Şu an uçuyoruz. Saatler ilerledikçe daha da şiddetleneceğini düşünürsek belki de şu an uçmuyoruzdur. Kısacası durum iyi değil herkes kendine dikkat etsin
Beiträge von Deniz_meteoroloji
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Bursa’nın lodosunun meşhur olmasının belki de en önemli etkenlerinden biri Uludağ’dır. Lodos Uludağ’dan aşağıya ovaya doğru sert şekilde iner. Bu da özellikle Yıldırım, Kestel, Osmangazi’de ciddi etkiler yapar. Yani lodosun Bursa’da bir ayrı çılgına dönmesinin altında Uludağ faktörü var. Bu konuda bir çalışma bir literatür var mıdır bilmiyorum ama Uludağ’ın lodosun Bursa’daki boyutuyla ilgili payı var.
-
Şiddetli esen lodos sonrası şu an sakinlik hakim. Yarın çok daha güçlüsü geliyor. Fırtına öncesi sessizlik
-
Uçuyor her yer
-
Bursa’da sabah itibariyle lodos etkisini çok artırdı. Çok şiddetli esiyor şu sıralar
-
Lodos zaman zaman çok güçlü hamleler yapıyor
-
Lodos etkili olmaya başladı. Sert esiyor. Bursa’da lodosun gelmekte olduğunun en iyi belirtisi Uludağ’a ve şehre baktığında çok temizlenmiştir (şu an öyle). En küçük bir pus kalmamıştır. Fırtınaya döneceğinin belirtisi de pencereyi açıp dışarıyı dinlediğinde Uludağ tarafından böyle uçak motoru gibi yoğun bir uğultu gelir. Mega boyutta çalışan bir fan sesini düşünün. Aynı onun gibi bir ses varsa dışarıda lodos ovaya inmiş demektir.
-
Valla ne yalan söyleyeyim ben de Bursa’yı lodoslu zamanlarda bir ayrı seviyorum. Meteorolojik anlamda beni heyecanlandıran, içime mutluluk veren üç olay var. Lodos, kar ve oraj. Lodos derken Allah günah yazmasın ama fırtına halini çok seviyorum. :hfyeni (18): Böyle 100 km’ye falan çıkarsa ben de 100 km’ye çıkıyorum.
Tabi işin esprisi bir tarafa kimsenin maddi ya da insan hayatı açısından zarar görmesini asla istemem. Ama içimde bir lodos fırtınası sevgim vardır benim. Aynı kar sevgisi gibi. Şu an mesela içimde bir mutluluk var lodos fırtınası geleceği için. Ve genelde insanlar lodosu sevmez ve rahatsız olurlar. Baş ağrısı vs. Bende de tam tersi olumlu etki yapar. Olay sevmekle alakalı biraz da. -
Uzun zamandır MGM uyarılarını unutmuştuk. Gerçi geçenlerde sisle alakalı bir uyarı olmuştu ama onu saymıyorum. Telefona baktım Bursa için sarı uyarı, İstanbul için sarı uyarı, Marmara Bölgesi için uyarı bildirimlerini görünce bir mutluluk geldi. Özlemişiz bu uyarıları. Ben şimdi bir de eğer bozulmazsa perşembe veya cuma günü de kuvvetli lodos fırtınası uyarısını bekliyorum. Aksiyonlar başlıyor yani. İnşallah bundan sonra uyarılardan uyarılara koşarız. Yağmur, lodos, kar...
-
forum.havaforum.com/attachment/119316/
Şu görüntüyü nasıl da özlemişiz. İnşallah bunun kar ikonlu halini de yakın zamanda görmek dileğiyle...
-
Narsil Hocam Bursa için tehditleri çok güzel sıraladınız. Beni de en çok düşündüren tehdit Güney kol ve tabi bahsettiğiniz doğu Marmara depremi. Herkes Marmara Denizi’ni beklerken belki de Güney kol önce olacak. Bu ihtimal de vardır illaki. Marmara denizi depremi ya da depremleri zaten herkesin korkusu ama Bursa ovasında yaşayan biri olarak Güney kol beni yakın olmamdan dolayı daha fazla ürkütüyor.
