Deprem fırtınası ;
Bilindiği gibi belirli sınırlı bir bölgede bir hafta ya da birkaç aylık süre içinde oluşan
çok sayıda mikrodeprem deprem fırtınası olarak isimlendirilir. Deprem fırtınası, bir çeşit
enerji boşalımıdır. Deprem fırtınasında ana şok olabilecek bir deprem sözkonusu değildir.
Depremlerin sayısı, sürekli artmaya devam eder ve sonra yavaş yavaş azalır.
Mogi deprem dizilerini 3 sınıf altında toplamıştır;

MOGİ ve SCHOLZ (1968);
Fırtınalar ve küçük deprem yoğunluğu stresin
olduğu, yapı ve malzeme açısından heterojen olan bölgelerde oluşur. Volkanlar, stres
yoğunlaşmasının olduğu kaynak bölgelerinin başında gelmektedir. Örneğin 15-18 Mayıs 1970
Kilauea Volkanı (Hawaii) deprem fırtınası ile volkanik püskürmeler ve magmanın yer altındaki göçü arasındaki ilişkiyi çok iyi belgelemiştir.Buradaki deprem fırtınalarının oluşum nedeni artan magma basıncı olduğu görülmüştür.
NAKAMURA (1969):
Yüksek sıvı basınç kaynakları,efektif kuvveti azaltır ve stres yoğunlaşmasında önemli rol oynarlar. Magma ya da hidrotermal süreçler, volkanik bölgeler
yakınında yüksek sıvı basıncının olduğu kaynaklardır. Örneğin Denver Deprem serisi, 1965- 1966 Matsushiro Deprem Fırtınası volkanik kökenli, yüksek sıvı basıncından ileri gelmiştir.
İZU YARIMADASI /JAPONYA ;
İzu Yarımdasında, Kasım-Aralık 1978, ve Mart Mayıs 1979 olmak üzere 2 ayrı deprem fırtınası meydana gelmiştir. Bu iki dönem içerisinde büyüklüğü 5.4'ü bulan
depremler de olmuştur. Fırtına, Haziran 1979'dan itibaren giderek azalış göstermiş, 22
Haziran 1980'de tekrar küçük depremlerle başlamış, izleyen aylarda depremler hem
büyüklük hem de sayı olarak artmıştır. 1980 yılında 6.7 büyüklüğündeki Izu-Hanto-Toho -
Oki Depremi olmuştur. Mogi'ye göre 1980 'de bu bölgede meydana gelen deprem fırtınaları
büyük bir depremin habercisi olmuşlardır. 1930 yılındaki Kita-Izu Depremi (M=7.0) de
benzer bir aktivite göstermiştir.
Şekilde de görüldüğü gibi, ana şok, fırtınanın meydana geldiği bölgenin komşu bir
bölgesinde meydana gelmiştir. Bu serinin bir deprem fırtınası mı?, deprem dizisi mi? Ya da
deprem fırtınası büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanabilir mi? Sorularına yanıt
aramak amacıyla, birçok araştırmacı tarafından bölgenin merkezinde ve çevresinde
Gözlemler yapılmış, gözlem sonuçları ayrıntılı olarak analiz edilmiş dalga formları, spectral
analizleri ve odak mekanizması çözümleri yapılmıştır. Sözkonusu çalışmalardan elde edilen
önemli sonuçlardan biri de deprem fırtınası dalga frekansının, artçı depremlerin
frekansından büyük olduğudur. Mogi, 1978 ve 1979 yıllarında olan iki ayrı fırtınanın 1980
Izu-Hanto-Toho -Oki Depremi depreminin habercisi olduğunu ileri sürmüştür.
Ülkemizde ise birçok deprem dizisi, deprem fırtınası olarak değerlendirilmiştir.
Ancak her bir deprem fırtınasını izleyen ay ya da yıllarda komşu bölgelerde hasar yapıcı büyük depremler meydana gelmiştir. Bu çalışmada bu tür bir dizi depremler için, Deprem Fırtınası yerine Deprem Dizisi kavramı kullanılmıştır. Aşağıda ülkemizde tipik olarak
gözlenen Salihli 1965, 2000 Denizli, 1999-2001 Savaştepe ve Haziran 2003 Sındırgı-
Bigadiç deprem dizileri konusunda kısa bilgiler verilecektir.
Salihli Deprem dizisi;
5 Şubat 1965'te bir dizi depremlerle başlamış ve iki ay süreyle aralıksız devam etmiştir. 3 Mart 1965 günü, M=5.5 büyüklüğünde bir deprem
meydana gelmiştir. 5 Şubat - 15 Nisan 1965 tarihleri arasında toplam 337 deprem
kaydedilmiştir.

1965 salihli deprem dizilerinden sonra komşu bölgelerdeki fay sistemlerinde 4 yıl
sonra 6.1 büyüklüğünde 25 Mart 1969 Demirci, 28 Mart 1969 Alaşehir ve 5 yıl sonra 28
Mart 1970 Gediz depremleri meydana gelmiştir. Salihli örneği, Mogi tarafından İzu
Yarımadası için önerilen modele çok iyi bir uyumluluk sergilemektedir. Bir başka anlatımla,
İzu Yarımadası ve Salihli örnekleri, deprem fırtınası olan bir bölgenin komşu bölgesindeki
fay sistemleri üzerinde çok yakın zamanlarda büyük depremlerin habercisi olabileceğini
göstermektedir.
