Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Mgm sağolsun sarı uyarı vermedi ilk defa ve onda da yollar göle döndü. Çok güzel yapıyorlar bu işi.

    Bugün içinde uyarı verildi ama verdiği zaman aralığına göre kendi konumumda hiçbirşey olmadı denebilir.Yağışın büyük bir bölümü gece etkileyen cephe hattında düştü bugün mgm'nin verdiği saat bazında uyarılık bir durumda yoktu aslında, dün aksiyon olmadıysa bugün hiç olmaz :)

    Yıldırım aktiviteside oldukça düşük.

    Başlama-Bitiş Zamanı

    05.05.2023 11:00 - 05.05.2023 23:00

    Yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun batı kesimlerinde beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, yarın (Cuma) İç Ege (Manisa, Uşak, Denizli, Kütahya, Afyonkarahisar illeri ile İzmir, Aydın ve Muğla’nın iç kesimleri), Balıkesir’in doğu, Bilecik ve Bursa’nın güney, Eskişehir’in batısında yerel kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Meydana gelmesi muhtemel sel, su baskını, yıldırım, yıldırım, yerel dolu yağışı ve kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

    Bugün için bölge geneli ortalama 0-10mm yağış arasında gidiyor ikinci postada yerelde 15-20mm'yi bulan noktalar olur.

    Dün düşen toplam yağışlar 04.05.2023 06:00 - 05.05.2023 06:00 (UTC) Arası;

    İZMİR

    1-Bozdağ 32.8mm

    2-Dikili Çukuralan 30.5mm

    3-Bayındır/Çınardibi 26.9mm

    4-Bergama/Çamköy 23.1mm

    5-Kemalpaşa/Ovacık 22.3mm

    6-Bergama 21.8mm

    7-Aliağa 21.6mm

    8-Kemalpaşa 21.2mm

    9-Menderes/Gümüldür 20.5mm

    10-Ödemiş/Demirdere 19.7mm

    MANİSA

    1-Manisa, Soma, SOMA 33,9mm
    2-Manisa, Ahmetli, AHMETLİ 17,1mm
    3-Manisa, Akhisar, AKHİSAR/MECİDİYE BELDESİ 17,1mm
    4-Manisa, Salihli, SALİHLİ 16,0mm
    5-Manisa, Akhisar, AKHİSAR/KARAKÖY ORMAN DEPOSU 14,7mm
    6-Manisa, Şehzadeler, ŞEHZADELER/SPİL DAĞI MİLLİ PARKI 14,6mm
    7-Manisa, Saruhanlı, SARUHANLI/TİRKEŞ KÖYÜ 14,4mm
    8-Manisa, Yunusemre, YUNUSEMRE/ÇAKMAK ORMAN SAHASI 13,3mm
    9-Manisa, Selendi, SELENDİ 12,4mm

    10-Manisa, Akhisar, AKHİSAR 12.1mm

    AYDIN

    1-Aydın, Çine, ÇİNE/HACIPAŞALAR KÖYÜ 20,8mm
    2-Aydın, Yenipazar, AYDIN/YENİPAZAR 19,8mm
    3-Aydın, Sultanhisar, SULTANHİSAR 19,0mm
    4-Aydın, Efeler, AYDIN 17,4mm
    5-Aydın, Nazilli, NAZİLLİ 16,6mm
    6-Aydın, Çine, ÇİNE/KAVŞİT EKİP ORMAN SAHASI 16,5mm
    7-Aydın, Kuyucak, KUYUCAK/MUSAKOLU KÖYÜ 15,4mm
    8-Aydın, Karacasu, KARACASU 15,1mm
    9-Aydın, Kuyucak, KUYUCAK 14,3mm
    10-Aydın, Kuşadası, KUŞADASI 13,3mm

    MUĞLA

    1-Muğla, Kavaklıdere, KAVAKLIDERE/KOCATAŞ ORMAN SAHASI 19,5mm
    2-Muğla, Yatağan, YATAĞAN 15,8mm
    3-Muğla, Menteşe, MENTEŞE/ŞENYAYLA ORMAN 13,0mm
    4-Muğla, Ula, ULA/HELİKOPTER PİSTİ ORMAN SAHASI 12,4mm
    5-Muğla, Menteşe, MUĞLA 11,6mm
    6-Muğla, Bodrum, BODRUM/TURGUTREİS MARİNA 10,8mm
    7-Muğla, Seydikemer, SEYDİKEMER/BOĞALAR KÖYÜ 10,0mm
    8-Muğla, Köyceğiz, KÖYCEĞİZ/OTMANLAR KÖYÜ 9,5mm
    9-Muğla, Milas, MİLAS/ÖREN 9,5mm
    10-Muğla, Milas, MİLAS ORMAN SAHASI 9,2mm

    Balıkesir’in kuzeyinde beklenilen aksiyon gerçekleşmedi.

    Hiçbir şey olmadı şaka gibi o tarafların balon ölçümlerine ulaşabilen varsa atabilirse bi inceleyelim verileri yansıtmadı kesinlikle.

    O bölgede cape'yi GFS ve İcon'a göre ecmwf düşük gösteriyordu 06z güncellenesinde oda 1500Mucape 1000SBcape öngörmüşdü normalde 1000-2500Cape arası orta düzey kararsızlığı işaret eder,çok yüksek kararsızlıklar değil ama birkaç hücre daha görülebilirdi boş geçti resmen.

    gfs_06_006_10157589_skewt_weathernerds.png

    Kocaeli güneyinde modellerdeki ortalama 500-900Mucape şu saatlerde bile çok daha iyi iş yapıyor.

    Güney egede aksiyon oldumu bilmiyorum ama önceki saatlerdeki radar görüntülerine göre çok bir aksiyon olmamış gibi görünüyor,hava hiç açmadı , GFS güney ege için yine tutarsız bir tahmin yaptı denebilir.Yağış ön sınır boyunca cephe görünümde ilerliyor kuzey ege ve marmarada öğleden sonraya denk geldiği için maximum etki yapacak gibi görünüyor ne kadar etkiler oda muamma sıcaklıklar beklendiği kadar yükselmemiş, ilk kırmızı eko benim konumuma denk geldi downburst tarzı 3-4dk'lık hızlı geçiş oldu küçük çaplı dolu,konvektif rüzgar ve şiddetli yağış etkiliydi.Hareketli görüntüde hafif bir çengel eko'da yapmıyor değil.

    Radar Görüntüsü: Birleştirilmiş, PPI

    Ecmwf MUcape beklentisi böyleydi;



    Sonuç;

    Streamable Video
    streamable.com

    Bu depremlerin daha öncede söylediğim gibi Savrun fayıyla alakası yok bu kesim ve batısında yoğunlaşan depremlerin tamamı normal fay çözümü veriyor.Savrun fayı literatürde doğrultu atımlı fay olarak bahsedilmiş yine çok önceden bahsetmiştim morfolojide doğrultu atımlı faya ait jeolojik oluşumlarda gözlemlenmiyor,Cenk hocada benzer bir açıklamayla aktif fay olmadığından bahsetmiş Ramazan hocada destek çıktı. Ecemiş,Sarız gibi kıta içi faylar çok daha belirgin ve uzun morfolojiye sahip.Savrun'da literatürde geçtiği gibi 70km uzunluğuda doğrultu atımlı bir fay yok.

