz alarak söylememişim hepsinde ilçeye kadar deprem gerçekleşmiş..
Saydığım noktalardan hala aktif olan ve etkili bir deprem gerçekleşmeyen Muş/Bulanık göze batmaya devam ediyor.
20 Mart 2019 Denizli/Acıpayam 5.7Mw/5.1Mw ---
4 Nisan 2019 Elazığ/Sivrice 5.3Mw ✓ ✓ ✓
8 Ağustos 2019 Denizli/Bozkurt 6.0Mw ---
8 Ağustos 2019 Kuşadası Körfezi 5.0M ---
26 Eylül 2019 Marmara ereğlisi/Silivri Açıkları 5.7Mw ✓ ✓ ✓
14 Eylül 2019 Çankırı/Çerkeş/Yalıözü 5.1Mw ✓ ✓ ✓
10 Aralık 2019 Balıkesir/Akçaköy 5.0Mw ✓ ✓ ✓
27 Aralık 2019 Elazığ/Sivrice 5.1Mw ✓ ✓ ✓
22 Ocak 2020 Manisa/Akhisar 5.7Mw ✓ ✓ ✓
24 Ocak 2020 Elazığ/Sivrice 6.8Mw/5.1Mw artçı ✓ ✓ ✓ (büyüklük ???)
28 Ocak 2020 Manisa/Kırkağaç 5.1Mw ✓ ✓ ✓
4 Şubat 2020 Manisa/Akhisar 5.0Mw ✓ ✓ ✓
18 Şubat 2020 Manisa/Kırkağaç 5.2Mw ✓ ✓ ✓
23 Şubat 2020 Van/Başkale 5.8/6.0Mw ✓ ✓ ✓
24 Şubat 2020 Manisa/Akhisar 5.0Mw ✓ ✓ ✓
26 Şubat 2020 Malatya/Pütürge 5.1Mw ✓ ✓ ✓
19 Nisan 2020 Elazığ/Sivrice 5.2Mw ✓ ✓ ✓
5 Haziran 2020 Malatya/Pütürge 5.3Mw ✓ ✓ ✓
14 Haziran 2020 Bingöl/Karlıova 5.9Mw ✓ ✓ ✓
15 Haziran 2020 Bingöl/Karlıova 5.6Mw ✓ ✓ ✓
25 Haziran 2020 Van/Saray 5.4Mw ✓ ✓ ✓
4 Ağustos 2020 Malatya/Pütürge 5.7Mw ✓ ✓ ✓
20 Eylül 2020 Niğde/Bor 5.2Mw ---
30 Ekim 2020 Kuşadası Körfezi 7.0Mw ve artçıları 5.2/5.1Mw --- (büyüklük ???)
3 Aralık 2020 Siirt/Kurtalan 5.2Mw (Batman/Kozluğun 16km güneyi) ✓ ✓ ✓
27 Aralık 2020 Elazığ/Sivrice 5.6Mw ✓ ✓ ✓
25 Haziran 2021 Bingöl/Yayladere 5.3Mw (Adaklı'nın 15km batısı) ✓ ✓ ✓
31 Ağustos 2021 Kütahya/Altıntaş 5.0Mw ---
8 Kasım 2021 Konya/Meram 5.1Mw ---
12 Kasım 2021 Malatya/Pütürge 5.0Mw ✓ ✓ ✓
17 Kasım 2021 Düzce/İslahiye 5.1Mw ---
19 Kasım 2021 Erzurum/Köprüköy 5.2Mw ✓ ✓ ✓
Alles anzeigenAktif faal noktalar batıdan doğuya siyahla işaretlediğim bölgeler kırmızı alan midilli açıkları benm bekletim 5/6 arası ;
Çanakkale :Biga, Ayvacık, babakale ve gülpınar açıkları
Marmara denizi: Tekirdağ açıkları (marmara ereğlisi), İmralı adasının güneyi Bandırma/Mudanya arasındaki alanın açıkları (bayramdere,eğerce,kurşunlu,dutliman vb.)
