Beiträge von PergamoN

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Depremin oluştuğu fay buymuş ve şöyle bir açıklama yapılmış.

    Orta Marmara Çukuru kuzeydoğu ucunda bulunan KD-GB uzanan sağ yanal uzunluğu haritaya göre yaklaşık 10 km olan bir fayda 4.7 büyüklüğünde bir deprem oldu. Marmara denizi fayları üzerinde gerçekleşen bu deprem ana sisteme açılı ikincil bir fay üzerindedir.

    Cenk yaltırak’ın haritası bu çalışmaları ve söyledikleri dikkate alınacak sayılı kişilerden bir diğeri..

    Afad ve kandillinin 4.7m’lik deprem çözümüne göre fayın yönü ve konumu uyuşuyor afad’ın artçı deprem aktiviteside uyuşuyor görünüyor.

    kandilli’nin artçı deprem lokasyonları için aynı şeyi söylemek güç lokasyonlarda hata yoksa ana fay doğrultusunda D/B uzanımı var.

    Birde müsait birinden geçmişte yaşanan marmaraereğlisi açıkları depremleri ,yalova çınarcık açıkları dahil (+4m) tek bir harita üzerinde toplayabilecek biri varmı tarihleri belirtirek bi nevi paint çalışması istiyorum depremleri ve tarihleri

    https://www.depremler.org/en-buyuk-depremler-tekirdag Bu siteden en büyük depremleri seçip bakabilirsiniz ,tekirdağ,istanbul,yalova ya bakmanız yeterli tam konumu işaretleminiz mümkün değil tahmini işaretlesiniz yeter.

    Haberin başlığı nasıl içerdiği konu nasıl günümüz medyası reyting uğruna yapmayacakları iş yok :)

    2- mikdat hoca deprem bilimci değil

    3- kırılmanın gerçekleştiği fayın tam çözümü gelmeden ,açıklama yapan sözde uzmanlara itibar etmeyin yada bu uzmanların eline ayrıntılı çözümleme direk ulaşıyor sanırım...

    4-Marmaraereğlisi açıkları bu tür depremleri zaman zaman üretiyordu ama çoğu tali fay dediğimiz yerel kırıklarda meydana geliyordu,ramazan hoca’nın açıklamasına göre ayrıntılı çözümlemede KAFz’un ana hatlarında meydana geldiğini göstermiş.

    5-Haberci diye kullandığımız anomaliler (gaz çıkışı ,grafikler vb.) Depremin ne kadar süre sonra meydana geleceğini, Ne büyüklükde bir depremi işaret ettiğini,hangi fayda (segment’de) meydana geleceği hakkında net fikirler vermiyor özellikle grafikler’in işaret veripde deprem olmadığı çok olmuştur.

    Ramazan hoca’nın açıklamalarını takip etmenizi öneririm


    Fay-ları birer çizik sananlar "Depremleri Önceden Kestirmek" konusunu da kolay zannediyorlar.

    13 Kasım 2016 Kaikoura Depremi (Mw 7.8) 13 fay üzerinde kırılmaya yol açtı. Faylanma ve kırılma süreçleri o kadar kompleks ki, faylanma davranışını ve kırılma süreçlerini çözmeden depremleri önceden kestirmek söz konusu bile olamaz.. Bugüne kadar da başarılı olunamamıştır.

    cf22cb905720f952a9ada89.png

    Beklenilen DOĞU MARMARA DEPREMİ için "TARİH verenler ve bu depremi birkaç ay-hafta önceden bileceğiz" şeklinde açıklama yapanlara ithaf olunur...

    "Depremlerin Önceden Kestirimi" çalışması ile ilgili çok tipik bir örnekten bahsetmek istiyorum.

    San Andreas Fay Zonu'nun (ülkemizdeki Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun ikiz kardeşi) Parkfield bölümü, 1857, 1881, 1901, 1922, 1934 ve 1966 yıllarında ORTALAMA 22 yıl aralıklarla M 6.0 büyüklüğünde depremler üretti. Yani çok karakteristik deprem davranışı sergiledi.