    1257150.MT.jpg

    Susurluk kuzeyinde Gfs yarın öğle-öğleden sonra birşeyler öngörmüş, İcon'dada benzer bir görünüm var Ecmwf'de değerler daha düşük ;

    SBCape 1522, LI -5 , 0-6km Shear 42Knots , SRH ve shear normal şartlarda süperhücre için yetersiz ama Cape'den yırtıyor gibi görünüyor, 1000+ J/kg CAPE'de 0-6 km shear 30-50Knot arasında olsada süper hücre görülebiliyor.

    SARS analog'dada geçmiş templerle eşleşen zayıf süperhücreler yansımış zaten diğer kararsızlık parametreleride K=34 TT=53 gibi kararsızlığı destekliyor. SHIP 1.1'le Dolu için uygun koşulu sağlamış burda orta seviyedeki yüksek neme rağmen düşük PW değeri 1.07İnç (2.71cm) göze çarpıyor kuvvetli yağışdan ziyade hücrelere etkili doluların eşlik etmesi daha muhtemel gibi görünüyor benzer templerde geçmiş zamanlarda SARS analoğa göre 2.50inç (6cm) dolu raporlandığı olmuş tedbirli olmakda fayda var.

    gfs_2023050312_024_40.0-28.25.png

    gfs_2023050312_024_40.0-28.0.png

    Konvektif yağışlar için yarın öğleye doğru ve öğlen şartlar (GFS bazında) daha uygun görünüyor.Bu gece saatlerinde kıyıları etkilemesi beklenen öklüzyon cephede modellerde farklılıklar mevcut bu yüzden yorum yapmak zor ama aksiyon zaten genelde konvektif yağışlarda oluyor.

    Yarın iç kesimlerin tamamında ortalama 500-1500 SBCape (Yüzeye dayalı konvektif enerji) , LFC seviyeleride 1200-1600metre arasında değişiyor bazı yerlerde hafif bir CIN olsada bu kararsızlık değerleri ve LFC yükseliği CIN'ı kırması için yeterli, yaygın ama organize olmadan gelişen tek hücreli CB'lerin görülmesi olası,kararsızlık indeksleri (CAPE'ler) dahil çok yüksek olmadığı için aman aman bir aksiyon olmayabilir ,çoğu yerde SRH (rüzgar kesmesi) mevcut değil olan yerlerdede düşük seviyelerde bu yüzden süperhücre ihtimali düşük, yine özellikle iç kesimlerde 1-8Km'de 30Knot civarında derin tabaka kesmesi , 0-2km'de derin yakınsama mevcut olduğu için 0-6km Shear'ın +30Knot'u geçtiği yerlerde , kısa süreli süperhücreler görülebilir, genel olarak kıyı kesimlerde 15-25Knot arasında değişiyor bu kararsızlık değerlerinde süperhücre ihtimali çok düşük, templerde Nazilli civarında uygun saat dilimleri var ama hem modeller arasındaki farklar hemde kısa (yerel bir kesimde) görüldüğü için bu kesimdede süper hücre kesin görülür denemez.

    Sarı: Yerel olarak gökgürültülü sağanak yağışlı.

    Mavi Seviye 1: Küçük çaplı yerel dolu yağışı ve yerel olarak kuvvetli sağanak yağış

    Kırmızı Seviye 2: 2-3cm'e kadar yerel dolu yağışı ve kısa süreli süper hücre ihtimali.

    PergamoN güzel bir konuya değindiniz Frank Hoogebeets'de o bölgeyle ilgili çok çarpıcı bilgiler paylaşıyor zaman zaman. Peki bunu Türkiye'ye uyarladığınızda bir sonraki büyük depremi nerede beklemeliyiz? Veya bir sonra ki 6/6.8 büyüklüğünde bir depremin olma olasılığı neresi olur? Malatya'nın çok adı geçiyor bu konuda.

    Bahsettiğin şahsı takip etmediğim için ne bilgileri paylaştı bilmiyorum yorum yapamayacağım.

    Ülkemizde sismik boşluklara ilk kez değinen 1997 (Ramazan Demirtaş ve diğ.)’idi

    O zaman ki yayında;

    KAF’da 3 sismik boşlukdan bahsedilmiştir;

    1-Bingöl/Yedisu

    2-Gevye

    3-Marmara denizi

    Ege grabenlerindeki sismik boşluklar;

    1-Argıthanı (Sultandağı) 2002 6.5Mw kırıldı

    Helenik-Kıbrıs yayı sismik boşlukları;

    1-Aksu bindirmesi (Antalya)

    2-Gökova fay sistemi (6.6Mw 2017 Datça fayı kırıldı)

    3-Zafer Burnu

    4-Antalya Körfezi

    DAF’daki sismik boşluklar;

    1-Andırın

    2-Türkoğlu

    Kahramanmaraş/Pazarcık 7.8Mw 2023 kırıldı

    3-Hazar gölü (Palu-Sincik)

    Malatya/Doğanyol 6.8Mw 2020 kırıldı

    (Son yıllarda DAF bazında farklı açıklamalar yaparak kendi çalışmasını yanlışlıyor)

    Doğu Anadolu sıkışma bölgesi;

    1-Van 7.2Mw 2011 kırıldı

    2-Ardahan

    3-Çayırlı-Aşkale (Erzurum)

    4-Yüksekova


    Bunlara başkaları tarafından sonradan yapılan çalışmalar ve kendi yorumlarımıda ekliyorum;

    1-Aydın/Nazilli Denizli/Sarayköy arası

    2-Afyonkarahisar/Çobanlar

    3-Amasya KAF (Güney kolları)

    Bunlar bilinen sismik boşluklar buna rağmen ne zaman deprem üretecekleri konusunda yorum yapmak imkansız çünkü deformasyon hızları düşük özellikle grabenlerdeki fayların +6.5Mw deprem üretme periyotları bile birkaç bin yıla tekabül ediyor insan ömrü baz alındığında bir riskden bahsetmek çok zor. (son deprem tarihleri bilinmiyor) aletsel dönem depremleri baz alınarak bu yorumlar yapılıyor sadece birde son deprem tarihi bilinmeyen kıta içi faylar var (Tuz gölü fayı vb.)

    Bu kesimlerde sismik boşluk olabilir ama Tekrarlanma aralığı segment bazında +5000yıldan fazla nasıl yorum yapacaksın..

    Deprem parametreleri gereği

    Bingöl/Yedisu’da risk çok yüksek denebilir.

    Malatya/Pütürge civarında 20-25km’lik bir boşluk kalmış görünüyor (tartışmalı) iki tarafının 3 yıl ara ile kırıldığını varsayarsak böyle bir boşluk söz konusu ise 6.5-6.8 arasında bir deprem riski oldukça yüksektir.

    Van/İran sınırında fayların tamamı birbirini kesiyor 2020 5.9Mw - 6.0Mw Van/Başkale (İran/Koy) depremleri sonrası bu kesim çok aktif ve faylar tetiklenmeye başladı çoğu bağımsız deprem daha büyük deprem üretme potansiyeli olan sismik boşluk konumunda faylarda mevcut bu kesimdede risk çok yüksekdir.


