Beiträge von ilhan soğancı

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Black Friday zamanı 1800 TL fiyatla aldığım playstation 4 500 gb oyun konsolu 4000 lira civarı olmuş. Sanırım ilk defa bu tür birşeyden kar ettim, fıkra gibi ülkeyiz :)

    Takipte olduğum dolar - TL endeksi 6,98-6,99 bandına sıkıştı kaldı, genelde bu tür yoğun işlem açılan noktalardan sonra bir yöne doğru sert hareketler oluyor. Umalım ki bu hareketi aşağı yönlü olsun.

    Üzerinde çalıştığımız forex piyasasında işlem yapacak olan robotumuz ile ilgili biraz bilgi vermek isterim ilgilenen kişilere.

    Önceden verdiğim bilgilerde 4 farklı indikatörü robotumuzun içine koymayı hedeflediğimizi söylemiştim. Fakat yapılan testlerde bazı aylarda öngörülmeyen kayıplar yaşattığı için bu stratejiyi rafa kaldırdık.

    Şu an da tillson indikatörü ile (piyasa da T3 indikatörü olarakta bilinir) bir robot yazılımı yaptık. T3 indikatörü kendi içerisinde 5 farklı indikatörü kullanan ve bir sonuç veren gösterge.

    Geçmiş aylara ait yapılan testlerde 10 aylık süreçte %90 gibi kazanç sağlıyor durumda.

    Fakat arada bazı zamanlarda ufak kayıpları var ve bunun sayıları artış gösterdiği aylarda zarar olma olasılığı yüksek.

    Bunu engellemek için de bir kaç stratejimiz var bunun üzerine yazılımlar devam ediyor.

    Geçmiş aylarda yapılan test aşamasını geride bırakıp şu anda canlı veriler ile gerçek olmayan para üzerinden çalıştırmaya başladık.

    Dün gece 00:00 'da robotumuzu çalıştırdık ve kendisi amerikan petrol paritesinde işlem açmış durumda. Şu anda 2000 dolar civarı + gösteriyor ve pozisyonunu hala kapatmış değil.

    Burda belirtmek isterim gerçek olmayan yani sanal para limitimiz 100000 dolar. Piyasaya 100 bin dolar ile girdik açıkçası.

    Belirlediğimiz yerleri düzeltebilirsek zararımız çok fazla azalacak ve buna paralel olarak kar oranımız artacak düşüncesindeyiz. Herkese hayırlı akşamlar dilerim.

    Kaç kere yazıp siliyorum bazı şeyleri anlatamam.

    Cari açığı dengede tutmak için vatandaşın cebinde ki parayı hesap etmek buna göre plan yapmak pek doğru gelmiyor bana.

    Yerli üretimi desteklemek amacı adı altında yurt dışından ürün getirip yerli üretim etiketi vurup çöp ürünler üreten montaj sanayi devlerimiz bizim dış ticaretimizi nasıl belirleyebiliyor aklım almıyor.

    Şartlar çok ağırmış, salonların açılmasını bekliyorum dört gözle tabi sağlıklı bir şekilde fakat bunları sağlamak çok zor.

    Ali Babacan özelleştirmeden gelen paranın kaymağını yedi!

    Dediğin gibi hocam paralar betona gömüldü, keşke tarıma, hayvancılığa, üretime o zamanlar daha çok önem verilseydi.

    Şimdi herkesin yatırım yapmak için sırada olduğu bir ülke olurduk.

    Ali Babacan'ın özelleştirmeden gelen paranın kaymağını yedi demek çok acımasız. Şöyle düşünelim ;

    1990ların sonlarında Türkiye demokrasi ve ekonomi olarak kötü bir yönetime sahipti. 2002 seçimleri sonrası uygulanan demokrasi atılımları, ekonomik hamleler dünya üzerinde dolaşan paranın ülkemize gelmesine sebep oldu.

    Şu anda diyebilirsiniz ki o kadar para dolaşımda değil o yüzden bu sebepler oluyor diye ama oda yanlış bir tespit olur o dönemlerden çok daha fazla para dolaşımda fakat ülkemize gelmiyor. Gelmemesinin sebebini işte 2002 sonrası atılan demokratikleşme ve ekonomi adımlarının atılmadığını düşünebiliriz.

