Yaşadığımız yüksek enflasyon ağırlıkla döviz kuru kaynaklı.
Bu süreçte yurt dışı etkenleri yadsıyamayız ama son zamanlarda brent petrolde yaşanan yükseliş üzerine bir örnek verelim.
Bir varilde yaklaşık 158 Litre petrol bulunur ve fiyatlamalar bunun üzerine yapılır.
Şu sıralar brent petrolün varil fiyatı 130 dolar.
Kaba bir hesapla eğer geçen yıl bize yaşatılan faiz indirimleri ve kur şokları olmasaydı yani Ağustos ayında 8,50-9 TL aralığında olan dolar kuruyla yolumuza devam etmiş olsaydık ,
Rafinerisi, vergisi , kârı ve kurun da yükselerek 10 liraya gelmiş olduğunu farz edelim bugün benzinin litresi en fazla 11-11,5 TL civarında olurdu.
Ülkemizdeki durum böyle...
Döviz kuru haricinde
talebin fiyatları daha da yukarı taşıdığı iki belirgin örnek var.
Konut ve ikinci el araç fiyatları..
İkinci el araçta hızlı yükselişlerin kâr getireceği beklentisiyle geçen yıl sonuna kadar yoğun bir talep vardı ayrıca 0 km araç piyasasındaki arz sıkıntısı da bunda belirleyici bir etkendi ama şu sıralar alım satım durgunlaşmış gibi gözüküyor.
Akaryakıt fiyatlarındaki fahiş artışlar da araç piyasasında talebi daha da düşürecek hatta aracını satışa koyanların sayısını arttıracaktır .
Konut kısmında ise son iki yılda artan maliyetler nedeniyle azalan arz karşısında artan bir talep var ve bu talep bizlerden ziyade yabancılar ve gurbetçi vatandaşlardan geliyor.
Konut fiyatlarının törpüleneceği bir dönem illaki olacak ama önümüzdeki 1,5-2 yıllık süreçte bunu beklemiyordum.