    2023'de 25 Nisan itibariyle (4 Aylık süre zarfında) +7Mw deprem sayısı dünya genelinde ortalamanın üzerine çıktı bu hızda meydana gelmeye devam ederse 99 sonrası 2010 ( 21 adet +7Mw) deprem sayısını geçmesi olası görünüyor , aletsel dönem ortalaması ise yılda 16 adet (7.0-7.9) buna rağmen hala mega deprem +8Mw meydana gelmedi (yıllık ortalaması 1 adet).

    2023'ün en büyük depremi şuan için hala Kahramanmaraş (7.87---7.92Mw) depremi resmi can kaybı ,Suriye kayıpları ile birlikte 59,259.


    Endonezya için tehlike çanları çalmayamı başladı??

    Dün Kepulauan Batu açıkları/Endonezya'da meydana gelen 7.1M'lik deprem episantr ve çözümü itibariyle Endonezya'nın sıradan depremlerinden biri değil evet Endonezya'da özellikle açıklarında levhaların hızı gereği çok sık 6-7'lik depremler meydana geliyor.

    Dün meydana gelen Endonezya 7.1Mw depremi episantr ve çözüm gereği Mentawai sismik boşluğunun kuzey kenarında meydana geldi.

    Çözümlerde verilen derinlik (15-25km) ve fay mekanizması (Düşük açılı bindirme) gereği Hint-Avustralya Plakasınının üsttündeki Sunda plakasından kaynaklanmış gibi görünüyor bu bölgede iki plaka (levha) yılda 5.5cm hızla birleşiyor.

    1253786.MT.jpg

    Sunda yitim zonu büyük depremleri ve yüksek can kayıpları ile biliniyor 2004 Sumatra 9.2Mw depreminden sonra meydana gelen tsunamide +220bin kişi hayatını kaybetmişdir.

    Mentawai sismik boşluğu kuzeyde 2005 8.6Mw depremi ile güneyde 2007 8.4Mw depremi arasında kalan bölgedir. En son deprem tarihi 1797 muhtemel büyüklük 8.6-8.8Mw arasında kırılmayan kısım 300km uzunluğunda geçen süre 2023-1797 = 226yıl deformasyon hızı 5.5cm 226x5.5cm= 1243cm biriken ortalama atım miktarı 12.5 metre.

    Assessing tsunami hazard using heterogeneous slip models in the Mentawai  Islands, Indonesia | Geological Society, London, Special Publications

    Dün meydana 7.1Mw'lik deprem boşluğu dolduracak kadar büyük değil aslında 2022 itibariyle bu kesimde artan bir etkinlikde mevcut 13 Mart 2022 6.7Mw , 29 Ağustos 2022 6.2Mw ve son olarak 24 Nisan 2023 7.1Mw depremleri meydana geldi.Komşu segmentleride kırması halinde Mentawai sismik boşluğu 9Mw üretebilecek kapasitede.

    Bu depremi önümüzdeki gün-ay veya yıllarda daha büyük bir deprem, hatta muhtemelen boşluğu dolduracak (+8.4Mw) büyük bir deprem takip edebilir mi soru işareti ? Depremleri tahmin etmek mümkün değildir, ancak gerçekte mümkündür - iki levhanın tektonik hareketleri eninde sonunda aralarındaki fayın kaymasıyla dengelenmelidir ve bu tür depremlerden sonra ki süreçde risk daha yüksekdir. (Judith Hubbard)

    https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F6468889e-5c8b-406f-8e9e-514457f08f3a_4362x2594.png

    Yeni yayınlanan çalışmaların çoğunda depremden hemen sonra bahsettiğim olası sismik boşlukdan bahsedilmeye başlandı (tartışmalı) bu kesimde görülen depremler yan kollarda gibi görünüyor ana kol üzerinde ciddi bir atım eksikliği (hiç atım olmayan yerler var) olası bir sismik boşluk mevcut.

    Bomonti06 iyi bayramlar ,önceki yazıları alıntılıyorum bu depremlerden bir sonuca varmak mümkün değil çünkü çok sık yapmaya başladı ve yıllardır sürüyor. 6-6.9 arasında risk taşıyan faylar var ama bu büyüklükde depremlerin bu kesimde tekrarlanma aralığı birkaç bin yıl Gökova fayları ile ilgili paleosismiloji çalışmalarınıda içeren yeni bir makale yayınlanmışdı müsait bir zamanda bulursam atmaya çalışırım.

    Körfezin fayları parçalı ve genelde 6.0/6.5 arasında deprem üretiyor 6.9'u geçmez.Muğla'da kabuk çok kırılgan deprem fırtınaları çok sık görülür bu yüzden bu depremler ne ifade ediyor bilemiyoruz son 1.5-2 yıldır özellikle Gökova fay zonunun doğusunda Ula'da çok sık aynı davranışı yapmaya başladı arkasından 4-4.5 civarında bir deprem yapıp sönümleniyor en büyükleri 4.7 Oldu yanlış hatırlamıyorsam şuana kadar.

    Görseller gitmiş ama önceden paylaştığım bilgileri alıntılayım;

    Adana/Saimbeyli'de ki artçılarla ilgili hiç bir bilgi var mı bölge de çok sayıda artçı mevcut bu doğal mı acaba? PergamoN bununla ilgi veri veya bilgi var mıdır elinde?

    Kırığın sonlandığı kesimde yoğunlaşan depremler ikinci depremde kırık Göksun'dan itibaren sarıyla çizdiğim şekilde iki kola ayrıldı bu kollarda yüzey kırığı geliştiğine dair bir bilgiye ulaşamadım ama deprem dağılımları bu konu hakkında net fikirler verir yüzey kırığı gözlemlenmediği için kırılmadığı anlamına gelmez.Bazı çakma uzmanlar ,Savrun fayının kuzey segmentinde 25km uzunluğunda bir kesimin kırıldığını söylüyor ama bu kolların savrun fayıyla bir ilgisi yok gibi görünüyor depremlerin çoğu bağımsız gelişen depremler saf normal fay çözümü veriyorlar ikinci deprem sonrasında çoğundan artçı olarak bahsediliyor ama artçı değil tetiklenen depremler denebilir bu kesimde haritalanmamış birden fazla kol var ama uzun faylar değil tahminim yüzey kırığı gözlemlenmemesinin nedeni bu, bir çoğu kendi içinde kırıldı zaten.

    Savrun fayı veya batıdaki Saimbeyli fayı tetiklenmediği sürece bu depremler bazında bir riskden bahsedilemez bahsettiğim faylarda kıta içi faylar deformasyon hızları düşük son deprem tarihleri bilinmiyor.

    Dün meydana gelen Bingöl depreminin söylendiği gibi Sudüğünü fayıyla alakası yok gibi görünüyor , Kandilli çözümüne göre KB-GD yada KD-GB yönlü sol yanal doğrultu atımlı faylanmaya işaret ediyor her iki kurumdudada (+3Mw'lik 1 adet artçı ) ve onu izleyen depremlerin episantrları gereği KD-GB yönlü fayın neden olduğu söylenebilir.

