Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Asıl soğuk sınır ve buna bağlı soğuk cephe gece geç saatler ile sabaha karşı gelecek yağışların oluşum mekanizması şuan cephe önü oluk(çukur) kaynaklı bu yüzden çoğunlukla konvektif yağışlar içeriyor,sürekli K/KD’ya akışa eşlik eden deniz üzerinde sabit 1000-1500Mlcape mevcut özellikle kuzey egede bazı ilçelerde sistem sonunda yine +100-+150mm gibi değerler gelebilir

    Merkez’de yağış alacak kısa süreli kuvvetli yağışın meydana getirebileceği sel ve su baskınlarına dikkat kararsızlık şuan deniz üzerinde ve akış K/KD ağırlıklı olduğu için yağış iç kesimlere sokulamıyor merkez ve iç kesimler soğuk cephenin Gelmesini bekleyecek.

    PergamoN Hocam gece Manisa Demircinin güney doğusunda mikro deprem kümelenmesi vardı bunun Sındırgı deprem fırtınasıyla alakası olabilir mi yoksa sadece tesadüf mü burda ne kadarlık deprem üretebilir

    Resme büyük bakmak lazım

    Gördes sonrası oldukça kısa bir sürede meydana gelmesi nedeniyle rastlantı olmadığı aşikar 1969 deprem serisi oldukça karmaşık bir yapıya sahip 1969 demirci'de deprem oldu şimdi olmaz diye birşey yok. 1969 ilk deprem 6.1M Simav fay zonu kuzeyinde iken ikinci deprem (6.0M) ve artçılar Sındırgı'da olduğu gibi güneyde yükselen bloğun altında yoğunlaşmıştır meydana geldiği faylar yüzey kırığı olmadığı için tartışmalıdır.

    M6.1 earthquake shakes western Türkiye


    Son 24h ve aletsel dönem depremsellik +5M depremleri ve demirci ,gördes deprem fırtınalarına yakın depremlerin tarihlerini ve büyüklüklerini yazdım

    depremlerin büyük bölümünü 69-70 deprem serisi oluşturuyor ve oldukça dağınık

    1- bu depremlerin sebebi neydi hangi faylardan kaynaklandılar??

    2- takip eden dönemde 6.9Mw Alaşehir 7.2 Gediz depremleri rastlantımıydı??

    Resmi biraz daha büyütelim son 30 gün depremsellik;

    Sındırgı ve Simav deprem etkinliği hariç 2 yeni etkinlik göze çarpıyor

    1-Gördes

    2-Demirci

    Biraz daha geri gidelim 2025 ocak bu yıl için ilk deprem etkinliği, etkinliklerin büyük çoğunluğu jeotermal bölgelere yakın gerçekleştiği için hidrotermal kaynaklı yorumu yapmak basit olup ana tektonik yapıların oldukça yakınlarında gerçekleştikleri gözardı edilmemeli.

    Gürol Seyitoğlu hipotezi yabana atılmamalı bu etkinlikler oldukça düşük açılı sismojenik bir zonun varlığına işaret ediyor olabilir.

    Geological model based on MT data (Ulugergerli et al. 2007). Note that southern branch of North Anatolian Fault Zone is not recognized in 2007.

    Bu depremler en az 1-1.5yıl iyi izlenmeli.

    PergamoN yemişli tarafında simav kütahya kümelenmeleri normal mi peki hocam bu da hidrotermal sıvı göçü(basıncının) tetiklediği tektonik depremlerden dolayı mı gerçekleşiyor?

    Benim yorumuma göre öyle hemen 10km GB’sında eynal kaplıcaları mevcut her iki bölgede (sındırgı) dahil hidrotermal kaplıcalar içeriyor.
    Sıvı göçleri deprem tetiklemelerinde çok büyük rol oynuyor depremler tektonik olmakla birlikte tetikleyici magmadan ziyade sıvı göçleri muhtemelen tabi bu bir yorum saha ve sismojenik olarak verilerin toplanıp paylaşılmasıyla daha net yorum-sonuçlar çıkacaktır.

    Astonesferik yükselmeyi mta’da ortaya koydu sındırgıdan ziyade Balıkesir transfer fay zonu (Gelenbe) ile eşleşiyor sadece bu veriden yola çıkarak magmatik sokuluma bağlamak yanlış haritaya göre Akhisar/Kırkağaç deprem serisi o zaman mavi alana denk geliyor.Kırmızı alanların tamamı zaten bilinen jeotermal alanlar İzmir/tuzla Çanakkale/ayvacık Aydın/germencik vb.