    En son 1966 yılında meydana gelen depremden sonra, biliminsanları 1988 yılı dahil dört yıl içinde, en son ise 1993 yılında mutlaka M 6.0 büyüklüğünde depremin olacağını iddia ettiler. Parkfield bölümü boyunca, dünyada aklınıza gelen her tür haberci parametreleri (çoklu parametre) ölçen en son teknolojiye sahip yüzlerce haberci istasyon yerleştirdiler. Ancak en son 1993 yılında beklenilen deprem, 11 yıl gecikti, hiç bir uyarı ve haberci vermeksizin, pat diye 2004 yılında oldu.

    Demek ki, her tür denemelere ve yöntemlere karşın, GÜVENİLİR BİR DEPREM KESTİRİMİ bulunmamaktadır. Haberci veriler ile kestirim arasında bir uyum söz konusu değil. Depremler haberciler ve uyarılar vermeksizin de meydana gelebilmektedir.


    Edit: marmara denizi içinde aletsel dönemde büyük bir deprem olmayışı bilinmemezliklerin sebebi,tarihsel büyük depremler mevcut olsada kesin çözümlemeler olmadığı için hangi fayda nasıl bir kırılmaya yol açtığı bilmek mümkün değil görüş ayrılıklarının en büyük sebebi bu ,bilinen tek gerçek fay tek segment kırılsada +7’lik bir deprem üreteceğidir..

    Bence kendide bilmiyor ne dediğini :)

    İznik,mudanya hattına kaf hattı demiş marmara denizi içindeki faylara kaf’ın devamı değil demiş.

    1-marmara denizi içindeki fayın birden fazla segment’den oluştuğuna dair uzmanlar hemfikir

    2-sen bu segmenti kaf’dan ayırırsan kuzey anadolu fayı diye bir fay adlandırılmasına gerek yok zaten birden çok segment içeriyor yerel faylar gibi gerede fayı ,niksar fayı vb. olarak adlandırılsın

    482a02892ef9.png

    3-Kaf’ın güney kolu (gemlik,mudanya,iznik) kayma hızı çok daha düşük kuzey kolda depremler (misal) 500 yılda bir tekrarlıyorsa bu güney kolda 1000 yıl gibi bir süreye denk geliyor

    4- kaf hattı’nın devamı olmasa mürefte(şarköy) dahil ege denizi içine uzanan hattın (saroz) o derece çizgisellik sunması imkansız.

    5- gölcük,düzce depremleri kaf’da oldu deyip deniz içindeki segmenti kaf’dan ayırırsan kendi söylediklerinde çelişmiş olursun senin dediğine göre bu segmentlerde kaf hattında değil o zaman mudurnu kuzeyi gevye güneyinden izniğe bağlanıyorsa (kaf)

    6-bu söylediklerim güney kolda risk yok gibi algılanmasın güney koldada tarihsel yıkıcı depremler mevcut özellikle kuş gölü civarındaki depremsellikde bilinmemezlikler var.

    7- orta marmara fayı depremsiz kayma segmenti değildir adlı makale;

    http://www.bandirmamanset.com/mobilYazarlarDetay.aspx?id=4795

    8-marmaraereğlisi açıklarındaki microdepremleri kandilli’nin sismograflarımı görmüyor? Yoksa siteye mi düşmüyor emsc’de 3-4 adet deprem mevcut

    Edit: afad’da eklemiş

    9f2b5e252410cf20.png

    Light mag. 4.4 earthquake - Southern Italy on Saturday, 21 September 2019

    Vezüve 65km mesafede bakalım herhangi bir etkisi olacak mı? Şu an için normal...

    Çok derin deprem afrika plakasının kuzeye hareketinden etkilenen bir başka bölge.Büyük ihtimal volkanik bir hareketin belirtisi değilsede bölgeden gelecek başka depremlerin belirtisi olabilir iyon denizi dahil.

    Emsc 300km derinlik vermiş

    048f532c92c.png

    Marmara Denizi'de hareketli son haftalarda o da ayrı can sıkıyor zaten.

