Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Gokhanhocaoglu


    Çeşme’den sel haberleri geliyor.

    Trof beklenenden doğulu gidiyor bu risk mevcutdu, önceki 2 sistemde beklentilerin altında kalınca yazma gereği duymadım ,modellerin deniz üzerinde gösterdiği oluk hattı beklenenden doğulu hareket ederek,Öklüzyon cephe giriş yapmadan Çeşmeyi etkilemeye başladı ne kadar daha doğulu kalarak Çeşmeyi etkiler kestirmek güç ama bu yağış mekanizması sıkıntılı Çeşme istasyonu 17mm yağış kaydetmiş bile yerelde bu miktarlar 25-30mm’ye ulaşıyordur.

    Mert_35 hangi faydan kaynaklandığını bilmeden olası riskden bahsedemeyiz bu bölgelerin fayları hakkında çok fazla çalışma yok.Son deprem epinsantrın'da Afad'da saçmaladı , NOA (Atina) üzerinden baktığımda daha elle tutulur veriler mevcut iki farklı odak çözümü var son deprem 5.0M ile birlikde karada ki 4.0M'lik depremlerin çözümü KD-GB sağ yanal doğrultu atımlı faylanma veriyor bu depremlerin dağılımı 6-7km Uzunluğa kadar yayılmış durumda, açıkdaki 4.8 ve 4.2'lik depremlerde BGB-DKD gidişli doğrultu atım bileşeni olan normal fay çözümü mevcut bu depremlerin dağılımıda 5km civarında, meydana gelen depremlerde 2 farklı fay etkin .

    Sadece bu deprem dağılımlarından yola çıkarak karada en büyük 5.5-5.6 civarında açıkda ise 5.2 civarında bir deprem ihtimali olabilir.

    Hardy55 Helen yayıyla alakası yok.

    Bu arada bugun Ege Denizinde Yunanistan da olan depremler korkutucu değil mi PergamoN bu kadar aktivite orta ya da büyük bir depreme hazırlık yapıyor diyebilir miyiz?

    Ege denizi depremleri genelde deprem dizileri şeklinde gerçekleşiyor buna İzmir tarafı (Karaburun,Çeşme) açıkları dahil.Bugün ki +4'lük depremler Kaf'ın güney kolunun kestiği Skyros havzasında sağ yanal doğrultu atımlı odak çözümü veren depremler şeklinde gelişti (3'lüklerin bazıları normal faylanma veriyor olabilir) çünkü havzayı sınırlayan yapılar normal fay. Tabi bu harita ayrıntılı değil ,genel tektonik yapıları gösteriyor havzayı kesen segmentin özelliklerini bilmeden olası riskden bahsedemeyiz bunun bilgiside bende mevcut değil.Kuzey kolun kestiği kuzey ege çukurluğunun yapıları ve depremselliği daha iyi biliniyor.

    Interaction between trench retreat and Anatolian escape as recorded by  neogene basins in the northern Aegean Sea - ScienceDirect

    Skyros'u KB/GD yönlü kesen fay üzerinde 2001'de 6.5Mw'lik deprem meydana geldi. Ege denizinde her an 6.0-6.5 arasında deprem meydana gelebilir.Dünyada en fazla deprem yaşanılan yerlerden biri sismisitesi çok yüksek.

    1194187.MT.jpg

    1194217.MT.jpg

    Kandilli episantrları hatalı muhtemelen odak mekanizmasındaki yön değişimlerini fayın bu kesimde kıvrılmaya başlandığına yorumlanabilir.

    Bu yüzden depremlerin odak çözümüyle uyumlu, bir hat üzerinde sıralanması daha mantıklı emsc ve afad'daki gibi.

    follower81 doğrudur insar verilerinde deformasyon görülüyor ama doğrultu atımlı faya ait bir deformasyon değil bu, Gölyaka batısında-kuzeybatısında yüzeyde Düşey/Dikey deformasyonlar etkin muhtemelen odak çözümündeki ters bileşenden kaynaklanıyor. Düzce depreminin (6.0M) bazı çözümlerinde GD'dan KB'ya doğru bindiren ters bileşen bulunuyor. 20cm gibi bir uzaklaşma söz konusu değil ve odak çözümleri sağ yanal doğrultu atımlı ,yüzeyde özellikle doğrultu atımlı faya ait belirgin bir bir deformasyon yokken odak çözümlerinden bağımsız sol yanal bir hareketden bahsedilemez.