Manisa'nın kuzeyi balıkesirin güneyi; (Manisa/Soma,akhisar,kırkağaç) (Balıkesir/Savaştepe,ivrindi,sındırgı ve yakın civarı)
Muğla ve açıkları; gökova körfezi,on iki adalar, (rodos adası/Marmaris,dalaman,datça arası) Giritin doğusu dahil
Çankırı ve bolu arası; Bolu/gerede ve doğusu çankırı/orta,çerkeş,korgun
Adana ve hatay açıkları; Hatay/iskendurun,samandağ Adana/kozan,ceyhan güneyi lübnan dahil
Sivasın güneyi malatyanın kuzeyi; sivas/kangal malatya/hekimhan,arguvan,yazıhan civarları pütürge dahil
Erzincan; Erzincan/İliç,Kemah arası
Elazığ; Elazığ/sivrice,palu arası alan
Bingöl ve muş il sınırları civarları; Bingöl/adaklı,karlıova,solhan Muş/varto,bulanık,
Diyarbakırın doğusu batmanın kuzeyi; Diyarbakır/silvan Batman/sason,kozluk civarı
Erzurum; Erzurum/aziziye,pasinler,köprüköy,horasan
Van sınır bölgesi; Van/saray,özalp,başkale
Bu saydığım yerlerin birçoğunda yakın zamanda hissedilir deprem olduğu gibi bölgeler sismik olarak hala aktif buralardan gelicek yakın tarihli 4/5 arası belkide 5/6 arası depremler sürpriz olmaz..
Depremin lokasyonları Kırmızı (Emsc) Mavi (Kandilli) Siyah(Afad) deprem çözümündeki KD-GB yönüde dikkatde aldığımızda uyuşan tek fay olası kuvarterner fayı olarak haritalanan siyah bindirme fayı gözüküyor.
Deprem çözümündeki hakim doğrultu atımı dikkate aldığımızda haritalanmayan bir faydan kaynaklanmış olma ihtimali bana göre daha yüksek muhtemelen Karayazı fayına açılı, sintetik ridel kırığı denilen doğrultu atımlı fay sistemi içinde gelişen ikincil bir kırıkdan kaynaklandı.
forum.havaforum.com/attachment/119208/
Aletsel dönemde meydana gelen büyük depremler bölgenin kuzeyinde gerçekleşmiş olup bugün ki deprem lokasyonuyla bağlantıları yok
2 Büyük depremde HNF (Horasan/Narman fayı) ve HNFZ (Horasan/Narman fay zonu) içinde gelişmiş. Bölgede birbirine paralel çok sayıda kırık mevcut iki büyük deprem öncesindede öncü depremler oluşmuş. İki depremin kırığıda çok karmaşık şekilde gerçekleşmiş.
Karayazı fayında gerçekeleşen depremler hakkında elle tutulur bir bilgiye ulaşamadım paleosismiloji çalışmaları çok kısıtlı.
forum.havaforum.com/attachment/119209/
Bugün ki depremin lokasyonuna en yakın ana tektonik yapı Karayazı fayı;
Fayın adı, fay kuşağı üzerindeki en büyük yerleşim alanı olan Karayazı ilçesinden alınmıştır- Yaklaşık K65°B gidişli, 80-85 km uzunluklu ve sağ yanal doğrultu atımlı bir faydır- Karayazı Fayı güneydoğuda Tutak ilçesi güneyinden başlar, kuzeybatıya doğru Elmalıdere, Karayazı, Aliboçayırı, Bezirhane, Karaağıtt, Karasu, Kırgmdere, Mahmutun Komu, Teco, Payveren, Topçu ve Sarıtaş köyüne değin uzanır , Sarıtaş köyünden kuzeybatıya doğru belirginliğini yitirir ya da sönümlenir. Fayın topografik görünümü oldukça belirgindir. Fayın güney bloğunda daha genç, kuzey bloğunda ise daha yaşlı birimler yüzeyler- Başka bir deyişle, fayın kuzey bloğu güney bloğuna göre 70-80 m kadar yükselmiştir. Bu durum,diğer bilinen diri sol ve sağ yanal faylarda olduğu gibi, fayın, çok az da olsa verev bileşene sahip olduğu biçiminde yorumlanabilir. Bölgede en Üst Pliyosen-Erken Kuvaterner volkanizasma bağlı olarak oluşan bazaltik lavlar, özellikle Karayazı ilçesi ile daha kuzeybatıda yer alan Kırgındere köyü arasında yaygın plato-bazaltlar oluşturmuştur- Kuzeykuzeybatı