Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    5 ve yukarısı kışa doğrudan etki yapar hocam. Doğru mu biliyorum ?

    Doğrudur ama bu konu hakkında hala elle tutulabilir bir bilgiye ulaşamadım,şu bilgi mevcut ;

    Volkanik patlamalar, düşük güneş aktivitesine, koronal deliklere, azalan bir manyetosfere ve silika açısından zengin magmaya nüfuz eden Kozmik Işınların akışına bağlı dünya çapındaki artışlarıyla, Dünya'yı bir sonraki küresel soğuma dönemine iten kilit zorlamalardan biridir.

    32.800 fit (10 km) üzerindeki irtifalara ve stratosfere fırlatılan partiküllerin gezegen üzerinde doğrudan bir soğutma etkisi vardır.(Ne derece ? )

    Bugün ki patlama 40.000 fit'i geçti.

    1 para %100 değer kaybetmez %100 değer kaybı hiç satın alma gücü kalmamış demektir.Ancak yüksek enflasyon nedeniyle fazla değer kaybedebilir,bir Dolar eşittir şu kadar TL şeklinde kullanılan kotasyon doğru sonucu göstermekten uzaktır Türkiye direkt kotasyon kullanıyor bu nedenle 2001 yılında 1Dolar = 1 TL idi ancak şu anda 1 Dolar = 13.5 TL ifadesi durumu net olarak sergilemez bu hesabın endirekt kotasyon kullanılarak yapılması lazım.

    1 TL = 1 Dolar (2001)
    1 TL = 0.07 Dolar (2021)

    Yani şu anda 7 cent ile bir TL alınabilir. TL'deki değer kaybı 2001 yılından bu yana %93'dür.

    2001 yılı 200 TL'sinin satın alma gücü bugün dolar cinsinden 15TL düzeyine gerilemiştir. (Ekonomist bir hocamdan alıntı)

    Modeller arasında farklılıklar mevcut olsada risk barındıran bir yapının içinde kalma ihtimalimiz epey yüksek, 2 şubat selindeki gibi baroklinik bir sistemin etkisinde kalacağız ,iyi yanı o sistemdeki gibi hareket çok çok yavaş değil buna rağmen, nispeten yavaş hareket edebileceğini söyleyebiliriz.

    İtalya güneyinde konumlanan alçak basınç'ın yarattığı oluk (trof) hattının kollarının kıyı ege üzerinde kadar uzandığını görüyoruz.

    300Hpa yükseklik haritası jet akımlarını temsil eder İzmir üzerinde 120km/h aşan bir akım oluşuyor, Jet akımları sadece yüksek rüzgar

    hızlarıyla değil aynı zamanda düşey ve yatay rüzgar shearlarıyle de karakterize edilirler.

    forum.havaforum.com/attachment/120043/

    500Hpa seviyesindeki sinoptik görünüme baktığımızda Sicilya adasının güneyinden itibaren izoterm trofu (soğuk hava) görünüyor. Trofların önünde güney-batılı, arkalarında kuzey-batılı, tam üzerlerinde ise batılı (270 derece) rüzgar akışları görülmektedir.Trofun kaybolmaması için soğuk havayla beslenmesi şarttır.Trof gerisinde kuzey ve kuzey-batılı rüzgar akışları bulunduğundan çökme meydana gelir.Çöken hava soğuk cephe gerisinde basıncın artmasını sağlar. Aşağı doğru çöküşten dolayı dikine faaliyet olmadığından trof gerisinde faaliyet yoktur. Trof önünde