    Image

    Gölyaka'daki depremin Düzce merkez ile Gölyaka'yı birbirinden 20 cm uzaklaştırdığı ile ilgili bir video izledim az önce PergamoN hocam. Bu doğru mudur gerçekten?

    Videoyu görmedim ama depremler jeolojik oluşumların başlıca nedenidir.(Dağ,Göl vb.) tektonik hareketler sonrası meydana gelen yapılardır tabi bunların oluşumu çok uzun yıllara dayanıyor atım miktarı dediğimiz yüzeyde oluşan yüzey kırıkları özellikle büyük depremlerden sonra uydu görüntüleride dahil yerin yer değişimi izlenebiliyor.

    Sol yanal atımlı doğrultu atımlı faylanma hareketi 7.1M;

    yine Ermenistan depremi 6.9Mw (7.1Ms) Bindirme fayına bağlı oluşan yüzey kırığı 1.6Metrelik yükselti ,Doğu anadoludaki dağların oluşum sebebi bindirme faylarına bağlı gelişen bu yer hareketidir.

    pasted-from-clipboard.jpg

    Düzce depreminde maksimum atım 46cm derinde kaldı yüzeyde gelişen bir kırık mevcut değil böyle birşey söz konusuysa bile bunu doğrulayacak veriyi görmem lazım videoyu atarsan daha iyi olur.

    Image

    PergamoN eline sağlık bence bu son iletini ara ara güncel diyerek paylaş tekrar tekrar millet aramasın:):)

    Bu ülkenin depremselliği o kadar yüksek ki farklı bölgelerdeki sismik riskler hakkında çoğu kişinin haberi veya bilgisi yok mesela geçen gün ki Adalar-Gemlik'de gerçekleşen 1.0-2.0 arasındaki birkaç depremler hemen paylaşılırken Afyonkarahisar'da yarım saatlik süre içinde meydana gelen 7-8 adet mikrodeprem görmezden gelindi halbu ki bu kesimde bir sismik boşluk Sultandağı/Akşehir fay zonu 60-90Km uzunlukta olup, en az 5 ya da 6 ayrı fay parçasından oluşmaktadır. 26 Eylül 1921 Doğanhisar/Ilgın depremiyle başlayan seri en son 3 Şubat 2002 Eber/Çay depremleriyle son buldu.Yakın gelicekte ise Çay'ın batısı (Maltepe batısı ,Çobanlar güneyi) kalan parçasındada benzer büyülükde bir deprem olma olasılığı yüksekdir. 1900-2002 arasındaki bu seri tamamlandıkdan sonra bir sonra ki depremleri 500-1000 yıl sonra gerçekleşecek bu segmentlerin kayma hızları 0.1-0.2mm/yıl. arasında değişiyor.

    Tabi risk büyüklük bakımından diğer bölgelere göre daha az olsada 2002 depremlerinde fayın kayan kuzey bloğu üzerine yapılan yerleşim yerleri ciddi yıkıldı.

    Normal şartlarda 6 ve üzerindeki depremler bu ülkede can kaybına neden oluyor ,kırsal kesimlerde yerleşim yerlerine yakın gerçekleşen depremlerde bu 5.4-5.5m'ye kadar düşüyor.Düzce depreminde ( 6.0) yıkımın bu ivme değerlerinde bu denli düşük kalmasının sebebi 99 sonrası yapılan yapıların kalitesidir çoğu yeniden hafif-orta hasar gördü tabi ne yazıkki.