    Bu yazıyı geçen haftaydı sanırım aynı lokasyon civarında gerçekleşen microdepremler'den sonra yazmış Onur35 'de dile getirmişti çekirdeklenmeye benziyor diye bugünde böyle bir tarih verdi depremlerin öngörülemeyeceğini düşünen biri olarak süreci 2019 sonuna kadar daha fazla takip edeceğim 110 gün gibi bir süre var. Doğa hareketleri araştırma derneği (DOHAD) da 78 gün önceden sözde depremi tahmin edebileceklerini açıklamıştı. bu 110 günlük süreçte onlardanda bir açıklama gelecekmi ayrı takip edeceğim

    Ramazan Demirtaş'ın deprem tahmincileri ve deprem tarihleri vererek konuşma yapan uzmanlar için bir kaç gündür paylaşımları oluyordu.

    En son Paylaşımında ise tam tarih gün verin gibisinden bir paylaşım yapmıştı.

    SORU; DOĞU MARMARA DEPREMİ NE ZAMAN OLACAK? ''Çok yakında bekliyorum '' demeyin Yıl-Ay-Gün olarak tam tarih verin.

    Bu soruya ilk cevap beklemediğim bir kişiden İrfan aydınoğlu'undan geldi.


    ! 31.12.2019 SAAT 24:00'a kadar olacak !

    (2019 tarihini 2006'da verdiğini söylüyor)

    Olası istanbul deprem'inin çekirdeklenme girişimleri (17.09.2019 )

    İstanbul depremi ile ilgili önemli bir gelişme olmuyordu. O önemli gelişme 2 gün önce oldu. Ben bu gelişmeyi önemsediğim ve kamuoyunun da bilgilenmisini istediğim için yazıyorum.

    c3026fbe10a955b.png

    17 Ağustos 1999 Doğu Marmara depreme'nin çekirdeklenme (nucleation) biçemi farklı bir formatta'idi.Bunun sebebi KAFz'nın o kesimden lineer (çizgisel) olarak geçmesi ve bölgedeki kayaçların dağılımı ile ilgili.

    Bana göre kapının ağzında hazır beklemekte olan olası (istanbul) depremi , çok büyük bir olasılıkla ,kendine özgü (suigeneris) özellikleri olan çok özel biçemli (unic) B segmenti üzerinde edeceği için çekirdeklenme (nucleation) biçemininin de bir formatta olması beklenilir. Bu ''Deve boynu'' biçimli fayın yeryüzünde üzerinde bir eşi benzeri varmıdır bilemiyorum. En azından kendi adıma ben şimdiye kadar hiç rastlamadım.

    Bu işleyişin belirli zaman aralıkları tekrarlanan ve fayın odak merkezi civarında yoğunlaşan mikro-deprem fırtınaları şekinde olacağı şimdiye kadar yapılan gözlemler ışığında fayın davranış karakteristliği çok dikkatle izlenerek anlaşılmıştır.

    Bundan sonrada aynı lokasyon civarında 15gün-1ay gibi fasılalı zaman aralıkları ile bu mikro-depremcik aktivetilerinin tekrarlanmasını ve giderek hızlanmasını beklemekteyim.

    Ana şoka yaklaşılırken mikro-deprem fırtınaları arasındaki zaman aralıklarının daha da sıklaşacağını, meydana gelen depremcik sayılarının ve magnitüdlerinin dahada artmasını bekliyorum.

    Ayrıca ana şoka giden süreçte B segmenti üzerinde veya yakın civarında depremi yaşayanlara ''altına kaçırtan'' türden büyüklüğü 5 Magnitüdün üzerinde orta şiddetli bir kaç adet ''son uyarı depreminin'' meydana gelme olasılığı yüksektir.

    Ayrıca bu sürecin çok fazla uzayacağı kanaatinde değilim. Deprem sürecinin sonlarına hızla yaklaşmaktayız.

    a1eec131c9.png

    Bundan sonraki hareketleri 2019 sonuna kadar izleyelim bakalım :):/

    Onur35 Gülbahçe fay zonunda yapılan saha çalışmaları neticesinde Holosen dönemde (yaklaşık 12.000 yıl önce) yüzey faylanması (kırığı) meydana getiren deprem izleri mevcutmuş okuduğum tüm makalelerde bu bilgi mevcut ramazan hocada aynı şeyi dile getirmiş.

    Buna rağmen Kayıtlarda Tarihsel dönem ve aletsel dönemde büyük bir deprem kaydı mevcut değil , bölgedeki depremsellik’de ise aletsel dönemde orta şiddetli (6>m)bir çok deprem mevcut.