    atmosferik dikey hareketler (güney-batılı rüzgarlar) vardır. Bu suretle etkili ve sürekli yağışlar trofun önünde meydana gelir.İzmir genelinde yer seviyesi sıcaklığının 13-14 derece 500Hpa sıcaklığının -22,-23 derecelerde olması nedeniyle oluşan 36-37 derecelik fark karasızlığı artıran bir etmen olacak bu değerler skew-t'deki cape değerlerine yansımayabilir.Squall hatları genelde soğuk cepheyle birlikte görülürler, Squall hattı aktif ve dar oraj (thunderstorm, Kümülonimbus) bandıdır. Squall hatları, kümülonimbus ve iyi gelişmiş kümülüs bulutlarının yarattığı gök gürültüsü, şimşek, hamleli yer rüzgarı, türbülans, kuvvetli yağmur sağanağı, kuvvetli dikey hareket ile karakterize edilirler. Squall hatları, ilerleyen soğuk hava parselinin önündeki sıcak havayla yer değiştirdiği kesimlerde, yani süreksizlik alanlarında görülmektedir.Bu nedenle yer kartlarında soğuk cephe görünmemesine rağmen sistem içine yer yer squall hatlarının gelişme ihtimali mevcut bana göre.Skew-t değerlerindeki Lifted index değerlerinin 1 ila -1 arasında değişmesi orajı desteleksede yüksek seviyedeki Cın(konvektif engelleme) bölge genelin için şiddetli orajları engelleyebilir atmosferin uzun süre 300Hpa'ya kadar aşırı nemli olması CIN'ın azaldığı kesimlerde tepe yükseliği 8.5-10km arasına kadar ulaşan yerel CB'lere sebebiyet verebilir donma seviyesinin (0 derece) bölge genelinde 3km ve üstünde olması dolu ihtimalini düşürsede özellikle iç kesimlerde yerel dolu yağışlarıda mümkün.Muğla kıyılarında jet akımlarının deniz üzerinde daha uzun süreli 100knot ve üzerinde olması bu bölgede nem değerlerinin iyice arttıyor 10'kmyide aşan bulut tepe yükseklikleri meydana gelebilir.

    forum.havaforum.com/attachment/120045/

    Hocam 1999 Gölcük depreminden de önce öncü mikro depremler olmuş ne kadar doğru usgs e göre depremden 1 hafta önce ve birkaç saat önce 2.0-2.8 gibi 7-8 öncü deprem olmuş ama bunları biz çözememişiz bizim o zamanlar deprem ağımız yetersizmiş kandillinin yani anca 3.5 üstü depremleri ölçebiliyormuşuz afad vs zaten o zaman daha kurulmamıştı

    Belirgin bir öncü aktivite sayılacak deprem gelişmedi, depremden 45dk önce bir dizi microdeprem meydana geldiğini çalışmalarda ortaya koydular ama bunlar microdeprem statüsünde .Türkiye’de her sene meydana gelen binlerce küçük depremden ayırt edilebilir bir nitelikleri yok.Daha önceki senelerdede 97-98 vb. bu tür depremler yoğun olarak gerçekleşmiş.Bir depremin öncü olduğu anaşokdan sonra ayırt edilebiliyor sadece.

    Ülkemizde yakın tarihde öncü deprem etkinliği görülen başlıca depremler; ( çalışma Haluk Eyidoğan hocaya ait )

    1 Ekim 1995 Dinar, Afyon depremi
    BÜ-KRDAE verilerinden büyüklüğü 2.0 ve daha fazla olan deprem etkinliği incelendiğinde 26 Eylül 1995 tarihinde bir etkinlik başladığı bu etkinliğin biri 4.6, diğeri 4.7 büyüklüğündeki iki öncü şokla birlikte 28 Eylül akşamına kadar sürdüğü gözlenmektedir. Bu tarihten sonra 2 günlük bir sessizlik döneminden sonra 1 Ekim 1995 tarihinde sabah tekrar bir öncü deprem etkinliği başladığı ve 16 saat sonra 6.4 büyüklüğünde ana depremin oluştuğu gözlenmiştir. İlk öncü depremin oluşumundan 6.4 büyüklüğündeki ana depremin gerçekleşmesi için geçen süre 6 gündür Etkinlik alanının kuzeyindeki 4.7 büyüklüğündeki öncü depremin ana depremin dış merkezi civarında olduğu görülmektedir.

    forum.havaforum.com/attachment/119927/

    8 Mart 2010 Kovancılar, Elazığ depremi;
    8 Mart 2010 tarihinde 6.1 büyüklüğünde olan Kovancılar, Elazığ depreminden 23 gün önce 4.2 ve 4.3 büyüklüğünde iki deprem içeren bir öncü deprem etkinliği başlamış ve 16 gün süren bir sessizlik sürecinden sonra 6.1 büyüklüğünde bir ana deprem olmuştur. 6.1 büyüklüğündeki ana depremin dış merkezi 4.3 büyüklüğündeki öncü depreme çok yakındır.

    forum.havaforum.com/attachment/119928/

    19 Mayıs 2011 Simav, Kütahya depremi

    Simav, Kütahya depremi öncesi 20 Mart 2011’de öncü deprem etkinliği başlamış, 29 Mart 2011’de 4.3 büyüklüğündeki depremden sonra öncü deprem etkinliği sürmüş ve etkinlik 60 gün sonra 19 Mayıs 2011 tarihinde 5.9 büyüklüğünde bir ana depremle sonuçlanmıştır. 5.9 büyüklüğündeki ana deprem, 4.3 büyüklüğündeki öncü depremin güneyinde konumlanmıştır.