    118294-377ccb-png

    Hardy55 daha önceki yazılarımı takip etmeyen arkadaşlar konunun uzmanı olduğumu sanabilir, öncelikle böyle birşey söz konusu değil tamamen amatör olarak ilgileniyorum ilgi alanım olduğu için sadece ülkemiz depremlerini değil başka bölgelerdeki depremlerinde yerli/yabancı sayısız makalesini okudum,okuyorum.

    Sorduğun soruların cevabı şahsım adına bende yok, yine makalelere dayanarak kendi yorumumu katacak olursam Marmara denizi içindeki segmentler için farklı model ve görüşler mevcut.

    Fayları en fazla sismik kesit verisiyle güncel olarak haritalayan tek çalışma Yaltırak ve ekibinde tabi bunların hepsi aktif fay olmayabilir sismik kesitde faylar gözüküyor ama deniz altında olduğu için en son ne zaman deprem üretti gibi veriler çok kısıtlı Sarıyla işaretlenen faylar Yaltırak tarafından belirtilen ana yapılar;

    a Fault map of the Sea of Marmara region after Yaltırak (2002). The... |  Download Scientific Diagram

    Yine bu fayların tarihsel depremlerle ilişkilendirilmesi son hali en alttaki;

    Uzunluklar : 1766b 40km, 1766a 75km , 1754 40km , 1509 95km Yaltırağın beklentisi sırasıyla 7.2M-7.4M-7.2M-7.6M Herhangi biri gerçekleşebilir ama öncelik Doğu marmara (1509) fayında. Silivri sırtındaki 2019 5.8Mw Depremi baskın ters bileşini olan doğrultu atımlı faylanma vermişdi , haritalanan fayın uzunluğu ve odak mekanizması çözümü bu depremle fayların geçerliliğini doğruladı.Diğer çalışmalarda ve MTA'da bu faylar mevcut değil.

    1509 segmenti 1754 segmentini diğer haritalarda göremezsiniz.

    130592-72ace651588142c0-png

    Aletsel dönem depremselliklerinden yola çıkarak Ramazan hocanın görüşleri;

    Son 4 yılda büyüklükleri 2.0 ile 5.8 aralığında olmuş depremlerin dağılımlarına bakalım: Sismisite dağılımı bize ne söylüyor?

    Bildiğiniz üzere ana şok olmadan birkaç yıl-birkaç on yıl önce, segmentlerin uç kısımları ya da komşu deformasyon bölgeleri yoğun bir sismisite gösterirken, segmentin ana gövdesi son derece suskun kalır.

    Orta Marmara Çukurluğu ile Çınarcık Çukurluğu arasında kalan yaklaşık 70 km uzanluktaki Orta Marmara Sırtı parçasında bir boşluk varken, uçlarında yoğun deprem etkinliği var.
    -Bu parçada en son 256 yıl önce 22.05.1766 depremi (M 7.2 ??) oldu.Bu parçada bir de 268 yıl önce olmuş 1754 depremi var.

    -1754 ve 1766a depremleri Orta Marmara Sırtı parçasının iki şoklu (1754 ve 22.05.1766) iki parçalı kırılma davranışı göstermiş olabileceği olasılığını düşündürmektedir.

    Tekirdağ Çukurluğu ile Orta Marmara Çukurluğu arasında, 40 km uzunluktaki batı Marmara segmentinde (2) 05.08.1766 (M7.0) depremi oldu

    - 17 Ağustos 1999 deprem kırığı batısında, Çınarcık Çukurluğu'nun güneyini izleyen GB'ya doğru uzanan hat (3) boyunca yoğun sismisite var.

    Yani Yalova-Çınarcık-Esenköy'ü izleyen kırıklar boyunca yoğun deprem etkinliği gözleniyor. Ancak Çınarcık Çukurluğu güneyini izleyen fay boyunca 59 yıl önce 1963 depremi oldu.