    Öyle özelleşme ile gelen para Türkiye'nin 10 yıl boyunca rahatlığını açıklayacak bir para değil.

    He şöyle de birşey var, o zamanlar gelen para betona gömülmeyip eğitim, Teknoloji, katma değerli ürün üretmeye yatırılsaydı şu anda durumumuz çok farklı olurdu bu konuda haklısınız.

    Doların 20 Nisan - 1 Mayıs tarihleri arasında sürekli test ettiği ve dirençle karşılaştığı 7 civarı noktayı kırdıktan sonra artık 7 ve civarının direnç değil de desteğe dönüşme ihtimalini dün söylemiştim. Bugün iki kere denemeye çalışmış ama 7 civarı olan destekten hep yukarı yönlü hareket yapmış. 10 gün boyunca direnci kırmak için uğraşan dolar kırdıktan sonra tekrar 7 altına düşmesi öyle kolay birşey değil. Çünkü 7 civarında direncin kırıldığını gören insanlar dolara yatırım yapmış olma ihtimali çok yüksek.

    Yani piyasada dolar endeksinin 7 civarı noktaya geldiğinde piyasa bunu alım yapılacak nokta olarak fiyatlandırmış olabilir ve bu sebeple talep çok olduğu için bu noktadan tekrar yukarı yönlü harekete geçebilir.

    Ümidim en kısa sürede bu noktayı kırıp aşağı yönlü harekete yönelmesi, fakat ekonomi öyle ümit ederek kısmet diyerek bakılacak bir durum değil. Dolar yatırımcılarına birşey göstermeniz lazım ki artacağını düşünen insanlar düşeceğini düşünmeye başlasın ve satışlar olsun.

    Haftalık, aylık trendlere bakarsak fiyatın yukarı yönlü olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Somut birşeyler olmalı ki satışlar olsun. Bakalım inşallah yakın zamanda böyle birşey olur.

    Kısa vadeden kastınızın ne olduğunu söyleyebilir misiniz ?

    Bu soruyu sorma amacım dövizde ki yukarı yönlü hareketin ne denli uzun vadeli olduğunu söylemek istediğimden.

    Doların para birimimiz karşısında değer kazanmasını kısa vadede göz ardı edilebilir olduğunu savunuyorsunuz anladığım kadarıyla fakat ham madde ve enerji kalemlerinde dışarıya bağımlı olduğumuzu unutmamanızı söylemek isterim.

    Faizi bir araç olarak görmeyi ne için düşünmüyorsunuz bunu da öğrenmek isterim açıkçası.

    Doları istenilen seviye de tutmak için faiz arttırımı veya düşürmesi yapılsa bunun ülkemiz açısından artı mı eksi mi olacağını tartışmak gerekmez mi?

    Bazı kesimlerin dövizi ülkemize silah olarak kullandığını bende kabul ediyorum. Fakat bu kesimlerin hamlelerine karşı yapılacak hamlenin faiz indirimi olmadığını söylüyoruz genel olarak.

    Böyle yaptığımız zaman o kişilerin oyununa gelip ülkemizden çok daha fazla döviz çıktısı olduğunu anlamamız gerekiyor.

    Size bir görüntü göstermek istiyorum ;

    Bu resimde DOLAR / TL endeksinin 20 Nisan - 1 Mayıs arasında ki destek ve direnç çizgilerini çizdim.

    Ufak bilgi vereyim alt kırmızı çizgi destek, üst kırmızı çizgi direnç demek.

    20 Nisan ile 1 Mayıs tarihleri arasında en az 4 kere direnç noktasına gidip fiyat geri dönmüş.

    Bu tarihler arasında destek noktasına gelip geri dönen fiyatlanma sayısı 2 veya 3.

    Direnç noktamız 7,0081 civarı, Destek noktamız 6,9350 civarı.