    Burda sorun 4.5'lik depremin ve onu izleyen artçıların episantrları hangi kurumda doğru?? ciddi bir fark mevcut yine Kandilli Sudüğünü fayını kesen haritalanan 17-20km'lik faya işaret ederken, Afad'da Sudüğünü fayının KB'sında haritalanmamış bir faya işaret ediyor.İki kurumdada episantrlar farklı olsada yoğun artçılar 7-8km uzunluğundaki bir aralıkda dizildi normal şartlarda kırılma mekanizması bağlı olarak bu uzunlukdaki bir fay tek seferde kırılmış olsaydı 5.5M civarında bir deprem üretebilirdi (hala üretebilir).

    Bu bölge KAF ve DAF gibi levha sınırı iki ana transform fayın etkisinde kalan ana faylara paralel gelişen ikincil yapıları içeriyor tabi bu yapıların bazılarının uzunlukları 25km'leri buluyor yer yer geçiyor.

    Kuzeyde Kaf'a paralel kolun birinde 27 Ocak 2003'de Tunceli/Pülümür'de 6.1Mw (6.5Ms) dünkü Bingöl depreminin 5-10km güneydoğusunda (Afad'a göre) Bingöl merkezin 10-15km kuzeyinde 1 Mayıs 2003'de KB-GD yönlü Sudüğünü fayı üzerinde 6.4Mw büyüklüğünde bir deprem meydana geldi 176 kişi hayatını kaybetti +550'den fazla kişi yaralandı.

    Bu bölge ve civarında Karlıova dahil 1 yıl içinde 4.8-4.9Mw'lik bir depremin meydana gelme ihtimali geçmiş tarihsel-aletsel dönem deprem eğrisine göre %78 civarında bir çok fayın 6.0-6.8 Arasında deprem potansiyeli olduğu unutulmamalı ve bu fayların riskleri (son deprem tarihleri) bilinmiyor. Tabi bilinen birde KAF ana kolu üzerinde Yedisu sismik boşluğu var 1784'de 7.4Mw civarında bir depremi var bu depremin yaptığı hasara bakılırsa Karlıova civarındaki Elmalıdere segmentinide içine alan çoklu bir kırılmayı (şahsi düşüncem) içeriyor olma ihtimali çok yüksek Elmalıdere segmenti kendi içinde kırılarak 1949 6.8-6.9Mw büyüklükde bir deprem üretti Yedisu depremi 1784 depremi kadar (şahsi düşüncem) büyük olmayacak 7.2 civarında bir deprem ihtimal dahilinde ama 1784 deprem davranışını içermeyecek.

    PergamoN hocam bu depremlerin çözümlerine nereden ulaşabiliriz? Hangi fay üzerinde meydana geldiği vb. bilgilere.

    Ayrıca bu deprem kaf üzeride midir?

    Deprem çözümleri diğer ismiyle odak mekanizması çözümlerinde hangi faydan kaynaklandığı yazmaz bunun yorumunu sismologlar kendi yapar bunun yapmanın bir kaç temel kuralı var.

    1-Deprem episantrı ; birkaç farklı kurumdan ülkemizde( Kandilli ve afad) episantrlar benzer mi,değilse fark ne kadar incelenmeli ,Afad’ın istasyon sayısı daha çok olduğu için küçük depremlerde 4,5-5Mw’ler dahil iki kurum arasında fark varsa Afadı baz almakda fayda var.Büyük depremelerde uzak istasyonlara bakılır o zaman işin içine USGS’de giriyor.

    2-Odak mekanizmalarının ne anlama geldiğini bilmen lazım,odak mekanizması çözümü sana;

    -Fayın uzanım yönü (doğrultu atımlı faylarda artçıları görmen lazım)

    -Fayın türü (Doğrultu atım,normal,ters,bindirme,oblik; hem düşey hem yanal atımı aynı anda meydana geldiği)

    -Eğim açısı

    -Derinlik Gibi bilgileri verir

    Faylar hakkında bilgin varsa ilk olarak kırılmanın başlangıç noktası olan episantr’a bakacaksın ülkemizde bir çok fay haritalanmış durumda ve özellikleri biliniyor episantr haritalanan fay üzerinde veya çok yakınında görünüyorsa ve odak mekanizması çözümü bölge tektoniği ile uyumlu ise evet şu faydan kaynaklanmış diyebiliyorsun.


    4.3-4.4’den sonra bazı kurumlar otomatik çözümleri paylaşabiliyor emsc’nin web sitesine girip o depremin üzerine tıkladığında bazı veriler açılıyor Maps’a tıklayıp Quick MT solutions (Ilgaz depreminin mesela paylaşılmamış) verisi yok paylaşıldığında orası renkli oluyor ,tıkladığında odak mekanizmasını görebilirsin.

    Ilgaz depreminin episantrı KAF ana kesme zonunun 3-3,5km kuzeyinde bu kesimde yan kollar dahil zonun genişliği birkaç km’yi buluyor KAF’a bağlı gelişen deprem ama episantr gereği ana kesme zonunda olmadığı söylenebilir.

    Bu ülkenin depremselliği o kadar yüksek ki farklı bölgelerdeki sismik riskler hakkında çoğu kişinin haberi veya bilgisi yok mesela geçen gün ki Adalar-Gemlik'de gerçekleşen 1.0-2.0 arasındaki birkaç depremler hemen paylaşılırken Afyonkarahisar'da yarım saatlik süre içinde meydana gelen 7-8 adet mikrodeprem görmezden gelindi halbu ki bu kesimde bir sismik boşluk Sultandağı/Akşehir fay zonu 60-90Km uzunlukta olup, en az 5 ya da 6 ayrı fay parçasından oluşmaktadır. 26 Eylül 1921 Doğanhisar/Ilgın depremiyle başlayan seri en son 3 Şubat 2002 Eber/Çay depremleriyle son buldu.Yakın gelicekte ise Çay'ın batısı (Maltepe batısı ,Çobanlar güneyi) kalan parçasındada benzer büyülükde bir deprem olma olasılığı yüksekdir. 1900-2002 arasındaki bu seri tamamlandıkdan sonra bir sonra ki depremleri 500-1000 yıl sonra gerçekleşecek bu segmentlerin kayma hızları 0.1-0.2mm/yıl. arasında değişiyor.

    Tabi risk büyüklük bakımından diğer bölgelere göre daha az olsada 2002 depremlerinde fayın kayan kuzey bloğu üzerine yapılan yerleşim yerleri ciddi yıkıldı.

    Normal şartlarda 6 ve üzerindeki depremler bu ülkede can kaybına neden oluyor ,kırsal kesimlerde yerleşim yerlerine yakın gerçekleşen depremlerde bu 5.4-5.5m'ye kadar düşüyor.Düzce depreminde ( 6.0) yıkımın bu ivme değerlerinde bu denli düşük kalmasının sebebi 99 sonrası yapılan yapıların kalitesidir çoğu yeniden hafif-orta hasar gördü tabi ne yazıkki.

    ibroesra Depremlerin meydana geldiği bölgenin kuzeyi bir sismik boşluk diğer parçaların ürettiği depremlere baktığımız zaman 5.8-6.3 arasında bir deprem ihtimalinden bahsedilebilir ama ne zaman?? ve bu depremler neyi işaret ediyor bilemiyoruz Afyon grabenlerini sınırlayan tektonik yapıların tamamı eğimli normal fayları içeriyor bu fayların depremleri derinliğe bağlı (eğim açısına göre) haritalanan faydan daha farklı konumlarda görülebilir.