yönelimli akma yapısı gösteren bu plato-bazaltlar, kuzeyden Karayazı Fayı ile sınırlanır ve fayın güney bloğunda yer alır Bu durum ise, fayın, volkanizma sırasında varolduğu ve lavların kuzeye doğru akışını engellediği biçiminde yorumlanmıştır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Tutak ilçesi yakın güneyinden geçen ve kuzeybatıya doğru Sarıtaş köyüne değin yaklaşık 80-85 km kadar izlenebilen, sağ yan,al doğrultu atımlı yeni bir fay saptanmış olup, bu kırık Karayazı Fayı olarak adlandırılmıştır- Bu fay, geçmişte olmuş olabileceği gibi, gelecek için de önemli depremsellik riski taşıyabilir- Benzer şekilde, bölgede daha önce saptanmış önemli diri fayların varlığı bilinmekte dir- Ancak, Doğu Anadolu'daki tüm fayların bilindiği savunulamaz. Örneğin, Eleşkirt-Ağrı ve Taşlıçay boyunca akmakta olan Şaryan Çayı ve Murat Nehri de, önemli ve diri bir sağ yanal doğrultu atımlı fay tarafından denetlenmekte olabilir. Bu nedenle, Türkiye-İran karayolunun da içinde bulunduğu bu kuşak, depremsellik ve neotektonik açıdan ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Afad açıklama;
19.11.2021 tarihinde, saat 15:40’ta Erzurum ili Köprüköy ilçesinde 5.1 büyüklüğünde deprem meydana gelmiştir. 12 sn süren deprem, yerin 5.18 km derinliğinde meydana gelmiş olup, Erzurum merkeze 52 km uzaklıktadır. Depremin en yakın yerleşim birimi olan Erzurum ilinin Köprüköy ilçesi Alaca Mahallesine uzaklığı 3.04 km'dir.
SAKOM’dan alınan bilgiye göre Marifet Köyü’nde 1 vatandaşımız yaralanmıştır. Olay yerine 5 adet 112 ambulansı ve 2 UMKE ekibi görevlendirilmiştir.
Erzurum İl AFAD Müdürlüğü tarafından olay yerine 6 araç ve 24 personel sevk edilmiştir.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre, haberleşmede kesintiye yol açan olumsuz bir durum oluşmamıştır. Kayabaşı köyü yolunun heyelan nedeniyle kapalı olduğu öğrenilmiştir, Karayolları ekipleri çalışma başlatmıştır.
Türk Kızılay tarafından Erzurum ve Ağrı illerinden 3 ikram aracı ile 1 haberleşme aracı olay yerine yönlendirilmiştir.
Hasar tespit çalışmaları için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekipleri olay yerine intikal halindedir.
Gelişmeler takip edilmektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bölge halkına geçmiş olsun son durumlar nedir bilmiyorum ama bu ivme değerlerinde yıkım ve can kaybı mevcutsa vay ülkenin haline.
Bir depremin gerçekleştiği anın ilk 30dk-1saat içinde yapılan yorumlar.Sallamasyon öteye geçmez bir deprem hakkında yorum yapıyorsan
1-Bölgedeki tektonik rejime (Faylara,Kayma hızlarına,Uzunluklarına vb.) hakim olmalısın.
2-Geçmiş depremselliği ve yakın zamanda gerçekleşen depremleri bilmek zorundasın.
3-Depremin ayrıntılı çözümünü bilmek zorundasın, hızlı çözümler bazen farklı çıkabiliyor.
4-Geçmiş büyük depremlerin ayrıntılı çalışmalarını bilmek zorundasın vb. daha say say bitmez.
Ülkemizdeki en önemli deprem bilimcilerin bile bütün Türkiye'nin depremselliğine (faylara) tam hakim olmadığı ortamda her depremden sonra yorum yapan bazı şahıslar mevcut ve çok ciddi şekilde itibar ediliyor, birde yetmezmiş gibi ülkenin resmi yayın yapan televizyon kanallarına deprem uzmanı olarak çıkarılıyorlar ,ülkede her konuda olduğu gibi deprem konusundada liyakat yerlerde.