Denizli deprem dizisi ;
24 Şubat 2000'de küçük depremlerle başlamış, 21 Nisan 2000 günü M=5.2 büyüklüğünde bir deprem olmuştur. 24 Şubat - 5 Ekim 2000 tarihleri arasında Denizli yöresinde toplam 219 deprem meydana gelmiştir. Denizli ve yakın civarında olan depremler, Denizli Havzasının KD'sundan geçen Kaleköy Fayı, Karakova Fayı ve Pamukkale Fayları üzerinde meydana gelmiştir. 24 Şubat 2000'de küçük depremlerle başlamış ve 21 Nisan 2000 günü M=5.2
büyüklüğünde bir deprem olmuştur. Denizli ve yakın civarında olan depremler, Denizli
Havzasının KD'sundan geçen Kaleköy Fayı, Karakova Fayı ve Pamukkale Fayları üzerinde
meydana gelmiştir. Bu depremden sonra, biraz uzak bir bölgede 15 Aralık 2000 Akşehir
(Ml=5.8), 03 Şubat 2002 Eber-Çay (M=6.1) depremleri olmuştur.
Savaştepe deprem dizisi;
Savaştepe (Balıkesir) civarında, 24-31 Temmuz 1999 tarihleri arasında yaklaşık 176 adet
deprem meydana gelmiş olup bu dizinin en büyük magnitüdü M=4.5 olmuştur. 04 Mayıs - 28 Haziran 2001 tarihleri arasında yaklaşık 164 adet deprem meydana gelmiş olup bu dizinin
en büyük magnitüdü de M=5.0'dır.
Temmuz 1999’da Savaştepe’de meydana gelen depremler Kozderegüvem Fayı
üzerinde meydana gelmiştir. Bu fay, sol yanal atım bileşenli eğim atımlı normal fay olup
yaklaşık 5-10 km. uzunluktadır. Fayın genel doğrultusu KD-GB 'dır. Uzunluğu dikkate
alındığında Kozderegüvem Fayı en büyük (Mmax) 5.5 büyüklüğünde depremler üretebilir.
Mayıs-Haziran 2001 depremleri Yazören Fayı üzerinde meydana gelmiştir. Fay sağ yanal
atım bileşenli eğim atımlı normal fay olup yaklaşık 5km. uzunluktadır. Fayın genel doğrultusu
KB-GD 'dur. Uzunluğu dikkate alındığında Yazören Fayı, en büyük (Mlmax) 5.0
büyüklüğünde depremler üretebilir.
Balıkesir civarında, Kozderegüvem ve Yazören Faylarına benzer çok sayıda küçük yanal
atım bileşenli eğim atımlı normal faylar yer almaktadır. Tarihsel dönem içerisinde
Savaştepe merkezli büyüklüğü M=5.5‘i geçen bir deprem olmaması, bu son depremlerin yerel
ölçekte küçük faylanmalarla ilgili olduklarını doğrulamaktadır. Uzunluk-büyüklük ilişkisine
göre Yazören ve Kozderegüvem Fayları 1999 ve 2001 yıllarında her iki fay üzerinde de en
büyük magnitüdlü depremler ve artçıları olmuştur. Bu nedenle bu depremlerin arkasından daha büyük deprem olma olasılıkları bahsedilen bölgeler için çok düşüktür.
** Sonuç**
Mogi'nin deprem dizileri modeline göre, deprem (fırtınaları) dizilerini izleyen
dönemlerde, deprem fırtınasının olduğu bölgeden ziyade komşu bölgelerde büyük
deprem olma olasılıklarının çok daha yüksek olduğu görünmektedir. Buna göre,
deprem fırtınaları bir öncü niteliği de taşımaktadır.
Bu makeleyi paylaşma sebebim hem merakı olanları bilgilendirme hemde malatya/hekimhan,arguvan,yazıhan civarında zaman zaman meydana gelen uzmanlarında dile getirdiği deprem fırtınalarının (ana şok sayılacak deprem meydana gelmedi) öncü niteliği taşıyabilecek olmasından kaynaklıdır.
Bu akşam meydana gelen nazimiye/tunceli depremide malatyanın komşu faylarından birinde meydana gelmiştir. Malatya deprem fırtınalarının başlangıcı 1,5 yılı buldu geçen 1-1,5 aylık süreçtede bölgede çok sayıda +4m deprem meydana gelirken ana şok sayılabilecek bir deprem meydana gelmeyip 500’e yakın microdeprem kaydedildi (afad)
1.5 yılında geçtiğini varsayarsak önümüzdeki 3,5 yıl içinde (önümüzdeki günlerde veya aylardada olabilir) bölgedeki uyuyan doğu anadolu fayında büyük bir deprem serisi oluşma ihtimali gözardı edilmemelidir. (Bknz. Sivrice 5.2m)