    Akşehir grabeninde 1921 Ilgın 5.9Mw Depremiyle başlayan ve grabeni oluşturan 5-6 farklı fay segmentinin ürettiği KB'ya göç eden bir seri deprem mevcut bunlar sırasıyla 1921 Ilgın/Doğanhisar 5.9Mw , 1946 Ilgın/Argıthanı 5.7Mw ,2000 Sultandağı 6.0Mw ,2002 Eber/Çay depremleri 6.3 ve 6.0Mw aynı graben çizgisini izleyen Çobanlar segmentinde bu büyüklük aralığında bir deprem meydana gelmedi (Muhtemel bir sismik boşluk) bu bölgenin deformasyon hızı nispeten düşük yine bu parçanın son deprem tarihi bilinmiyor ama bu tür yapıların davranışları genelde benzer oluyor bu segmentin üreteceği muhtemel 5.8-6.3 arasındaki bir deprem çok uzak bir tarihde değil.

    O bölgedeki depremlerin tam çözümleri yok ama Akşehir grabenini sınırlayan fayların anaşok çözümleri ve artçı dağılımları havza içine doğru kuzeye eğimli olduklarını gösteriyor.Çobanlar parçasınında benzer özellikde olma ihtimali oldukça yüksek.

    Kandilli ile Afad'ın episantrları benzer bu depremler muhtemel sismik boşluk konumundaki Çobanlar parçasında meydana gelmiyor gibi görünüyor ama kesin konuşmamakda fayda var, Ana fayın tavan bloğunda gelişen ve ana fay ile aksi tarafa eğimli antitetik faylarda meydana gelen bir kümelenmede olabilir çünkü kümelenmenin faya olan uzaklığı ile (5-10km) meydana geldikleri derinlikler eğim gereği uyuşuyor görünüyor, sıkıntılı bir bölge ama microdeprem bakımından her zaman aktif özellikle +3Mw deprem sayısında artış olmaya başlarsa endişe edilebilir şimdilik anormal bir hareket yok gibi görünüyor.

    2023 yılında 21 Mart itibariyle can kaybı meydana gelen depremler (resmi);

    1- Türkiye Kahramanmaraş Pazarcık 7.9mw+ Kahramanmaraş Ekinözü 7.7mw Türkiye+Suriye 57,355 kişi hayatını kaybetti +130.000 kişi yaralandı

    2-Ekvador/Guayas 6.8Mw 18 kişi hayatını kaybetti 447 kişi yaralandı.

    3-Türkiye/Hatay/Defne 6.4Mw 13 kişi hayatını kaybetti 1062 kişi yaralandı.

    4-Afganistan/Badakhshan 6.5MW Pakistan+Afganistan 12 kişi hayatını kaybetti, 310 kişi yaralandı (şuan için)

    5-Nepal/Sudurpashchim 5.4Mw 4 kişi hayatını kaybetti , 15 kişi yaralandı.

    6-Endonezya/Papua açıkları 5.1Mw 4 kişi hayatını kaybetti,5 kişi yaralandı.

    7-Van/İran sınırı İran/Khoy 5.9Mw 3 kişi hayatını kaybetti, 1750 kişi yaralandı.

    8-Türkiye/Malatya/Yeşilyurt 5.6Mw 2 kişi hayatını kaybetti , 140 kişi yaralandı.

    9-Lübnan/Baalbek-Hermel 4.1Mw 1 kişi hayatını kaybetti.

    2023 yılında 21 Mart itibariyle en büyük 10 deprem;

    1-Türkiye/Kahramanmaraş 7.8 (7.9)

    2-Türkiye/Kahramanmaraş 7.5 (7.7)

    3-Endonezya/Maluku açıkları 7.6

    4-Vanuatu/Sanma açıkları 7.0

    5-Endonezya/Kuzey Maluku açıkları 7.0

    6-Yeni zelanda/Kermadec adaları açıkları 7.0

    7-Tajikistan/Gorno,Badakhshan 6.9

    8-Yeni zelanda/Kermadec adaları açıkları 6.9

    9-Ekvador/Guayas 6.8

    10-Arjantin/Santioga del Estero 6.8

    Depremin derinliği 185 km mi gerçekten farklı bilgiler var

    180-200km arasında değişiyor,Bölge tektoniği ile uyumlu dalan levhanın altında bindirme mekanizması ile meydana gelen bir deprem bu bölgede 2 farklı (zıt yönde) dalan levha mevcut diğer bilinen ismiyle yitim zonu bu büyüklükle depremler sık meydana geliyor 7.7-7.8M büyüklüğünde depremleride çok daha nadir olsada mevcutdur.

    resim

    Geçmiş sismisite ;

    1240146.regional.seismicity.depth.jpg

    Odak mekanizması çözümü KD-GB yönlü KB'ya eğimli doğrultu atım bileşeni olan bindirme (Ters fay) çözümü.

    1240146.MT.jpg

    Derin bir deprem olması nedeniyle geniş alanda hissedilmiş,derin depremler çok daha geniş alanda hissedilir sığ depremlerin etki alanı daha dar ama etkisi yüksekdir.

    Yakın çevrede yerleşim yeri haliyle yoğun bir nüfus yok ama Kabil ve İslamabad'dan bir kaç yıkılan bina görseli paylaşılıyor (Resmi açıklama değil) yapı stokları çok kötü olduğu için yerleşim yerlerine çok uzak olmayan mesafedeki depremler bile hasar ve can kaybı meydana getiriyor.

    2022'nin en ölümcül depremide yine Afganistan/Khost merkezli 6.0Mw büyüklüğündeki depremdi 1,163 can kaybı meydana geldi.

    işte mevzu bu.

    Mevzunun bu olduğu falan yok eleştirmek benim haddime değil tabiki yaptığı işler ve tecrübesi saygıyı hakediyor ,yaptığı hadi amatörleri geçtim bu işin içinde olan saygın kurum ve diğer uzmanları (yerli,yabancı) yok sayıp sizin birşeyi bildiğiniz yok ,herşeyi ben biliyorum demekdir.

    Kendince bilgisi dahilinde bilimsel yorumda bulunuyor tabi diğer kişileri eleştirdiği gibi kendininde eleştirilere ve sorulara açık olması lazım.

    Artçıların tamamı büyük artçılar dahil segmentlerin Geometrilerinin değiştiği (pürüzlerin olduğu) kısımlarda meydana gelen kayma açıklarında yoğunlaşıyor.

    resim

    Kandilliden sadece Mart ayındaki +3M depremselliğe bakman yeterli depremlerin tamamı ya segmenterin kırılmaya başladığı odak noktasında yada uçlarında Ramazan hocanın değimiyle pürüzlerin olduğu kesimlerde.

