Beiträge von Sancaktepelee

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Bu duyari tüm konularda ben de kasıyorum zaten. Beni bilenler bilir burada. TV kanallarında kimin ne kadar yayımlanacağına gelene kadar tepkilerimizi başka şeylere mi kullansak mesela. Benim dediğim bu manadaydı.

    Forumda yazmaya başladığımdan beri zamanı geldiğinde her yanlışa tepkimi koymaya çalıştım.Ekonomi,mülteciler,spor,alım gücü,yakıt fiyatları,marketlerin tekelleşmesi vs. Az önce televizyonda bu yanlışı fark edip belirttim.Her yanlışa ayırt etmeksizin tepkimizi koyarsak doğruya o kadar çok yaklaşırız.Medyanın halk üzerine olan etkisinin azımsanmayacak kadar fazla olduğunu düşünüyorum.

    Elinizde güzel bir koz var : izlememek :)--

    Ben kendimce tepkimi koyuyorum.Gözlerimi kulaklarımı kapatmak sorunu çözmez.Duyarsız kalmak her şeyi daha da kötüleştirir.Eğer dediğinizi yaparsam izlemek istediklerimide izleyemem.İzliyorum.İzlediğim için biliyorum.Yanlışı farkediyorum.Bilgime ve farkındalığıma dayanarak yanlışı söyleyip,çoğu kişi gibi sadece şikayet etmeyip çözük önerisi sunuyorum.Belki benim gibi rahatsız olanlarda bunu ifade ederse bir şeyler değişebilirSöylediğinizi yaparak değil.

    Halkın az bir kısmını temsil eden siyasi parti başkanlarının bu kadar fazla yayın süresi almalarını doğru bulmuyorum.Medyanın tarafsız olmadığını düşünmek elde değil.Keşke aldıkları oy oranı kadar ekran süresi alsalar. (mesela 100 dakika yayınlanan bir parti kongresi konuşmasında %10 oy alan 10 dakika , %20 oy alan 20 dakika vs. veya TBMM Grup Toplantısı'nda milletvekili oranına göre ekranda kalsalar vs.)

    Müzakereler liderler düzeyinde olmadığı sürece somut bir adım beklemiyorum.(ateşkes,şartların kabul edilmesi vs.).Son müzakerelerde olduğu gibi ılımlı mesajlar verilir.Brent petrol belki çift haneleri görebilir.Umarım en kısa zamanda kalıcı ateşkes kararı alınır.Savaş çok kötüdür.Asla düzeltilemez sonuçları vardır.Dünyadaki tüm savaşların bitmesi dileğiyle...

    Bakın Avrupa'da medya aracılıği ile nasıl Ukraynalı mülteci güzellemesi yapıldığına.Ağızlarından kaçırdıkları (yersen) mavi gözlü insanlar ölüyor,ölenler koyu değil beyaz tenli laflarına bir bakın.Eğer ölenler beyaz tenli Kosovalı müslümanlar olsaydı başka bahaneler bulacaklardı (ki tarihte bunun örneği var).Avrupa kendilerinden olmayanları asla kıtalarında görmek istemiyor.Kendi rahat koltuklarınin gıcirdamaması icin milyonlarca insanin ölümünü göze alabilirler.Çünkü alışkınlar.Ama biz değiliz.Kültürümüzde yok.Böyle yetiştirilmedik.Atalarımızdan böyle işitmedik.Biz yardım isteyen her ele elimizi uzattık.Belki yanlış yaptık belki elimiz fazla uzattık belki verdiğimiz eli geri alamadık ama uzattık o eli.Emin olun Suriye böyle bir duruma yeniden düşse yine uzatırdık elimizi.Belki ders alıp daha doğru daha dengeli adımlar atılırdı ama o adım atılırdı.Evet bende memnun değilim bu insanların burada bulunmasından.Bende ülkemde mülteciye karşıyım.Ama bu insanların aşırı güvensiz bir ülkede yaşamalarına nasil razı olabilirim?Yaşıtlarımın çoğunun çocukluk yaşlarında Suriye'deki yaşanan vahşeti kanlı canlı izlediklerini biliyorum.Halk buraya yazamayacağım kadar kötü şeyler yaşadılar.Henüz daha 10'lu yaşlarımda haberlerde savaşın Türkiye'ye sıçrama ihtimalini konuşuyorlardı.Türk erkeklerinin hazir olması söyleniyordu.Hayatımda ilk defa o kadar uzun ağladığımi hatırlıyorum babam ölecek diye.Birde Suriyeli çocukları düşünün.Bu haberi izlediğimden beri Suriye'de yaşanan vahşeti izleyerek büyüdüm.İnternet şimdiki gibi kontrol edilmiyordu.Patlayan her bir bombanın,kesilen her bir başın videoları vardı.Yanan her insanın videoları vardı.Bu olaylarin Türkiye'de yaşanma ihtimalini konuşanlar çocuk yaşımda beni bunları izlemeye itti.Bu sene psikolojik bir rahatsızlık tanısı kondu.Adı şizoid kişilik bozukluğu.İzlediklerimin tek sebep olduğunu söylemiyorum.İşin içinde aile faktörüde var.Ama izlediklerimin etkisi yadsınamaz.Bende duygusuzluk , hissizlik semptomu daha öndeydi.Benim bu rahatsızlığım belki geçici.Ama o çocuklar o kadınlarin durumu ömür boyu kalıcı.Suriye giderek daha güvenli bir hale geliyor.Umarım tek bir canın daha yanmadıği şekilde evlerine dönerler.Her ne kadar mantığım her bir mültecinin Türkiye'den defolup gitmesini söylesede,kısıtlı duygularım buna engel oluyor.Elimde değil.Ailemden böyle görmedim.Almanlar gibi çocukluktan itibaren robot gibi duygusuz yetiştirilmedik.Sadece kendimizi düşünmüyoruz.Çocukluğumuzdan itibaren paylaşmanın önemiyle büyüdük.Tek dileğim savaş olan yerlerde savaşın son bulması ve buradaki her bir mültecinin ülkelerine güvenle dönmesi.Eminim herkes bunu istiyordur.