    Magmatik sokulumdan ziyade hidrotermal sıvı göçü(basıncının) tetiklediği tektonik depremler çok daha makul senaryo
    Santorini örneği ile karşılaştırmak yanlış Santorini ,Kolumbo çevresi zaten aktif volkanları ve büyük patlamaları içeren bir bölge ki magma sokulumuna bağlı depremsellik çok daha ekstrem kısa sürede +4M 200’den fazla deprem meydana geldi ki o depremlerde bile 6-6.1Mw deprem görülmedi.

    6 Şubat depremlerinde fay/segmentasyon ayrımları ters çözüm ve saha gözlemleriyle ortaya kondu kırılan segmentler ilk deprem bazında;

    Toplam 370km

    Güney amanos segmenti 104km

    Kuzey amanos segmenti 40km

    Pazarcık 50km

    Pazarcık 34km

    Erkenek 50km

    Pütürge 58km

    İzci 20km

    Narlı 14km


    Çardak depremi bazında 186km

    Çardak 70km

    Söğüt 46km

    Savrun 28km

    Gök tepe 24km

    Yeşilköy 18km


    Antakya depremi;

    Antakya 25km


    Daf bazında , pütürge civarındaki 20km boşluk ile palu hariç önümüzdeki 300-700yıl +7M deprem ihtimali düşük DAF levha sınırı transform fay olup düzensiz deprem davranışları sergiliyor Amanos segmenti bazında atım miktarları dengesiz olup muhtemelen 1822 depremi ile ilişkili şayet 1822 depremi ÖDF ile ilgili bir deprem ise

    Amanos segmentinde nispeten büyük artçılar +5.5M önümüzdeki yıllarda devam edebilir

    Beni en çok şaşırtan ise ramazan hocanın bilimsizliğe bu kadar net kızıp neye göre açıklamadığı verilerle Sındırgı depremleri kesin magmatik kökenli diyip net tarih verip 16 ocakta deprem fırtınaları sona erecek büyük deprem olmayacak diyip kesin konuşması. Tamam belki mevcut kümelenmelerin olduğu yerde büyük deprem olmayacak ama çevre faylar +6 üzeri deprem üretebilir halkı kesin ve net dille aldatmış olacak gerçekleşirse. Aynısını maraş depremleri için diyordu Gölbaşı segmenti için vs sonuç diğerlerine göre ufacık narlı ödf fayının kırılması ile çevre faylar etkileşime girip 7.8 üretti verilere göre kırıldı gözüküyor ama hadi kabul edelim dediği gibi kendi segmenti üzerinde kırılmadı dediği oldu ama sonuçta aynı yakın bölgede 7.8 deprem oldu her yeri yıktı.

    Biraz bencilik davranışları içeriyor ben biliyorum gibisinden,depremler hala bilinmemezlik içeren oldukça kompleks bir yapıda hiç bir zaman kesin konuşmamak lazım özellikle elde veri yokken birçok konuda haklı olduğu gibi haksız olduğu yerlerde var.

    deprem 7.8 değil bu arada narlı fayı bazında ÖDF kuzey segmentdeki riski kendiside dile getirmişdi burda öngörülemeyen çok segmentli kırılarak depremin oldukça büyük gerçekleşmesi.

    PergamoN Hocam dün bahsettiğim gibi space yayınının başını kaçırdım ama Recai hoca da kendi tabiriyle bölgenin tomografisini çektiğini s dalgalarının sürelerinin normalden çok kısa olduğunun,sıvı çıkışlarının varlığından vs bahsetti magmatik depremler kesin diyemem dedi. Yakında twitter'da kendi sayfasından bu konuyla ilgili çalışmalarını ve haritalarını paylaşıp bilgilendirme yapacakmış. Tabi tam dinleyemedim kaçırdım çoğunu dediklerinin. Sındırgı fayı ile alakası olmadığından bahsediyordu gerçekleşen depremlerin.

    Simav fay zonu sındırgı segmentiyle kesinlikle alakası yok ne çözümler ne artçı depremler nede deformasyon Sındırgı segmentiyle uyumlu değil.