    forum.havaforum.com/attachment/119929/

    26 Eylül 2019 Silivri, Marmara Denizi depremi
    22 Eylül 2019 tarihinde Silivri açıklarında Marmara Denizi’nde başlayan öncü deprem etkinliği 24 Eylül 2019’da 4.6 büyüklüğünde bir deprem ile sürmüş ve 4 gün sonra 26 Eylül 2019 tarihinde aynı yerde 5.8 büyüklüğünde bir ana deprem olmuştur.Deprem etkinliği Ana Marmara Fay kuşağı içerisinde bir tali fay üzerinde olmuştur.

    forum.havaforum.com/attachment/119930/

    24 Ocak 2020 Sivrice, Elazığ depremi
    17 Aralık 2019’de Doğanyol, Malatya civarında başlayan öncü deprem etkinliği 27 Aralık 2019 ’de 4.9 büyüklüğündeki öncü depremle sürmüş ve 29 gün sonra 24 Ocak 2020 tarihinde öncü deprem etkinliği alanında 6.8 büyüklüğündeki bir ana deprem olmuştur.

    (Buraya ekleme yapıyorum) Sivrice depremi alanı içerisinde kalan benzer çözümleri veren +5.5'lik çok sayıda deprem mevcut bu depremlerin başlangıçları 2004'e dayanıyor bazıları tali faylarda meydana gelen depremler. 11 ağustos 2004 Sivrice 5.6Mw 9 şubat 2007 Sivrice 5.5Mw 21 şubat 2007 Sivrice 5.7Mw 4 Nisan 2019 Sivrice 5.2Mw

    forum.havaforum.com/attachment/119931/

    Türkiye’de 1995 yılından sonra olmuş depremlerin incelenmesi sonucu ülkenin farklı yerlerinde ve farklı büyüklüklerde olmuş beş depremin öncesinde öncü deprem etkinliği olarak niteleyebileceğimiz deprem etkinlikleri gözlenmiştir. Beş depremin en büyük öncü depremi başlangıç zamanı ile ana deprem oluşum zamanı arasında farklar sistematik değildir ve bir matematiksel ilişki kurulamamıştır. Bu farklar en az 4 gün ile en fazla 60 gün arasında değişmektedir denilmiştir.

    (Ekleme yapıyorum) 8 Ağustos'da meydana gelen Denizli/Bozkurt (6.0Mw) depreminden önce saat 14:19:35 4.5'lik bir deprem meydana gelmiş bu depremi 5 dakika 44 saniye sonra 14:25:29'da 6.0Mw'lik anaşok izlemişdir.

    4 ile 60 gün değil farkın dakikalar ile yılları aşan öncü/hazırlık deprem etkinliklerinin görüldüğünü söyleyebiliriz. Bir depremden sonra risk olan faydaki anaşokun ne kadar süre sonra meydana gelebileceğini günümüz şartlarında bilmek mümkün değil.

    Yazmayayım diyordum ama dayanamadım kapatılan koranavirüs sayfasında ki yorumlarıma göz gezdirirken sırf ekonomi ile ilgili yorum yaptığımı ve ciddi uyarılarda bulunduğumu ,boşa para harcanmaması gerektiğini yatırımlara yönelinmesinin gerektiğini yazdığımı gördüm tüm ülkelerde pandemi nedeniyle krizler oluşurken,Türkiye gibi dışa bağımlı ülkeler çok daha ciddi krizler yaşabiliyor. 2020 tahminlerinde Türkiye ve İran beklentileri Slumpflasyon'du buna rağmen Türkiye ciddi bir enflasyonla boğuşurken büyümeye devam ediyor mevcut hükümet iktidara geldiğinden beri anlayışı hep ekonominin büyümesi oldu ve hala bundan taviz vermiyorlar.

    Pandemi döneminde para basıldı millet olmayan parayı yedi acısı sonra çıkacak dedim/denildi.Büyümeden taviz vermemek adına faiz oranlarını düşürme eğilimi devam ediyor., faiz oranlarının düşürülmesinin tüketim harcamalarını artırması ve ekonomik büyümeyi desteklemesi beklenen bir durumdur ,ancak tüketim harcamalarının artması beraberinde enflasyonun yükselmesi riskini getiriyor ki faizin düşürülmesini kısa vadede net etkisi döviz kurunun yükselmesidir. Erdoğan'ın ''Asıl iş faizi düşürmek suretiyle enflasyonu aşağıya çekmektir'' görüşü Klasik iktisat teorilerine aykırı bir görüş, göz göre göre bu yanlışa devam edilmesinin nedeni nedir?