    -En son 603 yıl önce 1419 depreminin olduğu Gemlik parçasının (4) uçlarında da yoğun deprem etkinliği görülmektedir. -Bu nedenle Gemlik parçası da çok yakından izlenmelidir.
    Özetle; en son 256 ve 268 yıl önce olan 1754, 22.05.1766 ve 05.08.1766 depremleri üreten Orta Marmara Sırtı ve Batı Marmara parçalarının kısa süre aralıklarla üç şoklu ve üç parçalı kırılma davranışı gösterdiğine işaret etmektedir.

    1509 depremi bu iki segmenti tek parçalı olarak kırmış bir deprem olabilir.
    -Bir başka açıklama ile 1509 depreminden 245 ve 257 yılı sonra olmuş 1754, 1766a, 1766b depremleri 1509 depreminin üç parçalı ve üç şoklu kırılmış depremler olma olasılığı yüksek gibi görünmektedir.Buradan hareketle önemli olan Orta ve Batı Marmara parçalarının

    a) 1509 depremi gibi tek parçalı ve tek şoklu mu? (M 7.6)
    b) veya 1754, 1766a, 1766b (7.0=<M=<7.2) depremleri gibi kısa aralıklarla üç parçalı ve üç şoklu depremler şeklinde mi davranış göstereceği konusu, Bu iki farklı deprem davranışına göre hasar ve can kayıpları çok farklı olacaktır. -Bu iki olasılığa göre senaryolar yapılmalı, acilen gerekli önlemler alınmalı, deprem-ler yıkmadan önce, depreme dirençsiz binalar ivedilikle yıkılmalıdır..-Deprem(ler)in şakası olmaz.

    Image

    Image

    Diğer çalışmaların geneli Batı Marmara (Tekirdağ) fayının Ganos fayı ile birlikte birlikte kırıldığı yönünde bu kesimde o yüzden deprem riski düşük deselerde aletsel dönem depremselliği bunun doğrulunu sorgulatıyor.. Orta çukurlukta tek bir deprem 7.2-7.4M bekliyorlar bu görüşe 180km Boydan boya (8.0M )kırılırdan düştüler.Daha az depremselliğe bağlı fayın kilitli olduğunu söylüyorlar.

    1766a-1766b depremlerinin hasar dağılımı benzer muhtemelen aynı büyüklükte depremler Yaltırak bu depremlerin hepsinin ayrı faylar tarafından üretildiğini savunurken Ramazan hocanın görüşü gibi parçalı kırılmaya işaret eden görüşlerde mevcut.

    1509 Segmenti doğu Marmara fayı, Yaltırağın haritasında olduğu gibi 95km uzunluğunda mevcutsa ve aktifse bu 4 depremin ayrı faylar tarafından üretildiği tartışmaya kapanır. 1509 segmenti sadece Yaltırağın haritasında mevcut olduğu ve fayın aktifliği tartışmalı olduğu için Tek-Parçalı kırılma davranışı'da göz ardı edilemez ama bu fayların geometrisi gereği bu fayların tek bir deprem tarafından kırılması zor görünüyor.Bağımsız depremler olma ihtimali çok yüksek ve yine Yaltırağı haklı çıkarır.

    Kaf güney kolunun davranışı, Kuzey kola göre çok daha düzensiz kayma hızıda çok daha düşük yinede Son deprem tarihleri baz alındığında Gevye-Mekece-İznik- Gemlik hattının 150km uzunluğunda en az 3 ayrı segment tarafından ayrıldığıda düşünüldüğünde bu parçaların birer sismik boşluk konumunda olduğu söylenebilir uzunlukları ve kayma hızına bağlı biriken atım miktarları dikkate alındığında ortalama 7.0M civarında deprem üretme potansiyelleri mevcut.

    Image

    Bu yanan kuyu arazi gözlemleri sırasında MTA tarafından raporlandı depremde yüzey kırığı gelişmezken özellikle Melen çayı civarında yanal yayılmalara bağlı yüzey yenilmeleri gelişmişdir.inSAR verilerindede yüzey kırığını simgeleyen bir deformasyon görünmüyor bu depremin verilen derinliğinin 10-19km doğru olduğunu gösterir ki Kaf ana hatları ile uyumludur.