    Deprem dağılımı ve tetiklenmeler düzensiz olduğu için %90 hidrotermal sıvı göçü (basıncı) etkin

    Aktif volkanik alanlarda bile magma sokulumuna bağlı 6.1Mw’ye ulaşan deprem fırtınaları nadirdir ki bu kesimde aktif volkan yok depremler tektonik ama hangi fay-lar etkin hala soru işareti gerek 1969 depremleri gerek bu depremlerde yüzeyde çok belirgin bir çizgisellik olmaması yüzeye çıkmayan düşük açılı sismojenik zon varlığını güçlendiriyor.

    Bu yüzden seyitoğlu hipotezi yabana atılmamalı şayet doğruysa ve 1969 Demirci-Alaşehir deprem serisi bu zonla ve birbiriyle ilişkiliyse
    Alaşehir güney graben faylarında daha büyük bir deprem ihtimali olabilir mi ?? İşareti tamamen hipotez olduğu unutulmamalı.

    Bu ihtimal olmasa bile 27 Ekim depremini doğrultu atımı baskın transfer bir fay olarak nitelendirmek doğuda yeni bir normal fay depremini kabul etmek demektir.

    Yeni bir hipotez mevcut yükselti altında oldukça düşük açılı bir sismonejik zon mevcut olabilir.

    Bu depremin hala Simav fay zonu (Sındırgı segmenti) kaynaklı olduğu şüpheli ınSAR verisi paylaşılmadı

    Buda ikinci fay düzlemi çözümü olan kuzeye eğimli düşük açılı çözümü doğrular.

    Yeni yayın ve en makul senaryo gibi görünen seyitoğlu(2025-2) paylaşıldı.

    Depremler oldukça düşük açılı listrik yapıdan kaynaklanıyor gibi görünüyor. 27 Ekim depremi normal faylar arasında gelişen doğrultu atımı baskın bir yapı sergilemesi muhtemel bir transfer fayı simgeliyor (seyitoğlu) yayınında transfer fayı olarak bahsetmiştir.

    10 Ağustos depremi artçıları beklenmedik şekilde taban blok üzerinde yer alması kuzeye eğimli normal bir faydan ziyade(Sındırgı segmenti) derinde daha düşük açılı sismojenik zonun varlığını ifade edebilir,ve bu zon çok daha güneyde Alaşehir grabeni kenar fayları ile ilişkilendirilebilinir.

    Yakın geçmişte Simav fay zonu taban bloğunda saf normal fay çözümü veren depremlerin bulunması bu hipotezi güçlendirmektedir.

    25.03. 1969 6.1Mw

    23.04.1970 5.2Mw

    yazar gelecekte olası deprem lokasyonlarını Gelenbe fayı ve güneyde Alaşehir güney kenar fayları olarak göstermiştir.

    1969 deprem serisindeki Alaşehir 6.8Mw depremi bu açıdan önemli.

    Daha güneyde derinliği artan gördes deprem etkinlikleride bu hipotez açısından anlam kazanır bağımsız hareketler değil.


    Burda yayında bahsedilmesede 27 Ekim depreminin transfer bir faydan meydana geldiğini savunduğun takdirde doğuda bir normal fayın daha olması lazım.

    Cenk hocanın Sındırgı depremleri ile bu düşüncelerini yeni gördüm. LinkedIn üzerinden yanıtlamış. Sındırgı depremlerinin magmatik kökenli depremler olduğunu düşünmüyor recai hoca ve ramazan hoca da çok net kesin dille magmatik fırtına diyor siz ne diyorsunuz hocam en son sanırsam sizde magmatik kaynaklı düşünüyorsunuz? PergamoN

    Hidrotermal sıvı göçünün (basıncının) tetiklediği tektonik depremler ama güneyde haritalanmayan faylardan kaynaklanıyor bana göre Simav fay zonu segmentleriyle uyumlu değil.

    Doğrudan magma sokulumuna bağlamak ( öyle olsa bile veri ve çalışma yok) kesin konuşmak doğru değil.

    magma sokulumu ihtimalini reddetmekde yanlış ki özellikle Gelenbe fayı civarına denk gelen astenosferik Yüksel’imi mta’da ortaya koydu



    Cenk hocanın haklı olduğu konu magma sokulumuna bağlı depremler farklı çözümler vermesi lazım burda net şekilde KB/GD normal faylanma çözümü veriyor depremler.