    1 Mayıs itibariyle direnç noktası kırılmış ve fiyatlanma bu güne kadar hep yukarı yönlü olmuş.

    7,0081 olan direnç noktamız yüksek ihtimal bundan sonra kuvvetli destek noktasına dönüşüp bir kaç zaman fiyat buralara gerileyip burdan yukarı yönlü hareket edebilir. Eğer ki bu kuvvetli desteği kırar ise ikinci bir deneme de fiyatlanma aşağı yönlü olacaktır. Bu destek noktasına geri gelmesi için siyasi bir kaç hamle gerekli olacaktır. Yapılacak mı hep beraber göreceğiz.

    Bütün günümü petrol fiyatlarını analiz etmeye ayırdığım için dolar / TL endeksine hiç bakamıyorum. Bu yükseliş o hedeflenen dolar miktarı bulunmadığı sürece devam edecek.

    ABD'nin Covid-19 kaosu başlarında piyasaya sürdüğü korkunç paranın ABD sınırları dışına fazla çıkmamasını iyi analiz etmek gerek.

    Ben bu süreci yanlış tahmin eden tarafta oldum, gelişmekte olan ülkelere yüksek faiz oranları sebebiyle döviz girdisinin çok fazla olacağını düşünmüştüm fakat bu dövizi getiren oluşumların şeffaflık ve öngürülebilirlik aradığını göz ardı etmişim. Bakalım swap anlaşmaları hangi ülkeler ile yapılacak veya yapılabilecek mi.

    Bir ülkenin döviz konusunda çıkış yolunun sadece bir taneye endekslenmesi, kendi kurşunlarını har vurup harman savurması işte böyle şeylere sebep oluyor.

    Turizm dışarıdan gelecek turistleri bekleyecek, ülke olarak iki ay evde kaldık. Bu sene öyle tatil planlarının çok olacağını sanmıyorum, belki 3-5 günlük bayram tatillerinde bir hareketlilik olur. Yabancı turistin ülkemize gelmesi için güzel bir reklam stratejisi yürütülmesi gerekiyor. Dünyaca bilinen markamız Türk Hava Yollarına büyük iş düşecek bu süreçte. Gerekirse tüm uçaklarımıza her koltuğa bu salgında ki başarımızı anlatan broşürler hazırlanıp konulmalı. Güzel bir reklam çekimi yapıp her uçuşlarda insanlara bu gösterilmeli. Bunları yapmak için de normalleşmek önem kazanıyor tabi.

    İşi ehline bırakmayan üretmeyen ülkenin hali bu bunlar tesadüf değil.Hakettiğimizi yaşıyoruz.Piyasada reel faiz oranı %8 civarı iken enflasyon %11 kimse de elinde para tutmaz mal gayrimenkul vs.yatırır.MB nina acil toplanıp enflasyon oranının belli bir miktar üstünde faiz oranı belirlemelidir swap la mwap la bir yere kadar.Corona geçtikten sonra hemen bir Kalkınma Planı hazırlanmalı.Atatürk döneminde neyimiz vardı ama dolusuyla fabrikalar açıldı.Aynı şekilde yapılanmaya gidilmeli döviz getirici ve katma değerli sektörlere destek verilmeli ve artık tarım ülkesi olarak tarıma gereken önemi verip kendi kendine yetmeli hatta ihracatta rekorlar kırmalıyız konumumuz ve beşeri gücümüz bunun için elverişli.Yeterki destek verilsin.

    Şu anda bu dediklerinizi yapsalar bile bu ateş sönmez, yabancı yatırımcının ilk baktığı şey şeffaflık ayrıca öngürülebilirlik. Yani yatırım yapan kişiye damat olan zatı muhteremi anlatamazsınız daha ilk baştan kaybedersiniz.

    Bunun da sebebi şudur, yabancı yatırımcı dolarını getirip bizim ülkemizde yatırım yaparken herkes gibi hesap yapar. Şu kadar yaptırıyorum şu sene de şu kadar kazanacağım gibi. Ee sonra bir bakıyorlar hazine ve maliye bir adamın elinde kim bu adam cumhurbaşkanının damadı. Adamın yaptığı o planlar çöp, niye çöp her an herşey değişebilir görünüyor. Bu tabloya kusura bakmayın ama kimse yatırım yapmaz.