    Gözlem 6: Yeşilova köyü, KAFZ’nun Karadere ve Düzce Segmentleri arasında bir fay kaması havza olarak tanımlanabilecek Gölyaka havzasının kapanan güneybatı köşesinde yer alır. Yeşilova köyünün yaklaşık 1 km doğu-güneydoğusunda, 2013 yılında 80 ya da 100 metre derinliğinde, tarımsal sulama amaçlı açılan bir kuyudan artezyen şeklinde sarımsı renkli, kükürt kokan, yanıcı özellikte gazlı su çıkmıştır (UTM WGS84 Koordinatlar: 36T, 332695D / 4520420K) (Şekil 4.11). Halen su çıkışı devam eden kuyu herhangi bir amaçla kullanılmamaktadır. Kuyu sahibinin yakınlarından edinilen bilgilere göre, gazlı su yakıldığında, söndürülmediği takdirde günlerce yanabilmektedir. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Enerji Hammadde Etüt ve Arama Dairesi Başkanlığımız bu lokasyonla ilgili olarak bilgilendirilmiştir. Çıkan gaz ya da gazlar ile su içeriğinin tespit edilmesi amacıyla bölgeye bir mobil laboratuvar cihazının sevk edileceği öğrenilmiştir.


    https://www.mta.gov.tr/v3.0/sayfalar/bilgi-merkezi/deprem/pdf/23.11.2022_Duzce_Golyaka.pdf

    PergamoN Hocam 99 depreminde atım miktarı ne kadardı tam olarak? 6 metre falan diye duymuştum. Beklenen Marmara depreminde atımın miktarının 8-9 metreye ulaştığını falan okumuştum. Ve beklenen büyüklüğün 8'e yakın olabileceği söylendi. Doğruluk payı var mı sizce?

    en yüksek atım Arifiye civarında 510-530cm arasında

    Yaltırağın bahsettiği 1509 depremiyle ilişkilendirilen segmentde hem geçen süre hemde İzmit depreminin yüklediği ek stres nedeniyle yüksek atım miktarı bekleniyor (6,5-7.5m) beklenilen büyüklük (7.6M) bu yüksek atım miktarı yüzünden hesaplamalarda 7.6M ortaya çıkan büyüklük ,normal şartlarda fay uzunluğu dikkate alındığında Marmara denizi içerisinde İzmit depreminden büyük bir deprem beklenmez, bu yüzden tarihsel depremlerin hangi faydan kaynaklandığıda %100 kesinlik içermediği için Yaltırağın çalışmalarıda dahil hiçbir söyleme %100 bağlanılmamalı bilinen tek şey 4 ayrı fay sismik kesitlerde gözüküyor , ortalama uzunlukları 40-50km 1509’u geçtim genelde daha kabul gören 1766 depremlerinden sonra geçen süre (256 yıl) 18-22mm/y kayma hızından ortalama 4.60-5,63m atım miktarı yapar.Düzce depremi kırık uzunluğu ve atım miktarları dikkate alındığında 7.2’lik bekleyen en az 2 deprem mevcut.

    ldr1907 İrfan Aydınoğlu deprem bilimci değil yazılarını amatör olarak genel geçer yazıyor.

    9 metre atım çok yüksek Erzincan’da maksimum atım 10,5m ki Erzincan depremi Kaf’ın karakteristik bir depremi değil yüksek atım miktarı yüzünden kırılan kesimleri tetikleyerek yeniden kırmışdır. 40-76km uzunluğunda 5 ayrı segment).

    Yüzey kırığı boyunca her segment üzerindeki ortalama kayma miktarı farklıdır. Bu farklılık, her segmentte en son iki deprem arasındaki tekrarlanma aralığının farklı olduğuna işaret eder ki paleosismolojik veriler bu sonuçla uyumludur. Refahiye segmenti (en yüksek atım 10,5m) 1939 öncesinde, 1254 tarihsel depreminde kırılmıştır. Kelkit vadisi segmentinde ise muhtemelen 1668 depreminde yüzey faylanması gelişmiştir.