Orta büyüklükde deprem dediğimiz +5Mw'lik deprem sayısı ortalamaların altında giderken 1 aylık süre zarfında bu sayı ortalamayı yakaladı belkide geçecek ülkemizin depremselliği bu denli yüksekken ne zaman ne olacağını bilmek imkansız (normaldede imkansız).
Depremin çözümü ters bileşeni olan hakim sol yanal doğrultu atımlı faylanma vermiş.Geçmiş tarihlerde bölgede can ve mal kaybına açan büyük depremler mevcut bunlardan biri 1983 Erzurum 6.9Ms depremi 1155 Kişinin ölümüne 537 kişinin yaralanmasına yol açtı.Geçmiş depremleri ve fay hatlarını araştırıp ek bilgiler vermeye çalışacağım bölge büyük depremler üretebilen bir bölge tektonik rejimi bir Kaf veya Daf'a göre çok daha karmaşık, büyük depremlerde diğer bölgelerimize oranla çok sık tekrarlanmıyor bu yüzden geçmişde daha az araştırmıştım doğrudan bir bilgiye sahip değilim.Tek bildiğim Erzincan/Çayırlı Erzurum/Aşkale arası sismiş boşluk konumunda (Demirtaş 1997) ama bu depremin o bölgeyle alakası yok.Depremin lokasyon merkezine en yakın büyük deprem 1924 Pasinler 6.8Ms depremi ama çok ayrıntılı bilgiye sahip değilim.
Bir yanardağ öyle durduk yere patlamaz açıklama Afad genel başkanlığının yaptığı ortak bir bildiri değil.Afad Aksaray bölge müdürünün yaptığı kişisel bir açıklama Ramazan hocanın dediği gibi bu tür bilimsel onay almamış bilgilerin basından verilmesi son derece yanlış. Bir açıklama yapılıyorsa araştırma/veri sonuçlarınında yayınlanması lazım.
Volkanik patlamaların öncesinde İnsar verileri önemli rol oynuyor 1-İnsar verileri sonucu dağda gelişen bir deformasyon varmı? varsa bu hangi seviyelerde.
2-Depremler ile patlamalar doğrudan ilişkili , volkanik kökenli depremler magma basıncı yüzünden kaynaklanan ,magnitüdleri düşük deprem fırtınaları şeklinde gelişir bu depremlerin sayısı 10.000-100.000'leri bulabilir.Niğde/Bor'da meydana gelen 5.1'lik deprem tektonik kökenli kısa bir fayın kırılmasıyla kaynaklandı kendi içinde artçılarını üretip sönümlendi. Hasandağı ve çevresinde bir deprem fırtınasıda görülmedi.
Bknz; İzlanda Geldingadalir bölgesi 2 aydır deformasyon gelişiyor,microdepremler görülüyor yeni bir volkan aktivitesi muhtemel.
Deniz_meteoroloji Fayın uzunluğu/geometrisi/türü (normal,ters vb.) gibi birçok veriyi bilmek gerekiyor.
4.5M'lik depremden önce biriken deformasyon ne kadar bilmek gerekiyor.
Fayın uzunluğu-Mangitüd ilişkisi değişkenlik gösterebiliyor istatistiksel sismoloji'de araştırmalar mevcut.
8-10km 'lik bir fay kabaca en büyük 5-5.5Mw'lik 5-10cm arasında değişen (derinde) bir atım yapabilir.Fay uzunluğu-yaptığı atım miktarı araştırmalarda doğru orantılı olarak artıyor 10km'lik bir fay tek başına 3-4metrelik atım yapmaz.
Yaptığım yorumların/paylaştığım bilgilerin hepsi okuduğum makalelerden yaptığım çıkarımlara dayanıyor.