    Göksun'daki yoğun depremsellik dünde dediğim gibi belirgin iki farklı kola yayılmasından kaynaklanıyor bu kolların arasında gelişen muhtemelen çok sayıda kısa kırıklar mevcut bu kesimin fayları yeniden haritalanması lazım depremler bu kesimden itibaren saçıldı ve bu depremlerin çoğu artçı kategorisinde değil, odak mekanizması çözümleri farklı tetiklenmiş bağımsız depremleri içeriyor (Savrun fayında belirgin bir depremsellik yok)

    Ramazan hocaya sorulacak sorular çok basit madem böyle birşey iddaa ediyorsun benzer büyüklükdeki (daha büyük) Kaf'da meydana gelen Erzincan depreminden yola çıkalım;

    Erzincan depreminin kırık uzunluğu 340km büyüklük ozaman için 7.9 densede (8.0Mw olma ihtimali mevcut) , çünkü Maraş depreminin büyüklüğü hemen hemen çoğu çalışmada 7.92-7.95 arasında revize edilmeye başlandı.

    1-Erzincan depreminde neresi kırıldı? diyelim o depremin 340km'yi tamamen kırdığını söyledin ,Maraş depreminin neden kırabileceğine inanmıyorsun?

    2-Erzincan depreminde 340km tamamen kırılmadıysa, Maraş depreminde dediği gibi o depremdede bazı kesimler yırtıldıysa bu kesimlerin bir önceki deprem tarihleri ne zaman?? ve bu kesimlerin depremleri hala niye gerçekleşmedi ne zaman için risk var?? Sen KAF'da risk çok düşük diyip zaten kırıldığını kabul ediyorsun, bir sonra ki depremlerin KAF parametreleri gereği 200-600 yıl sonra meydana geleceğini söylüyorsun.

    Farkında olmadan aslında tamamen kendini yanlışlıyorsun .

    7.9 büyüklüğündeki bir depremi 30km (narlı) fayıyla üretmen imkansız onuda geçtim kırılan Narlı fayında atım miktarları 2.5-3metre , yırtıldı dediğin Türkoğlu-Gölbaşında (En fazla atımların ölçüldüğü kesim) 6 metreye kadar ulaşıyor. Türkoğlu-Gölbaşımı Narlıyı yırtıyor ,Narlı mı Türkoğlu-Gölbaşını yırtıyor belli değil :)

    Bilinmeyenler,bilinenlerden çok daha fazla bunu herkes kabul edicek KAF-DAF gibi levha sınırı transform faylar düzenli deprem davranışları içermiyor ve büyük deprem üretecek kapasitedeler.

    Tüm bunlar yakın zamanda DAF'da deprem olmaz gibi algılanmamalı tabi en basitinden Amanos segmentinin kuzey ve güneyindeki düzensiz atımlar neyden kaynaklıyor?? bu kesimler bütün enerjilerini boşaltarak atımları sıfırladımı??

    Antakyayı etkileyen birkaç yıl aralıklı tarihsel depremlerin çoğu Amanos segmentindeki bu düzensiz atımlar sonrası büyük artçılarımı kapsıyor??

    Pütürge civarındaki 30km'lik muhtemel boşluk( yüzey kırığı gözlemlenmeyen kesim) yoğun +5M depremlerle derinde kırıldımı yoksa 6.8M civarında bir risk devam ediyormu?? gibi çok daha basit tartışılması gereken konular var..

    Edit: 859 depreminide araştırdım tarihsel kayıtların olduğu arşivlerin tamamında deprem ağırlık Suriye odaklı geçiyor ,Antakya'dada ciddi hasar mevcut daha kuzeyde belirgin bir hasar kaydı yok, 859 depreminin Ramazan hocanın haritasındaki gibi o kadar kuzeyde olma ihtimali yok denebilir, 1822 depremide çok yüksek ihtimal Amanos segmentinde değil doğusundaki Ramazan hocanın 859 depremini koyduğu kısımda doğu Hatay (Yesemek) segmentinde büyüklük gereği kuzeydeki Sakçagöz segmentinide o zaman için kırmış olabilir. Bu iki segmentdede Maraş depremi sonrası belirgin bir depremsellik yada kırık gelişmedi.

    KAF'da meydana gelen Aletsel dönem hasar yapıcı depremler;

    9 Şubat 1909 Enderes (Yeni adı Suşehri) Depremi (Ms=6.3)

    Deprem, Zara, Ipsala, Koyulhisar ile Enderes arasında yer alan bölgeyi içine geniş bir alanda hasar yapmıştır. Bu bölgede, çok sayıda ev tamamen yıkılmış ve birçok can kaybı olmuştur. Depremde, 1939 deprem kırığının 15 km güneyinde, Karabayır civarında yüzey kırıkları meydana gelmiştir.

    25 Haziran 1910 Osmancik Depremi (Ms=6.1)

    Anaşoktan önce, geniş bir alanda hissedilen bir öncü deprem meydana gelmiştir. Deprem, Hacıhamza, Osmancık ile İskilip

    arasında yer alan bölgede önemli sayılabilecek hasara neden olmuştur. Öncü deprem, deprem dış-merkezinin kuzeyinde yer alan Sinop, Samsun ile Çankırı arasında bulunan bir bölgede hissedilmiştir. Buna karşılık anaşok, güneyde Kırşehir, Ankara ve Yozgat'da hissedilmiştir. Deprem dış-merkezinde en büyük şiddet MSK=VII olarak belirlenmiştir (Ambraseys ve Finkel 1987b, Ambraseys 1988.

    24 Ocak 1916 Tokat-Samsun Depremi (Ms=7.1)

    Bu büyük deprem konusunda hemen hemen hiç bir bilgi bulunmamaktadır. Sadece Samsun, Hassum ve Tokat arasında yer alan bölgede önemli kayıpların olduğu bilinmektedir (Pınar ve Lahn 1952, Ambraseys 1988).

    9 Haziran 1919 Tokat Depremi (Ms=5.9)

    Deprem, Almus'da çok sayıda kişinin hayatını yitirmesine neden olmuştur. Bununla birlikte bu deprem hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmamaktadır.

    18 Mayıs 1929 Suşehri Depremi (Ms=6.4)

    Deprem, Karadeniz kıyısı boyunca şiddetlice hissedilmiştir. Deprem dış-merkezinde en büyük şiddet MSK=VIII'dir

    64 ölü,+72 yaralı 1357 hane yıkıldı, +300 fazla hane ağır hasar aldı.

    26 Aralık 1939 Büyük Erzincan Depremi (Ms=7.9)

    Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun doğu kesiminde, Erzinca dış-merkezli katostrofik bir deprem olmuştur. Bu deprem, Türkiye'de 1668 yılından beri olmuş depremlerin en büyüğünü oluşturmuştur. Deprem, tüm ülkeyi etkilemiş ve toplam alanının 1/20'sinde hasar yapmıştır. Deprem, çok soğuk bir kışta meydana gelmiş ve 30.000 den daha fazla insanın ölmesine neden olmuştur. Deprem, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Erzincan-Amasya arasında uzanan 340 km'lik bölümünde yüzey faylanması meydana getirmiştir. Deprem kırığı boyunca 7.5 m, ortalama

    4m civarında sağ yönlü yatay atım gelişmiştir

    12 Kasım 1941 Erzincan Depremi (Ms=5.9)

    Erzincan'ın batısında, Ms=5.9 büyüklüğünde orta büyüklükte bir deprem olmuştur. Deprem, Erzincan'ın batısında, Kamarıç, Hah ve Yanlızbağ'da ağır hasar yapmıştır. Erzincan'da 1939 depreminden sonra yeniden yapılmış bazı binalar da dahil çok sayıda ev oturulamaz hale gelmişdir.Hasar Erzincan,Kemah ile Refahiye arasında yer alan bölgeye kadar uzanmışdır. Deprem Van'da da hissedilmişdir.