    Kendimizi kandırmaktan vazgeçelim, yok swap anlaşması olacak dolar 6 liraya inecek filan. Bu tür söylemler hayalcilikten öteye gitmiyor.

    Realist yaklaşmadan bu sıkıntılardan kurtulamayız.

    Faizi bir araç olarak kullanmayı öğrenemedik hala senelerdir amaç olarak görüyoruz. Ülkenin sağlık sistemi nasıl ki dimdik ayakta ve dünya ortalamasının üstünde ise ekonomi ve eğitim sistemi tamamen R E Z A L E T.

    Kuvvetli bir direnç noktası olan 7 sınırını aştıktan sonra grafiği incelemedim fakat bu kırılma düzelmediği sürece fiyatlanma hep yukarı yönlü olacak gibi duruyor. Buna sebep olacak etkenler oldukça fazla ve güçlü durumdalar. Ekonomi bakanı maalesef o kadar başarısız ki anlatsak roman olur misali...

    Swap anlaşmaları hayati önem kazandı, eğer ki anlaşma gelmezse bu olay çook kişiyi koltuktan eder. Merkez Bankası başkanı birilerinin söylediğini yapmayı bırakıp bir ekonomi uzmanı gibi hareket etmezse bu dolar 8 'i de görür 9' u da. Geçen açıklanan faiz kararını nötr tutarak veya hafif faiz artışına giderek bu tür şeylerin önünü alabilirdi kendisi. Ama biz döviz zengini ülkeyiz ya bankamızda dolar çok, sıkıntı oldu mu şaaak 10 milyar dolar piyasaya veririz, olmadı mı bi 10 daha sonra bi 10 daha bakın bakalım kimse kalıyor mu.

    Siteye girmişken ilgili olduğum bu bölüme de birşeyler yazmak istedim.

    Dün ilk defa Covid-19 virüsü sonrası normalleşme için program paylaşıldı. Ben biraz aceleci davranıldığını söylemekle beraber yavaş yavaş normalleşme konuşmalarının başlamasını sevinçle karşıladım.

    Çünkü ekonomiyi takip eden veya bilen insanlar bilir ki kriz = yeni fırsatlar.

    Dünya ekonomisini iyi okumalıyız, gelişmeleri çok ama çok iyi takip etmeli ve evrensel nokta her ne ise her sektörde hedefimizin bu nokta olduğunu artık idrak etmeliyiz.

    Ülkemizde yapılan tartışmalara bakınca açıkçası çok üzülüyorum. Dünya bu kriz sonrası dijitalleşmenin ne denli önemli olduğunu, bilimin her ülke için olmazsa olmaz olduğunu tartışırken biz gündemimizi DARBE, SURVİVOR vs. gibi içi boş ülkemize gram katkısı olmayacak şeylerle dolduruyoruz.

    Bağıra bağıra gelen ve çok büyük dikkatle takip ettiğim dijital paranın ne olduğunu, ne getirdiğini veya ne götürdüğünü, öneminin bu salgınla daha da anlaşıldığını tartışan ülkelere gıpta ile bakıyorum.

    Sağlığın ne denli önemli olduğunu ve dijitalleşmeye ayrılan bütçe veya zihin kadar emek harcanmadığının tartışıldığı ülkelere gıpta ile bakıyorum. Aslında bu konu bizim ülkemizi çok ilgilendiriyor. Şu anda bu salgınla sağlık sisteminin gücü sayesinde iyi mücadele veren ülkemizin gündeminin bu olması gerekirken saçma şeylerle ilgilenmek vatana ihanettir benim gözümde.

    Ne için önemli bu sağlık meselesi? biraz değinmek isterim. Maalesef yazılım veya dijitalleşme gibi büyük getirisi olan sektörlerde kötü durumdayız. Bu iki konuda iyi noktalara gelebiliriz ümidiyle bu iki sektörü geçiyorum.