Kaf'ın güney kollarınıda soruyordun bir ara sanırım yanlış hatırlamıyorsam gelişen teknoloji ile yeni metodlara dayanan güncel makaleler gün geçtikçe yayımlanıyor 18 ekim 2021 tarihiyle yeni bir makale yayımlandı çevirip okuma fırsatım olmadı merak edenler okuyabilir;
PergamoN Hocam bu depremin merkezinin yaklaşık 10 km kuzeyinde çilimli fayı 15 km kuzey doğusunda da Yığılca fayı var bu depremin buradaki faylara sıçrama yapma ihtimali var mı bu faylar tarihsel dönemde deprem üretmemiş sismik boşluk olma ihtimali var mıdır haritaya göre de uzunluğuda 20-30km civarı gözüküyor 6-6.5 civarı risk yaratır mi
O faylar normal ve ters fay bileşenleri barındırıyor büyük çoğunluğu normal fay.Faylar hakkında ayrıntılı bir araştırma yapıp makale okumadım daha önce , muhtemelen Gps hız ölçümleri daha düşük ,tekrarlanma aralıkları yüksek faylar sismik boşluk konumundalarmı bilmiyorum özellikle yığılca fayı mta'da kuvaterner fayı olarak haritalanmış,99' depremlerinde bu faylarda bir kırılma gerçekleşmedi.Dediğim gibi faylar hakkında bilgim yok ama Çilimli fayının uzunluğu dikkate alındığında (segmentasyon yapısını bilmiyorum) 6.0/6.5 arasında deprem üretebilir.
Kuvaterner Fay Olası Kuvaterner Fayı veya Çizgisellik: Pleyistosen’de (1.600.000 yıl) yüzey faylanması oluşturan, Holosen etkinliği kuşkulu fay.
Holosen fayı; Holosende (11.000 Yıl) yüzey faylanması oluşturan fay.
PergamoN yorumunuzu bekliyoruz hocam
Araba kullanıyordum yeni eve girebildim (Edit; yazıyı hazırlarken biraz zaman geçti tabi) depremden haberim yoktu foruma girdiğimde bildirimleri görünce büyük bir deprem oldu zannettim öncelikle hissedenlere geçmiş olsun yoğun nüfuslu bir bölgede meydana gelen deprem daha çok ses getiriyor normal olarak.
Öncelikle depremin çözümünden başlayalım KD/GB uzanımlı doğrultu atımlı faylanma,KAF'la uyumlu bölge Kaf'ın etkisi altında zaten.
forum.havaforum.com/attachment/119149/
Kandilli'nin haritasından depremin lokasyonu ve en son güncellenen mta'nın diri fay hatları gösterimi;
Depremin çözümü ve lokasyonu baz alırsak 1999 Gölcük depreminin sonlandığı kesim çözüm ana fay hattıyla uyumlu 1999 Depreminin geç gelen artçısıda diyebilirsin, haritalanmayan küçük faylar mevcutsa tali kırıkta meydana gelen bir depremde diyebilirsin Kandilli deprem raporun tali kırık demiş,büyük deprem riski Ramazan hocanın dediği gibi bu kesimde çok düşük. 1999 Gölcük depremide, 1999 Düzce depremide birden fazla segment'in yırtılmasıyla oluşan büyük depremler KAF'bu bölgede Farklı kollara ayrılıyor.
forum.havaforum.com/attachment/119150/
Bu bölgedeki göllerin veya yükseltilerin sebebi Kaf'ın sıçrama yaparak farklı segmentlere ayrılmasından kaynaklanıyor.Sıçrama yapan segmentlerin arası genişleyip çöküyorsa gölü oluşturur.Doğrultu atımlı faylar sıçrama yaptığı kesimde birbirinin üstüne biniyorsa sıkışma yapısıyla yükselti oluşturur.Bu depremlerin çözümünde Oblik fay dediğimiz normal veya ters fay bileşimide görülür. Yakın örnek 5.7'lik Silivri açıkları depremi (her ne kadar tartışmalar olsada)
forum.havaforum.com/attachment/119153/
Şöyle bir bilgi mevcut 1999 Gölcük depreminde 5 ayrı segment kırılmışdır kırılan diğer segmentler yaklaşık doğu–batı konumlu iken Karadere segmenti hem K65°D doğrultusu ile hem de diğer segmentlerde ölçülen ötelenme (atım) değerlerinden daha düşük atım değerleri ile farklılık gösterir.. Yaklaşık 30 km. uzunluğunda olan bu segment 17 Ağustos 1999 depreminde oluşan yüzey faylanmasının doğu ucunu oluşturmaktadır. 140 km. uzunluğundaki 17 Ağustos 1999 depremi kırığında Karadere segmenti batısında ortalama 3.5-4 metre sağ yanal yer değiştirme gerçekleşmiştir. Karadere segmentinde gerçekleşen yer değiştirme ise ortalama 1.5-2 metre olmuştur. 12 Kasım 1999 Düzce depremi Karadere fayının doğu devamında yüzey faylanmasına neden olmuş ve bu durumda ortalama 4 metrelik yer değiştirme meydana gelmiştir.1999 deprem kırıklarında meydana gelen yer değiştirme miktarı açısından değerlendirildiğinde Karadere segmentinde yaklaşık 2 metrelik bir eksiklik ortaya çıkmaktadır. 1999 Gölcük depreminin en büyük artçı depremide 23 Ağustos 2000 tarihinde 5.8 Olarak bu fay üzerinde gerçekleşmişdir.