    Sınır Kapılarını açıp neden salmıyoruz Avrupa için tehtit oluşturmaz mı AB ye alınma konusunda elimizde koz olur binevi santaj gibi

    Hemen yarın açalım.Peki o ülkeler açacak mı?Anahtar sadece bizim elimizde değil.Zamaninda açıldı da ne oldu?Onlarca mülteci zarar gördü ve hesap Türkiye'ye kesildi.Tüm AB ülkeleri Türkiye'nin mültecilere karşı her zaman olumlu olan tutumunu çarptırıp onları öldürdüğümüzü iddia etti.Gerek Suriye'de gerek Yunanistan sınırında.Türkiye'de ölümcül şartlarda yaşadıklarını ve işkence gördükleri gibi yalanları yazdı.Hatta kadınların zorla kötü yola düşürüldüklerini de.Kısacası salmayı denersek bu Türkiye'nin zararına olacaktır.Zamanında tecrübe ettik.

    O zaman çok büyük bölümünü din kapsıyor nedenin. Mülteciler konusunda onlara yardımcı oluyoruz zaten.

    AB ülkeleri mülteci istemiyor.Daha doğrusu koyu tenli,arapça konuşan,müslüman mültecileri daha fazla istemiyor.Ülkemiz fazlaca mülteciye kapısını açmış durumda.Bu kapı AB üyesi olan Bulgaristan ve Yunanistan'da kapanıyor.Mülteciler konusunda onlara yardımcı olmamız onların işine geliyor evet.Çünkü AB ülkelerinde istenmeyen insanları AB üyesi olmayan bir ülke tutuyor.

    Ekonomik olarak AB'ye katılabilecek durumdayız.Türkiye'yi fazla hafife alıyorsunuz.Katıldığımiz neredeyse her birliğe,konseye katkımız diğer üyelerle karşılanamaz seviyede fazla.Tek kıstas ekonomi değil.Başka sebepler olduğu aşikar.Kültür,din,tarih,mülteciler vb.

    Kendimi eksik ifade etmişim.Düşündüklerimi tam yazmamışım.Sulardan kastım içme sularıydı.Benim kafamda musluklardan akan suların içilebilir olması geçiyor.Bu kullanılan suların ailedeki kişi sayısına göre bir kısmının(insanın aylık içtiği ortalama su) ücretsiz olması gerektiğini düşünüyorum.Mesela günde kafadan 3.5 litreden hanedeki bir kişi başına ayda 105 litre su düşüyor.Musluktan içilebilir temiz su aksın ve hanedeki kişi başına 105 litre sudan para alınmasin.Demek istediğim buydu.Yoksa sudan para alınması tabiki gerekiyor.Sadece yukarıdaki düşünceye göre cevap vermiştim.

    Suya kesinlikle para ödenmeli, bedava olursa tüketim en az 2 hatta 3 katına çıkar. Biz su fakiri bir ülkeyiz, bizim köyümüzde su ücretsiz mesela nasıl tüketim olduğunu çok iyi biliyorum. Asla sürdürülebilir değil.

    Bizim köyde de ücretsiz ama bilinçsiz kullanım yok.Herkes musluğa bardağını dayayıp kanana kadar içiyor.Suya para verenler gibi.Sulamalar kanaldan yapılıyor.Musluk sularının tüm ülkede içilebilir değerlerde olması gerektiğini düşünüyorum.Bu su bana dokunuyor diyenler kendi isteğiyle suya para verebilir.

    Okullarda özellikle ücretsiz sağlayan bir cok ülke var. Botsvana bile okul çağındaki kız cocuklarina ücretsiz sağlıyor. Botsvana ekonomik açıdan çok yukarılarda bir ülke mi de bunu yapabiliyor? Hayır. Vatandaslarinin ihtiyaçlarını düşünüp buna karşı fedakarlık yapıyor. Devlet olmak da bunu gerektirir.

    +Bu pedlerin parası verilmesi ile pedlerin direkt bedava yapılması ayni seye denk geliyor zaten.

    Yatılı okullarda dağıtılmasını destekliyorum.Ülkemizde yapıldığına dair bir bilgim yok.Hepimizin bir birçok ihtiyaçları var.Bu ihtiyaçların hepsinin ücretsiz dağıtılmasını sürdürülebilir görmüyorum.Hepimizin ihtiyaç sıralaması aynı değil.Devletimiz en azından temel ihtiyaçların parasını öderse bu parayı istediğimiz gibi yönetebiliriz.Dünyadaki herkes için su daha önemlidir.Ama çoğu ilde suya para veriliyor.Neden pedler yerine bunu tartışmıyoruz?

    Durumu olan olmayan adet geciren herkesin zorunlu almasi gereken bir sey bu. Güzel münazara konusu olur aslinda buradan. Ama ücretsiz verip batmayan ülkeler var vatandasina deger veren her ülkenin istese yapabileceği bir sey demek ki.

    Daha öncelikli gelen ürünler olduğunu düşünüyorum.Su ve yemek gibi.Her kadın başına bu pedlerin parası verilse daha yararlı olur.İsteyen ped alır isteyen daha başka ihtiyaçlara harcar.Ücretsiz veren ülkeleri merak ediyorum.İskoçya dışında bildiğim yok.