    Doğu Marmara segmentinde olurda 9m’lik bir atım gerçekleşirse bu diğer segmentlerinde anlık veya çok kısa süre sonra tetiklenmesi demekdir tarihsel kayıtlarda 1766a-1766b depremleri hariç böyle bir depremsellik yok bu depremlerde doğu marmara segmentiyle ilişkilendirilmiyor ,orta çukurluk ve Tekirdağ çukurluğunu kesen faylar.

    Herşeyin doğrusunu zaman gösterecek büyüklüklere ,zamanlara çok takılarak psikolojinizi bozmayın.

    Bu tür saçma salak sebeplere dayanarak deprem tahmininde bulunan şahısların reklamına karşıyım üstelik bunu para karşılığı yapıyor, deprem korkusuna buna para kaptıran onlarca cahil insan mevcut. 5.5M Demişmiş süre uzadığı için 6 olmuş falanda filan bu iki büyüklük arasında 25-30cm arasında atım farkları oluşur KAF hattı için öngürülen 18mm/y 22/mm yıl hızdan (ortalama 20mm/y 2cm) diyelim 30 cm'lik birikim 15 yılda oluşur.

    Bir grizu patlamasını katmadıkları kalmışdı 600km yarıçap çizmiş bide bunları bilim diye söylüyor.

    Artçı bekliyoruz ama deprem beklemiyoruz demiş bide bu ne demek cahil adam artçılar depremden sayılmıyormu.

    Düzce depremi yırtılma mekanizması net süre 12.78 saniye , Maksimum atım 46cm kırık uzunluğu 13-14km kırılan hattın atlama yaparak Kuzeybatıda küçük bir kesimi 14cm civarında hareket ettirdiği görülüyor.

    Virga kilit fay çalışmalarda genel olarak orta çukurluk olarak geçiyor bunuda daha az depremselliğe bağlıyorlar Adalar önünde biraz batısı hariç böyle bir durum söz konusu değil ki mikro depremler bakımından sürekli aktif.

    Tabi orta çukurluğun birkaç km kuzeyinde gerçekleşen 5.8 depremi işleri değiştirerek gözleri oraya çekti,yine klasik görüşlerin aksine ben sessizlikden değil artan depremsellikden tedirgin olurum her zaman ,bu artan depremsellik fayın pürüzlerinden kaynaklı kırılmaya zorlandığının işaretidir (ana kola açılı ikincil yapılar dahil) ve meydana gelen depremler hazırlık depremleri olarak adlandırılar.Kırılacak fayın uzunluğuna bağlı 10-15 yıl öncesinden başlayabilirler genel olarak 5-7yıl süre içeriyorlar,tabi bu her zaman gerçekleşecek diye birşey yok ama orta çukurluk ve tekirdağ çukurluğunu kesen 1776a-1766b depremleriyle ilişkilendirilen fayların uçlarında özellikle sismojenik zondaki kırılmayı simgeleyen M>3 deprem sayısı daha fazla olarak göze çarpıyor şahsi görüşüm öncelik bu fayların birinde olabilir ama Yaltırak 1509 depremiyle ilişkilendirlen doğu marmara segmentini vurguluyor.

    Narsil MTA ve Kandilli haritalarında ki fay çizgisi eski haritalara bağlı, batimetride çukurluğu sınırladığı için çizilip geçilmiş (Sismik kesitide mevcut) muhtemelen 1894 depremini üretti.Yaltırağın haritalarında ve sismik kesitlerde bu fayın güneyinde (sarı) uzantısında bir fay daha mevcut ve 1509 depremiyle ilişkilendirilmiş Ana kolların bir diğeri orta çukurlukta 1776a ve daha batısında Tekirdağ çukurunu şekillendiren 1776b depremi ve fayı mevcut diğer karaya çıkan kesintisiz uzantı Ganos fayı 1912 7.3 Şarköy depremini üretti birde orta çukurluğun altında yine nispeten uzun bir yapı mevcut 1754 depremiyle ilişkilendirilmiş.