    11 Aralık 1942 Osmancık Depremi (Ms=5.9)

    Osmancık güneyinde, üç büyük şiddetli deprem olmuştur. Bu deprem serisinden en büyüğünü (Ms=5.9) bu deprem oluşturmuştur. Deprem, Osmancık güneyinde, Kızılırmak boyunca yer alan köylerde ağır hasar yapmıştır.

    20 Aralık 1942 Erbaa-Niksar Depremi (Ms=7.1)

    Deprem, Niksar ile Kelkit ve Yeşil ırmağının birleşimi arasında yer alan tüm köyleri harabe haline getirmiş ve binlerce insanın

    hayatını yitirmesine neden olmuştur. Hasar, deprem kırığından 100 km uzaklıklara kadar erişmiş ve depremde 50 km uzunlukta bir yüzey kırığı gelişmiştir. Kırık, sağ yönlü doğrultu atımlı karakterde gelişmiştir. Uzun peryod etkisi nedeniyle Kafkaslar'da Zugdidi'de hasar meydana gelmiştir. Depremde önemli sayılabilcek öncü ya da artçı deprem olmamıştır. Deprem dış-merkezinde en büyük şiddet

    MSK=X olarak belirlenmiştir (Pamir ve Akyol 1943, Blumenthal 1943, 1945, Pamir 1948, Pınar ve Lahn 1952, Ketin 1969, Ambraseys 1970, 1975, Erdik ve Eren 1983, Ambraseys 1988).

    20 Haziran 1943 Hendek Depremi (Ms=6.6)

    Deprem, Adapazarı, Hendek, Akyazı ve Arifiye'de oldukça ağır hasara neden olmuştur.

    26 Kasım 1943 Ladik-Tosya Depremi (Ms=7.4)

    Deprem, D-B doğrultusunda, batıda Erbaa'dan doğuda Ilgaz'a kadar uzanan 300 km uzunlukda ve 20 km genişlikte bir zon içerinde yer alan tüm yerleşim alanları harabe haline getirmiştir. Deprem, kamu binaları ve tarihi binaları tamamen yıkmış ve karayolları, tren yolları ve telgraf hatlarında onarılamayacak hasar yapmıştır. Deprem, 265 km uzunluğunda yüzey kırığı meydana getirmiştir.

    1 Şubat 1944 Bolu-Gerede Depremi (Ms=7.6)

    Deprem, doğuda Ilgaz'dan batıda Abant'a kadar uzanan 200 km uzunlukta ve 25 km genişlikte bir alan içinde yer alan tüm köyleri ve yerleşim yerlerini yerle bir etmiştir. Depremde, binlerce insan hayatını kaybetmiştir. deprem, bu zon içinde bulunan tüm mühendislik yapılarını harabe haline getirmiştir. Depremde, 185 km uzunlukta bir yüzey faylanması meydana gelmiştir. Deprem kırığı boyunca 3.5 m sağ yönlü yatay ve 1.5 m civarında düşey atım gelişmiştir.

    Uzun periyod etkisinden kaynaklanan etki nedeniyle, Ankara ve İstanbul'da birkaç ev çökmüş ve pencere camları kırılmıştır. En son

    kırığın batı ucunun KD ve GD'sunda, Düzce ve Mudurnu'da iki büyük artçı deprem meydana gelmiş ve bu bölgelerde ağı hasar yaparak birçok kişinin ölmesine neden olmuştur.

    31 Mayıs 1946 Üstükran Depremi (Ms=5.7)

    31 Mayıs 1946 günü saat 5:15’de Üstükran ile Varto arasında bir bölgede, Ms=5.7 büyüklüğünde hasar yapıcı bir deprem olmuştur. Deprem 12 Saniye sürmüştür. Deprem, Üstükran, Bazıkan, Varto ve Keçen arasında uzanan bölgede yer alan çok sayıda köyü yerle bir etmiş ve birçok insanın ölmesine neden olmuştur.

    17 Ağustos 1949 Elmalıdere Depremi (Ms=6.9)

    Erzincan'ın GD'sunda, Elmalıdere yakınlarında, Ms=6.9 büyüklüğünde yıkıcı bir deprem olmuştur. Deprem, Kığı-Karlıova ile Başköy arasında yer alan bölgede, yüzlerce köyde ağır hasar yapmış ve birçok kişinin hayatını yitirmesine neden olmuştur. 38km uzunluğunda yüzey kırığı gelişmişdir.

    13 Ağustos 1951 Çerkeş-Kurşunlu Depremi (Ms=6.9)

    1944 Gerede deprem kırığını 60km boyunca ortalama 1.10m en yüksek 1.45cm şeklinde yeniden kırmışdır izlenen kırıkların bir kısmı 1944 Gerede kırığına paralel gelişmişdir.

    7 Eylül 1953 Çerkeş Depremi (Ms=6.1)

    Çerkeş yakınlarında, Ms=6.1 büyüklüğünde bir deprem olmuştur. Bu depremle ilgili bilgiler tam olarak bilinememektedir. Deprem, Düzce'den İnebolu, Çorum ve Kırşehir'e kadar çok geniş bir alanda hissedilmiştir. Deprem, Çerkeş-Kurşunlu arasında bir bölgede, 13 Ağustos 1951 depreminin dış-merkezine yakın bir bölgede olmuştur.

    26 Mayıs 1957 Abant Depremi (Ms=7.0)

    Deprem kırığı, 1 Şubat 1944 deprem kırığının sona erdiği bölgeden başlamıştır 40km yüzey faylanması oluşmuşdur.

    7 Temmuz 1957 Büyüksu Depremi (Ms=5.1)

    2 Nisan 1959 Gölcük Depremi (Ms=4.7)

    Deprem, Bursa’nın doğusundaki vadide çok hafif hasar yapmıştır. Deprem, İstanbul, Adapazarı ve Kütahya’da hissedilmiştir.

    25 Ekim 1959 Varto Depremi (Ms=4.9)

    7 Mart 1966 Tepeköy Depremi (Ms=5.6)

    Varto'nun GD'sunda, Tepeköy civarında, Ms=5.6 büyüklüğünde hasar yapıcı bir deprem olmuştur. Bu deprem, Tepeköy civarında olan depremlerden ilki ve en şiddetli olanıdır. Deprem, Tepeköy civarında ağır hasar yapmıştır.


    19 Ağustos 1966 Varto Depremi (Ms=6.8)

    Depremde, 30 km uzunlukta, K65B gidişli birbirine paralel üç kırık zonu gelişmiştir. Ayrıca ana faylanmaya dik yönde açılma çatlakları

    meydana gelmiştir. Kırıklar, sağ yönlü doğrultu atımlı faylanma karakterinde gelişmiştir. Buna karşılık, 20 Ağustos tarihinde olmuş büyük bir artçı depremle birlikte 10 ya da 20 km uzunlukta ilave bir yüzey kırığı daha meydana gelmiştir.