    PergamoN Hocam Çanakkale Ayvacık açıklarında bir sismik boşluk var mı risk var mı ne büyüklükte deprem üretebilir bu bölge

    Ege denizde ana tektonik yapıları KAF’ın dallanan KD/GB güney kolları kontrol eder diğer ana tektonik yapılar bu kollar arasında gelişen DKD-BGB uzanımlı (normal) transfer faylardır.

    Depremler tamamen bu kollarda belirgin bir sismik çizgisellik içerir.

    Aletsel dönemde En büyük deprem 1968 yılındaki orta Ege denizi depremi (7.2Mw)’dir (1956 7.6Mw Amargos depreminden sonra o çok daha güneyde)

    Depremde Agios Efstratios adasında yüzey yırtılması bildirilmiş tahmini 60-75km arasında yüzey kırığı oluşmuştur.

    1981 depremi 7’den küçük bir deprem bahsedildiği gibi 7’den büyük değil usgs o zaman 7.2 vermiş ama kurumlar arasında büyük fark var 1968’de hasar daha çok.

    Her iki depremde KD/GB doğrultu atımlı faylanmadan meydana gelmiştir.

    Bugün ki depremlerin meydana geldiği kesim zaman zaman bu tür aktiviteleri yapıyor.

    Etkili son deprem 8 Ocak 2013’de biraz daha KB’da meydana gelmiştir. Kandillli ilk büyüklüğü 6.2Mw vermiş daha sonra çoğu kurum Kandilli dahil 5.7-5.8Mw’ye revize etmiştir.

    Depremin odak mekanizması yine KD/GB doğrultu atımlı faylanma vermiştir.

    Bugün ki depremin odak mekanizmasını OCA vermiş

    BKB-DGD gidişli GB’ya eğimli normal faylanma yani kuzeyde ki Ana kolların arasında gelişen muhtemel bir (daha küçük) transfer fayı

    Babakale-Edremit fay zonu çekme rejimi etkisinde gelişen bir fay olması yüksek (6.0Mw’ye kadar) depremler sürpriz sayılmaz.

    Daha büyük depremler için deniz içindeki segmentasyonlar belirsiz 1981 depremide tam bilinmediği için babakale fayı için yorum yapmak güç.

    Hocam sizce orada nasıl bir senaryo olabilir büyüklük olarak vs? En çok Bingöl ve Erzincan etkilenecek sanırım.

    Erzincan’dan Muş’a kadar yıkım mevcut 1784 depreminde , segmentasyon bilgileri tarihsel deprem olduğu için mevcut değil bu yüzden varsayım yürütülüyor muhtemelen 120km’den fazla yırtılma mevcut o depremde.

    Aletsel dönem depremlerinde yırtılmalar çok daha iyi haritalandığı için gelecekde riskler daha iyi bilinecek

    1992 depremi Erzincan havzası içinde gelişti

    1949 Karlıova deprem kırığıda baz alındığında

    yedisu havzasında 70-75km civarında bir boşluk kalıyor yalnız 1784’de Erzincan komple yıkılmış (havza içine giren bir kırık ihtimali yüksek)

    1992 depremi KAF diğer segmentlere göre nispeten daha küçük bir deprem bu kesimin birdaha yırtılma ihtimali olabilir bu sefer uzunluk 100km civarına çıkar

    Her iki senaryodada muhtemel deprem büyüklüğü 7.3-7.6Mw arasında kalır gibi görünüyor.

    Burda bilinmeyen 1992 gibi depremler biriken atımı tamamen boşaltıyor mu soru işareti meydana gelen büyük bir depremden sonra atımın (deformasyonun) sıfırlandığı kabul edilir.

    Erzincan ,Pontus zamanından beri 11 kez komple yıkılıp tekrar inşa edilmiş bir yer.

    Yakın istasyon verileri önemli Afad episantr’ı daha doğru olabilir kurumlar arasında büyük farklar mevcut


    BKB-DGD Kuzeye eğimli bindirme fayı helen yayıyla uyumlu.

    İkinci deprem ters çözüm moment magnitüd 5.45Mw

    Artçı yada bağımsız depremlerin tamamı 60-78c kuzeye eğimli ters (bindirme fayı çözümü veriyor.

    Bölge tektoniği ile uyumlu ikinci fay düzlemi çözümünü baz alacağız
    Büyüklük 5.45Mw

    Kuzeye 72c eğimli bindirme fayı ve fay hareketi

    Derinlik ve plaka baz alındığında Sığ üst seviye plaka sınırında meydana gelen depremler.

    7-7.8Mw arasında tarihsel depremler mevcut.