    Doların yükselmesinin, TL'nin değer kaybetmesinin diğer sebepleri;

    1-Pandemi döneminde önemli siyasetçilerle organize suç arasındaki bağlantılara dair suçlamalar sonucu artan siyasi belirsizlik.

    2-Anketlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti'ye desteğin azalması

    3-Merkez bankasının bağımsızlığını yitirmesi

    4-Yanlış politikalardaki ısrar

    Döviz kurunu düşürmeden, enflasyonu düşürmek mümkün mü? döviz kurunun enflasyon üzerindeki etkisi tartışılmaz ,Türkiye gibi birçok alanda özellikle enerji alanında dışa bağımlı olan bir ülkede dövizin etkisini nasıl yok edeceksin?

    Ülke büyüyor iyi hoşda her büyüme iyi büyümemi bu büyümenin vatandaşa etkisi nedir? Türkiyenin büyüme politikası şuanda , iktisat'da büyüme ekonomisinin konularından olan ''acımasız büyümeyi'' destekler nitelikde gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün artıyor zengin daha zengin oluyor.

    Ek olarak ciddi şekilde dolarizasyon'da devreye girmeye başladı millet paranın değer kaybetceğini bile bile elinde türk lirasını neden tutsun var olan TL'yide dolara yatırmaya başladı insanlar buda doların yükselmesine ivme kazandırıyor artık ,yastık altına çekilen her döviz türk lirasının değer kaybetmesine yol açar.

    Bundan sonra ne olur büyüme politikasında ısrar edilmeye devam edilip döviz kuru yok sayılırsa, yeni ekonomik politikalar almak zorunda kalacaklar

    1-Kambiyo kontrolü 2-Döviz ve altın alım satımlarından alınan vergi oranın yükseltilmesi 3- finansman bonoları gibi yatırım araçlarında BSMV'nin artırılması vb. bunları hepsi pandemi döneminde zaten yapıldığı gibi yeni düzenlemelerin gelmesi muhtemel.

    Çok geç olmadan bu yanlışdan dönülmesi lazım orta-uzun vadede ülkede büyük yaralar açar ki şuan bile halk zor durumda , halkın gözünde mevcut hükümetin imaji günden güne eriyor.

    Amerika sadece Venezuela'da değil bütün latin amerika ülkerine karşı müdahaleci politika izlemiştir/izliyor. ABD, çıkarları ve menfaatleri söz

    konusu olduğunda ortaya çıkan sorunları çözmek için müdahale etmekten hiç bir zaman kaçınmamıştır.Latin Amerika’da ABD desteğiyle 40’dan fazla hükümet ordu aracılığıyla devrilmiş zaman zaman da seçimler sabote edilmiştir. ABD Latin Amerika’ya ordu haricinde ekonomik yollarla da müdahalede bulunmuş, özellikle sermaye sahiplerini destekleyerek onların aracılığıyla hükümetler üzerinde baskı oluşturmuştur.

    ABD’nin Latin Amerika müdahalesi ve bunun altında yatan sebepler; ekonomik faktörler, ideolojik kaygılar ve uyuşturucuyla mücadele ABD’nin Latin Amerika’ya yönelik müdahaleci politikasını şekillendiren etkenler olduğu savunulmaktadır.( 2006)

    Demokrasi ve insan hakları gibi söylemleri savunan ABD dünyanın birçok noktasında kendi ekonomik, politik, stratejik ve ideolojik çıkarları gereği müdahaleci politikalar geliştirmiştir. Bu maksatla sadece Latin Amerika değil başta Orta Doğu olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde müdahaleci bir dış politika izlemektedir. (Suudi arabistan,BAE orta doğudaki başlıca müttefikleridir.)

    PergamoN Hocam deprem neden sığ bu kadar genelde karada olmazmı sığ depremler ??