    Dünya'da sağlık turizmi iyi bir sektördür arkadaşlar. Nasıl ki Amerika Birleşik Devletleri yazılım ve teknoloji tarafında dünyanın en tepesinde ise, niye biz sağlık sektöründe dünyanın en tepesinde olmayalım. Ne için dünyanın sağlık merkezi konumuna yükselmeyelim, coğrafi olarak Avrupa'nın yanı başındayken veya tüm aktarmalı uçuşlarda iyi bir rota olan konumumuz bu konuda bize yardım ederken niye biz bu konuları tartışmıyoruz. Ben sebebini biliyorum, ülkemizde belki de nüfusumuzun % 90 civarında dilimini oluşturan kesimin bir hayali dahi yok. Niye yok, aklını survivor gibi şeylerle dolduruyor bu kesim.

    Veya basit siyasi tartışmalara ayırıyor, katkısı ne sıfır hemde koskoca sıfır. Siyasi yönden dertlenen, memnun olmayan arkadaşlara hep şunu söylüyorum. Kendiminde bu kesimde olduğunu belirteyim. Bir siyasi oluşumu sevmiyorsun ama tüm siyasi partiler bu halkın içinden çıktı. Bilgisiz mi çünkü halk bilgisiz, hırsız mı çünkü halk hırsız, cahil mi çünkü halk cahil, eğitimsiz mi çünkü halk eğitimsiz. Bunları söylerken a partisi veya b partisini kast etmeden söylüyorum. Kendimizi ve ülkemizi bu tür konulardan uzak tutup eğitim, bilim, sanat, teknoloji gibi konularla meşgul edersek herşey çok daha güzel olacak.

    Bu zor zamanlar elbet geçecek, bu kriz elbet atlatılacak. Önemli olan bu krizle beraber gelen fırsatları kaçırmamak. Bu bilinçle pek değerlendireceğiz gibi durmuyor fakat inşallah ben yanılırım. Herkese hayırlı sahurlar dilerim.

    Ben virüsün yayılma hızını ve ilk başlarda olan gücünü yavaş yavaş kaybettiğini düşünüyorum. Bunun sebebinin de tespit edilen hastalardan değil tespit edilemeyen ve hiç bir ilaç kullanmadan bu virüsü yenip doğal bağışıklık kazanan insanlar sebebiyle olduğunu düşünüyorum.

    Eski hayatımıza normal hayatımıza geri dönmek çok uzun zaman alacak belki ama hayatımızı normale çevirmek zorundayız. İnsan anatomisi zaten buna göre programlanmış bir varlık. Geçmişte yaşanan salgınlara bakarsakta zaten bu sonucu görürüz, ben ülkemizde tespit edilen ilk vaka tarihi olan 11 Mart öncesinde hatta daha öncesinde bu virüsün ülkemiz içerisinde olduğu düşüncesindeyim. Biz bu bağışıklığı kazanmak zorundayız, aşıyı beklemek dünya tarihi açısından çok karamsar bir yaklaşım olur. Diyelim ki aşı 2 - 3 sene bulunmadı veya bulunamadı ne yapacağız Dünyada bulunan tüm insanlar olarak bu şekilde mi yaşayacağız.

    Normalleşmenin hızlı yapıldığını tartışabiliriz fakat bunu tartışan arkadaşların Türkiye olarak Nisan ayında ihracatımızın %40 üzerinde azaldığını hesaba katıp tartışmasını öneririm. Bu sadece bizim ülkemiz ile sınırlı değil tüm Dünya ülkeleri bu durumdayken artık yavaş yavaş bazı şeyleri normale döndürme çabasına girmemiz lazım.

    Bazı arkadaşların ihracatın %40 azalmasının ne anlama geldiğini bilmediğini varsayarak sadece şunu söylemek isterim, % 40 ihracatın azalması demek işsizlik demek arkadaşlar. Bizim ülkemiz bir kaç ay daha bu daralmayı kaldırabilecek potansiyelde değil maalesef. Biraz bu konuya realist yaklaşmak zorundayız, kişisel tercihim bayram sonrası tüm normalleşmenin uygulanması fakat demek ki veriler pek iç açıcı değil ki böyle bir adım attılar. İnsanlık tarihi ne büyük zorluklar atlattı, 21. yy da bu gelişmiş bilim ve bulunduğu ortama çok hızlı uyum sağlayan evrimsel gelişimi mükemmel olan insanoğlu bununda üstesinden gelecektir.