forum.havaforum.com/attachment/119158/
Anlaşılması açısından Kandilli haritasından fayın açı değişimini amatör olarak gösteriyorum.Mavi fay Düzce kırığı, kırmızılar D-B uzanımlı doğrusal çizgisellik gösteren kırılan diğer 4 segment.
forum.havaforum.com/attachment/119157/
1999 Gölcük depreminin İnsar verisi yine o bölgede gerçekleşen deformasyonun daha az olduğu görülüyor.
forum.havaforum.com/attachment/119155/
Düzce depremi kırığı ve artçıları Düzce depreminin oluşum mekanizması biraz daha karmaşık 7.2'lik bir depreme göre arazide haritalanan deprem yüzey kırığı oldukça kısadır.İkinci olarak, sismolojik ve bazı jeodezi gözlemlerdeki hakim doğrultu atımlı faya rağmen fay oldukça
düşük eğime (53º–73°) sahiptir. Bu durum arazi gözlemleriyle de uyuşmamaktadır.Yapılan modellemelerden muhtemelen Düzce
depreminin çok kırıklı bir deprem olabileceği ve düşey konumlu Düzce Fayı ile birlikte kuzeye doğru eğimli eski bir bindirme düzleminin de kırılmış olabileceği ihtimali ortaya çıkmaktadır denilmişdir. Daha sonraki çalışmalar ve arazi, gözlemlerinde Düzcede bazı yerlerde 2.5-3 Metreye yakın düşey atımlar gözlenmişdir.Artçı dağılımlarda çok kırıklı olduğunu gösteriyor zaten (Yukarıdaki İnsar veriside dahil veriler; Ziyadin Çakır,Aykut Barka,Bertrand Meyer,Rolan Armijo,Jean-Bernard De Chabalier) gibi isimlere aitdir.
forum.havaforum.com/attachment/119156/
Bu bölgedeki gerçekleşen tarihsel deprem kayıtlarına bakarak her 25-30 Yılda bir büyük deprem oluyor gibi birşeyden söz etmek mümkün değildir.Bu tamamen fayların kırılma şartlarına bağlıdır parçalı kırılan faylar daha kısa sürelerde +6'lık daha fazla depremler üretebilir tarihsel kayıtlardaki yıkıma neden olan depremlerin çoğuda yüksek ihtimal 6'lık depremleri içeriyor.Gölcük gibi Düzce depremi gibi 7'lik özellikle Gölcük depremi gibi birden çok segmenti yırtan kırılmalar süresini doldurmadan 20-30 Yıllık gibi sürelerde tekrarlanmasının mümkünatı yok.
Özellikle Kaf'ın batıya göçündeki bazı haritalarda 7'lik depremleri baz aldıkları için, bu bölgede fayın farklı kollara sıçrama yapmasıyla daha küçük ama yıkıcı etkileri olan 1943 Adapazarı/Hendek 6.6Ms 336 Can kaybı depremi çok dikkat çekmez.
Sonuç olarak bugün ki deprem bana göre Gölcük depreminde Karadere segmenti üzerinde oluşan atım azlığından kaynaklanan geç gelen artçı bir depremdir.Bir fay bir depremde kırıldığında fayın diğer kesimine göre atım azlığı oluşuyorsa , az atım oluşan kesim er yada geç bu atım azlığını depremlerle kapatır Bknz;Pütürge depremleri Doğanyol(Sivrice) depreminden sonra yaptığım yorumlardada o bölgedede atım azlığı olduğunu yazmış , depremlerin devam edebilceğinden bahsetmiştim sonuç olarak Doğanyol depreminin en büyük artçısıda (Kandilliye göre) 4 Ağustos 2020'de 5.7Mw olarak Pütürge'de gerçekleşti, geçtiğimiz günlerde 5.0Mw'lık bir deprem daha meydana geldi Pütürgüde o deprem hakkında birşey yazmadım çünkü başta sen olmak üzere yazılarımı takip eden çoğu kişi o bölgedeki riski biliyor.