    Bölgenin jeolojik yapısıyla alakalı karasal olması veya denizde olması fark etmiyor.Dünyada meydana gelen depremlerin büyük çoğunluğunu sığ depremler oluşturuyor derin depremler yitim zonu denilen dalma/batma bölgerinde meydana geliyor.Ege micro plakası jeolojik süre bakımından genç sayılır.Ege denizinin tektoniğini yay arkası havza denilen açılma rejimi oluşturuyor güneyden afrika plakası kuzeye doğru dalarken üst kesimde kalan ege micro plakasını kendisine doğru güneye çekiyor buda sığ yüzeysel gerilmelere/açılma çatlaklarını (normal fayları oluşturuyor).Bu bölgenin kayma hızı 10 milyon yıl önce 0.6cm/yıl'ken son 15 yıldaki ölçümlerde bazı bölgelerinde yer yer 3.5cm/yıl'a kadar yükseldiği görülüyor.

    forum.havaforum.com/attachment/119873/

    Yeni çözümler gelmeye başladı UOA(Atina)'nın çözümü KD/GB yönlü doğrultu atımlı faylanma vermiş bu çözüm İkeria fayını temsil ediyor.

    Afad'ın deprem dağılımları bu çözümle uyumlu,Afad ve Kandilli yine depremlerin episantr bakımından ayrışıyor.Sisam depremi sonrası ikeria fayında meydana gelen depremler kuzeydoğu'daki hat üzerinde yoğunlaşmıştı bugün ki depremler daha güneybatı'da dağılım gösteriyor aralarında bir boşluk oluştu doğrultu atımlı ikeria fayının sıçrama yaptığının göstergesi , Ramazan hocanın haritasındaki gibi muhtemelen 2 ayrı parçadan oluşuyor.

    Bugün meydana gelen depremler güneydeki ikinci kolda meydana gelmeye başladı.

    forum.havaforum.com/attachment/119869/

    forum.havaforum.com/attachment/119870/

    Depremlerin takibi açısıdan Afad,depremlerden sonra ki açıklamalar için her zaman ki gibi Ramazan hocayı dikkate almakda fayda var gibi görünüyor

    Ben yazıyı hazırlarken 4.2'lik bir deprem daha olmuş son depremle birlikte açıkdaki hafif KD-GB (D-B) doğrultu fayın depremleri ürettiği kesinleşti depremlerin dağılımları çözümle uyumlu,artçıların 40-45km'ye kadar orantısız dağılması can sıkıcı.

    PergamoN hocam deprem ikeria adasının kuzeyinde olmuş deniz içi çok karmaşık bir fay sistemine sahip bilinmeyenlerle de dolu ama bilineni kadarıyla burada sismik bir boşluk var mi 2020 Sisam depremi batısına ve doğusuna stres transfer etmişti çünkü

    Şu bilgileri ek olarak alıntılıyorum;

    Sismik boşluğu geçtim, faylar bile doğru düzgün haritalanamıyor deniz altındaki jeoloji çalışmaları çok güç ve masraf gerektiriyor.Bugün ki deprem sisam depremiyle birlikde harekete geçen doğrultu atımlı ikeria fayı kaynaklı bir deprem değil ,daha güneybatıda ikeria adasının açıklarındaki hafif KB/GD yönlü doğrultu atım bileşeni olan baskın normal faydan kaynaklanan bir deprem bu bölgede sisam depremi sonrası belirgin bir aktivite olmamıştı.İkeria fayında meydana gelen depremler kırmızı daire içinde KD/GB dağılıp doğrultu atım çözümü veriyordu bugün ki deprem çizdiğim fay uzantısında normal faylanmayla meydana gelen bir deprem (Çizdiğim faylar batimetri haritasından yola çıkarak kendi çizdiğim faylar bilimsel bir temeli yok) Bu tür çukurluklar tek bir fay tarafından denetlenmez.

    forum.havaforum.com/attachment/119858/

    İkeria adası civarındaki fayları çalışan bir çalışma mevcut sadece ikeria değil diğer adalarıda kapsıyor, 2009 yılında yayınlanmıştı. Adanın kuzeybatısındaki max: 6.7/6.8 büyüklükleri verilen faylardan birinden kaynaklanmış olabilir. Bu çalışmada kuzey samos fayının üretebileceği en büyük deprem 6.9Mw olarak verilmişdi.

    forum.havaforum.com/attachment/119856/

    Depremin çözümü;

    forum.havaforum.com/attachment/119857/

    2 Günden beri Van gölünde (Edremit'in kuzeyi) bir takım depremler meydana gelmeye başladı.Bu depremler 2011 Van depreminin artçı şokları/ tetiklediği depremlerin dağılımında sismik aktivitenin düşük kaldığı kısıma denk geliyor.