    22 Temmuz 1967 Mudurnu Depremi (Ms=7.2)

    1957 deprem kırığının 20 km’lik batı kısmını tekrar kırmış ve 80 km’lik bir yüzey faylanması meydana getirmiştir.

    26 Temmuz 1967 Kığı Depremi (Ms=6.0)

    24 Eylül 1968 Kığı Depremi (Ms=4.9)

    15 Mart 1978 Pülümür Depremi (??)

    deprem hakkında ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır.

    Pülümür ilçesi ve köylerinde, 195 Konutun yıkık ve ağır, 406 konutun orta ve 931 konutun hafif; Erzincan ili ve civarında, 287 Konutun yıkık ve ağır, 426 konutun orta ve 1017 konutun hafif hasar görmesine yol açmıştır.

    13 Mart 1992 Erzincan Depremi (Ms=6.9)

    26 Aralık 1939 Erzincan deprem (M=7.9) kırığının en doğu kısmına karşılık gelen 29 km derinlikte, 45km lik bir segmentini yırttığını

    göstermektedir. Deprem, odak derinliğinin çok fazla olması ve havzada oldukça kalın gevşek bir sedimantasyonun olması nedeniyle yüzeyde belirgin bir faylanma oluşturmamıştır.

    15 Mart 1992 Pülümür Depremi (Ms=6.1)

    13 Mart 1992 Erzincan depreminden hemen iki gün sonra 15 Mart 1992 günü saat 18:16’da Erzincan havzasının güneydoğusunda Ms=6.1 büyüklükte, orta büyüklükte bir deprem olmuştur. Depremde can kaybı olmamış, 439 ev ağır, 310 ev orta, 206 ev hafif hasar olmuştur.

    17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi (Ms 7.6M)

    12 Kasım 1999 Düzce depremi (Mw 7.2)

    27 Ocak 2003 Pülümür-TUNCELİ depremi (Mw=6.0)

    12 Mart 2005 (M = 5.6), 14 Mart 2005 (M = 5.9 ve 24 Mart 2005 (M = 5.4) Karlıova (Bingöl) Depremleri.

    12 Mayıs 2005 Reşadiye-Tokat Depremleri

    Yerel saat ile 12:00 ve 12:25’de meydana gelen depremlerin büyüklükleri sırası ile Ml (yerel büyüklük) 4.7 ve 4.9 olarak hesaplanmıştır.

    6 Haziran 2005 Karlıova Depremi 5.7M

    26 Ağustos 2007 Karlıova-Bingöl Depremi 5.4M

    30 Temmuz 2009 Çağlayan (Erzincan) Depremi 5.1M

    22 Eylül 2011 Cengerli-Refahiye (Erzincan) Depremi 5.6M

    Narsil KAF'daki 39-99 serisinin neredeyse tamamı çoklu kırılmaları içeriyor , 18 farklı segment'den bahsedilebilir.

    1- Varto-Kazan arası (Karlıova) 60km

    bu kesim sonradan Kargapazarı (30km) vb. gibi kendi içindede segmentlere ayrılmışdır. Birbirine paralel çok sayıda kırıkdan oluşur DAF'ın etkileşiminden kaynaklanıyor. Aletsel dönemde 1949 Karlıova 6.8M 1966 Varto 6.9M büyük depremleridir çok sayıda +5.5M depremde içerir.

    2-Kazan-Tanyeri (Yedisu) 85km

    1784 depremi Yedisu ve Karlıova'nın bir kısmını kıran çoklu kırılmayı içeriyor olma ihtimali var bu kesim bir sismik boşluk.

    3-Erzincan-Koyulhisar 155km

    4-Koyulhisar-Niksar 118km

    1939 erzincan depremi (Ms=7.9), Erzincan ile Niksar arasında yer alan 260 km'lik yüzey faylanması meydana getirmiştir. Deprem, Niksar'dan itibaren güneye ayrılan kol olan Ezinepazarı fayında da 60 km'lik yüzey kırığı oluşturmuştur (Toplam 340km). KAF, Erzincan-Ezinepazarı arasında, Erzincan-Koyulhisar, Koyulhisar-Niksar ve Niksar-Ezinepazarı olmak üzere birbirinden bağımsız üç alt bölümden oluşmaktadır (Şaroğlu vd. 1987)

    5-Niksar-Taşova 60km

    Bu bölüm, Erzincan-Niksar bölümünün devamı gibi görünmesine karşılık, 1939 depreminde bu parça üzerinde herhangi bir yüzey kırığı gelişmemiştir. Kırık, Ezinepazarı fayı üzerinde gelişmiştir. Fakat 1942 depreminde bu parça üzerinde yüzey faylanması meydana gelmiştir (Blumenthal 1943, 1945, Pamir ve Akyol 1943).

    6-Taşova-Havza 72km

    Havza kuzeyinde fay çok sayıda kırıkdan oluşan bir zon haline dönüşür. Taşova-Destek arasıda fay zonunun güneyinde çok sayıda normal fay yer alır (Arpat ve Şaroğlu 1975, Şaroğlu vd. 1987). Ladik gölü ve Ladik ovasının oluşumunda KAF tarafından sedlenme rol oynamıştır.

    7-Köprübaşı-Kargı 94km

    Köprübaşı-Kargı arasında fay üç alt bölümden oluşur, Köprübaşı-çaygüney arasında 24km , Çaygüneyi-Alanşeyhi arasında yaklaşık 37 km,

    Alanşeyhi-Kamil arasında, yaklaşık 33 km uzunlukta belli başlı birkaç D-B gidişli kırıklardan oluşan bir bölüm yer alır. Alanşeyhi-Tahtaköprü arasında fay, 14 km boyunca Kocaçaydere vadisini izler.

    8-Kargı-Ilgaz 80km

    9-Ilgaz-İsmetpaşa 69km

    Ilgaz-İsmetpaşa arasında yer alan KAF'ın bu bölümünde, 1951 yılında Ms=6.9 ve 1953 yılında Ms=6.4 büyüklüğünde iki yıkıcı deprem meydana gelmiştir. 1951 depreminde en fazla hasar fayın güneyinde yer alan Kurşunlu'da olmuştur.

    10- İsmetpaşa-Yeniçağa 47km

    11-Yeniçağa-Abant 75km

    12-Düzce-Kaynaşlı 45km

    Gölcük-Akyazı-Karadere bölümleri 17 ağustos 1999'da kırılmışdır. Laledere deltası (Yalova) ile Gölyaka arasında yaklaşık 135km uzunluğunda yüzey kırığı gözlemlenmişdir, 12 kasım 1999 depreminde Gölyaka doğusunda kalan 45km'lik kesim kırılmışdır.

    13-Karadere segmenti 40km

    14-Akyazı (Sakarya) segmenti 45km

    15-Gölcük 50km

    Marmara denizi (tartışmalı)

    19-Ganos 80km

    Dokurcun vadisinden sonra ki güney kol;

    16-Geyve 57km

    17-İznik 56km

    18-Gemlik 40km