    Fay’ın kayma hızı,deprem yineleme aralığı ile ilgili bir bilgiye bende ulaşamadım hala araştırıyorum bi bilgiye ulaşırsan atmanı isterim.

    Bir kaç makaleye göre fay kuzey ve güney olmak üzere 2 segment’den oluşuyor.

    Kuzey segment 40km uzunluğunda

    Güney segment 30km uzunluğunda (büyük bölümü ege denizi içinde)

    2005 depremleri güney segment’de gerçekleşmişti.Depremlerden sonra yapılan arazi çalışmalarında yüzey deformasyonları geliştiği bildirilmişti.

    1-5.9m’luk nispeten sığ bir deprem ( derinlik 10km>x km )yüzey deformasyonu gerçekleştiriyor

    2- holosen dönemden bu yana büyük bir deprem kaydı bulunmuyor olması ama yapılan kazılarda yüzey faylanması oluştuğunun bilinmesi 7’lik değilde dinar depremi gibi (6.1m) yüzey faylanması meydana getiren bir depremin belirtisi olabilir

    Depremlerin meydana geldiği fay büyük ihtimal gülbahçe fayı yine (2005) depremlerine kaynaklık eden fay;

    a1771b9b.png

    fa97fa50e76.png

    Depremlerin Kaynağı: Gülbahçe Fayı

    17 Ekim 2005 depremlerine kaynaklık ettiği düşünülen Gülbahçe fayı Karaburun yarımadasını K-G uzanımında doğudan sınırlandıran bir tektonik hattır. Sığacık ve Gülbahçe körfezleri arasında yaklaşık 15 km’lik bölümü karada izlenen fayın kuzey ve güney bölümleri Ege Denizinin suları altındadır. MTA Sismik-1 gemisiyle yapılan sualtı araştırmalarına göre (Ocakoğlu ve diğerleri, 2004, 2005) fayın toplam uzunluğu 70 km’ye ulaşır. Bu araştırmalardaki sismik kesitler zonal bir yapı gösteren fayın deniz tabanı ve Kuvaterner çökellerini kestiğini ortaya koymuştur. Kara ve sualtı verileri birlikte değerlendirildiğinde Gülbahçe fayının son onbin yılda (Holosen) yüzey faylanması ile sonuçlanmış depremlere kaynaklık ettiği ve dolayısıyla aktif bir fay olduğu ortaya çıkmaktadır. Bulgular, bu fayın doğrultu atımlı olduğunu göstermektedir. Ancak fayın Holosen’deki atım yönüne ilişkin saha verileri sınırlıdır. Gülbahçe fayı Karaburun bloğunu doğudan sınırlandırır. Paleomagnetik bulgular Karaburun bloğunda Miyosen’den günümüze saat yönünde rotasyonal bir dönmeye maruz kaldığını ve kuzeye doğru yaklaşık 50 yerdeğiştridiğine işaret etmektedir (Orbay ve diğerleri, 2000). Fayın geometrisi içerisinde kuzey ucunda izlenen lokal sıkışma yapıları (Ocakoğlu ve diğerleri, 2005) olasılıkla Karaburun yarımadasındaki rotasyonal dönmeyle ilişkilidir.

    Büyük çoğunluğu sualtında olması nedeniyle Gülbahçe fayının segment yapısı detay tanımlamamaktadır. Ancak genel doğrultusunda izlenen yön değiştirme ve geometrisine göre fay kuzey ve güney olmak üzere iki segmente ayrılmıştır (Emre ve diğerleri, 2005). K-G doğrultulu güney segment Gülbahçe ve Sığacık körfezleri arasında uzanır. Güney ucu Sığacık körfezi suları altında olan bu segmentin uzunluğu 30 km’yi aşar. Kuzey segmenti ise Gülbahçe Körfezi ile Karaburun açıkları arasında KKB-GGD doğrultulu olup yaklaşık 40 km uzunluğundadır.