    2011 Ekim ayı Van depreminin artçışok/tetiklediği depremlerin dağılımı +3Mw ; (Mavi daire son depremlerin meydana geldiği kısım)

    forum.havaforum.com/attachment/119687/

    2011 Kasım ayı +3Mw depremlerin dağılımı;

    Van şehir merkezinin güneyinde 7.2'lik deprem kırığından (50x25km) hariç tetiklenen, 5.8Mw'lik Van/Edremit depremi ve artçıları daha doğuda bağımsız 5.0Mw'lık başka bir deprem.

    Siyah daire Edremit depremi ve artçılarının dağılımıyla biraz daha kuzeye çıkmakla birlikte bölgenin geri kalanına göre daha az sismik aktivite gözleniyor.

    forum.havaforum.com/attachment/119688/

    Van depremi kırığı ve 2 günlük süreç içinde başlayan, 2011 Van depremi kırığının her ucunda yoğunlaşan depremler 4.2Mw Van/Muradiye ve 3.6/3.8/2.3Mw'lik Van gölü depremleri. Van/Muradiye depremi Erciş fayı kaynaklı bir depremdi, Erciş fayının o kesimi kısa uzunlukda olup aletsel dönemde orta büyüklükde depremler üretmişdir büyük deprem bakımından risk düşük.

    Kırmızı daire geçtiğimiz aylarda meydana gelen microdepremler sonrasında 4.3Mw'lik hissedilir Van/Mollakasım depreminin gerçekleştiği nokta.

    forum.havaforum.com/attachment/119689/

    Aynı bölge büyüklüğü (+4Mw) depremler bakımından oldukça suskun.

    Bu depremlerden bir sonuç çıkarmak mümkün olmamakla birlikte (Van gölünün fay hatları iyi bilinmiyor) Aletsel dönemde 1988 5.5Mw Van/Gevaş açıkları ve 2000 Yılında 5.7Mw'lik Bitlis/Hizan açıkları (Van gölü depremleri) Van gölünün,göl içindede yüksek deprem etkinliği gösterdiği ve etkili depremler ürettiğini ortaya koyuyor.

    Son depremlerin meydana geldiği bölge, aletsel dönemde 1900-Günümüz sismik boşluk konumunda görünüyor kaynak fayın parametreleri bilinmediği için yorum yapmak güç,+3Mw'lik depremlerin yoğunlaşması devam ederse gelecek gün/ay/yıllarda Hissedilir daha büyük bir depremin +5.5Mw meydana gelme olasılığı yüksek görünüyor.

    forum.havaforum.com/attachment/119690/

    Deprem episantr'ı derinde ve yoğun nüfuslu bir bölgede değil Nazca plakasının daldığı kesimin arkasında genişleme rejimiyle gelişen normal faylanma depremi büyüklük 7.5Mw Güney Amerika için olağan depremlerden biri.

    Bölgesel tektoniğe, hem Kolombiya'dan güney Şili'ye uzanan 5.900 km uzunluğundaki Peru-Şili Açması'nı (Genişlemesi) hem de hendeğe paralel aktif yanardağ yayınını oluşturan kıtasal Güney Amerika Plakası'nın altına okyanusal Nazca Levhası'nın batması hakimdir.(IRIS)

    Yakınsama oranları (Hareket hızları) Ekvador'da 5,6 cm/yıl ile kuzey Şili'de 6,3 cm/yıl arasında değişmektedir. Yakın zamanda GPS gözlemleri kullanılarak güncellendiler (IRIS). Bu değerler ülkemizdeki en hızlı hareket eden fayı hattı olan KAF'ın 3 katı.

    M7.0 ve M7.2 arasındaki büyüklükde bir deprem için atım miktarının gerilme birikimi aynı segment'de tekrarlanması için 40-50Yıla tekabül ediyor.(Hızlar değişkenlik gösterir) Güney Amerika'da büyük bir deprem bekliyorum diyenlere aldırış etmeyin.

    USGS verilerine göre depremden güçlü etkilenen toplam nüfus 150k (150.000) civarında depremin derinliği ve episantr'a uzaklıkları baz aldığımızda muhtemelen kaçmak için zamanları oldu.Yerel hasarlar ve heyelanlar mevcut.

    Usgs'nin beklediği can kaybı tahmini; Şuana kadar bildirilen bir ölüm haberi yok kırsal kesimlerde gerçekleşen depremlerde genelde ölüm gerçekleşmiyor yada çok az oluyor derin depremler.

    forum.havaforum.com/attachment/119629/