-
Şimdi tekrar bakıyorum da bana göre depremsellik konusunda türkiye'de en sıkıntılı illerden biri bursa. Dört bir yanı uzun ve +7 büyüklüğünde depremler üretebilecek faylarla çevrili. Çok sıkıntılı bir konumda il. İşin kötüsü türkiye'de çarpık kentleşmenin ve kaçak bina sayısının en fazla olduğu illerden biri. Olası bir depremde büyük yıkımlar maalesef meydana gelecektir. Kendi oturduğum ev de 80'li yıllarda yapılmış,99 depremini yaşamış eski bir ev. Elden de bir şey gelmiyor maalesef. Biz de isterdik amerikan tarzı tek katlı,bahçeli,garajlı evimiz olsun

Hocam bir Bursalı olarak size kesinlikle katılıyorum en riskli illerin başında geliyoruz. Şöyle de bir şey var dikkat edin Bursa’nın içinde de önemli faylar var ve Bursa’da çok uzun zamandır doğru düzgün deprem yok. Yani şöyle 5’lik orta büyüklükte bir deprem uzun yıllardır Bursa yaşamadı. Bursa’nın fayları fazla sessiz. Hayırlısı diyorum.
-
PergamoN Hocam çok teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için. Evet daha önce güney kolla alakalı da soru sormuştum siz de bilgilendirmiştiniz. Makale için ayrıca teşekkür ederim. Bizleri kırmayıp vaktinizi ayırıp çok değerli bilgiler veriyorsunuz. Sağolun varolun...🙏🏻
-
PergamoN Hocam ben de bir soru sormak istiyorum faylarla ilgili. Bursa ovasının kuzey sınırını çizen çok uzun olmayan galiba 8-10 km civarı bir fay hattı var. MTA’da isim olarak Barakfakih Fayı olarak geçiyor. Yanlış bilmiyorsam normal fay olması lazım. Bu fay 7 Haziran 2016’da 4.5 civarı bir deprem üretmişti. Biz tabi merkez üssüne çok yakın olduğumuz için sağlam hissetmiştik. İstanbul’dan falan da hissedilmişti. Sorum şu bu fay hattıyla alakalı detaylı bir bilgi yok en azından ben bilmiyorum. Ama sistemde haritalanmış gözüken 8-10 km’lik bir normal fay olması lazım. Bu fayın tarihsel bilgisi bilinmiyor. Uzmanlar 2016’daki o depremde kısa bir fay olduğunu söylemiş üzerinde durmamışlardı. Sizce bu fay maksimum ne kadar deprem üretebilir? Yani 2016’da olan 4.5 büyüklükteki deprem bu fayın maksimumudur daha ötesi olmaz demek mümkün müdür? Uzun zamandır bu fayı merak ediyorum da sormak istedim. Bahsettiğim bu fayın dibinde yaşıyorum da ayıptır söylemesi. Arkadaşız kendisiyle

-
Başta Düzce ve çevre iller olmak üzere depremi hisseden herkese geçmiş olsun. Orta büyüklükte bir deprem bu. Ben Bursa’da galiba hissetmedim. Galiba diyorum çünkü hissetmişte olabilirim ama ayırt edememiş olabilirim. O esnada oturuyordum bir ara ufak bir ittirme gibi bir şey oldu ama ben normalde de böyle arada ufaktan sallanan biriyim ondan dolayı o esnada ayırt edememiş olabilirim. Sonra telefonuma bildirim gelince acaba hissettim mi diye arada kaldım. Bilmiyorum Bursa’da hisseden arkadaşlar oldu mu.