Takımlar 4'erli 3 gruba ayrılacak.
Seribaşı;
Portekiz,İskoçya,İtalya,Rusya,İsveç,Galler (6)
Seribaşı olmayan;
Türkiye,Polonya,Kuzey Makedonya,Ukrayna,Avusturya,Çek Cumhuriyeti(6)
(Rusya ile Ukrayna eşleşemiyor.)
2 Seribaşı , 2 Seribaşı olmayan 4 takım 3farklı gruba dağılacak.
ilk eşleşmeler (yarı final) 1 seribaşı/ 1 seribaşı olmayan takım şeklinde olacak seribaşları kendi evinde oynayacak.
yarı finali geçen takımlar finalde karşılacak ev sahibi kurayla belirlenecek,3 Grubun finalinde kazanan takımlar dünya kupası biletini alacak 10+(3) şeklinde toplam 13 avrupa ülkesi dünya kupasına katılacak.
Toz bulutunu tetikleyen heyelanların yakın çekim görüntüsü;
Görüntülerdeki dağdaki toz dumanı heyelanlardan kaynaklanıyor benzer görüntüler 2019 Denizli/Bozkurt 6.0Mw depremindede meydana gelmişdi
6.0'lık depremden sonra 6.3Mw'lik bir deprem daha meydana geldi bu kırılma çeşidi İran'da çok fazla gerçekleşiyor ingilizcesi doublet earthquake olan bir olay. Aynı segmentde meydana gelen bir depremin sıçrama yaptığı(ayrıldığı) kesimin devamındada kısa bir süre sonra deprem meydana geliyor tek bir depremle kırılmak yerine her sıçrama yaptığı kesim farklı kırılıyor bu depremler tetiklenmeye bağlı 2'dende fazla olabilir.
Dahada önemlisi her sıçrama yapılan kesim ayrı kırılacak diye birşey yok bu faylar tek bir depremle aynı anda daha büyük bir depremlede kırılabiliyor.
Bilim adamlarının yakın tarihli paylaştığı bir makalede bu kırılma olayının olması için fayın en fazla 5km'lik bir sıçrama yapması gerektiği kabul ediliyordu bu görüşün üzerine Oxford Yer Bilimleri bölümünün mevcut ve eski üyeleri de dahil olmak üzere uluslararası bir araştırma ekibi, 1997'de Pakistan'ı vuran bir çift depremi araştırdılar uydu gözlemlerini sismoloji ile birleştirerek, bu deprem çiftinin kırılma sırasında fay segmentleri arasında 50 km'lik büyük bir sıçrama olduğunu gösterdiler.5km'lik sıçrama görüşünün üzerine 50km'lik bir sıçrama kabul edilen görüşden 10 kat daha büyük bir uzunluk.
forum.havaforum.com/attachment/119092/forum.havaforum.com/attachment/119091/
Pakistan'ın batı Süleyman dağlarının kıvrım ve itme kuşağı. Bu kıvrımların altında, 1997 Harnai depreminde kırılan ve segmentler arasında 50 km sıçrayan bir çift büyük fay planı gizlidir.
forum.havaforum.com/attachment/119093/
Bu bulgu, dağılmış faylanma bölgelerinde deprem tehlikesi senaryolarının yürütülme şeklini temelden değiştirecektir, çünkü kırılma ilerledikçe potansiyel olarak tetiklenebilecek faylar ağı büyük ölçüde genişleyecektir. Bu nedenle, bu çalışmada olduğu gibi, depremlerde mümkün olan sıçramaların aralığını belirlemek sadece önemli olmakla kalmaz, aynı zamanda, potansiyel olarak tetiklenebilecek kabuk içindeki fayların dağılımını belirlemek de önemlidir. Buradaki çift gibi birçok fayın yeraltında saklı olduğu ve varlıklarını açığa çıkaracak net bir yüzey ifadesinden yoksun olduğu göz önüne alındığında, bu kolay bir iş olmayacaktır. Güney Kaliforniya, İran ve Doğu Çin gibi, altlarında bu gömülü fayların olduğu büyük kıvrım kuşakları bu tür depremsellikleri çok sık yaşar.