    Çeşitli sismoloji istasyonlarından alınan kayıtlara göre 17 Ekim 2005 depremlerinin dışmerkez lokasyonları fayın güney segmenti yakın çevresinde yoğunlaşmaktadır. Dağılımlarına göre son depremlerin fayın güney segmentinden kaynaklanmış olması muhtemeldir. Yapılan hızlı fay düzlemi çözümlerindeki kayma düzlemlerinin doğrultusu ile Gülbahçe fayının haritalanan doğrultusu arasında tam bir uyum izlenmez (Şekil 2). Bu çözümlerdeki KKB doğrultusu sol yönlü, KB-GD doğrultusu ise sağ yönlü kırılma mekanizmasını göstermektedir. Episantır bölgesi yakınıdaki sağ yönlü doğrultu atımlı Seferihisar fayının uzanımı fay düzlemi çözümlerindeki KD doğrultusundaki ikinci düzlemlerle uyumludur. Bu fay Mw:5.7 büyüklüğündeki 2003 depremine kaynaklık etmiştir.

    Saha verilerinin sınırlı oluşu ve tarafımızca haritalanmış fay geometrisinin fay düzlemi çözümleriyle tam bir uyum içerisnde olmaması nedeniyle doğrultu atımlı Gülbahçe fayının niteliği ve meydana gelen son depremlerdeki kırılma mekanizması hakkında şimdilik yorum yapılamamaktadır. Harita Genel Komutanlığı’nın 2002 yılında İzmir yöresinde kurduğu bölgesel GPS ağı ölçümleri ve daha ayrıntılı saha çalışmalarından elde edilecek bulgular 17 Ekim 2005 depremlerinin kırılma mekanizmasına yönelik sismolojik değerlendirmelere katkı sağlayacaktır.

    Sonuç ve Öneriler

    17 Ekim 2005 depremleri İzmir yöresinde diri fayların çok yoğun olduğu bir bölgede gerçekleşmiştir. Depremin kaynağı olasılıkla doğrultu atımlı Gülbahçe fayının güney segmentidir. Ancak bu fayın doğrultu atım yönü hakkında detay bulgular yoktur. Hızlı fay düzlemi çözümleri ile Gülbahçe fayının haritalanan geometrisi tam olarak uyumluk göstermemektedir. Bu nedenle depremlerin kırılma mekanizması hakkında şimdilik yorum yapılamamıştır. Fay zonu boyunca orta büyüklükte üç depremin meydana gelmesi parçalı kırılmanın gerçekleşmiş olduğuna işaret eder. Son depremlerin fayın kuzey yarısı ve çevre faylar üzerine olan etkilerinin anlaşılması açısından belirli bir süre kapsamında yerel Sismik ve GPS ağlarıyla bölgenin izlenmesinde fayda görülmektedir.

    0fa27e69bb91e5f.jpg

    Deprem kaf’da oldu demek için artçı dağılımında doğu-batı veyahut batı-doğu yönlü olması lazım. Gerek afad gerekse emsc’de kuzey/güney yönlü görünüyor. Bölgede bilinen faylardan dodurga fayıyla uyuşuyor bu durum .

    Kaf hattından bağımsız bir hat aynı şekilde geçen gün ki amasya/merzifon (çorum/mecitözü) depremleride kafda değildi.

    Dodurga fayın’nın kuzey ucunda.Meydana gelmiş depremler 2000 yılında 6.0m 1951 yılında 6.9m le kırıldı zaten yeniden büyük deprem üretmesi 200 yıl beklenmez kırılan bölgelerin kayma açığı olan yerlerinde meydana geliyor depremler . Bölge iyiden iyiye oturmuştur artık artçı deprem aktivetisi ondan az gerçekleşiyor olabilir.

    Ramazan hocada aynı görüşte korkulacak birşey yok

    o bölgede yanlis hatirlamiyorsam kuzey-guney yonlu dodurga fayi vardi ancak haritadan bakamadim, PergamoN sen hakimsin sanki deprem KAF uzerinde degil.

    Depremin lokasyonlarıda bazen gerçeği yansıtmıyor veya hatalı olabiliyor en yakın örneği denizli/bozkurt depremin’deki arazi çalışmalarından çıkan sonuç. Maymundağı fayı kırıldığı düşünüldü ama hareket etmemiş ayrı bir fay (gömülü)olduğu düşünülüyor.

    Lokasyon olarak doğruysa eğer kaf hattında gözükmüyor dediğin gibi dodurga fayı kaynaklı olabilir.