-
Beni bu kışa dair umutlandıran tek şey geçtiğimiz kış. Çünkü geçtiğimiz kış hatırlayalım çok kötü başladı uzunca bir süre de aynen devam etti. Ve Ocak’ın ortasına geldiğimizde iş değişti. İlk karlı sistemimizi aldık. Sonra Şubat ortasında bir güzel karlı sistem daha aldık. Ocak sonu da yine bir küçük sistem olmuştu. Bu sene de böyle kötü gidiyorken geçen seneki bu durum aklıma gelince biraz içime heves geliyor.
-
Sonbahar mevsimi son yıllarda yılın en sıkıcı dönemi haline geldi meteorolojik anlamda. Kasım ayını da yarıladık. Durum ortada. Ben Kasım ayını zaten gözden çıkarmış durumdayım da asıl endişem aynı geçen seneki gibi Aralık ayını da kaybeder miyiz sorusu iyiden iyiye aklımı kurcalamaya başladı. Ama şunu da söyleyeyim. Bu kısır döngü bir noktada kırılır diye tahmin ediyorum. Son yıllarda resmen şansa gidiyoruz. Sonbahar bomboş geçiyor, barajlar dip yapıyor. Sonra kış bir noktadan sonra toparlıyor durumu. Peki soruyorum es kaza böyle bir sonbaharın arkasından aynı şekilde kayıp bir kış mevsimi de yaşarsak ne yapacağız? İlkbahar yağışları mı bizi kurtaracak hiç sanmam. Yaz orajları mı bizi kurtaracak hiç sanmam. Yani çok şansa gitmeye başladık. İş sadece kışa bakıyor artık. Diğerleri kayıp. Bir sene kış da kayıp olursa işte o zaman sorunun babasıyla karşı karşıya kalırız.
-
Şimdi Kasım ayının ilk yarısında meşhur tabirle pastırma yazından bahsediyoruz. Doğrudur Kasım ayının ilk yarısı içerisinde bir hafta veya bazen daha uzun süreli mevsimine pek uymayan havalar yaşanır diye bilinir. Buna da pastırma yazı tabiri kullanılmıştır. Esasında yüksek basınçlı hava hakimiyetidir bunun özelliği. Pastırma yazı denilen olay her sene yaşanacak diye bir durum veya böyle bir literatür yoktur. En azından ben öyle biliyorum. Anlatmak istediğim şu ki, eskiden sonbahar mevsimi özellikle de Ekim’le beraber bol yağışlar, lodoslar olurdu sonrasında Kasım’a gelindiğinde pastırma yazı geliyor dendiğinde o pastırma yazının bir manâsı olurdu. Çünkü sonbahar sonbahar gibi olurdu ve sonrasında gelen o pastırma yazı makul karşılanırdı. Mesela bazı yıllarda pastırma yazının bile olmadığını biliyorum. Eskiden durum böyleydi. Şimdi ise pastırma yazı geliyor diyoruz. Arkadaşlar zaten pastırma yazından başka şey yaşamıyoruz ki. Gittiği yok ki gelsin. Zaten komple pastırma yazı yaşıyoruz. Farklı bir durum yok maalesef. Ve durum artık son yıllarda kalıcılaşmaya başlamış durumda. Şöyle bir incelediğimizde benim gördüğüm kadarıyla en kayıp mevsim sonbahar gibi duruyor. İklim değişikliği bu şekilde bir etki yapıyor. Yağış rejimimiz zaten iyiden iyiye bozuldu. Bu durum ve gidiş iyi değil bizler bunun farkındayız. Farkında olmayan birçok insan da vardır ama bizler durumu görüyoruz. Şimdi iki hafta sonra efsane bir yağmur da gelse her şeyin düzeldiği anlamına gelmiyor. İklim değişikliğini hissediyoruz, yaşıyoruz ve bu konuya kafa yormalıyız.
-
15 dakikadır güzel yağıyor burada da.
-
Yani bakın Eylül bitti Ekim yarı oldu şu ana kadar konumum için söylüyorum yanlış anlaşılmasın ama hiç doğru düzgün bir yağış tutturamadık. Yağmıyor değil yağıyor ama hep 2-3-5 kg. Ötesi yok