    a Fault map of the Sea of Marmara region after Yaltırak (2002). The... |  Download Scientific Diagram

    Son makalede eski haritaların (savunulan) ve kendi haritalarını yeniden vurgulamışlar;

    PergamoN adaların güneyinden geçen segment için MTA haritası doğrultu atımlı fay veriyor ve bunu aldıkları kaynaklar aslında belli.. Meşhur pichoncuların boydan boya kırılırsa teorisini anlattıkları durum yani. Cenk hocanın güncel haritalarını bulamadım ama bu fayın en son ne zaman deprem ürettiği vs biliyorsundur? 1963 depremi ve 1894 depremleri hakkında görüşün nedir?

    1894 Depremi çok yüksek ihtimal bu fayda büyüklük 7.0Ms geçsede aletsel ölçüm olmadığı için şüpheli, 1963 depremi 6.3Ms Çınarcık'da normal fay depremi. (Adalar güneyindeki fayda doğrultu atım bileşenide mevcut ama baskın normal fay)

    PergamoN üstadım size bir sorum var. Marmara denizinde adaların güneyinden geçen adalar segmenti için araştırma yapan bilim insanlarının ikiye bölündüğü bir durum var. Bu fay kilit fay mı ? Değil mi ? Sayısız makale araştırdım buldum çevirdim okudum. İsim vermek olmaz ama işinin hakkını verenler bile ikiye bölünmüş sizin konu hakkındaki görüşümüz nedir

    Kilit faydan kasıt ne anlamadım ama Adaların önündeki fay kesinlikle diri ve normal atımlı bir fay, yukarıdaki mesajlara ithafen Üşemezsoy'u hala çözebilmiş değilim bazen çok kilit noktalara değinebilirken , bazen aşırı saçmalıyor orta sırtı kesen bir fay yok ne demek anlamak çok güç, sismik kesitleri geçtim batimetri haritalarında morfolojik olarakda doğrultu atımlı bir fay tarafından kesildiği çok belirgin.

    Marmara çukurları Pull-apart basin dedilen (Çek-ayır havzalar) şeklinde gelişmişdir.İki farklı doğrultu atımlı fay hareketi sonucu çekme rejimi altında oluşan çukurluklar.

    Marmara'yı güncel olarak çalışan ekiplerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez birşey söylüyorsan buna dair elinde veri olması lazım 2045'den önce olmaz diyen şahsında, Üşemezsoy'unda elinde söylediklerine dair veri ve yayınlanmış bir makalesi yok.

    Şahsen Yaltırağın ve ekibinin çalışmalarını, dikkate alıyorum en güncel çalışmalar onun ekibinde 5.8'lik Silivri depremiyle fay haritasının doğruluğuda büyük ölçüde kanıtlandı.Geçtiğimiz haftalarda yeni bir makalede yayınladılar 5.8'lik Silivri depremi sonrası stres değişimi üzerine;

    Diğer emekli şahıslarda bu çalışmaları yapacak ne bilgi birikimi mevcut nede bir ekibi , bu çalışmaları Yaltırak'da tek başına yapmıyor yapamazda, çünkü Jeoloji'nin farklı dallarında bilgi birikimi gerektiyor.En basitinden her deprem uzmanı, bir depremin odak mekanizması çözümünü çıkaramaz çünkü ayrı bir mühendislik bilgisi gerektiyor.

    Yaltırağın yüksek lisansı Deniz Jeolojisi ve Jeofiziği üzerine doktora tez araştırmalarını sırasıyla Güney Trakya sahilleri ve Edremit körfezi jeolojisi üzerinde yaptı. Bu bölgelere ek olarak, 2000-2001 yıllarında Kanada'nın Newfoundland Memorial Üniversitesi'nde Marmara Denizi üzerine de çalışmaya başladı. Bu konudaki üstün nitelikli araştırmaları sayesinde 2003 yılında Türkiye bilimsel ve teknik araştırma grubu (TÜBİTAK) Teşvik Ödülü'nü, doktorasını tamamlamadan kazanan ilk araştırmacı oldu.