Özellikle bindirme faylarında görülen bu olaya neden olan faylar ,kör fay dediğimiz yüzeyde izlenemeyen fay hatları.Ülkemizde yakın geçmişde bizde büyük bir kör fay depremi yaşadık 2011 7.2'lik Van depremi.
Düşen elektrik direğinin başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden 1 can kaybı açıklandı.
Edit: 2 can kaybı 37 yaralı
Karadağ 86'da 2-2'ye getirdi durumu
2021 yılında ülkemiz karasallığında Kandilli verilerine göre meydana gelen +4Mw'lik depremler 28 farklı ilde toplam 48 adet deprem,aylık ortalama 4.2 adet .
Depremlerin il bazında dağılımı oluş sırasına göre;
1-DENİZLİ (4);
Denizli/Irlıganlı 4.2Mw
Denizli/Acıpayam 4.1Mw
Denizli/Honaz 4.0Mw
Denizli/Çal 4.0Mw
2-ÇORUM (4);
Çorum/Alaca 4.0Mw
Çorum/Dodurga 4.4Mw
Çorum/Sungurlu 4.1Mw
Çorum/Sungurlu 4.3Mw
3-MALATYA (3);
Malatya/Pütürge 4.2Mw
Malatya/Pütürge 4.0Mw
Malatya/Pütürge 5.0Mw
4-ELAZIĞ (3);
Elazığ/Sivrice 4.3Mw
Elazığ/Maden 4.2Mw
Elazığ/Karakoçan 5.3Mw
5-VAN (3);
Van/Mollakasım 4.1Mw
Van/Saray 4.0Mw
Van/Mollakasım 4.3Mw
6-İZMİR (2);
İzmir/Menderes 4.4Mw
İzmir/Menderes 4.3Mw
7-OSMANİYE (2);
Osmaniye/Kadirli 4.3Mw
Osmaniye/Düziçi 4.3Mw
8-TOKAT (2);
Tokat/Erbaa 4.0Mw
Tokat/Niksar 4.4Mw
9-MUŞ (2);
Muş/Varto 4.0Mw
Muş/Varto 4.3Mw
10-KONYA (2);
Konya/Meram 5.1Mw
Konya/Meram 4.0Mw
11-BİNGÖL (2);
Bingöl/Kurtuluş 4.2Mw
Bingöl/Adaklı 4.3Mw
12-ERZİNCAN (2);
Erzincan/Kemah 4.3Mw
Erzincan/Otlukbeli 4.2Mw
13-BİTLİS (2);
Bitlis/Güroymak 4.1Mw
Bitlis/Hizan 4.1Mw
14-İSTANBUL(1);
İstanbul/Sancaktepe 4.0Mw
15-ÇANAKKALE (1);
Çanakkale/Biga 4.2Mw
16-DİYARBAKIR (1);
Diyarbakır/Ergani 4.0Mw
17-MUĞLA (1);
Muğla/Karacaören 4.3Mw
18-BALIKESİR (1);
Balıkesir/Sındırgı 4.1Mw
19-BURDUR (1);
Burdur/Akyayla 4.3Mw
20-HAKKARİ (1);
Hakkari/Yüksekova 4.0Mw
21-ANKARA (1);
Ankara/Kalecik 4.7Mw
22-TUNCELİ (1);
Tunceli/Pülümür 4.2Mw
23-SİVAS (1);
Sivas/Karayun 4.0Mw
24-AFYONKARAHİSAR (1);
Afyonkarahisar/Dinar 4.0Mw
25-KASTAMONU (1);
Kastamonu/Karamıkmolla 4.9Mw
26-KÜTAHYA (1);
Kütahya/Altıntaş 5.0Mw
27-KAYSERİ (1);
Kayseri/Kocasinan 4.1Mw
28-AĞRI (1);
Ağrı/Doğubayazıt 4.2Mw